İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, sigortasız araç kazası sonucu sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararı talepli maddi tazminat davasında Güvence Hesabı sorumluluğuna yönelik istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının çift taraflı yaralamalı bir trafik kazasında, kusursuz olduğu halde kalıcı ve geçici iş göremez hale gelmesi ve bakıcı gideri zararları nedeniyle açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davacıya toplam 427.658 TL maddi tazminat ödenmesine hükmettiği kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu ele almaktadır; davalı vekili istinaf dilekçesinde, davanın husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, kuruma yazılı başvuru şartının yerine getirilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, maluliyet ve kusur raporlarının usule uygun olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ve karşı aracın trafik sigortasının bulunmaması sebebiyle Güvence Hesabına başvurulması gerektiğini belirterek karara itiraz etmektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : █████████
KARAR NO : █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: █████/2023
NUMARASI: ███████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.04.2020 tarihinde sol şeritte dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde seyir halinde olan ...'ın, sevk ve idaresinde ... plaka sayılı kamyoneti ile müvekkili ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı aracına (kaza sonrasında ... sayılı plakayı almıştır) çarpması nedeniyle çilt taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacının yaralandığını, geçici ve sürekli iş göremez hale geldiğini, trafik kazası tespit tutanağına göre söz konusu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tam ve asli kusurlu olup, ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kaza tarihi ve saati itibariyle herhangi bir trafik poliçesi bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları ve her türlü hakkı saklı kalmak kaydı ile, davacının yaralanması sebebiyle şimdilik 100,00-TL maddi tazminat bedelinin (50,00-TL'si sürekli iş göremezlik zararına, 25-TL'si geçici iş göremezlik, 25,00-TL'si bakıcı gideri zararına ilişkindir) temerrüt tarihi olan 13.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sürekli iş göremez olduğunu gösteren maluliyet raporu ile müvekkili kuruma yazılı başvuruda bulunmadığını, davacının kati raporu için 6 aylık kontrol sürecini beklenmeden talebi reddedilmiş gibi aleyhlerine dava yoluna gitmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili kurumun geçici iş görememezlik tazminatından sorumlu olmadığını, davacı tarafın tedavi gideri teminatı kapsamında olan geçici bakıcı ve tedavi giderlerine ilişkin talepleri ...’ya yöneltilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Asıl ve ıslahla açılan davanın kabulü ile; sürekli iş göremezlik maddi zararı 410.000,00-TL ve bakıcı maddi zararı 17.658,00-TL olmak üzere toplam 427.658‬,00-TL'nin █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... Hesabı yerine kendilerine dava açılmakla, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, kuruma yazılı başvuru şartının yerine getirilmediğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, davacının kuruma ibraz ettiği raporun 6 ay süreli olduğununu, davacının tazminat talebinde bulunabilmes,i için maluliyet oranını ve malül kaldığını hastahane raporu ile belgelendirmesinin gerektiğini, kusur oranının bilirkişilerce adli tıp kurumundan belirlenmesinin gerektiğini, olayda müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, kurumun sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranıyla sınırlı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, █████/2020 tarihinde, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile davacı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın karıştığı kaza sonucunda yaralanan davacının, sürekli ve geçici iş göremezlik zararı ile bakıcı zararının tahsili talebiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 21/1. maddesinde "tescil edilen araçlar, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan karayollarına çıkarılamaz" düzenlemesine; aynı Kanun'un 23/2. maddesinde ise "araç tescil belgesini araçta bulundurmayan veya tescil plakasını monte edilmesi gereken yerin dışında farklı bir yere takan sürücülere 92 Türk Lirası idari para cezası verilir. Araç bilgileri doğrulanıncaya ve plaka uygun yere takılıncaya kadar araç trafikten men edilir" düzenlemesine yer verilmiştir.Diğer taraftan; ... Hesabı'na başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesi ve ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesi gereği, ... Hesabı'nın sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde, bu sigortası yapılmamış olan bir aracın, 3. kişinin zararına sebep olması gerekmektedir. Zorunlu olan trafik sigortasının yaptırılması bakımından da her şeyden önce, sigortası yapılacak aracın kanun kapsamında kalan tescilli bir araç olması gereklidir.
... Hesabı, 14 Haziran 2007 tarih, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesiyle ... ve ... Şirketleri bünyesinde kurulmuş bulunmakta olup, ... Hesabı yerine davalıya husumet yöneltilmesinde bir isabetsizlik yoktur.
Polis memurları tarafından düzenlenen ve aksi sabit olana kadar geçerli sayılan kaza tespit tutanağında, ... plaka sayılı kamyonetin sürücüsü olan ...'ın önce sol bariyerlere çarpıp, direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ şeritteki davacının kullandığı araca çarpması şeklinde gerçekleşen kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğu açıklanmış, Mahkemece alınan kusur raporunda da ... plakalı araç sürücüsü ...'ın olayda birinci derecede ve tam kusurlu olduğu belirlemiştir.
Bu durumda kaza tespit tutanağı ile Mahkemece alınan kusur raporunun birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olması nedeniyle müterafik kusura yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, geçici ve sürekli işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden, davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğunun sona erdiğine ilişkin istinaf talebi yerinde değildir. Yine geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik tazminatı toplaması poliçedeki sakatlık ve ölüm teminatını aştığı halde limit kadar hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ E. - ██████████ K. sayılı kararı).
Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre; maluliyete ilişkin alınacak raporların, █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü; █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği; █████/2013 tarihi ile █████/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği; █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe; █████/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K. sayılı kararları).
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun, ATK 2.İhtisas Kurulu'nca yaralanma bölgesine uygun oluşturulan heyet tarafından, dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E.- █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K. sayılı kararları).
Dava tarihi itibariyle, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacılar vekilinin dava tarihinden önce davalı ... Hesabı'na başvuru yaptıktan sonra verilen eksik belge temini talebi üzerine dava açıldığına göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabul edilmesinde ve başvuru tarihinden itibaren 8 gün sonrasının faize başlangıç tarihi olarak kabul edilmesinde usul ve Yasaya bir aykırılık yoktur.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 29.213,31 TL harçtan, peşin alınan 7.123,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.101,00 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!