Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde Açık Hesap Ticari Satışlardan Kaynaklanan Alacağın Tahsili Amacıyla Başlatılan İcra Takibine Karşı Yapılan İtirazın İptali Davası Kararı Detayları.
Özet: Davacı tekstil firmasının, davalıya açık hesaba dayalı ticari satıştan kaynaklanan 166.936,97 TL alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının yetki itirazı ve esasa yönelik borcu olmadığı savunmasıyla karşı çıkmasına rağmen, bilirkişi raporuyla davacının defterlerinin düzenli olduğu, davalının defter ibraz etmediği ve faturalara süresinde itiraz etmediği tespit edilerek, davacının alacaklı olduğu ve takibin devam etmesi gerektiği anlaşılmıştır.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili ...'nin tekstil sektöründe faaliyet gösteren köklü bir şirket olduğunu, davalı şirkete açık hesaba dayalı olarak faturalı ürünler satıldığını, bu ticari ilişkiden doğan alacakların tahsili amacıyla 02.09.2025 tarihinde Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 166.936,97 TL tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın 08.09.2025 tarihinde ödeme emrine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ederek takibi durdurduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 89/1. maddesi uyarınca para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifa edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin merkez adresinin ... Mah. ... Cad. No: ... ... - ... - ..... olması sebebiyle Bakırköy İcra Dairesi'nin yetkili olduğunu, davalının yetki itirazının kötü niyetli olduğunu ve alacağı sürüncemede bırakma amacı taşıdığını, davalının ticari ilişkiyi inkar etmediğini, tarafların tacir olması nedeniyle dava şartı olan arabuluculuk sürecinin 11.09.2025 tarihinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... dosya ve ... başvuru numarası ile başlatıldığını, 20.10.2025 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkilin alacağının ticari defterler, faturalar ve ilgili kurum kayıtları ile sabit olduğunu, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamını, alacağın tahsilini ve İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi gereğince davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile dava dilekçesinde müvekkil şirketin ticari unvanının hatalı yazıldığını ve müvekkilin limited değil anonim şirket olduğunu belirttiğini, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasına yapılan yetki itirazının dikkate alınmadığını ifade ettiğini, müvekkilin yerleşim yerinin ... ilçesinde bulunduğunu ve bu bölgenin Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün yetki sınırları içerisinde kaldığını açıkladığını, icra takibinin yetkisiz yerde açıldığını ve itiraz edilmesine rağmen dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmediğini vurguladığını, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin .... E. ve ..... K. sayılı 11.06.2020 tarihli kararı uyarınca yetkisiz icra dairesinde yapılan takip işlemlerinin geçersiz olduğunu savunduğunu, yetkili icra dairesinde borçluya yeni bir ödeme emri tebliğ edilmeden itirazın iptali davası koşullarının oluşmadığını belirttiğini, bu nedenle davanın duruşma yapılmaksızın reddedilmesi gerektiğini ileri sürdüğünü, esas bakımından ise müvekkil firmanın davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını beyan ettiğini, banka hesap dökümleri incelendiğinde tüm ödemelerin eksiksiz yapıldığının görüleceğini ifade ettiğini, talep edilen bedellerin müvekkil şirketin borcu olmadığını savunduğunu, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli icra takibi başlatması sebebiyle alacağın en az yüzde yirmisi oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ettiğini, sonuç olarak haksız açılan davanın ve icra takibinin reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından davalıya satılan ürünler nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası ile Beylikdüzü Vergi Dairesi, Yenibosna Vergi Dairesi müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
█████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2025 yılı Ocak-Kasım dönemi ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, envanter defterine ilişkin durumun mahkemenin takdirinde olduğu, davalı tarafın inceleme gününe katılmadığı ve ticari defterlerini sunmadığı, bu nedenle davalı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davalının defter ibraz yükümlülüğünü yerine getirmediği, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmaksızın açık cari hesap şeklinde çalışıldığı, davacının .... numaralı ... hesabında takip tarihi itibarıyla 166.936,97 TL tutarında alacaklı göründüğü, dosyada taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, sunulan faturaların davacı tarafından davalı unvanına elektronik ortamda usulüne uygun düzenlendiği, faturalara karşı davalı tarafça yasal sekiz günlük süre içinde herhangi bir itirazda bulunulduğuna dair bilgi veya belgeye rastlanmadığı, ...'nin 2025 yılı Ocak-Ekim dönemi karşılaştırmalı alış-satış analizinde tarafların 16 adet belge karşılığında KDV hariç 287.021,33 TL tutarında birbirini teyit eden işlemleri olduğu, ...'nin 2025 yılı Ocak-Eylül dönemi karşılaştırmalı analizinde de tarafların .. adet belge karşılığında KDV hariç 287.021,33 TL tutarında birbirini teyit eden alış-satış kayıtlarının bulunduğu, davacının takip talebinde işlemiş faiz talebinin yer almadığı, alacağın kabulü halinde faiz ve icra inkar tazminatı taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat edilebilir. Mahkememiz tarafından tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup taraflara ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verildiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelendiği ancak davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
Davacı şirkete ait ticari defterler bilirkişi incelemesine sunulmuş ve üzerinde takip konusu faturalara ilişkin inceleme yapılmıştır. Taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmaksızın açık cari hesap şeklinde çalışıldığı, davacının ..... numaralı ... hesabında takip tarihi itibarıyla 166.936,97 TL tutarında alacaklı göründüğü, sunulan faturaların davacı tarafından davalı unvanına elektronik ortamda usulüne uygun düzenlendiği, faturalara karşı davalı tarafça yasal sekiz günlük süre içinde herhangi bir itirazda bulunulduğuna dair bilgi veya belgeye rastlanmadığı, ...'nin 2025 yılı Ocak-Ekim dönemi karşılaştırmalı alış-satış analizinde tarafların ... adet belge karşılığında KDV hariç 287.021,33 TL tutarında birbirini teyit eden işlemleri olduğu, ...'nin 2025 yılı Ocak-Eylül dönemi karşılaştırmalı analizinde de tarafların .....adet belge karşılığında KDV hariç 287.021,33 TL tutarında birbirini teyit eden alış-satış kayıtlarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre;“ (2) Bir fatura alan kişi
aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda
bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” TTK nın 21. maddesine göre davalı
tarafından davacının düzenlediği faturalara karşı yasal 8 günlük süre içerisinde itiraz edildiğine dair herhangi bir itiraz belgesi dosyaya sunulmamıştır.
Davacı ve davalının bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2025 yılına ait BA-BS bildirim formları celp edilmiş olup yapılan inceleme neticesinde, tarafların 2025 yılı BA-BS bildirim formlarında mutabık
oldukları anlaşılmıştır.
Davalı tarafın verilen sürede inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini sunmadığı, yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, bu kapsamda davacıya ait usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin incelenmesi neticesinde davacının davalıdan 166.936,97 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının düzenlenen faturalara yönelik itiraz ettiğine dair delil bulunmadığı, tarafların BA-BS formlarının birbirleri ile uyumlu olduğu göz önüne alındığında davacının alacaklı olduğu ispatlandığından davanın kabulüne karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 166.936,97 TL asıl alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA,
2-Asıl alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 33.387,39 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gerekli 11.403,50 TL harçtan peşin alınan 2.016,19 TL peşin harcın mahsubu ile 9.387,31 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 2.016,19 TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.719,10- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 7.285 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.833,33 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!