1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, liman inşaatı projesinde alt yüklenici firmanın eksik ödeme ve ek imalat iddialarıyla davalı adi ortaklığa karşı 4.600.000,00 TL ticari alacak talebi.
Özet: Bu evrak, davacı şirketin davalı adi ortaklıkla imzaladığı alt yüklenici sözleşmesi kapsamında tamamladığı inşaat işlerinde, projenin kendisinden kaynaklanmayan değişiklikler, hakedişlere eksik yansıyan işler ve ek maliyetler nedeniyle 4.600.000,00 TL ticari alacak talep ettiği; davalıların ise davacının iflasın ertelenmesi süreci nedeniyle dava ehliyetinin olmadığını, iddiaların mesnetsiz olduğunu ve davacının kendi basiretsizliği sonucu borçlu duruma düştüğünü savunarak davanın reddini istediği bir uyuşmazlığı özetlemektedir.

T.C. .... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. .... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARMahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin, davalıların oluşturduğu “....” taahhüdü altındaki ............ işi kapsamında, “Taş Yükleme Rampası Ve 70” Lik Kazıkların Denize Çakılması Ve Bununla İlgili İmalatların Yapılması” işi ile ilgili olarak 07.09.2011 tarihli Alt Yüklenici İstisna Sözleşmesini imzaladıklarını, müvekkili şirketin Eylül 2011-Şubat 2014 tarihleri arasında yapım işini tamamladığını ve işin geçici kabulünün yapıldığını, Ancak müvekkili şirket ile davalı adi ortaklık arasında, imalatı tamamlanan ancak hak edişe eksik yansıyan işler, imalatı tamamlanan ve projenin şartlarının ve yapım usullerinin müvekkilinden kaynaklı olmayan şekilde değiştirilmesinden kaynaklanan imalatlar ve bununla ilgili yapılan eksik ödemeler başlıkları altında ihtilaf doğduğunu, müvekkili şirket ile adi ortaklık ile bir kısım yazışmalar yapıldığını ve bu konudaki tespitlerini ilettiğini, yazılara olumlu bir cevap alamayan müvekkilinin 30 nolu hak edişi hazırladığını ve bunu noter kanalı ile adi ortaklığa gönderdiğini, ihtarnameye noter kanalı ile cevap verildiğini, müvekkilinin taleplerini kabul etmediğini bildirdiğini, müvekkili şirketin davalıların Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Alt Yapı Yatırımları Genel Müdürlüğüne vermiş olduğu hak edişleri kontrol imkanı olmadığını, bu sebeple Bakanlığa verilen hak edişlerden kendi hak edişlerine yansıtılması gereken ödemelerin tespitinin neredeyse imkansız olduğunu, iş bu dava açılmadan önce ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş sayılı dosyası ile delil durum tespiti yaptırıldığını, celbini talep ettiklerini, işin devamında davalılar tarafından projenin şartlarının ve yapım usullerinin müvekkilden kaynaklı olmayan şekilde değiştirilmesinden kaynaklanan imalatlar ve bunlarla ilgili yapılan eksik ödemeler de söz konusu olduğunu, davalıların taşeronlarının taş dolgu işini geciktirmesi, onaylı projelerin gecikmesi, döküm sistematiğinin değiştirilmesi, deniz tabanına yapılan dolgu nedeni ile tabanın yükseltilmesi, davalıların uygulamaları nedeni ile boruların tek seferde değil de ikiye bölünerek iki seferde taşınması ve montajı gibi hususların müvekkilinin ek imalat yapmasına ve ön görülmeyen masraflara katlanmasına neden olduğunu, söz konusu bu hususların davalılara gönderilen 10.01.2014 tarih ve ÇND-████████ sayılı yazıda açıkça ve ayrıntılı olarak belirtildiğini beyanla, imalatı tamamlanmayan ancak hak edişe eksik yansıyan işler ile imalatı tamamlanan ve projenin şartlarının ve yapım usullerinin müvekkilinden kaynaklı olmayan şekilde değiştirilmesinden kaynaklanan imalatları ve bunlarla ilgili yapılan eksik ödemeler bedeli olarak davalılardan 4.600.000,00.-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP : Davalılardan .... … A.Ş vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, .... 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasında görülmekte olan iflasın ertelenmesi dosyasında yönetim kurulunun yetkilerinin kaldırılıp kayyıma devredildiğini, davanın da ancak kayyum tarafından açılması gerektiğini, davacının davasının açıklattırılması gerektiğini, davada isticvap ve delillerin sınırlanmasına ihtiyaç olduğunu, davalı ortaklığı oluşturan müvekkilinin sorumluluğunun hukuki sebebi ve dava sebebinin açıklattırılması gerektiğini, esasa ilişkin olarak; davacının davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili şirketin ortağı olduğu ...-.......Limanı Adi Ortaklığı ile “....Limanı İnşaatı işinde 70 (inch)lik Çelik Kazıkların Denize Çaktırılması ve bunun ile ilgili imalatların yaptırılması“ işi için 07.09.2011 tarihinde Alt Yüklenici Sözleşmesinin imzalandığını, işin yapımı sırasında görülen lüzum üzerine değişik tarihlerde ve değişik konularda 10 adet Zeyilname yapıldığını, davacının işin yapımı esnasında sık sık müvekkil şirketin de ortağı bulunduğu Ortaklığa çeşitli taleplerle başvurmuş ancak taleplerinin karşılanmasının taraflar arasında imzalanan Sözleşme ve Sözleşmenin ekleri gereği mümkün olmadığının kendilerine bildirildiğini, zaman zaman basiretli bir tacir gibi davranmayan davacının müvekkili şirketin de ortağı olduğu ortaklığa kendi hesaplamaları doğrultusunda hakediş düzenleyerek gönderdiğini, ancak söz konusu hak edişlerin müvekkilince kabul görmediğinin kendisine bildirildiğini, davacının basiretli, deneyimli ve becerikli bir işletmeciden beklenebilecek düzeyde beceri, özen, ihtiyat ve ileri görüşlülüğü gösteren işletmeci gibi hareket etmemesi sonucunda davacının müvekkili şirketin ortağı olduğu ortaklığa borçlandığını, davacının borcunu ödeyememesi nedeniyle kendisinden borcunu ödemesi istenmiş ancak ödeme alınamadığı için akabinde teminat mektuplarının nakde çevrildiğini, buna rağmen davacının halen ödenmeyen 1.803.889,76-TL borcu bulunduğunu, davacının kendi taleplerinde ve kendi isteklerinde de çeliştiğini, davacının talebe konu rakamlara nasıl ulaştığı ve nereden kaynaklandığını anlayamamakta ve hal böyle iken borcu bulunan davacının müvekkili şirket ve ortaklığına karşı dava açmasını anlamakta zorlandıklarını, davacının, sözleşme kapsamı dışında hiçbir alacağının bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin davacıdan alacağının olduğunu, bu alacaklarını davacıdan karşı talep olarak talep etme gereği doğduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen, bir kısım yazışmalarda; yapılan işlerden dolayı ilave alacağı olduğu yolundaki birbirleriyle örtüşmeyen taleplerine karşı taraflarınca verilen cevaplarda, bu yöndeki taleplerinin yerinde olmadığını, herhangi bir alacaklarının bulunmadığını, aksine alacaklı oldukları hususları gerekçeleriyle açıklandığını, davacı tarafın, alacak kalemlerinin nedenini ve her bir kalemden dolayı talep ettiği alacak miktarını açıklamasından sonra bunlara karşı beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, karşı taleplerinin; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden dolayı müvekkili şirketin ortağı bulunduğu ortaklığın alacağının bulunduğunu, davacının davası ile ve müvekkili şirketin ortağı bulunduğu ortaklığın alacağının aynı sözleşmeden doğduğunu, alacaklarının olduğuna dair hesap özetine göre davalının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.803.889,76-TL alacağının bulunduğunu, hesap özetinde de görüleceği üzere müvekkili şirketin ortağı bulunduğu ortaklıktan davacıya elden nakit, adına SGK Prim Ödemesi, Banka Yoluyla ödenen v.s başlıklar altında ödemeler gerçekleştiğini, bu durumun muhasebe kayıtları ve ticari defterlerin incelenmesinde daha net anlaşılacağını, davacı tarafın hiçbir alacağı olduğunu kabul etmemek ve bu yoldaki savunmalarına halel gelmemek kaydıyla; davacının bir alacağı olduğunun belirlenmesi halinde karşı talep ettikleri meblağ bakımından karşılıklı olarak takas ve mahsup yapılmasını ve bu suretle hüküm kurulmasını talep ettiklerini beyanla; davacının dava açma ehliyeti olmaması, dava dilekçesinin HMK’nın 119. maddesine uygun olmaması ve davanın esastan da yerinde olmaması nedenleriyle davanın reddine, davacıdan alacaklarının olduğunun kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.803.889,76-TL alacaklarının 23.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte belirlenmesi ile hükmedilecek meblağlar bakımından karşılıklı olarak takas ve mahsup yapılmak suretiyle hüküm tesisine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılardan ... İnş. … A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, .... 13.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ Esas sayılı dosyasında görülmekte olan iflasın ertelenmesi dosyasında yönetim kurulunun yetkilerinin kaldırılıp kayyıma devredildiğini, davanın da ancak kayyum tarafından açılması gerektiğini, davacının davasının açıklattırılması gerektiğini, davada isticvap ve delillerin sınırlanmasına ihtiyaç olduğunu, davalı ortaklığı oluşturan müvekkilinin sorumluluğunun hukuki sebebi ve dava sebebinin açıklattırılması gerektiğini, esasa ilişkin olarak; davacının davasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili şirketin ortağı olduğu ...-.......Limanı Adi Ortaklığı ile “....Limanı İnşaatı işinde 70 (inch)lik Çelik Kazıkların Denize Çaktırılması ve bunun ile ilgili imalatların yaptırılması“ işi için 07.09.2011 tarihinde Alt Yüklenici Sözleşmesinin imzalandığını, işin yapımı sırasında görülen lüzum üzerine değişik tarihlerde ve değişik konularda 10 adet Zeyilname yapıldığını, davacının işin yapımı esnasında sık sık müvekkil şirketin de ortağı bulunduğu Ortaklığa çeşitli taleplerle başvurmuş ancak taleplerinin karşılanmasının taraflar arasında imzalanan Sözleşme ve Sözleşmenin ekleri gereği mümkün olmadığının kendilerine bildirildiğini, zaman zaman basiretli bir tacir gibi davranmayan davacının müvekkili şirketin de ortağı olduğu ortaklığa kendi hesaplamaları doğrultusunda hakediş düzenleyerek gönderdiğini, ancak söz konusu hak edişlerin müvekkilince kabul görmediğinin kendisine bildirildiğini, davacının basiretli, deneyimli ve becerikli bir işletmeciden beklenebilecek düzeyde beceri, özen, ihtiyat ve ileri görüşlülüğü gösteren işletmeci gibi hareket etmemesi sonucunda davacının müvekkili şirketin ortağı olduğu ortaklığa borçlandığını, davacının borcunu ödeyememesi nedeniyle kendisinden borcunu ödemesi istenmiş ancak ödeme alınamadığı için akabinde teminat mektuplarının nakde çevrildiğini, buna rağmen davacının halen ödenmeyen 1.803.889,76-TL borcu bulunduğunu, davacının kendi taleplerinde ve kendi isteklerinde de çeliştiğini, davacının talebe konu rakamlara nasıl ulaştığı ve nereden kaynaklandığını anlayamamakta ve hal böyle iken borcu bulunan davacının müvekkili şirket ve ortaklığına karşı dava açmasını anlamakta zorlandıklarını, davacının, sözleşme kapsamı dışında hiçbir alacağının bulunmadığını, aksine müvekkili şirketin davacıdan alacağının olduğunu, bu alacaklarını davacıdan karşı talep olarak talep etme gereği doğduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete gönderilen, bir kısım yazışmalarda; yapılan işlerden dolayı ilave alacağı olduğu yolundaki birbirleriyle örtüşmeyen taleplerine karşı taraflarınca verilen cevaplarda, bu yöndeki taleplerinin yerinde olmadığını, herhangi bir alacaklarının bulunmadığını, aksine alacaklı oldukları hususları gerekçeleriyle açıklandığını, davacı tarafın, alacak kalemlerinin nedenini ve her bir kalemden dolayı talep ettiği alacak miktarını açıklamasından sonra bunlara karşı beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, karşı taleplerinin; taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinden dolayı müvekkili şirketin ortağı bulunduğu ortaklığın alacağının bulunduğunu, davacının davası ile ve müvekkili şirketin ortağı bulunduğu ortaklığın alacağının aynı sözleşmeden doğduğunu, alacaklarının olduğuna dair hesap özetine göre davalının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.803.889,76-TL alacağının bulunduğunu, hesap özetinde de görüleceği üzere müvekkili şirketin ortağı bulunduğu ortaklıktan davacıya elden nakit, adına SGK Prim Ödemesi, Banka Yoluyla ödenen v.s başlıklar altında ödemeler gerçekleştiğini, bu durumun muhasebe kayıtları ve ticari defterlerin incelenmesinde daha net anlaşılacağını, davacı tarafın hiçbir alacağı olduğunu kabul etmemek ve bu yoldaki savunmalarına halel gelmemek kaydıyla; davacının bir alacağı olduğunun belirlenmesi halinde karşı talep ettikleri meblağ bakımından karşılıklı olarak takas ve mahsup yapılmasını ve bu suretle hüküm kurulmasını talep ettiklerini beyanla; davacının dava açma ehliyeti olmaması, dava dilekçesinin HMK’nın 119. maddesine uygun olmaması ve davanın esastan da yerinde olmaması nedenleriyle davanın reddine, davacıdan alacaklarının olduğunun kabulü ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.803.889,76-TL alacaklarının 23.06.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte belirlenmesi ile hükmedilecek meblağlar bakımından karşılıklı olarak takas ve mahsup yapılmak suretiyle hüküm tesisine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili karşı dava içi sunmuş olduğu █████/2014 tarihli dilekçesi ile özetle; davalılar tarafından, taraflar arasında akdedilen sözleşme maddelerine yer verilmek sureti ile, esasen müvekkilinin değil, kendilerinin alacağı olduğu yönünde dayanaktan yoksun beyanlarda bulunduklarını, öncelikle davalıların cevap dilekçelerinde yer alan "karşı talep" başlıklı kısımda değinilen tutar ve iddianın işbu ihtilaf bakımından dikkate alınmasının hukuken mümkün olmadığını, zira, davalıların bir karşı dava taleplerinin mevcut olduğunu, bu anlamda çok açıktır ki, davalıların karşı dava açmaksızın,harcını ödemeksizin, afakî ve soyut iddialar çerçevesinde takas ve mahsup talep etmesinin hukuka aykırı nitelik arz ettiğini, öte yandan davalılar tarafından değinilen sözleşme maddelerinin, müvekkilinin alacağını ortadan kaldırır nitelikte olmadığını, Özel Teknik Şartname’nin 7.4. maddesinde "... yüklenici taahhüt konusu iş miktarlarında azaltma veya çoğaltma yapabilir. Alt yüklenici miktarı artan iş kalemlerini iş bu Alt Yüklenici sözleşmesinde belirlenen birim fiyatlara göre yapar." denildiğini, diğer bir deyişle, artan iş kalemleri bakımından müvekkiline hiçbir ödeme yapılmayacağı yönünde bir düzenleme bulunmadığını, düzenlemenin sadece artan iş kalemleri akımından uygulanacak birim fiyatlarını belirttiğini, Sözleşmenin 5. maddesinde ise, daha önce de belirttikleri üzere; "… Ancak, Yüklenicin İşverene uygulayacağı işçilik fiyat farkını aynı katsayı ve esaslar doğrultusunda Yüklenici de Alt Yüklenici’ye (müvekkile) uygulayacaktır.” açık hükmünün yer aldığını, bu anlamda çok açıktır ki, müvekkilin fiyat farkı bakımından hiçbir talebi olamayacağı şeklindeki açıklamalar ve ilgili sözleşme maddesi karşısında geçersiz hale geldiğini, davalılar tarafından sunulan dilekçe ekinde yer alan 5 nolu delilin usulen geçerli olmayıp, davalılar tarafından hazırlanmış bir excel tablosundan ibaret olduğunu, hiçbir resmi geçerliliğinin bulunmadığını, tabloya ilişkin hiçbir ek eklenmediğini, söz konusu tablonun taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını, söz konusu tabloda yer alan beyanlara ilişkin olarak davalılarca bu saatten sonra herhangi bir delilin dosyaya sunulmasına muvaffakahlfurırı bulunmadığını, özellikle davalılar tarafından kefalet iddiasında bulunulan kalemler ile ilgili olarak, herhangi bir belge yahut bilginin dosyaya sunulmamış olmasının, bir kefalet yahut sair sözleşmenin ibraz olunmaması nedeni ile söz konusu davalıların iddialarını kabul etmediklerini bir kere daha belirttiklerini, mahkememiz tarafından müvekkili şirket kayıtları incelendiğinde basiretli bir iş adamı gibi davranmayan tarafın aslında davalılar adi ortaklığı olduğu açıkça ortaya çıkacağını beyan ederek; Ulaştırma Bakanlığı Alt Yapı Yatırımları Genel Müdürlüğünden dava konusu ihaleye ilişkin ihale dosyası ile bu güne kadar davalılara yapılan hak ediş ve hak ediş ödemelerinin kül halinde celbedilmesine, davalıların aynı içerikli haksız ve dayanaksız cevaplarının reddi ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.DELİLLER:... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ Değişik İş sayılı dosyasına sunulan 28.10.2014 tarihli, İnşaat Mühendisi ..., İnşaat Mühendisi .... ve İnşaat Mühendisi .....in imzalı tespit bilirkişi raporunda, özetle; a) Sözleşme içeriğindeki Teknik Şartnameye göre alt yüklenicinin üzerine düşen yükümlülükleri, yerine getirdiği ve alt yüklenici ....tarafından yapılan ancak hakedişlere yansıtılmayan işlerin rapor ekinde tabloda gösterildiği, buna göre hakedişlere yansıtılmayan imalat bedellerinin 1.556.860,58 TL olduğu, b) Uygulama yapım ve metodolojisinin; “Kazık çakımında önce 0,0250 ton kategori taşlar dökülerek mendireğin yapılacağı kısımda deniz tabanında zemin ıslah edilerek taş dolgu ile şilte yastık oluşturulduğu, kazıkların bu sebeple 2 etapta çakılabildiği, I.nci etapta karada hazırlanan ve ortalama 62 m uzunluğunda olan ilk borunun maniplasyonu tamamlanarak çakıldığı, bu çakım 2.00 m kotunda nihayetlendirilerek kazık eki verildiğini, 2.nci etapta yine karada üretilen ve üst ucundan 8.458 msi polietilen kaplı 28 m uzunluğunda borunun maniplasyonu yapılmış ve denizde eklendiğini, ardından yeniden çakım dubası pozisyon olarak çakım işlemini tamamladığı ve kazık *1.65 m kotuna kadar çakıldığını, kazıkların çakımı tamamlanınca A ve B aksları doğrultusunda başlık kirişleri oluşturulduğunu, başlık betonlarının dökümlerinin ardından karada daha önceden imalatı yapılan Prekast kirişler başlıklar arasına yerleştirilmiş ve tabliye demiri için imalata hazır hale geldiğini, tabliye demirlerinin işlenmesinin ardından yan kalıplar tamamlanarak tabliyenin betonu başlıkların 2.nci etap betonları ile beraber yerinde önce projede belirtilen yerlerine babalar ve çift halkalar yerleştirildiğini, tabliye *3.50 m kotunda teşkil edildikten sonra en üst tabakaya 15 cm kalınlığında saha betonu dökülerek imalat tamamlanmıştır” denilmek suretiyle belirlendiğini, Taş yükleme rampasının yapıldığının, keşiftarihi olan 14.08.2014 tarihi itibariyle söküm işlerinin devam ettiğini belirtilmişlerdir..... 21. İcra Dairesi'nin 2015/2 İflas sayılı dosyası .... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2015 tarih ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararları ile iflasına karar verilen müflis ....İnşaat Ticaret Ve Sanayi A.Ş. hakkındaki iflas tasfiye birinci alacaklılar toplantısında alacaklılarca seçilen iflas idare memurları ve iflas masası vekilinin isim, soyisimlerinin belirtildiği ve ikinci alacaklılar toplantı tutanağının gönderildiği görülmüştür. █████/2015 tarihli cevabi yazısında .... 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2015 tarih ve ████████ Esas sayılı kararı ile iflasına karar verilen müflis şirket hakkındaki iflas tasfiye işleminde Müflis şirket hakkında adi tasfiye prosedürü işletildiği belirtilmiştir.Davalıların davacıya yazmış olduğu 17.02.2014 tarih ve 2014/LKÇL-I2 sayılı yazışmada; davacının 11.02.2014 tarih ve ... 1. Noterliğinin 02175 yevmiye sayılı ihtarnamesine cevap verildiği anlaşılmıştır. T.C. ...... Bakanlığı ... ... Yatırımları Genel Müdürlüğü'nün █████/2024 tarih ve E-99500141-641.03.02-2033180 Esas sayılı yazısı.“Davacı Müflis ....İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile davalılar ...İnşaat Tur. San. Ve Tic. A.Ş. arasında mahkemenizde görülmekte olan alacak davası nedeniyle; Müflis ....İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile davalılar ...İnşaat Tur. San. Ve Tic. A.Ş. ve ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. arasında akdedilen “....Liman İnşaatı” projesi kapsamında ve alt Yüklenici olarak “ Taş Yükleme Rampası ve 70'lik Kazıkların Denize Çakılması ve Bununla İlgili İmalatların Yapılması İşi"ne ait sözleşme ve sözleşme ekleri, hakedişler ile ekleri, idarenin yaklaşık maliyet hesabı, geçici kabul ve kesin kabul hesapları ile kesin hesaba ait belgelere ilişkin CD gönderildiği belirtilmiştir. Davacı Müflis ....İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. defter ve belgelerinin incelenmesinde davacının 2011-2012-2013-2014 yılı defterlerinin 6762 Sayılı TTK'nun 69.maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nun 64/3 maddesi hükümleri gereğince noter açılış tasdiklerinin yaptırıldığı, 2011 ve 2013 yılları yevmiye defterlerinin noter kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığı, bu defterlerin davacı lehine delil olarak kullanılamayacağı, 2012 ve 2014 yılları yevmiye defterlerinin noter kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı bu defterlerin davacı lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 03.10.2011 tarihinde başladığı, 10.07.2014 tarihine kadar devam ettiği 29.09.2014 dava tarihi itibariyle 1....1 kod numaralı Alıcılar Hesabında davalı iş ortaklığının 84.087,96 TL borçlu olduğu, 3......3 kod numaralı Satıcılar Hesabında herhangi bir borç alacak bulunmadığı, 340.01.008 kod numaralı Alınan Sipariş Avansları Hesabında davalı İş ortaklığının 1.887.977,73 TL alacağının bulunduğu, Dolayısıyla davacının dava tarihi itibariyle toplamda (1.887.977,73 TL — 84.087,96 TL) — 1.803.889,77 TL davalı iş ortaklığına borçlu olduğunun kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... İnş. San. Ve Tic. A.Ş. ve ...İnşaat Tur. San. Ve Tic. A.Ş. defter ve belgelerinin incelenmesinde Davalı İş Ortaklığının 2011-2012-2013-2014 yılı defterlerinin 6762 Sayılı TTK'nun 69.maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nun 64/3 maddesi hükümleri gereğince noter açılış ve noter kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ve aynı zamanda muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, dolayısıyla defterler sahibi lehine delil olarak kullanılabileceği, Davalı iş ortaklığı defterlerine göre; taraflar arasındaki ticari ilişkinin 03.10.2011 tarihinde başladığı ve 10.07.2014 tarihine kadar devam ettiği gözlenmiştir. 29.09.2014 dava tarihi itibariyle; 32...01.C. kod numaralı diğer ticari borçlar hesabında davacı şirketin bir borç veya alacağının bulunmadığı, 136...r ile ilgili talebinin yerinde olmadığını, üçüncü şahmerdanın işbaşına getirilmesi ile ilgili davacı talebinin, 1 nolu zeyilnamenin mobilizasyon kapsamında ödendiği gerekçesiyle yerinde olmadığı birim fiyatları olan imalatların dikkate alınmaması/eksik hesaplanması suretiyle yapılan yanlış ve eksik ödemelerle ilgili davacı taleplerinin, taraflarca onaylı 1-28 nolu tüm hakedişlerin dosyaya kazandırılmasını müteakiben kurullarınca değerlendirilebileceğini, proje ve yapım yönteminin sonradan değiştirilmesi nedeniyle oluştuğu iddia olunan ilave maliyetlerin 3 nolu zeyilname ile taraflarca karşılıklı görüşülerek değerlendirildiği ve bu kapsamda birim fiyata 8 TL/mt fark bedel ödenerek birim fiyatın 146 TL/mt olarak yeniden belirlendiği göz önüne alındığında; bu zeyilnameyi itirazsız imza ve kabul eden davacının bu kapsamda işbu davada talep edebileceği herhangi başka bir bedel bulunmadığını, 70'lik borulara karada ve denizde ek yapılmasıyla ilgili olarak davacı talebinin incelenebilmesi için, bu işe ait artış oranlarının sözleşme toplam bedelinin %30'unu aşıp aşmadığının belirlenmesini gerekli kıldığını, bu hesaplamanın yapılabilmesi için taraflarca onaylı 28 nolu hakedişin dosyaya kazandırılmasının gerektiğini, bahis konusu 28 nolu hakedişin dosyaya kazandırılmasını müteakiben bu konuda kurullarınca bir değerlendirmenin yapılabileceğini, tarafların muhasebe kayıtlarının incelenmesi sonucunda birbirini teyit eden kayıtlara göre; davalıların, davacıya yapmış oldukları toplam ödeme miktarının 34.985.994,10-TL olduğunun tespit edildiği yönünde rapor sunmuşlardır.Bilirkişi kurulu P........ tarafından mahkememiz dosyasına sunulan █████/2024 raporda ve █████/2025 tarihli ek raporda özetle; dava konusu uyuşmazlığı ihale eden idare tarafından sunulduğu ve dosya içerisine alınmış bulunan ihaleye ait sözleşme, işe ait kesin hesap ve diğer dokümanların incelenmesi ışığında kurullarınca davacının fiyat farkı hesabında uygulanan yanlış ve eksik hesaplamalar ile ilgili talebinin yerinde olmadığını, üçüncü şahmerdanın işbaşına getirilmesi ile ilgili davacı talebinin, 1 nolu zeyilnamenin mobilizasyon kapsamında ödendiği gerekçesiyle yerinde olmadığını, birim fiyatları olan imalatların dikkate alınmaması, eksik hesaplanması suretiyle yapılan yanlış ve eksik ödemelerle ilgili davacı taleplerinin yerinde olmadığını, proje ve yapım yönteminin sonradan değiştirilmesi nedeniyle oluştuğu iddia olunan ilave maliyetlerin 3 nolu zeyilname ile taraflarca karşılıklı görüşülerek değerlendirildiği ve bu kapsamda birim fiyata8 TL/mt fark bedel ödenerek birim fiyatın 146 TL/mt olarak yeniden belirlendiği göz önüne alındığında bu zeyilnameyi itirazsız imza ve kabul eden davacının bu kapsamda işbu davada talep edebileceği herhangi başka bir bedel bulunmadığı, 70”lik borulara karada ve denizde ek yapılmasıyla ilgili olarak davacı talebinin incelenebilmesi için bu işe ait artış oranlarının sözleşme toplam bedelinin % 30'unu aşıp aşmadığının belirlenmesi için dosyaya eklenen ve davalı tarafla İşveren Genel Müdürlük ile arasında düzenlenen 02.10.2014 tarihli “Kesin Hakedişin” incelenmesi neticesinde işe ait geçici kabul işleminin 31.01.2014 itibari tarihiyle gerçekleştirildiğini, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ... Yatırımları Genel Müdürlüğü'nün 19.06.2013 tarih ve B.L....3213 sayılı olurlarıyla işin yapımı sırasında ortaya çıkan çeşitli mücbir nedenlerle iş miktarlarında artışlar meydana geldiğini ve 230.579.344,95-TL olan sözleşme bedelinin 272.802.672,98-TL'ye çıktığını, bunun sonucunda oluşan %18.31 oranında keşif artışının onaylandığını, işveren tarafından 28.15.2015 tarih ve 21795 sayıyla onaylanan Kesin Hakediş neticesinde yapılan inceleme ve düzenlemeler sonucunda işin nihai ve kesin keşif bedelinin 268.693.455,91-TL olarak tespit edildiğini, bu nedenle daha önce %18,31 olarak tespitedilen keşif artışı oranının düşürülerek işin ilk sözleşme bedeli olan 230.579.344,95-TL'ye oranla %16.51 oranında keşif artışı ile tamamlandığı Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ... Yatırımları Genel Müdürlüğünün 18.11.2017 tarih ve 58891979-755.06.001-96282 sayılı onay yazılarıyla tespit edildiğinin görüldüğünü, dolayısıyla davacının iddia ettiği gibi %30'un üzerinde bir artışın meydana gelmediğini, davalı tarafça davalı ....A.Ş ye yapılan hakediş ve ödemelerin taraflar arasında imzalanan tüm sözleşme ve eki zeyilnamelere uygun olarak yapıldığını, ayrıca, tarafların muhasebe kayıtlarının incelenmesi sonucunda birbirini teyit eden kayıtlara göre; davalıların, davacıya yapmış oldukları toplam ödeme miktarının 34.985.994,10-TL olduğunun tespit edildiğini belirtikleri karşı talep kapsamında; muhasebe kayıtlarının tetkiki neticesinde, Davacı Cesaş'ın davalı ortaklığa 1.803.889,77-TL borçlu olduğu yönünde rapor sunmuşlardır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava dilekçesinde imalatı tamamlanan ancak hakedişe eksik yansıyan işler ile imalatı tamamlanan ve projenin şartlarının ve yapım usullerinin davacıdan kaynaklanmayan şekilde değiştirilmesinden kaynaklanan imalatlarla ilgili eksik ödemeler bedeli olan 4.600.000,00 TL'nin, davalılardan dava tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlığın çözümü bakımından yapılan sözleşmenin niteliği tespit edilmelidir. Sözleşme ve ekleri incelendiğinde taraflar arasında eser sözleşmesinin varlığı söz konusudur. Eser sözleşmesi, uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 355 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)'nun 470.) maddesinde, "İstisna, bir akittir ki onunla bir taraf (müteahhit), diğer tarafın (iş sahibi) vermeği taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Nitekim tam iki tarafa borç yükleyen “Eser sözleşmesi’’ 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde, "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir” şeklinde tanımlanmıştır. Taraflara karşılıklı borç yükleyen eser sözleşmelerinde; “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur bulunmaktadır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında yükleniciye bedel ödemekle yükümlüdür. Eser sözleşmeleri açısından teslim; yüklenici tarafından, sözleşmenin amacına uygun olarak meydana getirilen ve nesnel ölçüler içerisinde kullanılabilir durumda bulunan sonucun (eserin), ifa zamanında (vâdede-süresinde) iş sahibinin zilyetliğine ve kullanımına sunulması veya varsa zilyetliğe ve kullanılmaya engel hâlin kaldırılmasıdır (...: Eser Sözleşmesi, .... 2017, s. 138). Başka bir deyişle eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri, sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hâkimiyetine geçirmesi olarak da tanımlanabilir. TBK 471. maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, basiretli bir tacir, iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur. Sözleşme hukukunda temel koşul, sözleşmenin kurulmasından sonra tarafların sözleşmeden doğan yükümlülüklerini, kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmalarıdır. Sözleşme kurulduktan sonra, şartlarda değişiklik ortaya çıksa bile, taraflar sözleşme gereğini aynen yerine getirmek zorundadır. Temel kural budur ve bu kurala “ahde vefa” (söze bağlılık) ilkesi denilmektedir. Eser sözleşmesinin iki tarafa borç yükleyen sözleşme olması özelliğinden dolayı temerrüt halinde, temerrüdün sonuçları bakımından BK. m.106-108’deki düzenlemelere tabidir. Çünkü anılan maddelerde genel hükümlerden ayrılarak (BK. m.102), iki tarafa borç yükleyen sözleşmelere özgü, özel hükümler getirilmiştir. BK’nun 106-108 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, iki tarafa borç yükleyen sözleşmeyle temerrüde düşen borçluya karşı, alacaklıya üç ayrı seçimlik hak tanındığı görülmektedir. Bunlar; aynen ifa ve gecikmeden dolayı tazminat isteme hakkı; aynen ifayı reddederek ademi ifa sebebiyle müspet zararını talep hakkı; sözleşmeyi feshederek menfi zararını isteme hakkı olarak sayılabilir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun -YHGK- █████/2016 tarih ve ███████-724 Esas, ████████ Karar sayılı kararı). Götürü bedelin kanunda tanımı yapılmamış olup, Yargıtayın yerleşik içtihatları ve uygulamaları ile doktrinde, götürü bedel, sözleşmede yapılacak işin tamamı için kararlaştırılan toplam bedel olarak ifade edilmektedir. Başka bir anlatımla önceden ve kesin olarak tayin edilmiş ücrete “götürü ücret” denilmektedir. İş bedeli TBK m. 480 uyarınca bedel götürü olarak belirlenmiş ise yüklenici işi kararlaştırılan bedel ile yapmak zorundadır. Götürü bedelli sözleşmelerde yüklenicinin hakettiği imalat bedeli, “fizikî oran yöntemi” ile, sözleşme kapsamında gerçekleştirilen imalatın eksik ve ayıplar da dikkate alınarak işin tamamına göre fizikî oranı tespit edilerek bulunacak bu oran götürü iş bedeline uygulanmak suretiyle belirlenen rakamdan, yapıldığı tespit edilmiş olan ödemeler düşülüp hesaplanması gerekmektedir. Geçerli şekilde kurulmuş bir özel hukuk sözleşmesinde, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri, edimin ifasını imkânsız hâle getiren her türlü davranıştan kaçınmaları zorunludur. Tarafların sözleşmeyle üstlendiği borcun hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesi hâlinde ifa etmeme sonucu meydana gelir.TBK'daki 471 inci maddesinde düzenlenen hüküm uyarınca yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. yüklenici, basiretli bir tacir ve iş adamı ve işinin ehli bir teknik adam gibi davranıp, eser sözleşmesi ilişkisine girerek bir işi üstlenirken ekonomik gücünü, ekipmanını ve uzmanlığını en iyi biçimde değerlendirip, yeterli görmemesi durumunda o işi üstlenmekten kaçınmak zorundadır. Aksi hâlde, bunun sonuçlarına katlanır ve meydana gelen zarardan sorumlu tutulur (YHGK 07.06.2022 tarih ve E. 2020/3-688 ve K. ████████, 28.09.2021 tarih, E. 2017/3-2615, K. █████████).Eser sözleşmelerinde kural sözleşmenin ayakta bulunduğu ve hukuken varlığını muhafaza ettiği sürece gerçekleştirilen imalâtın, yapımı üstlenen yüklenici ya da taşeron tarafından ifa edilmiş ve gerekçeleştirilmiş olmasıdır. Bunun aksini ileri süren iş sahibi, yüklenicinin işi bırakıp kalan işi başkalarına tamamlattığı ya da kendisinin tamamladığını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Karar).Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. Yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye ait olduğu belirtilmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun -YHGK- █████/2021 tarih ve ███████-2331 Esas, ████████ Karar sayılı kararı). Eser sözleşmelerinde kural sözleşmenin ayakta bulunduğu ve hukuken varlığını muhafaza ettiği sürece gerçekleştirilen imalâtın, yapımı üstlenen yüklenici ya da taşeron tarafından ifa edilmiş ve gerekçeleştirilmiş olmasıdır. Bunun aksini ileri süren iş sahibi, yüklenicinin işi bırakıp kalan işi başkalarına tamamlattığı ya da kendisinin tamamladığını yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, █████████ Esas, █████████ Karar). Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisi veya alacak miktarı ispatlanmalıdır. Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). MK'nın 222/5. maddesi uyarınca ticarî defterlerin ibraz edilmemesi durumunda ibrazı isteyen tarafın iddiasını ispatladığı kabul edilecek olup bu hususta hâkime takdir yetkisi tanınmamıştır. Davaya konu alacak bakımından ispat yükü davacı tarafta olmakla birlikte ticari davalarda, ya da iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatlanmalıdır. Ticari defterler kesin delillerdendir. HMK’nın 219/1. maddesi gereğince taraflar, ileri sürdükleri vakıaların ispatına ilişkin sadece kendi ellerindeki belgeleri ibrazı yanında karşı tarafça delil olarak dayanılan belgeleri de ibraz yükümlülüğü altındadırlar. Anılan düzenleme ile ispat yükü üzerinde olmayan tarafın da belirli koşullarda belge ibrazı ile yükümlülük altına alınarak davanın aydınlatılmasına katkıda bulunması sağlanmakta, bu suretle gerçeğe ve hakkaniyete uygun karar tesisine imkân tanınmaktadır. Tarafların mahkemeye ibraz ile yükümlü oldukları belgeler, ileri sürülen hususların ispatı ile ilgili olanlardan ibaret olup bunun belirlenmesi ise HMK’nın 194. maddesi çerçevesinde taraflarca gerçekleştirilecek somutlaştırma faaliyeti ile mümkündür. Bu doğrultuda taraflar, ileri sürdükleri vakıayı ispata elverişli bir biçimde somutlaştırmanın yanında delil olarak dayandıkları belgeleri ve hangi belgenin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıklamakla yükümlüdürler. Anılan yükümlülüğün ifası ile belgenin içerik ve niteliği hakkında bilgi sahibi olunarak ispat konusu vakıaya ilişkin olarak ibrazı istenen belgenin gerekli olup olmadığı yahut belgedeki hangi kısımların gerekli olduğu belirlenebilecektir. Bu sayede ileri sürülen hususların ispatıyla ilgili olmayan belgelerin gereksiz yere ibrazı önlenebileceği gibi HMK’nın 219/2. maddesi gereğince devamlı kullanılan ve içeriği bölünebilen belgelerin tamamı yerine sadece ispat konusu vakıa ile ilgili kısımları belirlenerek tarafların mahkemeye belge ibraz yükümlülüklerinin sınırları tespit edilebilecektir (P....Usûl Medeni Usûl Hukuku, C II, İstanbul 2017, sayfa 1814, 1815).6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 64/1. maddesinde ise: her tacirin, ticarî defterleri tutmak ve defterlerinde, ticarî işlemleriyle ticarî işletmesinin iktisadi ve malî durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanun’a göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu düzenlenmiştir (YHGK █████/2022 tarih, E. ███████-172, K. ███████ ).Dava ve iddia, cevap ve savunma, mübrez belgeler, Sözleşmeler ve ekleri, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ Değişik İş sayılı dosyası, T.C. ...... Bakanlığı ... ... Yatırımları Genel Müdürlüğü'nün █████/2024 tarih ve E-99500141-641.03.02-2033180 cevabi yazısı, ihtarnameler, bilirkişi raporları, ticari defter ve kayıtlar ile tüm dosya kapsamına göre somut olayda;Dava ve iddia, cevap ve savunma, mübrez belgeler, Sözleşmeler ve ekleri, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ███████ Değişik İş sayılı dosyası, T.C. ...... Bakanlığı ... ... Yatırımları Genel Müdürlüğü'nün █████/2024 tarih ve E-99500141-641.03.02-2033180 cevabi yazısı, ihtarnameler, bilirkişi raporları, ticari defter ve kayıtlar ile tüm dosya kapsamına göre somut olayda;Davanın tarafları arasında, davacı ile davalıların oluşturduğu adi ortaklık arasında davalıların taahhüdünde bulunan ....Liman İnşaatı işi kapsamında 07.09.2011 tarihli "Alt Yüklenici İstisna Sözleşmesi" imzalandığı ve geçici kabulün yapıldığı konusunda bir ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın, davacı alt taşeron tarafından yapılan ve hak edişlere eksik yansıyan alacak bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, fiyat farkından kaynaklanan davacı alacağının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, projenin şartlarının ve yapım usullerinin değiştirilip değiştirilmediği, bu kapsamda davacının fazladan imalatının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketin, davalıların oluşturduğu “...-.......Limanı Adi Ortaklığı'nın” taahhüdü altındaki “....Liman İnşaatı Anroşmanlı ve Çelik Kazıklı Mendirek İnşaatı” işi kapsamında, “taş yükleme rampası ve 70 inçlik kazıkların denize çakılması ve bununla ilgili imalatların yapılması” işi ile ilgili olarak,07.09.2011 tarihli Alt Yüklenici İstisna Sözleşmesini imzaladığı, davacının Eylül 201 1-Şubat 2014 tarihleri arasında yapım işini tamamladığı, işin Geçici Kabulünün yapıldığı konusunda da ihtilaf yoktur.İhtilaflar davacı ile davalı adi ortaklık arasında dava dilekçesindeki talebe göre;A) İmalatı tamamlanan, ancak hakedişe eksik yansıyan işler, 1) Fiyat Farkı Hesabında yapılan yanlış ve eksik hesaplamalar,2) Birim fiyatları olan imalatların dikkate alınmaması /eksik hesaplanması sureti ile yapılan yanlış ve eksik ödemeler, B) İmalatı tamamlanan ve projenin şartlarının ve yapım usullerinin davacıdan kaynaklı olmayan şekilde değiştirilmesinden kaynaklanan imalatlar ve bunlarla ilgili yapılan eksik ödemelerle ilgilidir. Davalılar ile işveren Ulaştırma Bakanlığı DLH (Demir Yollar, Limanlar ve Hava Meydanları İnşaatı) Genel Müdürlüğü arasında düzenlenen 2 Mayıs 2011 tarihli 2 Mayıs 2011 tarihli ....Limanı İnşaatı İşine ait sözleşmenin 14. maddesinde; fiyat farkı ödenmesinin ve hesaplanmasının şartları belirlenmiştir. Sözleşmenin 14.2.1 numaralı tanımlar maddesinde, aynen; “k) Temel İndeks: İhale (Son teklif verme) tarihinin içinde bulunduğu aydan bir önceki aya âit indeksi, 1) Güncel İndeks: Hakedişin düzenlendiği tarihin içinde bulunduğu aydan bir önceki aya ait indeksi, m) Fiyat Farkı: Birim fiyat sözleşmelerde, uygulama ayı içinde iş programına uygun olarak gerçekleşen imalat iş kalemleri ve ihzarat için; Anahtar teslimi götürü bedel sözleşmelerde ise, uygulama ayı içinde iş programına uygun olarak ilerleme yüzdelerine göre gerçekleşen imalat iş grupları için, bu esaslara göre ödenecek veya kesilecek bedeli ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır. Davacı ile davalılar arasında düzenlenen 07.09.2011 tarihli “Alt Yüklenici İstisna Sözleşmesi” başlıklı Sözleşmenin 1. maddesinde, tarafların bir tarafta ... .......Limanı Adi Ortaklığı ile diğer tarafta ....İnşaat Tic. ve San. A.Ş olduğu, Sözleşmnein Konusu başlıklı 2. Maddesinde, Alt yüklenicinin gerçekleştirdiği iş ana hatları ile "....Liman İnşaatı işinde 70'' (inch) lik Çelik Kazıkların Denize Çakılması ve bunun ile ilgili imalatların yapılması işi olduğu" belirtilmiştir. Alt Yüklenici İstisna Sözleşmesi'nin "Sözleşme Tutarı" başlıklı 5. Maddesinin 1 paragrafında “... Alt yüklenici hiçbir nedenle birim fiyatların değiştirilmesini ve sözleşme bedelinin arttırılmasını isteyemez. Yüklenicinin İşverene verdiği hakedişlerden dolayı alt yüklenici herhangi bir hak iddia edemez”, 2. paragrafından“Bu sözleşmenin imzalanmasından sonra yeni vergi, resim ve harçlar konulması, mevcutlarında artışlar yapılması, işçi ücretleri ve SGK'ya ödenmesi gerekli primlerin artması gibi nedenlerle birim fiyat veya fiyatlarda değişiklik yapılmayacaktır. Ancak yükleyicinin işverene uygulayacağı işçilik fiyat farkını, aynı katsayı ve esaslar doğrultusunda yüklenici de alt yükleniciye uygulayacaktır” şeklinde düzenlenmiştir. Keza sözleşmenin eki Özel Teknik Şartnamenin 5. sayfasında “Bu işte fiyat farkı uygulaması işveren yüklenici arasındaki sözleşme çerçevesinde aynen alt yükleniciye de uygulanacaktır” hükmü yer almaktadır. Alt Yüklenici İstisna Sözleşmesi'nin "Sözleşmenin Yorumu" başlıklı 30. maddesinde "Alt yüklenicinin bu sözleşmeyi kabul edip imzalarken ve işbu sözleşme altındaki yükümlülüklerini yerine getirirken iyi niyetle hareket eden; bunu yaparken aynı iş sahasında faaliyet gösteren; yürürlükteki mevzuat hükümlerine uyan basiretli, deneyimli ve becerikli bir işletmeciden beklenebilecek düzeyde beceri, özen, ihtiyat ve ileri görüşlülüğü gösteren işletmeci gibi hareket ettiği ve edeceğini sözleşme konusu işin ihtiva zanaat ve zanaatlarda mutat olan tabirlerin veya ifadelerin yanlış tefsir edilmesi gibi sebeplerle sözleşme ve eklerinde herhangi bir değişikliğe müsaade edilmez. İşbu sözleşme ancak, tarafların karşılıklı rızaları ile yazılı yapacakları bir değişiklik protokolü ile değiştirilebilir. Ancak alt yüklenicinin, işbu sözleşmenin yorumunda herhangi bir tereddüte düşmesi halinde, bu konuyu Yükleniciye yazılı olarak soracaktır. Alt yüklenicinin sözleşmeyi izinsiz değiştirmesi ve yüklenicinin talimatlarına aykırı bir yorum yapması halinde herhangi bir değişiklik halinde bu sebeple meydana gelen zarar ziyan, gecikme tazminatı, munzam masraflar ve sair neticelerden tamamen kendisinin sorumlu olacağı alt yüklenici kabul ve taahhüt eder. Yüklenici bu halde de mevzuattan doğan hakları ile sözleşmenin sair hükümleri mahfuz kalmak üzere sözleşme maddelerinin hepsini veya bir kısmını tatbik etmekle tamamen serbesttir”,Alt Yüklenici İstisna Sözleşmesi'nin "Özel Şartlar" başlıklı 30. maddesinde "Yüklenici bu sözleşme ve ekleri gereğince malzeme teslimi, iş verme ve sair yükümlülüklerini zamanında yerine getirmediği ve bu durum işin yapılması süresine tesir ettiği taktirde, yüklenici tarafından alt yükleniciye süre uzatımı verilebilir. Bu sebeple alt yüklenici başka hiçbir hak ve tazminat talep edemez".Sözleşmenin Eki olan (EK-1) 70'' lik Çelik Boru Kazıkların Denize Çakılması ve Bununla İlgili İmalatların Yapılması İşleri Özel Teknik Şartnamenin 7.4 maddesi: “Gerek işin gereği ve gerek işveren tarafından yapılan değişiklikler neticesinde ve gerekse kendi takdiri ile yüklenici taahhüt konusu iş miktarlarında azaltma veya çoğaltma yapabilir. Alt yüklenici, miktarı artan iş kalemlerini işbu Alt Yüklenici Sözleşmesi şartları dahilinde saptanan birim fiyatlar ile yapar. Azalan miktarlar için hiçbir munzam fiyat ve hak talebinde bulunamaz. Miktar değişikliklerinden dolayı fiyatlar taraflarca değiştirilemez. Ancak Alt yükleniciye artan iş kalemleri için gerekli süre uzatımı verilir ve bunun için ceza uygulanmaz”.Dosyaya davalılar ile ana işveren konumunda DLH arasında düzenlenmiş 16 adet hakediş raporunun ibraz edildiği görülmektedir. Bu hakedişlerin incelenmesinden “Ao Temel İndeks” katsayısının davalılar ile idare arasındaki son teklif verme tarihinin bir önceki ayına isabet eden Şubat 2011 ayına ait indeks değeri olduğu görülmektedir. Davacının 29.09.2014 tarihli dava dilekçesinde, taleplerini 2 ana grup altında topladığı görülmektedir.Bu talepler, sırasıyla; A) İmalatı tamamlanan ancak hakedişe eksik yansıyan işler, B) İmalatı tamamlanan ve projenin şartlarının ve yapım usullerinin kendisinden kaynaklı olmayan şekilde değiştirilmesinden kaynaklanan imalatlar ve bunlarla ilgili yapılan eksik ödemeler şeklinde belirlenmiştir. A) İMALATI TAMAMLANAN ANCAK HAKEDİŞE EKSİK YANSIYAN İŞLER: 1) Fiyat Farkı Hesabında Yapılan Yanlış Ve Eksik Hesaplamalar: Davacı 29.09.2014 tarihli dava dilekçesinde, davalılarla yapılan sözleşmenin 5. maddesinin son cümlesindeki “... Yüklenicinin işverene uygulayacağı işçilik fiyat farkını aynı katsayı ve esaslar doğrultusunda yüklenici de alt yükleniciye uygulayacaktır” hükmüne atıfta bulunmaktadır. Davacı ile davalılar arasında 07.09.2011 tarihli sözleşmenin imzalandığı, buna göre davacının son teklifini davalılara bildirdiği tarihin, sözleşmenin de imza tarihi olan 07.09.2011 tarihi olduğu taraflar arasında düzenlenen hakedişlerin, sözleşmenin imza tarihi olan 07.09.2011 tarihinin bir önceki ayına tekabül eden Ağustos 2011 indekslerinin esas alınarak düzenlendiği, dosyanın ekleri arasında bulunan, davacının, davalılara 11.02.2014 tarihli Aliağa 1. Noterliğinin 02175 yevmiye nolu ihtarnamesi ekinde, tek taraflı olarak düzenlemiş olduğu karşılıklı imzasız ve onaysız 29 nolu hakedişi gönderdiği ve hakedişin fiyat farkı tablosunda “Ao katsayısı” olarak Şubat 2011 indeks değerinin alındığı ancak davacının davalılarla yapmış olduğu sözleşmenin tarihinin 07.09.2011 olduğu göz önüne alındığında; TEFE temel indeks katsayısında ölçü Ağustos 2011 tarihi olarak belirlenebileceğinden davacının talebinin reddi gerekmiştir. 2) Birim Fiyatları Olan İmalatların Dikkate Alınmaması/eksik Hesaplanması Suretiyle Yapılan Yanlış Ve Eksik Ödemeler: a) Şahmerdanın İşbaşına Getirilip Hazırlanması: davacı 10.01.2014 tarih ve ÇND-████████ sayılı yazısında Çakar-1, Toros-2 ve Tekfen-l dubalarının işbaşında hazır bulundurulduğunu, dolayısıyla 2 adet şahmerdana ilave olarak üçüncü bir şahmerdanın da işin başına getirildiğini ve bu nedenle 20.001/1A pozu karşılığında ilave getirilen bu 3. şahmerdan için 90.000 TL talep etmektedir. Davacı tarafından dosyaya sunulan 31.01.2014 tarih ve 29 nolu hakediş taraflarca karşılıklı olarak imzalanmamış ve davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiği, bu hakedişte 20.001/1lA pozu kapsamında 2 adet şahmerdanın iş başına getirildiği, davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve davalıların imza ve onayının bulunmadığı 28.02.2014 tarih ve 30 nolu hakedişte ise, 20.001/1A pozu kapsamında 3 adet şahmerdanın iş başına getirildiğinin ileri sürüldüğü, işyerine ilave olarak getirildiği iddia olunan 3. şahmerdana ait taraflarca imzalı bir tutanağın dosyada bulunmadığı, tespit yapılan tarihte ise bu şahmerdanın işinin bitmiş olması nedeniyle sayın bilirkişilerce görülüp tespiti yapılamayacağı gerekçesiyle; Bilirkişi Kurullarınca 3. şahmerdana ait bedelin 1 nolu zeyilnamenin 5. maddesi çerçevesinde belirlenen mobilizasyon kapsamında ödendiği belirtildiğinden bununla ilgili olarak davacı alacağının bulunmadığı anlaşılmıştır. b) Çelik Boru Kazıkların Manipülasyonu: ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 28.10.2014 tarihli tespit bilirkişi raporuna göre bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.c) Dış Çapı 70” Çelik Boru Çakılmasıd) Dış Çapı 70”lik Çelik Boru Eklenmesi (Karada)e) Dış Çapı 70”lik Çelik Boru Eklenmesi (Denizde)f) Düz Yüzeyli Beton ve Betonarme Kalıbıg) Sacdan Beton Kronman Kalıbıh) Kazık Çakımının Yüzer Teçhizatla Yapılması Halinde İskele Boşluğuı) Çeşitli demir imalat ve yerine konulmai) Kazık Başlık ve Carıklarının Yapılması ve yerine konulmasıj) (A) Sınıfı B.A Betonu İşçiliğik) (A) Sınıfı Demirsiz Beton İşçiliğil) 15 cm kalınlığında Saha Betonum) Betonarme İçin 014 mm — 626 mm kalın ve 68 mm — 12 mm İnce Nervürlü Çelik İşçiliğin) Kazıkların Emniyete Alınması (Montaj ve Demontaj):o) Dökme Çelik Baba İhzarı, Babalar İçin Ankraj Düzeni ve Palplanş Gergi ÇubuğuDikili Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 28.10.2014 tarihli tespit bilirkişi raporuna göre bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.ö) Babalar İçin Ankraj Düzeni ve Palplanş Gergi Çubuğu İşçiliğiDikili Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan 28.10.2014 tarihli tespit bilirkişi raporuna göre bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.p) Kazık İçlerine Polistren Levha Döşenmesir) Prekast Kiriş MontajıYukarıda başlıkları yazılan imalatlarla ilgili ihtilaflarda, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ D. İş sayılı dosyası kapsamında tespit yaptırıldığı bu tespit raporunun tetkikinden, yukarıda ayrıca açıklama olarak belirtildiği şekilde 4 kalem imalat hakkında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı ancak tespit raporu ekinde sunulan tabloda toplam imalat miktarının nasıl belirlendiğine ilişkin herhangi bir hesap formülü, yöntemi ve buna ilişkin delillerin taraflarca sunulmadığı anlaşılmıştır. B) İMALATI TAMAMLANAN VE PROJENİN ŞARTLARININ VE YAPIM USULLERİNİN KENDİSİNDEN KAYNAKLI OLMAYAN ŞEKİLDE DEĞİŞTİRİLMESİNDEN KAYNAKLANAN İMALATLAR VE BUNLARLA İLGİLİ YAPILAN EKSİK ÖDEMELER: Davacının davalılara yönelik 10.01.2014 tarih ve ÇND-████████ sayılı “Proje Kapsam Değişiklikleri” başlıklı yazısında, Davalıların davacıya cevaben yazmış olduğu 17.01.2014 tarih ve 2014/LKÇL-05 sayılı yazılara göre;a) Davacının davalılara yönelik 10.01.2014 tarih ve ÇND-████████ sayılı “Proje Kapsam Değişiklikleri” başlıklı yazıda, özetle; projenin özellikle 2. ve 3. kısımlarında su derinliğine bağlı olarak tek seferde karada 90 m boyunda bir partide çakılacak iken, bu imalat taş dolgu ile şilte yapılması sebebiyle kazık çakımının en az 2 etapta (kazık özel durumlarda ilave ek istenirse 3 etapta) yapılmasına sebebiyet verdiği, kazık çakımının bu bölgelerde tek seferde yapılamamış olması sebebiyle, Tekfen-| dubasının kiralama süresinin arttığı, personel istihdam süresinin arttığı, yakıt ve çekiç, jeneratör, çeki römorkörü vb kiralık unsurlar için de kiralama sürelerinin arttığı iddiasıyla, bu talep kapsamında tazmin edilmesi gereken tutarın 1.455.368,10 TL olduğu belirtildiğini, 3 nolu zeyilnamenin gerekçesinden ise yapım metodundaki değişiklik nedeni ile, 70”lik çelik boru çakılması işine 8 TL/m fark verildiği, yüklenicinin itirazsız kabul edip imzaladığı bu zeyilnameden sonra, 10.01.2014 tarih ÇND-████████ sayılı yazısındaki gerekçelere dayalı olarak bir kez daha ilave fark bedel talep edemeyeceğinden bu hususa yönelik alacağın bulunmadığı anlaşılmıştır. b) Davacının davalılara yönelik 10.01.2014 tarih ve ÇND-████████ sayılı “Proje Kapsam Değişiklikleri” başlıklı yazıda, “Borunun tek seferde aplikasyon noktasına "götürülememesi sebebi ile manüplasyon maliyetleri arttığı, aynı uzunluktaki kazık borusu için tahsis edilen tekne ve personel aynı aplikasyon noktasına birincisi taban kazığı ikincisi ek kazığı için olmak üzere en az 2 kez gitmek zorunda kalındığı, bu durumun beraberinde manüplasyon için kullanılan çeki teknesinin şantiyede faaliyet gösterme zamanını, yaktığı motorini, kullandığı motor yağını ve yedek parçalarını özetle tekne kiralık ise kira zamanını, şirketin kendi malı ise amortisman payını arttırdığı, tekneyi kullanan personelin de daha uzun süreler zarfında çalıştırılması sonucunu beraberinde getirdiği bu madde kapsamında tazmin edilmesi gereken tutarın, yazı ekinde verilen hesaplamalar ayrıntılı dökümü sayfa no:3 den 96.914,95 TL'dir” olduğunun belirtildiği görülmüştür. Davacı ile davalılar arasında imzalanan 07.09.2011 tarihli sözleşmenin eki Özel Teknik Şartnamenin, Madde 9 Birim Fiyat Tarifleri ile İlgili Açıklamalar bölümünde “Aşağıda ve altyüklenici teklifindeki pozlar, ilgili kurum (Liman ve Deniz İnşaatı İşlerine Ait Birim Fiyat Tarifleri) birim fiyat tariflerinde açıklandığı şekliyle aynen uygulanacaktır” hükmü yer almaktadır. Ulaştırma Bakanlığı DLH Genel Müdürlüğü'nün “Liman ve Deniz İnşaatı İşlerine Ait Birim Fiyat Tarifleri” kitapçığında ihtilaf konusu imalata ait birim fiyatın tarif ve ölçüsü tanımlanmıştır. Birim fiyat tarifinin ölçü birimine göre imalatı ödemeye esas miktar fon üzerinden belirlenmekte olup, kazığın kaç seferde ve hangi boyda götürüleceği ile ilgili bir kısıtlama, birim fiyat tanımında söz konusu olmadığı, taşıma ile ilgili tüm işlemlerin birim fiyata dahil edilmiş olup, ödemelerin ton cinsinde yapıldığı diğer taraftan davacının ihale öncesinde öngörülmeyen deniz tabanına şilt serilmesi nedeniyle yapım metodunda değişikliğe gidilmesi neticesinde kazıkları tek seferde değil iki seferde maniple etmiş olduğu ve böylelikle ilave maliyetlere maruz kalması konusunun ancak ödemeye esas teşkil eden ilgili pozun ölçü birimi maniple edilecek kazığı ton cinsinden ağırlığı olarak belirlenmiş olduğundan, davacının maniple etmiş olduğu kazığın ton cinsinden ağırlığından başka bir ölçü birimini tercih etmesi uygun görülmediğinden taleple ilgili alacağın bulunmadığı anlaşılmıştır. c) Davacının davalılara yönelik 10.01.2014 tarih ve ÇND-████████ sayılı “Proje Kapsam Değişiklikleri” başlıklı yazıda, özetle; kazık borusunun karada tek seferde üretilememiş olması nedeniyle karadaki ek tezgahlarında görevlendirilmiş olan kaynakçı, kaynak makinesi, otomatik kaynak tezgahları ve vinçler gibi iş makinelerinin kiralama ve şantiyede bulundurulma sürelerinin uzattığı iddia edilerek bu kapsamda 295.764,92 TL talep edilmektedir.Ulaştırma Bakanlığı DLH Genel Müdürlüğü'nün “Liman ve Deniz İnşaatı İşlerine Ait Birim Fiyat Tarifleri” kitapçığında ihtilaf konusu imalata ait birim fiyatın tarif ve ölçüsü tanımlanmıştır.İlgili imalata ait pozun ödemeye esas ölçü birimi, ek yapılacak adet cinsinden belirlenmiş olup, davacının daha sonra işbu dava kapsamında ilave maliyetlere maruz kaldığı gerekçesiyle yapılan taleple ilgili alacağın bulunmadığı tespit edilmiştir. d) Davacının davalılara yönelik 10.01.2014 tarih ve ÇND-████████ sayılı “Proje Kapsam Değişiklikleri” başlıklı yazıda, özetle; kazık borusunun karada tek seferde imal edilememiş olması maniplasyonu yapılacak olan kazık adedini de artırdığından beraberinde kazık kapağı sayısı ve bu işle uğraşacak kaynakçı sayısının ve hi-up çalışma süresinin arttığı nedeniyle 111.283,11 TL tazmin talep edilmektedir. Davacının bu talep kapsamında maniplasyon yapılacak kazık adedinin de artmasına paralel olarak kazık kapağı sayısı, kazık kaldırma mapası, bu işle uğraşan kaynakçı sayısı ve kazık kapaklarının montajı ile görevlendirilen vinç çalışmasının artması gerekçesiyle 111.283,11 TL talep etmiştir. Davalılar ila dava dışı idare DLH Genel Müdürlüğü arasında imzalanan sözleşmenin eki” Liman ve Deniz İnşaatı İşlerine Ait Birim Fiyat Tarifleri” kitapçığında ve davacı ile davalılar arasında imzalanan sözleşmenin eki Özel Teknik Şartnamede, davacı tarafından yapıldığı iddia edilen kazıkları taşınması (maniplasyonu) için kapak, mapa yapılması işçiliği ve montajını tanımlayan herhangi bir birim fiyat tarifi bulunmamaktadır. Davacının talep ettiği imalat bedellerinin 20.021 poz nolu birim fiyatın kapsamı içerisinde değerlendirilerek bedelinin ton başına ödendiği, bu nedenle davacının talep ettiği imalatlar için ayrıca bir bedel ödenmesine gerek olmadığı anlaşılmıştır. e) Davacının davalılara yönelik 10.01.2014 tarih ve ÇND-████████ sayılı “Proje Kapsam Değişiklikleri” başlıklı yazıda, özetle; kazık borusunun karada tek seferde imal edilerek çakılmış olmasının beraberinde kazık ek adedinde de keşfe göre anormal bir artış oluşturduğunu, birinci keşifte öngörülen ek adedi 1.994 adet iken 26 nolu hakediş itibariyle ek adedinin karada 2.208 ve denizde 1.007 adet olmak üzere toplam 3.215 adede ulaştığını, bu kapsamda bu poz ile ilgili keşif artışının yaklaşık % 61 mertebesinde olduğunu, ilk keşifte öngörülen ek adedi 997 adet kazığın karada ikişer ek yapılacağı öngörüsüyle hesaplanmış olup denizde ek yapılması için hiçbir ön hesaplama ve maliyet analizine bu pozdan kaynaklanabilecek bir yansıma yapılmadığını, bu konuyla ilgili teklif ekine ihtiyaten denizde çok ekstrem durumlarda ek çıkabilme olasılığına karşın ekin denizde yapılması halinde “450 zam yapılarak uygulanacaktır ibaresinin eklendiğini, ancak gelinen bu durumda denizde ek imalatı yapılabilmesi için kiralanan dubaların ve vinçlerin, personelin ve taşeron giderlerinin göz önüne alındığında bu birim fiyatın zamlı haliyle dahi zarar kalem oluşturduğunu, kazık borusunun karada tek seferde imal edilerek çakılmamasından dolayı kazık ek noktalarında karada çekilen röntgen ve denizde yapılan ultrasonik muayene masraflarını da arttırdığını ve bu hususun önemli bir zarar kalem oluşturduğunu beyan ederek; bu talep kapsamında tazmin edilmesi gereken tutarın 1.567.016,39 TL olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki Özel Teknik Şartnamenin 5 nolu “Alt Yüklenici Sorumlulukları ve Birim Fiyatlara Dahil Olan Masraflar” başlıklı maddesinin, 5.12 nolu paragrafında, şartnameye göre kazık ek yerlerinin testlerinin yapılması birim fiyata dahil masraflar arasında sayıldığı, taraflar arasında imzalanan 07.09.2011 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde; iş miktarındaki artma ve eksiltmeler ile ilave işlerin nasıl hesaplanacağının düzenlendiği, Sözleşmenin 7. maddesi gereğince, sözleşme bedelinin % 30'u oranında ilave iş artışı veya aynı oranda iş eksilişi yapılması halinde aynı birim fiyatlarla işe devam edileceği ve bu nedenle alt yüklenicinin herhangi bir zarar/ziyan talebinde bulanamayacağı, 20.██████ poz nolu kazıklara ek yapılması birim fiyatının ölçü birimi adet olduğu, Yapılacak ek miktarının sözleşmenin 7 nolu maddesi kapsamında artması ya da eksilmesi söz konusu olduğu ve davacının bu işe teklif verirken tüm bu sözleşme koşullarını bilerek davranmış olması gerektiğinden bu taleple ilgili alacak olmadığı anlaşılmıştır. f) Davacının davalılara yönelik 10.01.2014 tarih ve ÇND-████████ sayılı “Proje Kapsam Değişiklikleri” başlıklı yazıda, özetle; proje değişikliği sonucunda deniz tabanına (-)20 m/(-) 24 m kotlarına kadar (2. ve 3. kısım mendirek inşaatında) ve diğer kısımlarda da daha düşük seviyelerde olmakla birlikte kazıklı mendireğin tamamında taş dolgu ile şilte yastık yapılması neticesinde; kazık çakım boylarının arttığını, su derinliğinin azaldığını ve buna bağlı olarak kazık çakım metodunun değiştiğini ve ayrıca iki ayrı etapta ve iki ayrı ekipmanla çakım yapılması mecburiyetinin oluştuğunu, şilte yastık yapılması sebebiyle kazık çakım süresinin de ciddi boyutta arttığını, tabii deniz tabanına kazıkların çakılmayıp taş dolgu zeminde çakımın gerçekleşmesi neticesinde çakım ekipmanlarının da yıpranmasının söz konusu olduğunu, bütün bunların sözleşme aşamasında dolgu olmayan zemin için yapılan maliyet analizlerinde düşünülmediğini bu sebeple kazık çakımı, ek yapılması ve kazıkların manipülasyonu pozlarının bahse konu proje değişiklikleri de göz önünde bulundurularak revize edilmesi gerektiğini, 20.██████/SP pozuyla tariflenen dış çapı 70”lik çelik boru kazıklarının çakılması imalatıyla ilgili davacı tarafından hesaplanan 23 TL/m ilave birim fiyat talebine karşılık düzenlenen zeyilname ile 8 TL/m birim fiyata ilave edilerek çakım fiyatının 138 TL/m'den 146 TL/m'ye çıkarıldığını, dolayısıyla bu madde kapsamında tazmin edilmesi gereken tutarın 1.772.238,47 TL olduğunu beyan etmiştir. İşin yapım aşamasında teknik gerekçelere dayalı olarak tabii deniz tabanına (-)20 m/ (-) 24 m kotlarına kadar taş dolgu yapıldığı, yapılan bu taş dolgu nedeniyle proje ve yapım yönteminin değiştiği ve böylelikle davacının teklif verme aşamasında öngöremeyeceği ilave maliyetlerin oluştuğu, Yapım yönteminin değiştirildiği konusunda zaten taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, Yapım yönteminin sonradan değiştirilmesi nedeniyle taraflar arasında 3 nolu zeyilnamenin düzenlendiği, 31.03.2012 tarihinde gerek davacı, gerekse davalıların mutabakatıyla düzenlenen 3 nolu zeyilnamenin gerekçesinde 20.██████/SP poz numaralı dış çapı 70”lik çelik boru çakılması imalatındaki yapım metodu ve iş kalemi, projelerindeki revizyonlara bağlı olarak yapılan değişiklik olarak belirlendiği, bu kapsamda yapım metodunda sonradan yapılan değişiklik nedeniyle, davacı ve davalılar tarafından karşılıklı görüşülerek birim fiyatın değiştirilmesi yönünde karar alındığı ve bu karar gereğince 20.██████/SP poz numaralı birim fiyata 8 TL/m fark bedel ilave edilerek yeni birim fiyat 146 TL/m olarak yeniden belirlendiği, bu zeyilnamenin son paragrafında bu zeyilnamenin sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğu ve tarafların hür iradeleriyle beyan, kabul ve taahhüt edilerek varılan mutabakat sonucunda tanzim edildiğinin yazılı olduğu ve davacı tarafından itirazsız imzalandığı 3 nolu zeyilnameyi itirazsız imzalayarak kabul eden davacının, daha sonra ilave bedele ilişkin talep yerinde görülmemiştir. Davacı defter kayıtlarına göre; 29.09.2014 dava tarihi itibariyle 1.803.889,77 TL davalılara borçlu olduğu, davalıların oluşturduğu İş Ortaklığı defter kayıtlarına göre ise; 29.09.2014 dava tarihi itibariyle 1.803.889,76 TL davacıdan alacaklı olduğunun kayıtlı olduu Bu durumda taraf defterleri 01 Kuruş farklılıkla birbirini doğrulamakta olup; davacı ....davalıların oluşturduğu iş ortaklığına 29.09.2014 dava tarihi itibariyle 1.803.889,77 TL borçlu olduğu, Davacı Çesaş'ın davalıların oluşturduğu iş ortaklığına 28 adet hakediş karşılığı toplam 27.044.531,43 TL, Demuraj bedeli olarak 3.898.436,33 TL fatura düzenlediği, ayrıca nakde dönen teminat mektupları için ise toplam 2.239.136,57 TL olmak üzere toplam 33.182.104,33 TL davalıların oluşturduğu iş ortaklığını borçlandırdığı, buna karşılık iş ortaklığının davacı şirkete toplam 30.997.704,11 TL ödeme yaptığı ve 3.988.289,99 TL yansıtma faturaları düzenlendiği, dolayısıyla iş ortaklığının toplamda 34.985.994,10 TL ödemede bulunduğu ve davacının davalılara 1.803.889,77 TL borçlu bulunduğunun kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu ihtilafda idare tarafından sunulmuş ve dosya içerisine alınmış bulunan ihaleye ait sözleşme, işe ait kesin hesap ile diğer bilgi ve belgelere göre davacının fiyat farkı hesabında uygulanan yanlış ve eksik hesaplamalar ile ilgili talebinin yerinde olmadığı, üçüncü şahmerdanın işbaşına getirilmesi ile ilgili davacı talebinin, 1 nolu zeyilnamenin mobilizasyon kapsamında ödendiği, birim fiyatları olan imalatların dikkate alınmaması /eksik hesaplanması suretiyle yapılan yanlış ve eksik ödemelerle ilgili davacı taleplerinin reddi gerektiği, proje ve yapım yönteminin sonradan değiştirilmesi nedeniyle oluştuğu iddia olunan ilave maliyetlerin 3 nolu zeyilname kapsamında birim fiyata8 TL/mt fark bedel ödenerek birim fiyatın 146 TL/mt olarak yeniden belirlendiği ve zeyilnamenin itirazsız imza ve kabul eden davacının bu kapsamda işbu davada talep edebileceği herhangi başka bir bedel bulunmadığı, 70”lik borulara karada ve denizde ek yapılmasıyla ilgili olarak davacı talebinin incelenebilmesi için bu işe ait artış oranlarının sözleşme toplam bedelinin % 30'unu aşıp aşmadığının belirlenmesi için dosyaya eklenen ve davalı tarafla İşveren Genel Müdürlük ile arasında düzenlenen 02.10.2014 tarihli Kesin Hakedişe göre işe ait geçici kabul işleminin 31.01.2014 itibari tarihiyle gerçekleştirildiği, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ... Yatırımları Genel Müdürlüğü'nün 19.06.2013 tarih ve B...00.14.00.██████/13213 sayılı olurlarıyla işin yapımı sırasında ortaya çıkan çeşitli mücbir nedenlerle iş miktarlarında artışlar meydana geldiği ve 230.579.344,95 TL olan sözleşme bedelinin 272.802.672,98 TL'ye çıktığı, bunun sonucunda oluşan % 18.31 oranında keşif artışının onaylandığı, işveren tarafından 28.15.2015 tarih ve 21795 sayıyla onaylanan Kesin Hakediş neticesinde yapılan inceleme ve düzenlemeler sonucunda işin nihai ve kesin keşif bedelinin 268.693.455,91 TL olarak tespit edildiği, bu nedenle daha önce % 18,31 olarak belirlenen keşif artışı oranının düşürülerek işin ilk sözleşme bedeli olan 230.579.344,95 TL' ye oranla % 16.51 oranında keşif artışı ile tamamlandığı, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ... Yatırımları Genel Müdürlüğünün 18.11.2017 tarih ve 58891979- 755.06.001-96282 sayılı onay yazılarıyla tespit edildiği ve % 30 un üzerinde bir artışın meydana gelmediği, davalı tarafça davalı ....A.Ş ye yapılan hakediş ve ödemelerin taraflar arasında imzalanan tüm sözleşme ve eki zeyilnamelere uygun olarak yapıldığı, tarafların muhasebe kayıtlarının incelenmesi sonucunda birbirini teyit eden kayıtlara göre; davalıların, davacıya yapmış oldukları toplam ödeme miktarın davacı defterlerindeki kayıtlara göre; 29.09.2014 dava tarihi itibariyle 1.803.889,77 TL davalılara borçlu olduğu kayıtlı olduğu, davalıların oluşturduğu iş ortaklığı defterlerindeki kayıtlara göre ise; 29.09.2014 dava tarihi itibariyle 1.803.889,76 TL davacıdan alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, taraf defterleri 01 Kuruş farklılıkla birbirini doğrulamakta olduğundan ispatlanamayan davanın reddine karar vermek ve davalıların cevap dilekçesindeki davacıdan talep ettiği şekilde karşılıklı olarak takas ve mahsup yapılması ve bu suretle hüküm kurulması karşı dava mahiyetinde olmadığı ve talepte harç ödenmediği gibi yargılama süresince de harç ikmali için süre verilmemiş, keza davacının davalılardan alacağı bulunmaması nedeniyle olmayan bir alacakta davalıların talep ettiği şekilde bir mahsup ve takasa da hükmedilemeyeceğinden mahsup ve takasla ilgili bir karar verilmemiş neticeten aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Ayrıntılı gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40-TL maktu harcın, peşin alınan 78.556,50-TL harçtan mahsubu ile bakiye 77.941,10-TL harcın talep halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,3-Davalılar duruşmada kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2. maddesi uyarınca hesaplanan 506.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, Davacı iflas idare memuru Dönsel Umucu ile Davalı ... İnşaat vekili Av. Esma Yıldırım ve Davalı ...İnşaat vekili Av. Hakan Aydınalp'ın yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025