Danıştay 3. Daire, elektronik para şirketinin ortaklara tevkifatsız kar payı dağıtımı iddiasıyla salınan vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması kararını onadı.
Özet: Bir şirketin ortaklarına kâr payı dağıtmaksızın vergi tevkifatı yapmadığı iddialarına dayanarak adına salınan vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ile özel usulsüzlük cezasının hukuka uygunluğunu değerlendiren süreçte, ilk derece mahkemesi, genel kurul kararı olmaksızın kâr payı dağıtımı yapılmadığı ve şirket ortaklarının aldığı parayı iade ettiği gerekçesiyle vergi cezasını kaldırırken, özel usulsüzlük cezasını onamıştır. Bölge İdare Mahkemesi, bu kararı hukuka uygun bularak istinaf başvurularını reddetmiştir. Vergi dairesinin, kararın aleyhine olan hüküm fıkrasının bozulması talebi, nihai temyiz incelemesinde reddedilerek, bölge idare mahkemesinin şirketin vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisini kaldıran hükmü onanmıştır, zira vergilendirmeye esas kar payı dağıtımının yasal usullere uygun yapılmadığı ve vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin tam olarak ortaya konulamadığı sonucuna varılmıştır.

T.C.
D A N I Ş T A YÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : █████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/...VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri Anonim ŞirketiVEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Davacının, 2016 yılında tevkifatta bulunmaksızın ortaklarına kar payı dağıttığı ve bu ödemelerini banka ve benzeri finans kurumları aracılığıyla düzenlenen belgelerle tevsik etmediği yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak adına 2016 yılının Ekim ve Aralık dönemleri için re'sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirket adına, 2016 yılında tevkifatta bulunulmaksızın ortaklarına kar payı dağıtıldığından bahisle dava konusu tarhiyat yapılmış ise de 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kâr payı ve dağıtımının belirlenmesi hususlarının genel kurulun devredilmez görev ve yetkilerinden olduğu, genel kurul kar payı dağıtımı ile ilgili bir karar almadığı gibi 2016 yılı beyanlarına göre kar dağıtımında bulunulmadığı, şirket ortaklarının şirketten aldığı parayı █████/2019 tarihinde şirket hesabına havale yapılmak suretiyle geri ödediği, inceleme raporunda bu hususa değinilmediği dolayısıyla vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti ortaya konulamadığından yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı, mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle cezalı vergi kaldırılmış, mükerrer 355. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden ise dava reddedilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularının, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına, hakkındaki saptamalar gereğince yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen hüküm fıkrası usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. Temyiz isteminin reddine,2. Vergi Dava Dairesi kararının temyize konu hüküm fıkrasının ONANMASINA,3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.