İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonrası araç değer kaybı talepli davada davalıların kusur, hasar ve sigorta limiti itirazlarını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Bir trafik kazasında davalı sigortalısı sürücünün %100 kusuruyla davacının aracında oluşan değer kaybı nedeniyle, davacının başlangıçta 100 TL, ıslahla 25.000 TLye yükselttiği tazminat talebi üzerine, ilk derece mahkemesi 25.000 TL değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen, kaza tarihinden (sigorta şirketi için dava tarihinden) işleyecek avans faiziyle tahsiline karar vermiştir; davalılar ise kusur oranına, iddia edilen hasarın fahişliğine, aracın geçmiş kaza kayıtlarına ve sigorta şirketinin teminat limitinin dolduğuna dair itirazlarla bu kararı istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: █████████
KARAR NO : █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: █████/2022
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; maliki davacı olan ...plakalı araç ile davalı şirket sigortalısı, maliki ... ve sürücüsü ... olan ... plakalı aracın █████/2020 tarihinde trafik kazasına karıştığını, davalı sigorta şirketine başvurunun yapıldığını, davalı sigorta şirketi tarafından hiçbir ödemenin yapılmadığını, somut olayda davalı şirket sigortalısı sürücüsünün %100 kusurundan kaynaklandığını, trafik kazası tespit tutanağından bunun açıkça anlaşıldığını, salt davalı şirketin sigortalısı araç sürücüsünün kusuru nedeniyle davacı aracın değer kaybının oluştuğunu, davacı adına kayıtlı olan değer kaybı oluşan aracın 2019 model sıfır birinci sınıf bir araç olduğu ve kazasız olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydı ile şimdilik davacıya ait ...plakalı araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle 100,00 TL'nin kaza tarihinden █████/2020 itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 25.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; olayda kazanının gerçekleşmesinde her iki sürücünün de kusurlu olduğunu, karşı taraf frene basıp gerekli özen ve dikkati göstermiş olsaydı kazanın meydana gelmeyeceğini, kaza tespit tutanağına itiraz ettiğini, kazaya ilişkin fotoğrafların ve ekspertiz raporu, faturaların incelendiğinde araçta iddia edilen hasarın oluşmadığını, kazada araçta hasar, tamirat, değişim bedelinin olmaması rağmen orjinal parçaların kullanılmamasına rağmen faturaların şişirilmiş olduğunu, teminatın tamamı hasar bedeli olarak teshil edildiğini ve değer kaybı tutarının sigortadan tahsil edilmediğini, hasarın tazmini için yapılan imalat ve işçiliğine ilişkin faturalara itiraz ettiğini, aracın 2019-2020 yılları içerisinde iki kez kazaya karıştığını, davacı dilekçesinde belirtildiği üzere 2019 model sıfır birinci sınıf araç olmadığını, iki kez kazaya karıştığını, o kazalarda değer kaybını karşı taraftan veya sigorta firmasından tahsil etmiş olacağını, karıştığı kaza nedeniyle değer kaybı talebinin yanlış olacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; kazanının gerçekleşmesinde her iki sürücünün de kusurlu olduğunu, kusur oranının tarafına yükletilmesinin yanlış olduğunu, kusur durumuna ilişkin kaza tespit tutanağına itiraz ettiğini, faturalar incelendiğinde araçta iddia edilen hasarın oluşmadığını, sigortanın kaza başına maddi hasara ilişkin teminat tutarının 39.000 TL olduğunu, kazada araçta hasar, tamirat, değişim bedelinin olmaması rağmen orijinal parçaların kullanılmamasına rağmen faturaların şişirilmiş olduğunu, hasarın tazmini için yapılan imalat ve işçiliğine ilişkin faturalara itiraz ettiğini, aracın 2019-2020 yılları içerisinde iki kez kazaya karıştığını, davacı dilekçesinde belirtildiği üzere 2019 model sıfır birinci sınıf araç olmadığını, iki kez kazaya karıştığını, o kazalarda değer kaybını karşı taraftan veya sigorta firmasından tahsil etmiş olacağını, karıştığı kaza nedeniyle değer kaybı talebinin yanlış olacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile;1-25.000,00 TL değer kaybı bedelinin davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan █████/2020 tarihinden, davalı Sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ...A.Ş. vekili ile davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil şirket 17.07.2020 tarihinde dava dışı ... A.Ş.'ye 41.000 TL (tam teminat) rücu ödemesi yaptığını, bu yapılan ödemeye ilişkin mahsup fişi dosyaya sunulduğunu, teminat limiti tükendiğinden müvekkil şirketin fazlaya ilişkin sorumluluğu bulunmadığı halde teminat limiti tükenmemiş gibi müvekkil şirket aleyhine hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, kurulan hükümde adil yargılanma hakkının temel değerlerinden olan hukuki dinlenilme hakkına uygun olarak savunma ve kanıtlar yönünden değerlendirme içeren, hukuki denetime elveren bir gerekçe oluşturulmaksızın karar verildiğini, bilirkişi raporuna itirazlaının dikkate alınmadığını hali hazırda yürürlükte bulunan ... Genel Şartları yerine reel değer kaybı üzerinden hesaplama yapılmış olması hukuka aykırı olduğunu, avans faizine hükmedilmiş olması hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... Sigorta, kendisine ait aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına aldığını, dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunduğunu, davacıya ait araçla meydana gelen değer kaybından davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulması gerektiğini, hüküm bilirkişi taporuna istinaden tarafımın kusur oranının %100 olduğu kabulüyle kurulduğunu ancak söz konusu kusur değerlendirmesi hatalı ve taraflı olduğunu, davacının belge ile sabit önceki kazasını gizleyerek HMK m.29'un emredici hükmü olan yargılamada dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğünü açıkça ihlal ettiğini, bir kaza yapmamış gibi davacının aracın kazasız olduğu yönündeki beyanı esas alınarak hüküm kurulması hukuken izah edilebilir bir durum olmadığını, dosyaya davacı tarafından kazada meydana gelen hasarın karşılandığına dair herhangi bir belge de sunulmadığını, araçta meydana gelen hasarla davaya konu kaza arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, hükmün bozularak araçta daha önce de hasar gördüğünden, hasarla fiil arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığının araştırılarak değer kaybı yönünden yeniden bir rapor alınması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybına bağlı maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 21.04.2020 tarihinde dava dışı ...'nun sevk ve idaresindeki ...plakalı araç davalılardan sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile yolun gelişe ayrılmış şeridine geçerek karşı yönden gelmekte olan sürücü ...'nun sevk ve idaresinde bulunan araç ile çarpışması ile meydana trafik kazasında davacıya ait ...plakalı aracın hasara uğraması nedeniyle değer kaybı talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan █████/2021 tarihli ksuur bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ... KTK Madde 52/a ya göre " sürücüler dönemeçlere (virajlara) girerken tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken hızlarını azaltmak zorundadır" maddesini ihlal ettiği ve buna bağlı olarak aynı kanunun 84. maddesinde asli kusur olarak kabul edilen" şeride tecavüz etme" asli kusur kapsamında kazanın oluşumunda tam ve asli kusurlu olduğu, dava dışı araç sürücüsü ...'nun ise kazanın oluşumunda kusur olmadığı tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kusurun belirlenmesi için alınan bilirkişi raporunda olay yeri, kaza tespit tutanağı, aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak değerlendime yapıldığı, bu durumda bilirkişi raporunun, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre hasara uğrayan aracın markası, modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, kazaya bağlı hasar durumu, hasarı, yapılan onarım işlemleri, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmelidir.
Davacıya ait aracın önceki hasarları bulunduğu iddia edildiğinden tramer kaydı getirtilerek varsa önceki hasarlarına ilişkin hasar dosyalarının temininden sonra aracın hasar gören bölgelerinin çakışıp çakışmadığı değerlendirilmeden ve önceki hasarlar nedeniyle oluşan değer kayıpları da gözetilmeden değer kaybının belinlenmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur.
KTK'nın 99.maddesine göre Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Ödeme borcu sona erdiren bir defi olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Davalı vekilinin █████/2021 tarihli beyanı ve ekinde sunulan mahsup fişinden anlaşılacağı üzere kazaya karışan ... plakalı aracın hasarından kaynaklı 2020 T 28278/1 hasar dosyasının açıldığı ve davacı yan kasko sigortacısına █████/2020 tarihinde 41.000,00TL ödeme yaptığı ve limitin tüketildiği beyan edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davacının ödeme konusunda beyanı alınması, davalı ...A.Ş. ile dava dışı davacının aracının kasko sigortacısı ... A.Ş.'ye yazı yazılarak hasar dosyaları ve ödeme bilgi ve belgeler getirtip, ödemenin kapsamının hasar ve değer kaybı olup olmadığı ve ödeme miktarlarına göre kalan poliçe limiti varsa hükme esas alınan rapor tarihi itibariyle belirlenen tazminatlardan yapılan ödemeler düşülerek davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu bir miktar kalıp kalmadığının belirlenmesi, tazminatın tamamen ödenmiş olması halinde ödeme tarihi ve dava tarihi gözetilerek davacının dava açmakta haklı olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılarak haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin sorumluluğa karar verilmesi gerekirken ödeme savunması üzerinde durulmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre; Davacının karardan sonra ve dosya istinaf aşamasındayken █████/2026 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 55. maddesi'nde "Taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar, mirası kabul veya reddetmemiş ise, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber, hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm, mirasçıların malvarlığını etkileyen davalarda dikkate alınmalıdır. Zira, mirasçılara intikal etmeyen, tarafın ölümüyle konusuz kalan davalarda gerek bulunmamaktadır.
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, TMK'nın 28/1. maddesi uyarınca, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu durumda mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu halde, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir.
Bu durumda, mahkemece, davanın bulunduğu aşama da dikkate alınarak, davacının mirasçılık belgesinin temini ile mirasçılarının davada taraf olarak yer almalarının sağlanması ve HMK'nın 77/1. maddesi uyarınca mirasçıların vekaletnamelerini sunması için vekile süre verilmesi ve bu suretle taraf teşkilinin sağlanması ie sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Daire kararımızın içeriğine göre esasa yönelik istinaflar bu aşamada incelenmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı ...A.Ş. vekili ile davalı ... istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davalı ...A.Ş. vekili ile davalı ... istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!