Adana Bölge Adliye Mahkemesi, 06.02.2023 depremi ve liman yangını sonrası sigortalı emtia hasarına ilişkin itirazın iptali davasında konişmento kaynaklı yetkisizlik istinafı.
Özet: 06.02.2023 depremi ve liman yangını sonrası hasarlanan sigortalı emtia için sigorta şirketinin rücuen başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasında, İlk Derece Mahkemesi, konişmentoda yer alan münhasır yetki şartı uyarınca Marsilya Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek, davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle usulden reddine hükmetmiş; davacı vekili ise bu kararı istinaf etmiştir.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - █████████

T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2026
NUMARASI : ███████ Esas ████████ Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; dava dışı müvekkili sigortalısı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait polyester makina halısı emtiası, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, Müvekkili şirketin sigortalısına ait paketli makarna emtianın yüklü olduğu ... numaralı konteynerler, ... liman sahasında gemiye yüklenmek için beklemekteyken, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem ve sonrasında... Limanında çıkan yangın akabinde hasarlandığını, ekspertiz incelemesi neticesinde; ... konteyner muhteviyatı emtianın meydana gelen yangın hadisesi neticesinde konteyner ile birlikte tamamen yanarak tam ziya olduğunun tespite konu edildiğini, davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun tespit olunduğunu, bu nedenlerle borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas dosyası ile başlatılan takibe davalılar/borçlu tarafından yapılmış olan itirazın haksız olup, tamamen kötüniyetli olarak alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını, izah edilen nedenlerle, ... İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına; haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren borçlular/davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Mahkemenin ilgili konişmentoda yer alan yetki şartı nedeniyle davayı görmeye görevli ve yetkili olmadığını ve uyuşmazlığa Türk Hukuku uygulanamayacağını, yetki şartı uyarınca, bahse konu yük senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Marsilya Ticaret mahkemelerinin münhasıran yetkili olduğunu, bu nedenle mahkemenin işbu davayı görmeye yetkili olmadığını, müvekkilinin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, müvekkili ... ... A.Ş.'nin taşıyan olmadığını, taşıma faaliyeti yürütmediğini, buna göre müvekkili şirketin, ... S. A. şirketi adına tebligat kabul etme yetkisinin de bulunmadığını, yük senedinde, müvekkili şirketin, ... S.A. adına hareket ettiğine ilişkin bir bilgi bulunmadığını ve imza atan taraf olarakta yer almadığını, bu açıklamalar doğrultusunda; yetkisizlik, pasif husumet ve davanın türüne ilişkin usul yönünden yaptıkları itirazlar çerçevesinde davanın usul yönünden reddine, davanın esas yönünden reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile; Türk Ticaret Kanunu m.1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkinin konişmentoya tabi olduğu, işbu davanın █████/2022 tarihli konişmentoya dayandırıldığı, konişmentonun yetki şartını kapsayan maddesinin “İş bu yük senedi ile belgelenen taşıma sözleşmesi kapsamında taşıyan ve tacir arasında meydana gelen tüm talepler ve uyuşmazlıklar Marsilya Ticaret Mahkemesinde görülecektir ve buna ilişkin taleplere ve uyuşmazlıklarla ilgili olarak başka hiçbir mahkemenin yetkisi olmayacaktır.” hükmünü düzenlediği, yetki şartı uyarınca bahse konu yük senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Marsilya Ticaret Mahkemeleri münhasıran yetkili olup, mahkemenin işbu davayı görmeye yetkili olmadığı anlaşılmakla davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf talebi ile; Müvekkili şirket sigortalısına ait polyester makina halısı emtiasının yüklü olduğu ... nolu konteyner, ... liman sahasında gemiye yüklenmek için beklemekteyken, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem ve sonrasında... Limanında çıkan yangın hadisesi neticesinde hasarlandığını, konşimentodaki yetki şartıyla ilgili olarak Yargıtay'ın 22.06.2020 tarihli kararında, konşimentodaki yetki şartının geçersiz olduğuna ve uyuşmazlığın çözümünde Türk mahkemeleri'nin yetkili olduğuna hükmedildiğini, bu kapsamda mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunun ortada olduğunu, yetki anlaşmasının tek taraflı yapılamayacağını, yetki anlaşmasında taraflardan yalnızca birinin imzasının olması TBK m.14'e aykırı olup, HMK m.17-18 uyarınca yetki anlaşmasını hukuken geçersiz kılacağını, bu kapsamda, her iki tarafça imza altına alınmamış olması sebebiyle konşimentonun arkasında bulunduğu iddia edilen yetki şartının yerel mahkemece kabul edilmesi hukuka ve yerleşik içtihatlara aykırı olduğunu, kesinlikle kabul anlamına gelmemek ile birlikte, yetki şartının bir an için geçerli olduğu düşünülse dahi, yetki şartı Borçlar Kanunu'nun 20 ve 21. maddeleri kapsamında "genel işlem şartı" olup, yazılmamış sayılması gerektiğini, bu nedenlerle; ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas. ████████ Karar sayılı █████/2026 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde ortadan kaldırılarak, mahkemenin yetkili olduğuna ve HMK m.353/a-3 uyarınca dosyanın yeniden görülmesi için ilgili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesine, istinaf incelemesi süresince kararın icrasının geri bırakılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas, ████████ Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda davanın milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetki yönünden usulden karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İnceleme, HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Türkiye Cumhuriyetinin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklı olmak kaydıyla yabancılık unsuru taşıyan özel hukuka ilişkin işlem ve ilişkilerde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun hükümlerine göre tespit edilmelidir.
5718 sayılı yasanın Türk Mahkemelerinin milletlerarası yetkisi başlıklı 40.maddesinde, Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına göre tayin edileceği belirtilmiştir.
MÖHUK'un "Yetki anlaşması ve sınırları" başlıklı 47. Maddesinde ;Türk mahkemelerinin yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilecekleri, anlaşmanın, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olacağı, davanın ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülebileceği düzenlenmiştir.
Yabancı devlet mahkemesine yetki tanıyan anlaşmanın Türk hukuku bakımından hukuki değer taşıması için öncelikle yazılı ve taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan bir uyuşmazlığa ilişkin olmalıdır. İkinci olarak söz konusu uyuşmazlık yönünden münhasır bir mahkeme tayin edilmiş olmalıdır. Üçüncü olarak ise yetki anlaşması "uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda" olmalıdır.Öte yandan yetki anlaşmasıyla yetkilendirilen yabancı devlet mahkemesinin HMK 17 ve 18. maddelerindeki düzenlemeye paralel olarak "belirli" olması şartı MÖHUK'un 47. maddesi yönünden de aranmalıdır. Seçilen mahkemenin belirli olduğunun kabulü için yetkili kılınan mahkeme ismen zikredilmiş olmalıdır.
Bu kapsamda bir uyuşmazlıkta MÖHUK'un 47. maddesine göre, yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda taraflarca yapılacak yazılı bir sözleşme ile inhisari olarak kararlaştırılması halinde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi sona erecektir.
6102 sayılı TTK'nın 1237. Maddesine göre; Taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkilerde konişmento esas alınır.
TTK'nın 1228. Maddesine göre ise; Konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Bu belge bir gemi şirketinin veya onun yetkili acentesinin veya yükleme limanında acentesi yoksa gemi kaptanının malı yükletene verdigi, nama, emre ve hamile yazılı olarak düzenlenebilen ve belge konusu malların taşınmak üzere kabul edildiğini gösteren kıymetli evrak niteliğinde taşıma senedidir. Konişmento içeriği TTK'nın 1229. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre konişmento yükletenin beyanına göre taşıyan tarafından düzenlenecektir. Konişmentonun kıymetli evrak olması nedeniyle taşıyanın imzasını içermesi yeterlidir. Yükletenin imzası ise isteğe bağlıdır.Dava konusu konşimentoda taşıyan imzası mevcuttur.
Bir yetki kuralının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin olduğunu söyleyebilmek için, o uyuşmazlık hakkında yabancı bir devlet mahkemesinin yargılama yapmasının mümkün olmaması gerekir. Böyle bir durumda, yabancı mahkeme kararının tanınması yahut tenfizi talepleri reddedilecektir. Oysa, somut olayda olduğu gibi, yabancı tacirin Türkiye'deki acentesiyle taşıma sözleşmesi yapan Türk tacir ve onun halefi olan sigorta şirketi, davayı acentenin bulunduğu Türk mahkemesinde açabileceği gibi, doğrudan acentelik verenin yerleşim yerinin bulunduğu ülke mahkemesinde de açabilir. Münhasır olmayan genel yetki hâllerinde, Türk mahkemeleri yanında başka devlet mahkemelerinin de yetkili olması mümkündür. Bu durumda TTK'nın 105/2. maddesiyle getirilen milletlerarası yetki kuralının, münhasır olmayan genel yetki kuralı olarak anlaşılması, yani Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki olmadığının kabulü gerekir. Zira yukarıda açıklandığı üzere, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda yabancı bir devlet mahkemesinin karar verebilmesi ve böyle bir kararın verilmesi hâlinde Türk mahkemelerince tanınmasına veya tenfizine karar verilmesi mümkün değildir.
TTK'nın 105/2. maddesindeki yetki düzenlemesinin Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin olmadığına ve yabancı tacirin Türkiyedeki acentesiyle işlem yapan Türk tacire seçimlik bir hak sağladığına dair bu tespitin doğal bir sonucu olarak, yabancı tacirin Türkiye'deki acentesi aracılığıyla yapılan ve yabancı bir devlet mahkemesini yetkili kılan yetki sözleşmelerinin geçerli olduğunun kabulü gerekir. Nitekim Yargıtay 11. HD'nin önceki kararlarında, TTK'nın 105/2. maddesindeki düzenlemenin Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin olduğu ve yabancı tacirin Türkiye'deki acentesi aracılığıyla yapılan yetki ve hatta tahkim sözleşmelerinin geçersiz olacağına dair içtihatları bulunmakta ise de bu içtihatlarda değişikliğe gittiği ve bu şekilde yapılan yetki sözleşmelerinin geçerli olduğunu içtihat etmeye başladığı görülmektedir (Yargıtay 11. HD'nin █████████ E- █████████ K sayılı, 27.11.2023 tarihli kararı; aynı Dairenin █████████ E- █████████ K sayılı, 20.11.2025 tarihli kararı).
Somut uyuşmazlıkta taşımaya esas konişmentoda; alıcı dava dışı şirket, taşıyan ... SA, yükleme limanının ..., tahliye limanın Jeddah, geminin yabancı bayraklı gemi olduğu görülmüştür.
Taşıyanın Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydı olmayıp, yabancı merkezli bir şirkettir. Dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsuru bulunduğu açıktır. Ayrıca dava konusunun yukarıda açıklandığı üzere münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı da görüldüğünden uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, kamu düzenine aykırı ve münhasır yetki esasına ilişkin düzenleme mevcut olmadığının kabulü gerekmiştir.
Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen ve yabancılık unsuru içeren eldeki davada, konişmento'da “İşbu yük senedi ile belgelenen taşıma sözleşmesi kapsamında taşıyan ve tacir arasında meydana gelen tüm talepler ve uyuşmazlıklar Marsilya Ticaret Mahkemesinde görülecektir ve buna ilişkin taleplere ve uyuşmazlıklarla ilgili olarak başka hiçbir mahkemenin yetkisi olmayacaktır.” hükmünü düzenlediği, MÖHUK 47/1 ve HMK'nın 18. Maddeleri uyarınca geçerli bir yetki sözleşmesi ile davaya konu uyuşmazlıkla ilgili yetkili mahkeme belirlenmiş olmasına göre Türk mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmadığından mahkemece süresinde yapılan yetki itirazının kabulü ile davaya bakma yetkisi Marsilya Ticaret Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle milletlerarası yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcı peşin alındığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!