İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, yerleşik bir işletmenin markasının 29. sınıftaki benzer tescilli başka bir markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin istinaf davasını değerlendirdi.
Özet: Davacı, köklü ve tanınmış bir işletme olarak uzun yıllardır kullandığı "..." markasının ayırt ediciliğine zarar verdiğini iddia ederek, davalıya ait 29. sınıfta tescilli "..." markasının et, balık ve işlenmiş et ürünleri kapsamındaki tescilinin hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep etmiş; davalı ise markalar arasında görsel, anlamsal ve işitsel benzerlik olmadığını, davacının asıl faaliyet alanının 43. sınıftaki restoran hizmetleri olduğunu ve 29. sınıfta faaliyeti bulunmadığını belirterek, talebin sınai mülkiyet kanununun amaç ve ruhuna aykırı olduğunu savunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: █████/2023
NUMARASI: ████████ E. - ████████ K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının İstanbul Ticaret Odasına 05.03.1993 tarihinde kayıt olduğu ancak öncesinde “... Mah. ... Cad. No:...İstanbul” adresinde bulunan işletmenin tüzel kişilik olmadan önce .... yılından bu yana adi ortaklık şeklinde faaliyetlerini bugüne kadar sürdürerek geldiği, adi ortaklığın ... ve ...olduğu, ortakların Bağ- Kur ve Vergi Dairesi kayıtlarında “...” bilgisinin mevcut olduğu, T.C. Kültür Bakanlığı İstanbul | Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü (yapım tarihi .... olan) binasında “...” adıyla ..... yılından bu yana hizmet verdiği, binanın geçmişte pek çok ziyaretçisi olduğu, ......tarafından da ziyaret edildiği ve oturarak çay içtiği köşenin şu an dahi restaurantta özenle muhafaza edildiği, bu durumun televizyon kanalında haberleştirildiğine dair video linkini sunduğu, yine 2017 yılında çekilen bir başka videoda işletmenin ve markanın ne kadar köklü bir geçmişi olduğundan bahsedildiği, 2016 yılında ...hakkında haber yapıldığı, davacının web adresi ve sosyal medya hesaplarında çok sayıda resim ve yorum paylaşıldığı, yine ....... üzerinden arama yapıldığında birçok sayfa, resim ve video çıktığı, davacı markasının uzun yıllardır verilen emek ve çabalar sonucu yerel ve ulusal basında tanındığı, davalı adına 09.09.2019 tarih ve ... sayılı “...” markasının 29, sınıfta tescil edildiği, davalı markasının davacının daha önceden korumaya alınmış “...” markası ile benzer olduğu ve mal ve hizmetlerde de benzerlik gösterdiği, 29'uncu sınıf yönünden hükümsüzlüğü için tüm yasal koşulların oluştuğu, ... markasının uzun yıllardır 29'uncu sınıfı da kapsayacak şekilde faaliyet gösteren, sektörde ve tüketici nezdinde yerleşik ve itibarlı bir firma olan davacı ile özdeşleştiği, markanın sektöründe tanınan ayırt edici bir marka haline geldiği, davalı tescilinin davacı markasının ayırt ediciliği olumsuz yönde etkilediğini ileri sürerek davalının ... sayılı “...” markasının 29. Sınıfta yer alan “Et, balık, kümes hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” açısından kısmen hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacıya ait markalar ile davalı markası karşılaştırıldığında SMK md. 6/1 koşullarının oluşmadığı, davalı markası lacivert çerçeveli ve ...... tonlamalı şerit içerisinde ........ renkte küçük harfle yazılı “...”, davalı markasının siyah renkle çizilmiş bir balık figürü altında büyük harflerle yazılmış “...” şeklinde kelime tamlamasından oluştuğu, davalı markasının “...”, davacı markasını ......” şeklinde telaffuz edildiği, anlamsal açıdan davalı markasının vapur ve kayıkların kıyıya tamlama olarak ... isimli bir restoranı çağrıştırdığı, davalı markasının baskın unsurunun ... kelimesi ve şekli, davacı markasının ise...... figürü ve ........kelimesi olduğu, davacı markasının 03, 29, 30, 32. Grup emtiaları, davacı markasının ise restoran hizmetleri ve balık türevi ürünler içerdiği, SMK md. 6/1 koşullarının oluşmadığı, markalar arasında görsel, biçimsel, anlamsal ve işitsel benzerlik bulunmadığı, davacı taleplerinin haksız ve kötü niyetli olduğu, her türlü işaretin marka olabileceği ancak bu her türlü işaretin ayırt edici bir ifade ve şekil gerektirdiği, somut olayda davacının ... ibarelerini içeren tüm tamlama ve kombinasyonlara ilişkin hakları elinde bulundurmayı amaçladığı, davalının iltibas iddiaları kabul edilirse içeriğinde ... kelimesi bulunan tüm markaların davacı markası ile iltibasa yol açacağı sonucunun ortaya çıkacağı ve bu durumun Sınai Mülkiyet Kanununun amaç, kapsam ve ruhuna aykırılık teşkil ettiği, davacının ana faaliyetinin restoran hizmetleri ve işletmesi olduğu ve 43. Sınıfta hizmet verdiği, 29. Sınıfta herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, bu sınıfta yer alan “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri hizmetleri”nin adı geçen ürünlerin üretimi, pazarlaması, satışı gibi faaliyetleri kapsadığı, davacının sahibi olduğu restoranda balık ürünlerini pişirip müşterilere sunması faaliyetinin 29. Sınıf kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının 43. Sınıfta hizmet verdiği ve bu bakımdan markaların karışmayacağı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı, davacı markasının tanınmış olmadığı, zaten davalının benzer olmayan bir marka nedeniyle davacı markasından haksız bir yarar sağlanamayacağı ya da davacı markası itibarına zarar verilemeyeceği savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın KABULÜ ile, davalı adına tescilli ... numaralı markanın 29. Sınıfta yer alan "......, ..., ....ve .......etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri" emtiaları bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu ... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürdüğünü, tarafların markaları arasında SMK m. 6 kapsamında bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin "..." ibareli markası ile davacının "..." ve "..." ibareli markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirinden farklı olduğunu, markalar arasında halk nezdinde karıştırılma ihtimalinin doğmayacağını belirttiğini, Emitalar bakımından yapılan değerlendirmede, davacının asıl faaliyet alanının 43. sınıftaki restoran hizmetleri olduğunu, müvekkilinin ise 29. sınıfta tescilli ürünler için markayı kullandığını, bu iki alanın tüketici nezdinde farklı algılandığını ve benzerlik arz etmediğini savunduğunu, davacının "..." kelimesi üzerinde tekel hakkı kurmaya çalıştığını, ancak bu ibarenin tek başına ayırt edici olmadığını, markaların "..." ve "..." gibi bütüncül unsurlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin ise bu ayrımı yapmayarak hatalı bir kıyaslama içerisine girdiğini ifade ettiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda davacı markasının "tanınmış marka" statüsünde olmadığının tespit edilmesine rağmen, mahkemenin bu tespiti göz ardı ederek markaya tanınmışlık koruması sağladığını, bu durumun hukuka aykırı olduğunu iddia ettiğini, davacının tescilli markasını 5 yıllık süre içerisinde 29. sınıf kapsamında ciddi ve etkin bir şekilde kullanıp kullanmadığının mahkemece araştırılmadığını, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacının sadece restoran işletmeciliği yaptığını ancak üretim yaptığına dair dosya içerisinde hiçbir fatura veya tesis bilgisi bulunmadığını beyan ettiğini, davacının, Atatürk'ün restoranlarına gitmiş olması gibi manevi değerleri kullanarak haksız bir tanınmışlık algısı yaratmaya ve ticari çıkar sağlamaya çalıştığını, bu durumun marka hukukunun ruhuna aykırı olduğunu dile getirdiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının bozulmasını veya kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı adına tescilli ... sayılı “...” markasının, 29. sınıfta yer alan “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” emtiaları bakımından, davacının önceki tarihli ... esas unsurlu markalarına dayanılarak kısmi hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacı şirketin “...” markasının uzun yıllar boyunca sektörde ve tüketici nezdinde yerleşik hale geldiğini, davalı adına tescil edilen 09.09.2019 tarih ve ... sayılı “...” markasının 29. sınıfta davacının markasıyla benzer olduğunu ileri sürerek davalı markasının 29. sınıftaki “Et, balık, kümes hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” emtiaları bakımından kısmen hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Davalı vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davalı markasının .....çerçeveli ve ..... t.....şerit içinde ...... küçük harflerle yazılmış “...” ibaresinden oluştuğunu, davacı markalarının ise.......altında yazılı “...” ve benzeri tamlamalar içerdiğini, markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak farklı olduğunu, davacının restoran işletmeciliğiyle 43. sınıfta hizmet verdiğini, 29. sınıfta üretim, pazarlama veya satış şeklinde bir faaliyetinin bulunmadığını, davacı markasının tanınmış marka olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
... numaralı “...” markasının 05, 29, 30 ve 43. sınıflarda, .... numaralı “...” markasının 43. sınıfta,...... numaralı “... .....” markasının ise 43. Sınıfta davacı adına tescilli olduğu, ... numaralı “...” markasının 03,29,30,32. sınıfta davalı adına tescilli olduğu görülmektedir.
█████/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davalıya ait ... sayılı “...” markası ile davacıya ait ... sayılı “...”,..... sayılı “...” ve .... sayılı “... .....” markaları arasında karıştırılma / ilişkilendirme ihtimali bulunduğu, bu nedenle davalı markasının 29. sınıfta bulunan “et, balık, kümes hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” emtiaları açısından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacı markasının tanınmış marka olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkemece, davacı markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, davalı markasının da birebir aynı esas unsuru taşıdığı davacının ... sayılı markasının davalı markası ile ortak olarak 29. sınıfta tescilli olduğu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı adına tescilli ... numaralı markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Hükümde ██████████ numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne dair bir bent yer almakta ise de mahkemece tashih şerhi ile ilgisiz bu kısım düzeltilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı adına ... sayılı “...” markasının 05, 29, 30 ve 43. sınıflarda, ... sayılı “...” markasının 43. sınıfta ve .... sayılı “... ....” markasının 43. sınıfta tescilli olduğu, davalı adına ise ... sayılı “...” markasının 29. Sınıf kapsamında Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri emtialarının bulunduğu, taraf markaları karşılaştırıldığında, ayırt edici esas unsurunun aynı şekilde “...” ibaresi olduğu, davacı markalarında yer alan “restaurant” ve “balık” ibarelerinin ilgili hizmeti tanımlayıcı tali unsurlar oldukları, markalarda yer alan şekil, renk, yazım tarzı ve ek ibarelerin ise markalara ayırt edicilik katmadığı, işaretlerin benzer olduğu görülmektedir. Sınıfsal benzerlik yönünden ise, davacının eski tarihli markasının 29. Sınıfta tescilli olduğu ve davalı markası ile sınıfsal örtüşme bulunduğu açıktır. Marka hükümsüzlüğü incelemesi, kural olarak markaların tescilli olduğu hali ve tescil kapsamındaki mal ve hizmetler esas alınarak yapılacağından davacının fiilen hangi alanda faaliyet gösterdiği hükümsüzlük incelemesinde dikkate alınmaz. Diğer yandan davalı yan süresinde kullanmama defini ileri sürmediğinden 29. Sınıfta kullanım araştırması yapılmaması usule aykırılık teşkil etmemektedir. Bu nedenle davalı vekilinin, davacının fiili faaliyet alanının yalnızca restoran işletmeciliği olduğu, 29. sınıfta üretim veya satış faaliyetinin bulunmadığı, bu nedenle emtia benzerliği kurulamayacağı yönündeki istinaf sebebi yerinde değildir. Ayrıca ,somut olayda davacıya ait ... sayılı markanın 29. sınıfta da tescilli olduğu gibi , 29. sınıftaki “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” emtiaları ile davacının mesnet markalarının tümünün kapsadığı 43. Sınıf restoran hizmetleri arasında bağlantı ve tamamlayıcılık ilişkisi bulunduğu dikkate alındığında markalar arasında sınıfsal benzerliğin de söz konusu olduğu, ... ibaresi 43. Sınıfta yaygın kullanılan zayıf bir ibare olsa da bu durumun markanın korunmayacağı anlamına gelmediği, davalı markasının davacı markasından ayırt edici hale gelmesi için ek getirilmediği , kal dı ki ... ibaresinin 29. Sınıfta zayıf bir ibare olmadığı, bu hali ile işaretlerin benzerliğinin ortalama tüketici nezdinde bu mal ve hizmetler arasında hizmetin kökenine dair bağlantı kurma ilişkilendirme ihtimaline sebebiyet vereceği anlaşılmakla , davalıya ait ... sayılı “...” markasının, 29. sınıfta yer alan “et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” emtiaları bakımından, davacının önceki tarihli markaları ile ilişkilendirme dâhil karıştırılma ihtimali yarattığı, bu nedenle SMK m.6/1 kapsamında kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmış, ilk derece mahkemesince kısmi hükümsüzlüğüne karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../███████ tarih ve 2022/.... E. 2023/....sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!