Kredi borcu nedeniyle babaya inançlı devredilen taşınmazın, babanın kızına muvazaalı ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devri sonrası tapu iptali ve tescil talebinin Yargıtayca onanması.
Özet: Aile içi inançlı işlem ve muvazaa iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında, davacının kredi borçları nedeniyle babasına inanç sözleşmesiyle devrettiği, ancak borçlar ödenmesine rağmen babanın taşınmazı iade etmeyip bakım ihtiyacı olmayan kızına ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle muvazaalı olarak devretmesi üzerine açılan davada, ilk derece mahkemesinin inançlı işlem gereği davacıya iade edilmesi gereken taşınmazın davalı baba ile kızının elbirliği içinde hareket ettiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebini kabul eden kararının, Bölge Adliye Mahkemesince de usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasının ardından, davalı babanın temyiz başvurusu üzerine Yargıtay tarafından yapılan incelemede, Bölge Adliye Mahkemesi kararının tarafların iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve yargılama kurallarına uygun olduğu gerekçesiyle onanmasına karar verilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: ████████ E., ███████ K.
Dava, inançlı işlem ve muvazaaya dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davalı ...'in davacının babası, davalı ...'in ise davalının kardeşi olduğunu, dava konusu 62... parsel sayılı taşınmazda davacıya ait iş yerinin davacının kredi borçlarını ödemekte zorluk çekmesi nedeniyle başkasına satılmaması için 29.11.2006 tarihinde davalı ...'e inanç sözleşmesi ile devredildiğini, nitekim taraflar arasında bu ilişkiye dair sözleşme de bulunduğunu, davacının kredi borcunu ödemesine rağmen davalı ...'in dava konusu taşınmazı davacıya devretmediği gibi 03.08.2016 tarihinde kızı davalı ...'e ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile devrettiğini, davalı ...'in herhangi bir bakıma muhtaç olmadığını devrin muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu 62... parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile tapu iptali ve tescil taleplerinin kabul edilmemesi halinde tazminat talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının davalı ... ile birlikte yaptıkları ticaretten sonra davacının davalı ...'in mal varlığının 3/4'ünü ele geçirmesi nedeniyle davalı ...'in kızına mahcup olması üzerine devrettiğini, dava dışı kardeşleri ...'in de bu devir işlemini teşvik ettiğini, davalı ...'in babası ve annesine baktığını, davacının hiç ilgilenmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davacıya inançlı işlem gereğince geri verilmesi gereken taşınmazın davalı ...'e devredildiği, ...'in diğer davalı muris ... ile el ve işbirliği içinde hareket ettiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne dair verilen kararın istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek davalı ... ve dahili davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 205.691,99 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'ten alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalı ...'ten alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!