İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, sigortalı sürücünün %100 kusurlu olduğu tek taraflı ölümlü trafik kazası nedeniyle reddedilen destekten yoksun kalma tazminatı talebinin istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, tek taraflı trafik kazasında vefat eden sürücünün destekçisi olan eş ve çocuklarının, sürücünün %100 kusurlu olmasına rağmen sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talebini konu almakta olup, davacılar kusurun kendilerine yansıtılamayacağını iddia ederken, sigorta şirketi talebin poliçe kapsamı dışında olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi davayı reddederken, istinaf mahkemesi sürücünün %100 kusurlu olduğu tespitini yerinde bularak davacıların kusura yönelik itirazlarını kabul etmemiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R ESAS NO: █████████ KARAR NO : █████████İNCELENEN DOSYANINMAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ: █████/2023NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin desteği ...'ın █████/2021 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı, kendisine ait ... plakalı araçta meydana gelen tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini, müvekkilleri ... desteğin eşi, ..., ... ve ... ise çocukları olduğunu, zarar gören 3.kişi konumunda bulunduklarından ve müteveffa ile maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardım ilişkilerinin bulunduğundan destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, destekten yoksunluğun talep edildiği hakkın, salt miras yoluyla geçen bir hak olmadığını, Yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkı olduğunu, bu sebeple zararın oluşumundaki kusur (destek %100 kusurlu olsa dahi) zarar gören 3.kişi konumundaki müvekkillere yansıtılamayacağını, davanın kabulü ile müvekkili ...'ın destekten yoksun kalma maddi zararlarına mahsuben şimdilik 500,00 TL, müvekkili ...'ın destekten yoksun kalma maddi zararlarına mahsuben şimdilik 500,00 TL, müvekkili ...'ın destekten yoksun kalma maddi zararlarına mahsuben şimdilik 500,00 TL, müvekkili ...'ın destekten yoksun kalma maddi zararlarına mahsuben şimdilik 500,00 TL, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 2.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan █████/2021'den itiraben hesaplanacak artan oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu trafik kazasının sigortalı araç sürücüsü müteveffanın kendi kusuru ile meydana geldiğinden dolayı destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamı dışında oluğunu, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Kazanın gerçekleştiği ... plakalı aracın müteveffanın idaresinde bulunmakla beraber, kazanın mezkur plakalı traktörün eğimli arazide kayması, muhitteki ağaca çarpması ve aracın tekerleğinin fırlaması şeklinde gerçekleştiği, olay yerine gelen Jandarma tarafından tutulan ve dosyaya sunmuş oldukları olay yeri inceleme raporunda da görüldüğünü aracı idaresinde bulundurmakla beraber kazanın meydana gelmesinde desteğin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkillerin desteği kusurlu olsa dahi kusurun müvekkillere yansıtılmasının mümkün olmadığını, müteveffanın asli ve tam %100 kusurlu değerlendirilmesine sebep olacak başkaca delil dosya kapsamında mevcut olmadığını, kaza yapan aracın kaza tarihini kapsayan dönemde ve kaza tarihinden önceki dönemde de davalı sigorta şirketinde sigortalı olduğunu, davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, tek taraflı ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından █████/2021 tarihinde davalı sigorta şirketine ... poliçesi ile sigortalı, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında sürücü ...'ın vefat ettiği, davacıların bu vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesince alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü olan desteğin %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği . Bu durumda Mahkemece aldırılan kusur raporunun olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında davcılar vekilinin kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 85. maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartların A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak ''üçüncü kişinin ölümü'' dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır. Bunun sonucu olarak, sigortacının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka üçüncü bir kişi olması gerekir. Yine Genel Şartların A.6. maddesinin (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat dışı olduğu düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin █████/2020 tarih , ███████ Esas ve ███████ Karar sayılı Kararı ile "Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi, ikinci cümlesinde yer alan “...ve genel şartlarda...” ibaresinin, b) Kanun’un 92. maddesinin (i) bendi “Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler.” ibaresinin, Anayasa’nın 5., 13., 17., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir.Eldeki uyuşmazlığın çözümü için Anayasa Mahkemesinin iptal ve itiraz ret kararının Genel Şartlar açısından sonuçlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.Konuya ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun Anayasa Mahkemesi iptal kararından sonra vermiş olduğu 20.04.2021 tarih, ███████(4)-86 Esas ve ████████ K. sayılı kararında " ... KTK’nın 91. maddesine göre sigortacı, işletenin KTK’nın 85/1. maddesindeki motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan sorumluluğunu üstlenmektedir. Bir başka deyişle sigortacının motorlu bir aracın işletilmesinden doğan zarardan sorumlu tutulabilmesi için öncelikle o zarardan işleten sigortalının sorumlu olması gerekir. İşleten sigortalının sorumlu olmadığı bir zarardan sigortacıyı sorumlu tutma imkânı bulunmamaktadır. Davacıların kendi desteklerinin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olduğu olayda destekten yoksun kalma zararlarını işleten sigortalıya karşı nasıl ileri süremeyeceklerse sigortacıya karşıda ileri süremeyeceklerdir. Bu nedenle zorunlu malî sorumluluk sigortacısının, sigortalı işletenden daha fazla bir sorumluluk altına girmesi mümkün değildir. ... 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartların A.2 (d) bendinde sigortalının sorumlu olduğu zarar tanımında, A.3 maddesinde sigortanın sorumluluk kapsamında ve A.5. (ç) maddesinde destekten yoksun kalma teminatı kapsamında sigortacının destekten yoksun kalma zararlarından sorumluluğunu motorlu araçların işletilmesi sonucu üçüncü kişinin ölümü ile sınırlandırılmış olması karşısında gerek işletenin kendisine karşı gerekse işleten adına hareket eden sürücünün işletene göre üçüncü kişi olmadığı göz önüne alındığında davacıların sigortacıdan destekten yoksun kalma zararlarını talep etmeleri mümkün görülmemektedir. ... Ayrıca Genel Şartlar A.6. (d) maddesinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında tutulmuş olması karşısında davacıların desteklerinin sorumluluk riski kapsamında olmayan desteğin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olmadan kaynaklanan destekten yoksun kalma zararlarından sigortacıda sorumlu değildir. ..." şeklinde karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun güncel bu kararı ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Malî Sorumluluk Sigortası Genel Şartları hükümlerinin uygulanmasının hukuki dayanağının iptal edilen KTK’nın 90. maddesi olmadığı, TTK’nın 1425. maddesi, Sigortacılık Kanunu’nun 11. ve KTK’nın 93. maddeleri olduğu, nitekim Anayasa Mahkemesi'nin KTK’nın 93. maddesinde yapılan itiraz iptal istemininin reddine karar verildiği açıklanmış; KTK’nın 91. maddesine göre sigortacı, işletenin KTK’nın 85/1. maddesindeki motorlu aracın işletilmesi sırasında üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlardan sorumluluğunu üstlendiği, işleten olan sigortalının sorumlu olmadığı bir zarardan sigortacıyı sorumlu tutma imkanı bulunmadığında davacıların kendi desteklerinin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olduğu olayda destekten yoksun kalma zararlarını işleten sigortalıya karşı nasıl ileri süremeyeceklerse sigortacıya karşıda ileri süremeyeceği ve bu nedenle zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, sigortalı işletenden daha fazla bir sorumluluk altına girmesi mümkün olmayacağı, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartların A.2. maddesinin (d) bendi, A.3. maddesi, A.5. maddesinin (ç) bendi ve A.6. maddesinin (d) bendi gereğince de destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında tutulmuş olması karşısında davacıların desteklerinin sorumluluk riski kapsamında olmayan desteğin tam kusuru ile kendi ölümüne neden olmadan kaynaklanan destekten yoksun kalma zararlarından sigortacıda sorumlu olmadığı sonucuna varılmıştır. Dairemizce de bu karar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; kazanın █████/2021 tarihinde gerçekleştiği, poliçenin ise ... Genel Şartlarının yürürlüğe girdiği tarihten sonra █████/2019 günü tanzim edilmiş olduğu, tazminata konu desteğin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının, sigortalı aracın sürücüsü olan desteğin tam kusuru ile gerçekleştiği, işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü desteğin ve dolayısıyla davacıların üçüncü kişi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, poliçe tarihinde yürürlükte olan Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri teminat kapsamı dışında tutulduğundan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih, █████████ E. ve █████████ K. sayılı kararı). Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026