İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, plakası tespit edilemeyen motorsiklet çarpması sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle açılan maddi tazminat davasına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesi kararı.
Özet: Plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir motosikletin çarpması sonucu kalıcı sakatlık yaşayan davacının, Güvence Hesabından talep ettiği maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi lehine karar vermiş; davalı ise usuli eksiklikler ve kazaya karışan aracın varlığına ilişkin delil yetersizliği iddialarıyla istinaf yoluna başvurmuştur; istinaf mahkemesi, davacının kanuni başvuru şartını yerine getirdiğini ve kaza anında sürücüsü belirsiz bir motosikletin varlığına dair hastane kayıtları ile kamera inceleme tutanağı gibi yeterli delillerin bulunduğunu tespit ederek davalının bu yöndeki itirazlarını reddetmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: █████████
KARAR NO : █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: █████/2023
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya, 11.07.2018 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motorsiklet çarpması neticesinde omzunda ve kolunda büyük kırıklar oluştuğunu, kalıcı maluliyeti kaldığını, olayın hastane kayıtlarına da "motorsiklet çarpması" olarak geçtiğini, Büyükçekmece ██████████ soruşturma sayılı dosası ile faili meçhul/daimi aramada olarak soruşturmanın devam ettiğini, davalı ... Hesabı'na kalıcı maluliyetle ilgili olarak başvuruda bulunulduğunu ancak talebin reddedildiğini belirterek, 6100 Sayılı yasanın 107. Maddesi gereğince 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; KTK. 97.maddedeki dava şartı yerine getirilmediğinden reddi gerektiğini, poliçelerden dolayı sorumluluklarının, bilinmeyen sürücünün kusuru oranında olmak üzere yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı azami 360.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, █████/2015 tarihinden sonra gerçekleşmiş kazalar için açılmış olan davalarda ... yeni genel şartlarının uygulanması gerektiğini, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Açılan davanın kabulü ile; dava konusu █████/2018 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı lehine 99.237,04 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının dava tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğinden, açılmış olan davanın öncelikli olarak usulden reddi gerektiğini, kazaya neden olduğu iddia edilen plakası tespit edilemeyen araca ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını, kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun alınmış bir rapor olmadığını, hesaplamalarda iskonto oranı %1,8-%1,65 olarak dikkate alınması gerektiğini, geçici iş göremezlikten SGK'nın sorumlu olduğunu, müvekkili kurumun faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren başladığını, ıslah edilen tutar yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, █████/2018 tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen motosikletin davacıya çarpması sonucunda yaralanan davacının, sürekli iş göremezlik zararının tahsili talebiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Dava tarihi itibariyle, 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacılar vekilinin dava tarihinden önce davalı ... Hesabı'na başvuru yaptıktan sonra verilen eksik belge temini talebi üzerine dava açıldığına göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.
Davacının olay tarihinde hastaneye yaptığı ilk başvurusunun motosiklet çarpması sebebiyle olduğu, davacının müşteki sıfatıyla alınan ifadesinde, kendisine mavi renk t-shirtlü, esmer, Suriyeli bir şahsın çarptığını beyan ettiği, kamera görüntülerinde olay anını gösteren kamera görüntüsü tespit edilmese de, olay saatinde olay yerinden davacının belirttiği eşkale uyan bir motosiklet sürücüsünün geçtiğine dair cd izleme tutanağı düzenlendiği anlaşılmakla, sürücüsü tespit edilemeyen motosikletin varlığına dair delil bulunmadığı yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir.
Olaya dair kaza tespit tutanağının bulunmadığı; Mahkemece alınan █████/2021 tarihli tekli bilirkişi raporunda, yaya ...'in birinci derecede kusurlu olduğu, plakası belli olmayan motosiklet sürücüsünün ikinci derecede kusurlu olduğunun belirtildiği; █████/2021 tarihli keşfe binaen hazırlanan bilirkişi ek raporunda, kazanın Erzurum Kongre Caddesi ile ... Sokak kesişiminde, yayanın kavşak noktasında karşıdan karşıya geçişini tamamlamak üzereyken, ... Sokaktan gelen ve sola dönüş manevrası ile tek yönlü Erzurum Kongre Caddesine ters yönden girerek seyirle gelen motosikletin çarpması sonucu meydana geldiği ve yaya ...'in kusursuz olduğu, plakası tespit edilemeyen motosiklet sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği; çelişkinin giderilmesi için Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan █████/2022 tarihli raporda, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü, sevk ve idaresinde bulunan motosiklet ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, kaza mahalli kavşak noktasına geldiği esnada görüş alanını kontrol altında bulundurması, seyrine istikamet yönü için ayrılan yol bölümünü takiben müteyakkız şekilde devam etmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeden seyir halinde bulunduğu sokağı takiben gelmiş olduğu kavşak noktasında sola dönüş manevrası ile ters yön istikametine doğru girmiş olduğu cadde üzerinde, kavşak başından kaplamaya girip karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya çarpması sonucu gerçekleşen kazada %100 asli kusurlu olduğu; yaya ... gündüz vakti meskun mahalde bulunan kavşak noktasında, kavşak başından taşıt yoluna girip karşıdan karşıya geçtiği sırada, sağ gerisinde bulunan sokaktan sola dönüş manevrası ile gelerek ters yön istikametine doğru hareket halinde olan motosikletin çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, ATK raporunun daha önce alınan raporları değerlendirerek çelişkiyi gidermesi karşısında, bu raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik yoktur.
Davacının geçici iş göremezlik talebi bulunmadığına, Mahkemece de sadece sürekli iş göremezlik talebi yönünden hüküm kurulduğuna göre, davalının geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadıklarına dair istinafı yerinde görülmemiştir.
Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre; maluliyete ilişkin alınacak raporların, █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü; █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği; █████/2013 tarihi ile █████/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği; █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe; █████/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K., ██████████ E. ve █████████ K. sayılı kararları).
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun, ATK 3.İhtisas Kurulu'nca yaralanma bölgesine uygun oluşturulan heyet tarafından, dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek, maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak, kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E.- █████████ K., ██████████ E. - █████████ K., ██████████ E. - █████████ K. sayılı kararları).
İlk derece Mahkemesince hükmedilen tazminata zaten dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olup, faizin dava tarihinden başlatılması gerektiğine dair istinaf yerinde değildir.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 6.778,88 TL harçtan peşin alınan 1,694,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.084,16 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!