Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin trafik kazası sonucu zorunlu mali sorumluluk sigorta limiti aşan ödemenin rücuen tahsiline itirazın iptali davası gerekçeli kararı.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısının akaryakıt istasyonunda neden olduğu kaza sonrası trafik sigortası kapsamında davalı istasyona yaptığı ödemede teminat limitini aşan sehven fazla ödeme bulunduğunu iddia ederek, bu tutarın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını talep ederken, davalı istasyon zamanaşımı, iyi niyetli sebepsiz zenginleşme ve sigorta şirketinin kendi kusuruyla fazla ödeme yaptığını savunarak davanın reddini istemektedir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye YetkiliT.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ KARAR NO: ████████HAKİM : KATİP : DAVACI :VEKİLLERİ:DAVALI :VEKİLLERİ:DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı olan .... plakalı aracın 17.04.2023 tarihinde davalı şirketin benzin istasyonunda maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kontrolsüz şekilde hareket eden aracın benzin pompasına ve dava dışı ..... plakalı araca çarptığını, meydana gelen hasarların müvekkil şirket tarafından karşılandığını, kaza sonrası davalı şirkete toplamda 260.813,87-TL ödeme yapıldığını, 01.01.2023 - 31.12.2023 dönemi Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası teminat limitinin araç başına 120.000,00-TL ve kaza başına 240.000,00-TL olarak belirlendiğini, müvekkil şirket tarafından teminat limiti dışında sehven 20.813,87-TL fazla ödeme yapıldığını, yapılan sehven ödemenin davalı tarafa bildirilmesine rağmen iadesinin gerçekleşmediğini, sebepsiz zenginleşen davalıdan sehven ödenen tutarın tahsili amacıyla 25.09.2023 tarihli borç bildirim yazısı gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine Ankara Batı İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itiraz nedeniyle icra takibinin durduğunu, arabuluculuk sürecinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, takip konusu alacak miktarının belirli ve tartışmasız olduğunu belirterek Ankara Batı İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının kötü niyetli itirazı sebebiyle %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın süresinden sonra açıldığını ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Müvekkil Aleyhinde Başlatılan Ve Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı icra dosyasında ödeme emrine 20.11.2023 tarihinde itiraz edildiğini, müvekkil şirkete yapılan ödemenin 04.07.2023 tarihinde gerçekleştiğini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının iddiasına göre ödeme sehven yapılmışsa bu hususun 04.07.2023 tarihinde öğrenilebileceğini, davacı şirketin sigortalısı olan .... plakalı aracın müvekkil şirkete ait benzin istasyonuna 17.04.2023 tarihinde verdiği zarar nedeniyle 260.813,37 TL ödeme yapıldığını, yaklaşık 3 ay sonra davacı şirketin sehven fazla ödeme yapıldığını iddia ederek 20.813,87 TL'nin iadesini talep ettiğini ve Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyasını açtığını, müvekkil şirkete yapılan ödemenin sigorta poliçesi kapsamındaki hasar için olduğunu ve iyi niyetle harcandığını, TBK m. 79/1 uyarınca iyi niyetli sebepsiz zenginleşenin geri verme borcunun kapsamının sınırlı olduğunu, davacı şirketin eksper raporu ve poliçe incelemesi yaparak ödeme kararı verdiğini, ödeme hatası varsa bunun sigortacının kendi kusurundan kaynaklandığını, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının kendi düzenlediği poliçeye dayalı ödemeyi sehven yaptığını ileri süremeyeceğini, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ██████████ E. ve █████████ K. sayılı kararlarının da bu yönde olduğunu, başlatılan icra takibine haklı olarak itiraz edildiğini, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, aksine davacı şirketin kötü niyetli takip başlatması sebebiyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin iade etmesi gereken bir bedel bulunmadığını belirterek davanın reddini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava trafik kazası nedeniyle davacı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin müteselsil borçlu davalıdan rücuen tahsili istemine dayalı olarak Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ..... takip sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacı vekili, dava dışı sigortalısının █████/2023 tarihinde davalının benzin istasyonumda maddi hasarlı trafik kazası geçirdiğini, meydana gelen kaza neticesinde davalı yana 260.813,87 TL ödeme yapıldığını, sigorta teminat limitinin araç başına 120.000,00 TL, kaza başına 240.000,00 TL olduğunu, limiti aşan fazladan ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümlerine geri iadesi için söz konusu takibi başlattığını beyan etmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “İşletenlerin, bu Kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, ZMSS'nin amacı, trafik kazaları sonucu 3.kişilere verilecek zararların güvence altına alınmasıdır. Davacı sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olup, kendisi tarafından düzenlemiş olan poliçeye dayalı olarak ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranarak gerekli incelemeyi yapması gerekirken bu şekilde davranmadığı ve ödemeyi iradi olarak gerçekleştirdiği anlaşılmıştır. Her ne kadar TBK'nın 78/1 maddesi "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir."hükmünü havi ise de, davacı sigorta şirketinin, kendi düzenlemiş olduğu poliçeye dayalı olarak yaptığı ödemeyi "kendisini borçlu sanarak" yapmış olduğunu ileri sürmesi mümkün değildir. Bu durumda, poliçede kapsamında ödenmemesi gereken ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olduğu ve bu ödemenin davacı sigorta şirketine sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep hakkı vermeyeceği anlaşıldığından (emsal Yargıtay 17. HD. ██████████ esas ve █████████ karar sayılı, Yargıtay 4 Hukuk Dairesinin 28.02.2024 Tarih ██████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı) iade koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. (Ankara BAM 26. HD. █████████ E, █████████ K sayılı ilamı) Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının kendi düzenlediği sigorta poliçesinin limitlerini bilmemesinin mümkün olmadığı, basiretli tacir gibi davranması gerektiği halde davranmadığı, dolayısıyla ödemenin hataen yapıldığının kabul edilemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 22.983,79-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olarak karar verildi. █████/2026Katip .... E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır