Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, bankanın haksız icra takibiyle gayrimenkul haczi ve fahiş faiz iddiasına karşı kefalet borcunun menfi tespiti davası.
Özet: Davacı, hakkında banka tarafından başlatılan icra takibinde kefil olmadığını, buna rağmen ikamet ettiği evi ve geçimini sağladığı bahçesinin haksız yere haczedilerek icradan satışa çıkarıldığını, icra dosyasında kefaletini gösteren hiçbir belge bulunmadığını ve bankanın anaparanın yaklaşık dokuz katına ulaşan fahiş ve yasal dayanaktan yoksun faiz talep ettiğini iddia ederek, süresinde itiraz edemediği bu takip nedeniyle menfi tespit davası açmıştır.

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2022NUMARASI : ████████ Esas ve ████████ KararDAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALILAR : 1- VEKİLİ : Av. : 2- ... VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)İSTİNAF KARARININKARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün █████████ Esas sayılı dosyası ile alacaklı olduğunu iddia eden ... Bankası A.Ş tarafından kefil sıfatı ile icra takibi yapıldığını, davacının icra takibinde alacaklı olan şahsa takip konusu banka borcuna istinaden kefil sıfatı ile hiçbir borcu bulunmadığı halde bu icra takibi kesinleştirilerek davacının ailesi ile hayatını ikame ettiği ... Mahallesi, ... caddesi, No: 8 .../... adresinde bulunan ... İli, ... İlçesi, 136 Ada, 3 Parselde kayıtlı bulunan evi ile ailesinin geçimini sağladığı tek geliri olan ... İli, ... İlçesi, ... Mevkü, 121 Ada, 9 Parselde kayıtlı bahçesinin haciz edildiğini, alacaklı olduğunu iddia eden banka tarafından kesinleştirilen icra takip dosyasına istinaden haciz edilen davacının ailesi ile hayatını ikame ettiği ... mahallesi, ... caddesi, No:8 .../ ... adresinde bulunan ... İli, ... İlçesi, 136 Ada, 3 Parselde kayıtlı bulunan evi ile ailesinin geçimini sağladığı tek geliri olan ... İli, ... İlçesi, ... Mevki, 121 Ada, 9 Parselde kayıtlı bulunan bahçesinin icradan satışına karar verildiğini, bu hacizli gayrimenkullerin █████/2021 tarihinde ilk ihale satış günü █████/2021 tarihinde ise ikinci satış ihale günü verildiğini, davacıya ait gayrimenkullerin satışlarının çok kısa bir süre içinde gerçekleştirileceğini, davacının icra takibinde borçlu olarak görünen ...'ya alacaklı olduğunu iddia eden ... Bankası nezdinde hiçbir kefaletinin bulunmadığını, icra takip dosyası incelendiğinde icra dosyasında davacının herhangi bir kefaleti ilişkin bir sözleşmenin veya yazılı bir belgenin bulunmadığının görüleceğini, davalı banka davacının hiçbir kefaleti bulunmadığı halde haksız olarak davacının ikamet ettiği evi ile ailesinin geçimini sağladığı bahçesini haciz ederek icradan ihale satışını yapmak istediğini, bu durum davacının ve ailesinin telafisinin imkânsız maddi ve manevi zararına sebebiyet vereceğini, davalının açmış olduğu icra takibini kabul etmemekle birlikte bu icra takibinde alacaklı banka tarafından kefalete istinaden davacından talep edilen banka alacağı incelendiğinde alacaklı olduğunu iddia eden bankanın icra takibinde talep etmiş olduğu faizin fahiş bir faiz olduğunu ve bu faizin hiçbir yasal dayanağı bulunmayan haksız talep edilen bir faiz olduğunun anlaşılacağını, davalı bankanın 9.040,60.TL asıl alacağa %80 gibi kabul edilmesinin imkânsız, haksız, yasal dayanaktan yoksun, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayan bir faiz talep ettiğini, icra takibinde 9.040,60.TL asıl alacağa %80 faiz işletilerek, 78.467,45.TL gibi inanılmaz bir faiz talep edildiğini, böylelikle 9.040,60.TL asıl alacağa olan takip borcu 78.467,45.TL faiz ile 87.507,45.TL ulaştığını, icra takibinde faiz talebi asıl alacağın hemen hemen 9 katı olduğunu, bu faizin talebinin hiçbir yasal dayanağının bulunmadığını, davalı bankanın icra takibine konu anaparaya fahiş ve hukuka aykırı olarak faiz oranı işlettiğini, icra takibinde alacaklı takip talebinde faiz oranlarının hangi tarihleri kapsadığı yolunda açıklama da dahi bulunmadığını, bilindiği üzere yasal olarak takip tarihinde yürürlükte olan faiz oranının daha sonra değişmesi halinde kendiliğinden yeni faiz oranını göz önünde bulundurarak faizin hesaplanması gerektiğini, icra takibinde takipten sonra işleyecek faize oranla dönem dönem (kademeli olarak) değişkenlik gösterdiğinden faiz hesaplamalarının kademeli hesaplanması yasal zorunluluk olduğunu, davalı bankanın davacının hukuki olarak herhangi bir kefalet sözleşmesi bulunmadığı halde icra takibinde asıl borçluya kefil olarak göstermek suretiyle hakkında icra takibi yaptığını, icra takibinde asıl alacağın katı haksız ve yasal olmayan bir faiz talep ettiğini, bu ilamsız icra takibine istinaden davacıya ait ailesi ile yaşadığı evini ve geçimini sağladığı bahçesini haciz ettiğini ve bu gayrimenkullerin icrada ihale satışı için █████/2021 tarihinde ilk ihale satış günü █████/2021 tarihinde ise ikinci satış ihale günü alındığını, davacının süresinde itiraz edememesi sebebiyle çok büyük mağduriyet yaşadığını, davacının kefil sıfatı ile davalı bankaya hiçbir şekilde kefaleten borcunun bulunmaması, davalı banka ile hiçbir ticari ve şahsi borç ilişkisinin, borca dayalı bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığı halde, fahiş, yasal olmayan haksız bir faiz ile kabul edilmesi imkansız bir faizle alacağın 9 katına çıkarılmış olmasının, davacıların çiftçi olması, hiçbir yazılı ve hukuki kefaletinin bulunmadığı halde ailesi ile yaşadığı aile konutunun ve tek geçimini sağladığı bahçesinin █████/2021 tarihi gibi çok kısa sürede ihale ile satılması nedeniyle ilerde telafisi imkânsız zararlara maruz kalmamaları ve haksız yasal dayanaktan yoksun ve kötü niyetli takip nedeniyle durumun önemi ve aciliyeti sebebiyle, mahkemece takdir edilecek bedel teminatı ile "tedbiren" dava sonuna kadar icra takibinin ve öncelikle icra satışının durdurulmasına, davacının talep etme zorunluluğunun hâsıl olduğunu, bu nedenlerle; davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptalini, dava konusu icra takibinin ilerde telafisi imkânsız neticelere sebebiyet verilmemesi için mahkemece takdir edilen teminat karşılığı olarak dava bitimine kadar icra takibinin ve öncelikle ihale günün 28.06.2021 tarihi gibi çok kısa süre olması sebebiyle "icra satışının" davacı adına tedbiren durdurulmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş. vekili davacı borçlunun herhangi bir borcu olmadığından bahisle söz konusu davayı açtığını ve icra takibinin dayanağı ile alakası olmadığını, davacının sözleşmede imzasının bulunmadığını belirttiğini, karşı tarafın iddiasını kabul etmediklerini, bankanın hesap kat edilerek davacıya gönderilen ihtarnameye davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, sonrasında icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğ edildiğini, ancak itiraz edilmediğini, kesinleşen icra takibi nedeni ile borçlu davacı hakkında icrai işlemlere başlanıldığını, borçlu/davacı adına kayıtlı taşınmazlar için kıymet takdiri yapılmış ve tebliğ edilerek satış işlemlerine geçildiğini, tüm bu süreçte davacıya yapılan tebligatlara neticesinde herhangi bir itiraz ve dava sürecinin olmadığını, taşınmazın satışının yapılacağı zaman söz konusu davanın açıldığını, karşı tarafın kötü niyetli olarak davayı açtığını, bu nedenlerle; davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararında, davacı tarafça banka ile kefalet sözleşmesi bulunmadığını, █████/2010 tarihli ihtarnamenin usule uygun olmadığını, temerrüt olgusunun gerçekleşmediğini, kefalet limitinin üstündeki borçtan müvekkilinin sorumlu olmadığını, kefaletin 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu beyan etmiş ise de █████/2010 tarihli ihtarnamenin adresin kapalı olması sebebi ile █████/2010 tarihinde muhtara tebliğ edilmesiyle davacı temerrüdünün gerçekleştiğini, söz konusu genel kredi sözleşmesinde kefaletin belli bir süreye bağlanmadığını, asıl borcun sona ermediği ve davacının asıl borçluya ve davacıya karşıda takip yaptığı nazara alındığında davalıların kefaletten kaynaklı borçlarının sona ermediğini, mahkemece usul ve yasaya uygun olan bilirkişi raporu hükme esas alınmış olduğunu, ... ... Bankası A.Ş tarafından alacaklar ... A.Ş'ye temlik edildiğinden davacının dava dilekçesinde davalı olarak ... ... Bankası A.Ş ve temlik alan ... A.Ş'yi davalı taraf olarak belirttiğinden davanın davalı ... ... Bankası A.Ş yönünden pasif husumetten davalı varlık şirketi yönünden esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin icra takibinde borçlu olarak görünen ...'ya alacaklı olduğunu iddia eden ... Bankası nezdinde hiçbir kefaleti bulunmadığını, icra takip dosyası incelendiğinde icra dosyasında müvekkiline ait her hangi bir kefaleti ilişkin bir sözleşmenin veya yazılı bir belgenin bulunmadığının görüleceğini, davalı tarafça dosyaya █████/2022 tarihinde ibraz edilen sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere kredi sözleşmesinin borçlusu ..., kefiller ... ve ... olduğunu, işbu sözleşmeden de anlaşılacağı üzere müvekkilin borçlu ...'nun kullanmış olduğu krediye ilişkin kefaleti bulunmadığını, icra dosyasının takip dayanak belgesinde müvekkile ait kefalet sözleşmesi veya yazılı belge bulunmadığını, yargıtay kararları gereği takibe dayanak yapılmayan belgenin sonradan delil olarak sunulması mümkün olmadığını, icra dosyasında kefalet sözleşmesi sunulmadığını, işbu nedenle sonrasında sunulan ya da sunulacak belgelere muvafakati bulunmadığını, kefalet sözleşmesini kabul etmemekle birlikte davalı bankanın █████/2010 tarihli ihtarı usule uygun olmadığından temmerrüt gerçekleşmediğini, bilirkişilerce dosyaya ibraz edilen kredi sözleşmesinde █████/2010 tarihli ihtarname bulunmakta olduğunu, ihtarnamede müvekkilin adresi ... Köyü .../... olarak yazılmakta olduğunu, geçerli bir adres bildirilmemesine rağmen ihtarnamenin muhtara tebliğ edildiğini, yapılan tebliğ geçersiz olup temerrüt gerçekleşmediğini, işbu nedenle yapılan takip usul ve yasaya aykırı olduğunu, kefalet sözleşmesinde tarih bulunmamasının sözleşmeyi geçersiz kıldığını, işbu nedenle geçersiz sözleşmeye dayalı başlatılan takibin geçerliliği bulunmadığını, kefalet sözleşmesini kabul etmemekle birlikte kefalet limitinin üstündeki borçtan müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilin kefalet limitinin 10.000,00.TL olduğunun iddia edildiğini, mahkemece bir kefalet sözleşmesinin varlığı yönünde hüküm kurulacak ise dahi müvekkilin 100.000,00.TL'ye yakın bir borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilin kefalet limiti 10.000,00.TL olduğundan bu miktarın üstünde bir talep mümkün olmadığını, kefaletin hak düşürücü süreye tabi olup 10 yıllık hak düşürücü süre gerçekleştiğini, müvekkilin kefalet tarihinin █████/2009 tarihi olduğunun iddia edilmediğini, kefalet süresinin hak düşürücü süreye tabi olup 10 yılın sonunda kefilin kefilliğinin ortadan kalktığını, işbu nedenle kefaleti var ise dahi sona ermiş olup davalı tarafın talebi haksız yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun faiz oranı fahiş miktarda olup bilirkişi raporunuda bu yönüyle kabul etmek mümkün olmadığını, davaya konu borç miktarında müvekkil aleyhine %80 gibi bir faiz oranı uygulanmış olup işbu faiz oranı Yargıtay kararlarının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin usule uygun temerrüde düşürülmemiş olup yapılan tebligatın usulsüz olduğundan işletilen faiz hukuka ve yasal mevzuata aykırı olduğunu, bu nedenlerle; istinaf talebinin kabulü ile, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. ████████ K. █████/2022 tarihli kararın bozulmasını ve talebimiz doğrultusunda davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretini davalı yanlara bırakılmasını talep etmiştir.DELİLLER :.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın davalı ... A.Ş. Yönünden esaastan, ... Bankası A.Ş. Yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş işbu karara karşı davacı vekilince davacının davaya konu krediye kefaletinin bulunmadığı, ihtarın usulüne uygun yapılmadığı, temerrüt oluşmadığı, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu, kefalet limitinin 10.000,00 TL olduğu, kefaletin süreli olduğu, faiz oranının fahiş olduğu ve ...Bankası lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğundan bahisle istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır.HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacıya tebliğ edilen kat ihtarının usul ve yasaya uygun olmasına, davaya konu kredi sözleşmesinin davacı tarafça müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalanmasına, dosyada mevcut bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, icra takibindeki asıl alacağının davacının kefalet limitinde kalmasına, asıl borcun sona ermemesine, davacının icra takibine, kat ihtarına, haciz ve kıymet takdirine itiraz etmemesine, alacağın davalı ... A.Ş. Tarafından temlik alınmasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece, davalı ... Bankası yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilerek davalı yararına 15.055,70-TL nispi vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince mahkemece karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre davalı yararına 9.200,00-TL maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken 15.055,70-TL nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın kaldırılması ile yeniden hüküm kurulması gerektiği, ancak halihazırda yürürlükte bulunan AAÜT'nin İkinci Kısım İkinci Bölümüne göre maktu avukatlık ücretinin 45.000,00.TL olduğu anlaşılmakta olup, usuli kazanılmış hak ilkesi gereği istinaf eden davacı aleyhine daha fazla vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilerek ilk derece mahkemesi kararında olduğu gibi davalı yararına 15.055,70-TL vekalet ücreti hükmedilmesi gerekmiştir.Yukarıda belirtilen sebeplerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun haklı olduğu, İlk Derece Mahkemesi'nin davanın reddine ilişkin kararı davalı ... Bankası lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :1)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun KABULÜNE,2)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-2 maddesi gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin Mahkemesi'nin █████/2022 tarih, ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3)-YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,4)-Davanın ... ... Bankası A.Ş yönünden pasif husumet yokluğundan REDDİNE,5)Davanın ... A.Ş yönünden esastan REDDİNE,6)-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.606,97 TL harcın mahsubu ile bakiye 874,97.TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,7)-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8)-Davalı ... A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 15.055,70.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... A.Ş 'ye verilmesine,9)-Davalı ... ... Bankası A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince istinafa gelenin sıfatına göre aleyhe bozma yasağı da nazara alınarak hesaplanan 15.055,70.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... ... Bankası A.Ş'ye verilmesine, 10)-Dosyada mevcut olan harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,İstinaf incelemesi yönünden;1)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafça yatırılan 80,70.TL istinaf nispi karar harcının davacıya İADESİNE,2)-6100 Sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafça yapılan 165,00.TL, tebligat gideri, posta gideri 80,70.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının toplamı 245,70TL istinaf yargılama giderinin davalı ... Bankası A.Ş.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,3)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,4)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır