İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinden ticari satımdan doğan cari hesap alacağı itirazın iptali davasında ispat külfeti ve yemin delilinin hukuki değerlendirmesini içeren istinaf kararı.
Özet: Ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davacının yemin deliliyle alacağını ispatladığına hükmederek davayı kısmen kabul etmiş; ancak davalı, yazılı delillere (bono ve borç tasfiye protokolü) rağmen yemin teklifinin usulsüz olduğunu ve ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak karara itiraz etmiş; davacı ise kısmi ret kararı nedeniyle lehine vekalet ücreti verilmemesini istinaf etmiş olup, istinaf incelemesinde fatura konusu mal veya hizmetin tesliminin ispat külfetinin davacı satıcıda olduğu ve defter kayıtlarının tek başına yeterli olmadığı hukuki ilkesi öncelikli olarak değerlendirilmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: █████/2017İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan cari hesap alacağının tahsili için başlattığı İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibine itiraz ettiğini, itirazda mükerrer takip için gösterilen diğer takiple davaya konu takibin ilgisi olmadığını ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP : Davalı vekili, davacının mükerrer takip yaptığını, taraflar arasında açık hesap bulunmadığını, müvekkilinin geçmişteki açık hesaba binaen 2016 yılı içinde ileriye dönük muayyen vadelerde kambiyo senetleri verilerek açık hesabın kapatıldığını, davacının amacının senetlerin vadelerini beklememek veya mükerrer tahsilat yapmak olduğunu, bu nedenle senetleri işlememe ihtimaline binaen davacının ticari defterlerini delil olarak kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacının davalıyla aralarındaki ticari satım sözleşmesi kapsamındaki alacağı için icra takibi başlattığı, davalının söz konusu borç için davacı şirketin önceki yetkilisi ... ile imzalanan borç tasfiye protokolü imzalandığı, bu kapsamda iki adet bono verdiği ve bunları da elden adı geçen kişiye elden ödediğini savunduğu, ödeme hususunda belge sunması için verilen kesin süre içinde her hangi bir belge sunulmadığı, bunun üzerine cevap dilekçesinde yemin deliline dayanan davalıya ödemeyi ispat için davacıya yemin teklif edip etmeyeceğinin sorulduğu, davalının davacıya yemin teklif ettiği, davacı temsilcisinin davalının borcunu ödemediği hususunda yemin eda ettiğinden davacının alacağını ispatladığı ve davalının takibe itirazının haksız olduğunun belirlendiği; davalı takip ile temerrüde düşürüldüğünden takipte işlemiş faiz istenemeyeceği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline, icra takibinin 97.872,30-TL asıl alacak yönünden takip talebindeki şartlarla aynen devamına, fazla talebin reddine,alacağın %20'si oranında 18.574,46-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline 14.859,57-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kısmen reddedilen kısım için davalı lehine takdir olunan 5.871,95-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine ve 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye ödenmesine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, yeminin konusunun yemin teklif edilen kişiden kaynaklanan konular olduğunu, bilmediği bir konuda davalıya yemin teklif edilemeyeceğini, davacıyla aralarında temel ilişki bulunmayan müvekkili bakımından davacıya yemin teklif etme hususunda verilen ara kararın usule aykırı olduğunu, dosyaya toplam 92.872-TL bedelli iki adet bononun ve borç tasfiye protokolünün sunulduğunu, söz konusu aksi kanıtlanmayan delillere rağmen yemin teklif etme hakkı hatırlatılacak ise bu hakkın davacıya hatırlatılması gerektiğini, yani borçlu olmadığını yazılı delillerle kanıtlamış müvekkiline yemin teklif edilmesinin doğru olacağını; davacının alacağını kanıtlamak zorunda bulunduğunu, davacının resmi defter kayıtlarını sunmadığını ve ispat külfetini yerine getirmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davacı vekili, dava dilekçesinde harca esas değerin icra takibindeki asıl tutarı olan 92.872,30-TL olarak gösterildiğini, mahkemenin de bu miktarı kabul etmesine rağmen, davayı kısmen kabul ederek davalı lehine reddettiğini belirttiği 5.871,95-TL kadar davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesi kapsamındaki faturalara dayalı açık hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Davaya konu █████/2017 tarihinde başlatılan İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... (yeni ...) esas sayılı ilamsız icra takip dosyasında, davacının (önceki unvan: ...Ltd. Şti.) davalıdan 92.872,30-TL asıl alacak (█████/2016) ve 5.871,95-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 98.744,25-TL'nin %9,75 ve değişen oranlarda ticari faiz işletilerek tahsilinin istenildiği, takip dayanağı"92.872,30-TL cari hesap (Tarih:█████/2016)" olarak gösterildiği, takip talebinin ekine içerikleri polyester kumaş olan █████/2016 tarihli 8.075,07-TL fatura ve irsaliye, █████/2016 tarihli 42.788,09-TL fatura ve irsaliye,█████/2016 tarihli 59.384,89-TL fatura ve irsaliyenin eklendiği; davalı itiraz dilekçesinde mükerrer takip yapıldığından şikayet yoluna başvurulacağı, arada açık hesabın bulunmadığı, fatura ve cari hesap alacağı için davalının senet verdiği yolunda itiraz etmiştir.Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı,aralarında açık hesap ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava dilekçesi ekindeki davacının açık hesap ekstresinde, davacının █████/2016, █████/2016 ve █████/2016 tarihli kayıtlarla takipte sunduğu toplam 110.248,05-TL bedelli üç faturanın kaydedildiği, █████/2016 itibariyle davacının 110.28,05-TL alacaklı göründüğü; █████/2016 tarihinde ise davalının verdiği 6.350-TL bedelli çekin ve davalının kestiği 11.025,75-TL iade faturasının kayıt edildiği, bu kayıtlar düşüldüğünde █████/2016 tarihi itibariyle davacının 92.872,30-TL alacaklı göründüğü belirlenmiştir. Davalı cevap dilekçesinde, açık hesap ilişkisi kapsamında davacı şirkete ileriye dönük vadeli bonolar verdiğini, davacının vadeleri beklememek veya mükerrer tahsilat yapmak olduğunu ifade ederek, açık hesabın kapatıldığını, bu bonoların işlenmeme ihtimalinden dolayı davacının ticari defterlerini kabul etmediklerini savunmuş; █████/2020 tarihli dilekçesinde de, geçmişteki açık hesaba binaen davacı şirketin eski yetkilisi ... ile aralarında toplam 92.872-TL bedelli iki adet bono verildiğine dair borç tasfiye protokolü imzalandığını belirterek söz konusu belge ve bono suretlerini sunmuştur. Dilekçe ekinde keşidecinin davalı, lehtarın davacı (önceki unvan ... Ltd. Şti.), █████/2016 düzenleme, █████/2016 vade tarihli, 50.000-TL ve █████/2016 düzenleme, █████/2016 vade tarihli, 37.872-TL bedelli iki adet "malen" kayıtlı bono sunulmuş, bonoların arka yüzünde "... Ltd. Şti. -imza- ... Elden teslim aldım -imza-" ibaresinin bulunduğu; "Borç Tasfiye Protokolü" başlıklı █████/2016 tarihli belgede davacı-alacaklı ... Ltd. Şti.'nin davalı-borçlu ...'tan olan █████/2016 tarihi itibariyle 92.872,30-TL'lik cari hesap alacağına istinaden şirket yetkilisi ...'na yazılı iki adet senetlerin teslim edildiği, belgede dava dışı ...'nun imzasının bulunduğu görülmektedir. Davalı vekili söz konusu belgelerin asıllarını █████/2021 tarihli dilekçeyle mahkemeye sunmuştur. Davacı bu belgelerin sonradan ya davalı tarafından ya da şirketin eski temsilcisiyle işbirliği içinde düzenlendiğini, zira takibin ve davanın 2017 yılında açıldığını, davalının ise söz konusu belgeleri 2020 yılında sunulduğunu, ödemeye ilişkin hiç bir belge ibraz edilmediğini, şirkete ödeme yapılmadığını, senetlerin şirkete verilmediğini, cevap dilekçesinde ileri tarihli senet verildiği savunulmasına rağmen sunulan bonolardaki vadelerin bu savunmayla çelişkili olduğunu ifade etmiştir. Davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre, ilk olarak ...Ltd Şti. unvanıyla kurularak █████/2016 tarihinde tescil edildiği,tek ortağının ...'nun şirket müdürü olduğu; █████/2016 tarihli ortaklar kurulu kararıyla ...'nun şirketteki paylarını ...'ye satarak şirketten ayrıldığı, devir alanın şirket müdürü olduğu, kararın █████/2016 tarihinde tescil ve █████/2017 tarihinde ilan edildiği; █████/2017 tarihli kararla şirketin unvanının .... Ltd. Şti. olarak değiştirildiği, kararın █████/2017 tarihinde tescil ve █████/2017 tarihinde ilan edildiği tespit edilmiştir.Mali müşavir bilirkişi kök raporunda, davacının defterlerini ibraz etmediği, açık hesap ekstresinde, davacının 3 fatura nedeniyle toplam 110.248,05-TL alacak kaydından, █████/2016 tarihli kayda göre davalının verdiği 6.350-TL çek ve 11.025,75-TL iade faturası düşüldüğünde, takip tarihinde 92.872,30-TL alacaklı oldu belirtilmiştir. █████/2021 tarihli ek raporunda, davacının 2016 yılı BS bildirimlerinin 3 adet belge için (kdv hariç) 102.080-TL, BA bildirimlerinin 1 adet belge için (kdv hariç) 10.209-TL; davalının 2016 yılı BA bildirimlerinin 2 adet belge için (kdv hariç) 94.604-TL, BS bildirimlerinin 1 adet belge için (kdv hariç) 10.209-TL olduğu, aradaki kdv hariç 7.476-TL tutarlık farkın █████/2016 tarihli fatura için davalı BA bildirimi bulunmamasından kaynaklandığı; davalının sunduğu █████/2016 tarihli borç tasfiye protokolü belgesinde alacağın 92.872-TL olduğu belirtilmiş ise de, davacının kayıtlarına göre o tarihte alacağın 110.248,05-TL olduğu ve █████/2016 tarihinde 92.872,30-TL alacağın varlığı belirlenmiştir. Davalının ticari defterlerinin incelenmesi hususunda Konya ATM'ye istinabe talebinde bulunulmuş, ancak davalı ticari defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Mahkemenin █████/2022 tarihli duruşmasında, davalıya yemin deliline başvurup başvurmayacağı konusunda beyanda bulunması , başvuracaksa yemin metnini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verildiği; davalı vekilinin █████/2022 tarihli dilekçesiyle, sunulan belgelerle müvekkilinin borçlu olmadığının ispat edildiği, yemin teklif etme hakkının kendilerine değil davacıya hatırlatılması gerektiği, bu itiraz kabul edilmezse, sundukları yemin metninin icrasını istemiştir. Takip eden █████/2022 tarihli duruşmada, davacı temsilcisi davaya konu alacağın ödenmediği, davalının borçlu olduğu hususunda yemin etmiştir.Somut olayda, davacı davalıya kumaş satmış olup, davacının faturalara dayalı açık hesap ekstresinde davacı davalıdan takipteki asıl alacak tutarı olan 92.872,30-TL alacaklıdır. Tarafların BS-BA bildirimleri arasında kdv hariç 7.476-TL fark bulunmaktadır. Ancak davalının delil olarak dayandığı █████/2016 tarihli adi yazılı borç tasfiye protokolünde davacıya 92.872-TL borcu olduğunu kabul etmektedir. Buna göre davalı davacıya olan borcunu kabul etmekte, fakat o protokol kapsamında davacıya 2 adet toplam 92.872-TL bedelli bono verdiğini ve bonoları davacı şirketin eski ortağı ve yetkilisi ...'na ödediğini savunmaktadır. Davacı ise bu iddiaları kabul etmediğinden ve şirketin eski ortağı ve yetkilisi ile adi yazılı protokol her zaman düzenlenebilecek belge olduğundan, davalının ödeme savunmasını kesin delillerle ispat etmesi gerekmektedir. Davacı limited şirket olduğundan HMK'nın 232/2. maddesi uyarınca, yemin onun yetkili temsilcisi tarafından eda edilecektir. Söz konusu yetkili temsilci yemin konusu işlemin yapıldığı tarihteki değil, yeminin teklif edildiği tarihteki temsilcisidir (Yargıtay 23. HD'nin █████████ E, █████████ K. sayılı ve █████/2014 tarihli ilamı). Yeminin teklif edildiği tarihteki davacı temsilcisi de, davalının borcunu ödemediği hususunda yemini eda etmiştir. Ayrıca davalı cevap dilekçesinde, davacının defterlerini kabul etmediklerini beyan ettiğinden ve davalının davacıya borçlu olduğunu kabul ederek borcunu ödediği savunması karşısında ödeme iddiasını ispat yükü altında olması karşısında, davacının defterlerini sunmaması sonuca etkili değildir. Bu nedenlerle davalı vekilinin bu yönlere ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Dava dilekçesinde harca esas değer, takipteki asıl alacak tutarı olan 92.872,30-TL olarak gösterilmiştir. Takipte istenilmiş ise de davada talep edilmeyen 5.871,95-TL işlemiş faiz için dava açılmamıştır.Bu halde ,işlemiş faiz bakımından açılan bir dava bulunmadığı halde işlemiş faiz isteminin reddi ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Öte yandan, dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvurunun dava şartı olmamasına ve davadan önce de arabulucuya başvurulmadığı halde, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin de davalıdan tahsili ile Hazine'ye ödenmesine karar verilmesi de doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken,davanın kısmen kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 Tarih, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kabulü ile davalının İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... (yeni: ...) esas sayılı icra takibine itirazının 92.872,30-TL asıl alacak bakımından iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilerek devamına,%20 oranda hesaplanan 18.574,30-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 6.344,08-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 1.586,03-TLpeşin harcın mahsubu ile kalan 4.758,05-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Davacı tarafça ödenen 1.617,43-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 1.500-TL bilirkişi ücreti, 289-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.789-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı vekili için takdir olunan 14.859,57-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,"Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL,Davalı tarafından yatırılan 1.586,02-TL peşin istinaf karar harçlarının istek halinde yatıran tarafa iadesine,Davacı tarafından yapılan 163-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026