İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin, vinç çarpması sonucu hasarlanan mini ekskavatör için hizmet sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davası istinaf kararı.
Özet: Bir inşaat projesinde vinç düşmesi sonucu mini ekskavatörü hasar gören davacı, makinesinin tamir bedeli, kira kaybı ve değer kaybı talepleriyle vinç sahibi şirket, proje sahibi ve sigorta şirketleri aleyhine tazminat davası açmış; davalılar kusursuzluk, husumet, teknik arıza, müterafik kusur ve teminat dışı kalma gibi çeşitli savunmalar ileri sürmüş, ilk derece mahkemesi davayı kısmen vinç sahibi şirket aleyhine kabul ederek 32.446,38 TL tazminata hükmederken, diğer davalılara yönelik talepleri reddetmiş, bu karara karşı hem davacı hem de aleyhine hüküm kurulan davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: █████████
KARAR NO : █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: █████/2023
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2015 model ... marka mini ... sahibi olduğunu, müvekkilinin makinesi, davalı ... ...'in Çekmeköy-Ormanköy projesinde çalışırken, 24.01.2021 tarihinde ... ...'in bahsi geçen projesinde çalışan bir diğer davalı.... Ltd. Şirketine ait aracın vinç kısmının, müvekkiline ait mini ...'ün üzerine düşmesi sonucu maddi hasarlı bir kaza meydana geldiğini, davalı sigorta şirketinin, kaza tarihinde davalı ...'in aracının sigortacısı olduğunu, davalıların sorumluluğunun, mütelselsil sorumluluk olduğunu belirterek, bahse konu maddi hasarlı kaza sonucunda ortaya çıkan 65.559,00 TL tamir bedelinin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin makinesinin tamir aşaması 4 ayı bulduğu için şimdilik aylık 1.000,00 TL'den 4.000,00 TL kira bedelinin, kaza sonucu müvekkilin makinesinde oluşan değer kaybı sebebiyle şimdilik 1.500,00 TL değer kaybı bedelinin, davalılardan tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... .....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesine göre davanın ... ...'e yöneltildiğini, ... ...'in herhangi bir dahli ve kusuru bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazları olduğunu, gerçekleşen olayda müvekkili şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davada davalı olarak yer alan müvekkillerinin olayın gerçekleştiği yere dair denetim, gözetim ya da emir talimat verme yükümlülüğü bulunmadığı gibi davacı ile de herhangi bir hukuki ya da fiili bağı bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacı ve diğer davalı ... firması asli kusurlu olduğunu, davacının tamir bedeli, çalışılmayan süre kiralık bedeli, değer kaybı bedeline yönelik bil cümle talepleri oldukça yüksek ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Ltd Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davada mahkemenin görevli olmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde, 24.01.2021 tarihinde meydana gelen kazada davalıların mutlak kusurlu olduğunu ifade ettiğini, ancak, kazaya ilişkin tutanakta yer alan "... ... firmasına ait mobil vinç mini ekskavatörü bölgeye indirme esnasında mobil vincin arka göbeğinin mekanik cıvatalarının kırılması sebebi ile iş kazası olmuştur." şeklindeki beyan dikkate alındığında; teknik bir arızadan kaynaklı kazada uzman kişiler tarafından herhangi bir inceleme ve tespit olmadan kusur atfedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bir an için müvekkilinin kusurlu olduğu kabul edilecek olsa dahi, davacının ricası üzerine yapılan eylem neticesinde kazanın meydana gelmesinin, mevzuattaki düzenlemeye göre müterafik kusur olduğunu, davacı tarafın talep ettiği tutarların kabulünün mümkün olmadığını, değer kaybının gündeme gelebilmesi için aracın hasar sebebiyle değerinin düşmüş olması gerektiğini, ancak tam aksine davacının aracının, mevcut durumda parçaları yenilendiğinden değer kazandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı ifade edilen... plakalı aracın, müvekkili şirket tarafından █████/2020-2021 tarihleri arasında geçerli olmak trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, davacı yanın talep etmiş olduğu maddi hasarın teminat dışı olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları A.6.e gereği, araçta bulunan eşyaların uğradığı hasarların teminat dışı olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde açıkça ifade edildiği üzere, dava konusu kaza meydana geldiğinde aracın işletilme halinde olmadığını, davacı tarafın kaza dolayısıyla müvekkili şirketten maddi hasar ödemesi aldığını, harici olarak kasko şirketinden de ödeme alması halinde kaza kapsamındaki zararın giderilmiş olacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davalı ... ......Ltd. Şti. yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile toplam 32.446,38 TL'nin (15.646,38 TL hasar onarım alacağı, 16.800,00 TL kira kaybı alacağı olmak üzere) dava tarihi olan 20.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; davalı ...A.Ş. yönünden açılan davanın sübut bulmadığından reddine; davalı ... ... yönünden açılan davanın HMK 124 vd.maddeleri uyarınca husumet nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili ve davalı .... Ltd. Şti vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davadan önce arabuluculuk görüşmelerinin davalı ... .... A.Ş. ile yapıldığını, daha sonra ise UYAP portal üzerinden davayı açarken davalı bilgilerine ... A.Ş.'nin bilgileri girilmiş ve tebligatın da ... A.Ş.'ye yapıldığını, ... ...'e yönetilmiş bir dava söz konusu olmadığını, sadece dava dilekçesinde sehven ... ... yazılarak maddi hata yapıldığını, herhangi bir taraf değişikliği durumu söz konusu olmadığını, bu hususlar göz ardı edilerek verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılardan ... .... A.Ş ve ...'in müvekkiline karşı olan sorumluluklarının, mütelselsil sorumluluk olduğunu, davalı ... .... A.Ş.'nin asıl işveren konumunda olup, iş güvenliğinden sorumlu olduğunu, mahkemenin değer kaybı yönünden vermiş olduğu kararın da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı .... Ltd. Şti vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin, dava konusu kazada, davalı müvekkilini zararın tamamından sorumlu tutarak hüküm kurduğunu, dosyada, kusur raporu da alınmış olup, kusura ilişkin incelemeyi kabul etmemekle birlikte davalı müvekkilinin %50 oranında, diğer davalı ...'nın ise %50 oranında müştereken sorumlu olduklarına yönelik tespit yapıldığını, ayrıca davacının da dava dilekçesinde açık bir şekilde müteselsil sorumluluk kapsamında bir talepte bulunmadığını, bilirkişi raporunda dahi müvekkilinin %50 müşterek kusuru olduğu belirtilmişken mahkemenin hiç bir gerekçe belirtmeksizin zararın tamamından davalı müvekkil ...'i sorumlu tutmasının hukuka aykırı olduğunu, meydana gelen kazada, vincin bakımlarının müvekkil firma tarafından düzenli olarak yaptırılmasına rağmen, göbek cıvataları diye tabir edilen, aracın iç gövde aksamında ömürlük garantili olan parçanın kopması neticesinde kaza meydana geldiğini, görüldüğü üzere ömürlük garanti verilen parçanın kopmasında davalı müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, davacının ricası üzerine müvekkil davacıya davacının talebi üzerine yardım etmek maksadıyla kazanın meydana geldiği yerde bulunduğunu, bir an için müvekkilin kusurlu olduğu kabul edilecek olsa dahi davacının ricası üzerine yapılan eylem neticesinde kazanın meydana gelmesinin müterafik kusur oluşturacağını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasar yönünden yapılan değerlendirmede, faturanın kaza ile uyumlu olduğu ifade edilmekle yetinilmiş olup, faturanın içeriği ile ilgili hiç bir tespit ya da değerlendirme yapılmadığını, bu hali ile rapor denetime elverişli değilken hükme esas alındığını, bilirkişilerce, faturada yazılı değişen parçaların piyasa fiyatı araştırılmalı ve denetime elverişli bir rapor tanzim edilmesi gerektiğini, ayrıca kaza ile değişen parçalar arasındaki illiyet bağı da kurulması gerektiğini, rapor doğrultusunda kurulan hüküm hatalı olup kaldırılması gerektiğini, yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi tarafından hiç bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın, dayanaksız verilerle günlük 560 TL üzerinden, 30 gün tamirat süresi üzerinden yapılan hesaplama denetlenebilir verilerle oluşturulmadığını, tamir için belirlenen sürenin de fahiş olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, hizmet sözleşmesinin ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak açılan maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından, davacıya ait 2015 model ... marka mini ..., █████/2021 tarihinde, davalı ......şirketine ait vincin, davaya konu ...'ü şantiye alanına indirirken, yere düşürülmesi şeklinde meydana gelen olay sonucu ... hasarlandığı, davacının meydana gelen hasarın tamir bedeli, tamir süresince oluşacak kira kaybı ve değer kaybı zararının tahsili talebiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde ... ...'i davalı olarak göstermiş, ancak davasını UYAP'ta ... ... A.Ş.'ye açmış, dava dilekçesi ve ekleri ... ... A.Ş.'ye tebliğe çıkarılmış, davaya da ... ... A.Ş. Vekili katılmış, davacı vekişi █████/2023 tarihinde göndermiş olduğu dilekçesinde ''Dava konusu maddi hasarlı kaza ... .... A.Ş.'nin uhtesi altında gerçekleşmiştir. Bu sebeple her ne kadar dava dilekçemizde ... ... olarak belirtmişsekte bu durum sehven yazılan bir ibaredir. Kaldı ki yapılan arabuluculuk görüşmeleri ve davada taraf sıfatını yönelttiğimiz ... .... A.Ş.' 'dir. Bu sebeple davada taraf sıfatı konusunda herhangi bir çelişki bulunmaktadır.'' şeklinde beyanda bulunmuş, İlk Derece Mahkemesince; ''...... A.Ş. ve ... .... A.Ş.'nin birbirinden ayrı tüzel kişilikleri bulunduğu, arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı ... .... A.Ş. yerine ... A.Ş.'nin davalı olarak gösterilmesinin, ilgili maddede belirtilen "maddi hata" ve "kabul edilebilir yanılgı" olarak kabul edilemeyeceği, buna bağlı olarak da tarafta iradi değişiklik için karşı tarafın açık rızası arandığından ve bu rıza da davalı ... ... tarafından verilmediğinden, davalı ... ... yönünden açılan davanın HMK 124 vd.maddeleri uyarınca husumet nedeniyle usulden reddine..." karar verilmiştir.
İlk derece Mahkemesince her ne kadar gerekçeli kararda, davadan önce arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı ... .... A.Ş. yerine ... A.Ş.'nin davalı olarak gösterilmesinin, ilgili maddede belirtilen "maddi hata" ve "kabul edilebilir yanılgı" olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiş ise de, arabuluculuk görüşmelerinin ... .... A.Ş. İle yapılmış olması, dava dilekçesi ve ekleri ile tensip zaptının ... .... A.Ş.'ye tebliğ edilmesi, duruşmaları ... .... A.Ş. Vekilinin davalı vekili olarak takip etmesi ve şirket ünvanlarının benzerliği karşısında, dava dilekçesinde davalı olarak ... ...'in gösterilmesinin kabul edilebilir bir yanılgı olduğu anlaşılmakla HMK' nın124. Maddesi gereği mehil verilmesi gerekirken husumet yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekili, davalı ... ... A.Ş.'nin ... işinde kullanılmak üzere dava konusu ... olay yerinde olduğunu iddia etmiş, ancak ne davacı ile davalı .....şirketi, ne de davalılar arasındaki sözleşmeler celp edilmemiştir. İlgili sözleşmeler celp edilmeksizin, kusur konusunda rapor alınması doğru olmamıştır. Bununla birlikte hasar ve değer kaybına dair değerlendirmelerin de yetersiz olup, gerekçeli olmadığı ve bu nedenle denetlenemediği anlaşılmaktadır.
O halde Mahkemece yapılması gereken; davacı ile davalı .....şirketi ve davalılar arasındaki sözleşmelerin sunulması için taraf vekillerine kesin süre verilip, sözleşmelerin celbinden sonra, öncelikle kusur oranlarının ve davalıların sorumluluklarının sözleşmeler kapsamında tespiti, sonrasında makinenin modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, makinenin olay tarihindeki 2.el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının ve hasar miktarının yeniden hesaplanması konusunda, ... konusunda uzman yeni bir makine mühendisinden ve ... mühendisinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı .... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı vekili ve davalı.... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davacı ve davalı .... Ltd. Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!