Sigortasız çalışılan sürelerin tespiti davasında, kamu düzeni niteliği gereği resen araştırma ilkesinin önemi ve bozma sonrası verilen kararın temyizi.
Özet: Hizmet tespiti davasında, davacının sigortasız çalıştığı iddia edilen dönemlere ilişkin talebi üzerine, yerel mahkemece verilen kısmi kabul kararı, Yargıtay tarafından kamu düzeni niteliği ve resen araştırma gerekliliği vurgulanarak bozulmuş, bozma sonrası yeniden yargılamada yerel mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davalı kurum ise bu açılmamış sayılma kararını temyiz etmiştir.
10. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI : ███████ E., ████████ K.
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.06.1994 tarihinden beri aralıksız olarak davalı kooperatifte asgari ücretle tahsildar olarak çalıştığını, çalıştığı sürelerin bir kısmına sigortasının yapıldığı, büyük bir kısmında ise sigortasız olarak çalıştırıldığını, davacının davalı kooperatifte işe başladığı 01.06.1994 tarihinden 31.12.1995 tarihine kadar, 01.07.2000 tarihinden 31.10.2000 tarihine kadar ve 08.07.2009 tarihinden dava tarihine kadar aralıksız olarak çalışmasına rağmen sigortasının yapılmadığını, davacının davalı işyerinden maaşlarını gider pusulası ile aldığını, tahsilat makbuzu, su tahakkuk makbızları ve tevzi fişlerini düzenlediği, tüm bu belgelerin altındaki el yazıları davacıya ait olduğunu, yine 2002 yılından beri karar defterindeki bütün el yazılarının davacıya ait olduğunu, bu sebeplerle davanın kabulü ile davacının 01.01.1996 tarihinden 08.07.2009 tarihine kadar aralıksız olarak asgari ücretle davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Merkez ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı kooperatifin bugünkü mensuplarının 30.06.2012 tarihinde yapılan seçim doğrultusunda göreve geldiklerini, davacı tarafın mazeretsiz bir şekilde işe gelmemesi sebebiyle hakkında tutanak tutulduğunu ve işe gel ihtarında bulunulmasına rağmen davacının işe gelmediğini ve ilerleyen süreçte işbu davanın açıldığını, dava konusu dönemde mevcut bulunan üyelerin davanın ihbarında bulunulmasını, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;kurum kayıtlarının tetkik edildiğinde kurum kayıtlarının resmi nitelikte olduğunu aksi sabitleninceye kadar da doğruluğunun asıl olduğunu, işverenlerin yasa gereği yanında çalıştırdığı işçisine ait bilgileri ve sigorta sürelerini iş yerinde asmak suretiyle göstermesi gerektiğini bu durumda işçinin de bildirilmeyen süreleri görmesi gerektiğinden sigortalı olarak çalıştığının tespitine yönelik bu davanın bu gerekçe ile reddedilmesi gerektiğini, davanın kamusal nitelikte olduğundan Mahkemece de resen bir takım araştırmalar yapılmasının lazım geldiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Özetle; “davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Dairece özetle; "...Davacı, davalı işverene ait işyerinde 01.01.1996-08.07.2009 tarihleri arasında asgari ücretle çalıştığının tespitini talep etmiştir. Dava 506 sayılı Kanun’un 79/ 10... sayılı Kanun’un 86/9. maddeleri uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. Bunun yanında davacının hizmet tespitine yönelik davada, davalı işverene ait 2012 yılı öncesi kayıtların bulunduğu tüm defterler getirtilmeli, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince tespit edilerek, davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarındaki çelişkiler giderilerek, ifadelerin değerlendirilmesinde; iş yerlerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, davacının çalıştığı iddia edilen süreler tereddütsüz belirlenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Diğer taraftan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74. maddesinde, Medeni Kanun ile belirtilen hükümler saklı olmak üzere, hakimin her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı bulunduğu, ondan fazlası veya başka bir şey hakkında karar veremeyeceği belirtilmiş, 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde de hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasına “istemle bağlılık” ilkesi egemen kılınmıştır. Davaya konu somut olayda ise, davacının hizmet tespiti talebinde bulunduğu tarihlerde asgari ücret üzerinden çalıştığını belirtmesine ve herhangi bir talebi olmamasına karşın asgari ücretinde üzerinde prime esas kazaç tespitinde bulunulması suretiyle yukarıda anılan düzenlemelere aykırılık oluşturacak şekilde taleple bağlılık ilkesinin ihlali, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili özetle; lehine vekalet ücreti verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Mahkemece, taraflarca takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu aykırılığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanmakta olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Hüküm fıkrasına 5. bendin eklenerek "Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...’ya verilmesine" sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!