Ceza infaz kurumu saymanının usulsüz ödeme ve kamu zararına yol açan eylemlerinin memurluktan çıkarılma cezası kapsamındaki "yüz kızartıcı" fiil olup olmadığına ilişkin temyiz incelemesi.
Özet: Bir saymanın, ceza infaz kurumunda sayman olarak görev yaparken, var olmayan işlemlere ödeme yapması, gerçeğe aykırı müstahsil makbuzlarına dayanarak işlem yapması ve mevzuata aykırı doğrudan teminleri bilerek onaylaması sonucu kamuyu zarara uğrattığı iddia edilerek devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin disiplin cezasına karşı açtığı davada, ilk derece mahkemesi söz konusu eylemleri memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak, yüz kızartıcı ve utanç verici nitelikte bularak davanın reddine karar vermiş; ancak bölge idare mahkemesi, davacının kişisel menfaat sağladığına dair somut bir kanıt olmaması ve fiillerin "yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler" tanımıyla örtüşmemesi nedeniyle disiplin cezasını hukuka aykırı bularak iptal etmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... BakanlığıVEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: Erzurum ili, ... Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda sayman olarak görev yapan davacının, Toprakkale Açık Ceza İnfaz Kurumunda sayman olarak görev yaptığı dönemde işlediği iddia edilen eylemi nedeniyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; başkontrolörlerce yürütülen inceleme ve soruşturma kapsamında Ceza İnfaz Kurumunun alım işlemleri ile ihale iş ve işlemleriyle ilgili ayrıntılı olarak yapılan tespitler neticesinde; davacının kişisel menfaat temin ettiğine dair somut bir bilgi ve belge bulunmamakla birlikte, gerçekte hiç yapılmadığını bildiği (kırma, eleme gibi) işlemler için (müdahalede bulunmayıp) sayman olarak ödemede bulunması; yine aslında tüccardan alındığını bildiği hâlde çiftçiden alınmış gibi gösterilen alımlarla ilgili gerçeğe uygun olarak düzenlenmeyen müstahsil makbuzlarına ve (denetim ve kontrolünü yapmadığı) tartı fişlerine göre ödeme ve işlem yapması; yine doğrudan temin yöntemiyle mevzuattaki usûle aykırı olarak ve mevzuata göre bulunması gereken evraklar bulunmadan, piyasa rayici üstünde gerçekleştirilen işlemleri bilmesine rağmen bu işlemlere göre ödeme yapmaya ve işlem tesis etmeye devam etmesi, ayrıca hesap ve defterleri doğru ve eksiksiz olarak yerine getirme ve denetimini yapma yükümlülüğüne aykırı davranması şeklindeki fiillerin sabit olduğu, davacının, gerçeğe ve usûle aykırı işlemlere müdahale etmeyerek bu işlemlere göre gerçeğe ve mevzuata aykırı işlemde bulunmak (ödeme yapmak) şeklinde gerçekleştirdiği, görevinin gereklerine aykırı olan ve aynı zamanda kamu zararına neden olan (zincirleme şeklinde devam eden) fiillerinin ise "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında kaldığı, dava konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca ceza verilebilmesi için utanç verici fiillerin bulunması gerektiği, olayda ise bir kısım aykırılıklardan öte, davacının ihmal ve kusuru ile kurum personeli veya kurum dışındaki alım yapılan firma veya şahıslardan menfaat temin ettiğine yönelik somut bilgi ve belgelerin ortaya konulamadığı, davacının sayman olarak bu süreçte yer almasının fiillerin sübuta erdiği yönündeki değerlendirme açısından tek başına yeterli olmayacağı, dolayısıyla davacının disiplin suçuna konu eyleminin anılan Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendiyle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan ''tipiklik" şartının gerçekleşmediğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan maddî ve özlük haklarının işlem hiç tesis edilmemiş olsaydı normalde ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faizleriyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, usulsüz iş ve işlemler yaparak kurumun zarara uğramasına neden olduğu, görevini kötüye kullandığı, bu haliyle kusurlu olduğu ve üzerine atılı suça konu eylemlerinin sabit olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddiyle, temyize konu kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ :Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Erzurum ili, ... Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda sayman olarak görev yapan davacının, Toprakkale Açık Ceza İnfaz Kurumunda sayman olarak görev yaptığı dönem yönünden yapılan denetim sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı özel denetim raporuna ve ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasına konu kurumun zarara uğratılması ile usulsüz iş ve işlemlerin yapılmasında kusurlu olduğu iddialarıyla disiplin soruşturması başlatılmış, soruşturma sonucunda getirilen teklif doğrultusunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT:657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.Aynı Kanun'un 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME:657 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden fiil, disiplin hukuku yönünden aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile UYAP sistemi üzerinden yapılan araştırma sonucunda, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillerin aynı zamanda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle davacının, "görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, özel belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında davacı hakkındaki ceza yargılamasının devam ettiği anlaşılmaktadır.Bu durumda, söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin niteliği ve işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali, işlem nedeniyle yoksun kalınan maddî ve özlük haklarının işlem tesis edilmemiş olsaydı normalde ödenmesi gereken tarihlerden itibaren hesaplanacak yasal faizleriyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.