Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde incelenen, kamu kurumunca kaçak su kullanımı kaynaklı idare alacağının tahsili amacıyla adi ortaklığa karşı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, bir kamu kuruluşu tarafından, davalı adi ortaklığın kaçak su kullanımı sebebiyle oluşan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir; davacı, yetkisiz su bağlantıları tespit ederek usulsüzlüğü tutanakla kayıt altına aldığını, arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlandığını belirtmiş ve takibin devamı ile icra inkâr tazminatı talep etmiş olup, mahkeme ise adi ortaklığın taraf ehliyeti ve sorumluluğunu ayrıca değerlendirmektedir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili idare alacağının tahsili amacıyla Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ..... Esas sayılı icra dosyası ile borçlu Adi Ortaklık aleyhine ilamsız icra yoluyla takip yapıldığını, borçlu Adi Ortaklığın süresi içerisinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurduğunu, borçlunun itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalının takip tarihi itibariyle toplam 8.287,24-TL borcunu ödemediğini, müvekkili idare ......'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesinin görev alanı (belediye imar sınırı ile mücavir alan) içinde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek üzere 2560 sayılı kanun ile kurulmuş, tüzel kişiliği haiz bir kamu kuruluşu olduğunu, davalı ile ilgili olarak idare elemanları tarafından mahallinde yapılan incelemede kolon sistemine ilave bağlantı yapılarak kaçak su kullanıldığının tespit edildiğini, bu durumun Tarifeler Yönetmeliği'nin 45, 46. ve 47. maddelerine istinaden kaçak ve usulsüz su kullanım tutanağı ile zabıt altına alınarak ilgiliye tebliğ edildiğini, Tarifeler Yönetmeliği'nin 45/1-2 maddesinin “Abone olmaksızın .......’ye ait su taşıyan borulardan veya yer altı suyu kaynaklarından herhangi bir teknik düzenekle su alan kişilerin kaçak su kullanımları tutanakla tespit edilir. Tespit edilen kaçak su kullanımı engellenir, kaçak su kullanımı müeyyidesi uygulanarak tahakkuk ve tahsili cihetine gidilir, ancak kaçak su kullanımı bedelini ödemeyenler hakkında yasal takip başlatılır.” hükmünü içerdiğini, söz konusu ihtilafın giderilmesi için Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ..... Büro, ...... Arabuluculuk numarası ile arabuluculuk görüşmeleri başlatıldığını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama olarak son oturum tutanağı ile sonlandırıldığını, yapılacak yargılama neticesinde itirazın iptali ile takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiş ve dava etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE:-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ...... esas sayılı takip dosyası ile kaçak elektrik alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine, davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.-Bakırköy ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ..... Esas ...... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş, kesinleşen görevsizlik kararı üzerine yukarıda esas numarası üzerinden Mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur.-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. -İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı)-Bu açıklamalar da göstermektedir ki itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. -İİK 67 m. uyarınca itirazın iptali davaları icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı davalar olup, geçerli bir icra takibi bulunması ise bu davaya özgü bir dava şartıdır. -Dava ve takip dosyasında davalı/borçlunun adi ortaklık olması nedeniyle adi ortaklık ve taraf ehliyetinin ayrıca irdelenmesi gerekmektedir.-Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK 620/1. madde). Ortaklığın kararları, bütün ortakların oybirliğiyle alınır. Sözleşmede kararların oy çokluğuyla alınacağı belirtilmişse çoğunluk, ortak sayısına göre belirlenir (TBK 624. madde). Ortaklık için edinilen veya ortaklığa devredilen şeyler, alacaklar ve ayni haklar, ortaklık sözleşmesi çerçevesinde elbirliği hâlinde bütün ortaklara ait olur. Ortaklık sözleşmesinde aksine bir hüküm bulunmadıkça, bir ortağın alacaklıları, haklarını ancak o ortağın tasfiyedeki payı üzerinde kullanabilirler. Ortaklar, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile, bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa müteselsilen sorumlu olurlar (TBK 638. madde). Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, elbirliği mülkiyetidir. Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır (TMK 701. madde). Elbirliği mülkiyetinde, ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir. Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça, gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerekir. Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece, paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz.-Belirtilen bu hükümlerin sonucu olarak dava açan adi ortaklar elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre davada mecburi dava arkadaşı durumundadır. Adi ortaklıkta davanın tüm ortaklar tarafından açılması gereklidir. Birlikte dava açılmadığı takdirde diğer ortaktan davaya muvafakat alınması, muvafakat vermeyen ortak olursa onun hakkında da dava açılması ve bu suretle taraf ehliyetinin tamamlanması gerekir. Aksi takdirde davanın dinlenme imkanı yoktur (YHGK.nun 17.01.1990 gün E.13-457, K.2 sayılı kararı).-Bir icra takibinde taraf ehliyeti ancak hukuken mevcut gerçek veya tüzel kişilere, yani medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanlara aittir. Bir takipte genel olarak alacaklı ve borçlu olmak üzere birer kişi bulunur. Ancak bazı hallerde, takibin taraflarında birden fazla alacaklı veya borçlu bulunabilir ya da bu durum yasal zorunluluk olarak ortaya çıkabilir. Bu gibi hallerde takip arkadaşlığından söz edilmektedir. İcra takip arkadaşlığını da alacaklılar ve borçlular arasında takip arkadaşlığı şeklinde iki yönden incelemek gerekir.-Alacaklılar arasında takip arkadaşlığı bazı hallerde söz konusu olur. Bu kimi zaman zorunlu, kiminde de isteğe bağlı olabilir. Alacaklılar arasında zorunlu takip arkadaşlığı konusundaki örneklerden biri de adi ortaklığa ait bir alacağın takibi halidir. Ortakları arasında gizli temsil ilişkisi bulunmayan veya sözleşme ile veya alınan bir kararla ortaklardan birine ortaklığı temsil yetkisi verilmemiş ise adi şirketlerde, şirketin bir alacağının ancak bütün ortaklar tarafından imzalanacak ortak bir takip talebi ile icraya konulabilir. (İtirazın İptali Davaları, Dr. Adnan Değnekli - Sedat Kısa, sayfa 26-27)-Takip dosyasının incelenmesinde davacı tarafın adi ortaklık aleyhine takip başlatıldığı, adi ortaklık yönünden taraflara icra dosyasında yer verilmediği görülmektedir -Somut olayda davacı ile davalının içinde bulunduğu adi ortaklık arasında haksız fiilden kaynaklanan alacak iddiasının bulunduğu, takibe dayanak alacağın adi ortaklık adına fatura edildiği görülmekle, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, açılacak davanın ve yapılacak takibin her bir ortak ayrı ayrı gösterilerek ortaklara birlikte yöneltilmesi gerekmektedir. Dava konusu takip ortaklığı oluşturan şirketler ayrı ayrı gösterilmeden yalnızca tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklığa karşı yapılmış olmakla usulüne uygun bir icra takibinin varlığından söz edilemez.-Açıklanan nedenlerle oratada geçerli bir icra takibinin bulunmadığı gözetilerek dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin harç olarak yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.█████/2026Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim ..... ¸e-imzalıdır