Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin işçilik alacakları kaynaklı rücuen tazminat davasındaki kesinleşmiş kararın yargılamanın yenilenmesi talebiyle incelenmesine dair gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, daha önceki bir rücuen tazminat davasında verilen ve kesinleşen hükmün, o davanın davalılarından biri tarafından usul ve yasalara aykırılık iddialarıyla yargılamanın yenilenmesi (yeniden incelenmesi) talebinin değerlendirilmesine ilişkindir; talep eden taraf, mahkemenin önceki yargılama sürecinde usulsüz işlemler yaptığını, davaya usulden ret yerine davacıya talepleri bölmesi için süre verdiğini ve işçilik alacakları nedeniyle yapılan ödemenin sorumluluğunun haksız yere sadece son işverene yüklendiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılmasını istemektedir.

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ KararHAKİM : ...KATİP : ...DAVACI : ... - ...VEKİLİ : ... - ...DAVALI : ... LİMİTED ŞİRKETİ - ...VEKİLİ : ... - ...DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2023GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Yargılamanın yenilenmesini talep eden ... Limited Şirketi vekili tarafından sunulan mahkememizin █████/2022 tarih 2021/... E. 2022/... K. Sayılı kararının yargılamanın yenilenmesi yolu ile kaldırılması talebini içeren dilekçe mahkememize gelmekle, yukarıdaki esasa kaydedilerek, dilekçe incelendi. G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Limited Şirketi vekilinin █████/2023 tarihli tavzih dilekçesi ile müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini, mahkemece usulsüz şekilde davacıya talebini davalılar yönünden bölmesi için süre verildiği, dava açılış sürecinde tensip tamamlanması için süre verilmesi gerektiğini, yasada belirtilen şekilde davanın usulden reddi gerektiğini, dava dosyasında yapılan usul ve yasaya aykırı işlem ve hatalı kararın tavzihini, yargılamanın yenilenmesini talep etmiştir.Mahkememizin 2021/... E. 2022/... K. Sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı işçi Hüseyin Kılıç tarafından davacı ... aleyhine Adana 6. İş Mahkemesinin 2017/... Esas-2018/... Karar ve █████/2018 günlü dava dosyasıyla kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti tazminatı hususunda açılan davanın yargılaması sonucunda dava dışı işçinin davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın Adana 9. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyasıyla ilamlı icra takibi yapılması üzerine eldeki davanın davacısı ... tarafından bahsi geçen takip dosyasına █████/2019 tarihinde 8.851,38 TL tutarında ödeme yapıldığı, davacının eldeki davada davalı şirketlerle arasında hizmet alım sözleşmeleri bulunduğundan bahisle yüklenici ve dolayısıyla alt işveren sıfatıyla davalılardan dava dışı işçiye ödenen tutarların ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ettiği, davacı ile davalılar arasındaki sözleşmeler ve teknik şartnameler ile dava dışı işçiye ait sigortalı hizmet döküm cetveli ve Adana 6. İş Mahkemesine ait kesinleşmiş dava dosyası getirtilerek alınan bilirkişi raporunda dava dışı işçinin █████/2013-█████/2016 dönemi çalışması sebebiyle kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti tazminatı alacağına hak kazandığı, işçilik alacakları konusunda uzman bilirkişiden alınan rapora göre dava dışı işçi ...'nın alt işveren davalılar nezdinde çalıştığı ve en son davalılardan ... Ltd. Şti nezdinde çalışmakta iken iş akdinin feshedildiği, adı geçen işçinin yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatı alacağı bakımından Adana 6. İş Mahkemesinin 2017/... Esas-2018/... Karar sayılı dosyasında açtığı davanın kabulüne karar verildiği, davacı kurum tarafından Adana 6. İş Mahkemesinin 2017/... Esas-2018/... Karar sayılı ve █████/2018 günlü ilamıyla hükmedilen yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatı alacağı sebebiyle söz konusu dayanılarak dava dışı işçi tarafından başlatılan Adana 9. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı takip dosyasına █████/2019 tarihinde 8.851,38 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından bu ödeme sebebiyle davalılardan ... Ltd. Şti. Ve ... Ltd. Şti.'nden de rücuen alacağa hükmedilmesi talep edilmiş ise de davacının ödemesinin yıllık izin ücreti ve ihbar tazminatı alacağından kaynaklandığı, söz konusu alacak kalemlerinden dolayı davacının sadece dava dışı işçinin son işvereni olan davalı ... Ltd. Şti.'nden talepte bulunabileceği ve bu itibarla davalılardan ... Ltd. Şti. Ve ... Ltd. Şti.'nin dava dışı işçiye yapılan ödemeden dolayı hukuki sorumluluğu bulunmadığından davacının adı geçen davalılara yönelik davasının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş, davacının davalılardan ... Ltd. Şti'nden rücuen talep hakkının bulunduğu kabul edilmiş, dosyamızda alınan bilirkişi raporunda tam ve yarı sorumluluk durumuna göre seçenekli hesaplama yapılmış ise de davacı ile davalı ... Ltd. Şti arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinin eki niteliğindeki teknik şartnamede çalıştırılan işçilerin işçilik alacakları sebebiyle yüklenicinin tamamen sorumlu olduğuna dair hükme yer verildiğinden bilirkişi raporunda tam sorumluluk ilkesine göre yapılan hesaplama hükme esas alınmış, sonuç olarak davacının davalılardan ... Ltd. Şti.'ne yönelik davasının kabulüne, 8.841,38 TL alacağın █████/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faiziyle birlikte adı geçen davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının adı geçen davalıya yönelik fazlaya ilişkin hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi sonucu mahkememiz kararının █████/2023 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Dava, HMK nun 374 ve devamı maddelerine dayanan Yargılamanın iadesi talebine ilişkindir.6100 sayılı HMK nun 374 ve devamı maddelerinde yargılamanın yenilenmesi sebepleri tahdidi olarak sayılmış olup, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir, istisnai ve olağanüstü bir yoldur. Yargılamanın iadesini talep eden HMK 375/1-h bendinde belirtilen "lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması" ve mahkemece usulsüz şekilde davacıya talebini davalılar yönünden bölmesi için süre verilmesinin fahiş şekilde hata olduğu nedenlerine dayanmıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇETalep; yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir. Yargılamanın iadesi olağanüstü bir kanun yolu olup, nedenleri HMK.nun 375. maddesinde sınırlı olarak belirtilmiştir. Bunlar;"a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi" şeklinde sıralanmıştır. Bu maddede belirtilen nedenler dışında başka nedenlerle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması mümkün değildir.Somut olayda, yargılamanın yenilenmesini isteyen (davalı) tarafından, HMK'nun 375 1-h maddesinde belirtilen, lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması sebeplerine dayanılarak ve mahkemece netice-i talebini somutlaştırmak üzere davacıya süre verilmesinin tarafların eşitliği ilkesine aykırı olduğu fahiş hata kabul edilerek yargılamanın iadesi talep edilmiştir. Yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı tarafından, davacının, netice-i talebini bilirkişi raporu sunulduktan sonra açıklamasının hile bir davranış olduğunu iddia etmiş ise de mahkememizce HMK'nın 31. Maddesinde yer alan " Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir." hükmü uyarınca davacıya açıklaması yönünde süre vermiştir. Davacı tarafından açıklama dilekçesi sunulmuş, davacının açıklama dilekçesini sunması ile davayı somutlaştırma yükünü yerine getirmiştir. Bu bağlamda mahkemece davayı aydınlatma ödevi kapsamında davacıya süre verilmesi hata olarak kabul edilemeyeceği gibi davacının hileli davranışından bahsetmekte mümkün değildir. Sonuç olarak, davalının ileri sürdüğü sebeplerin, HMK'nun 375. maddesinde sınırlı olarak sayılan yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden olmadığı kanaati ile davalının yargılamanın iadesine yönelik talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Yargılamanın iadesi talebinin HMK'nun 379/2 maddesi uyarınca REDDİNE,2- Alınması gereken 269,85 TL karar harcının yargılamanın yenilenmesini talep edenden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Karşı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin yargılamanın iadesini talep edenden alınarak karşı tarafa ödenmesine, 4-Yargılamanın iadesini talep eden tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, Dair, davacı ve davalı .... Ltd. Şti. vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı. █████/2023Katip ...¸ Hakim ...¸5070 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca elektronik imza ile imzalanmıştır.