Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf incelemesindeki genel kurul kararının iptali davası, azınlık hissedarın yönetim kurulu ibrası, kar dağıtımı ve fahiş huzur hakkı kararlarının hukuka aykırı olduğu iddiasını konu almaktadır.
Özet: Azınlık hissedarlar tarafından açılan bu genel kurul kararının iptali davasında, çoğunluk hissedarı Ayşe ailesinin şirket kaynaklarını kişisel ve ilişkili şirketleri lehine kötüye kullandığı, emsallerinin altında kiralama yapıldığı, fahiş yönetim kurulu huzur hakkı ödemelerinin yapıldığı, bilgi alma haklarının ihlal edildiği, ayrıca 23/02/2022 tarihli genel kurulda alınan finansal tabloların tasdiki, yönetim kurulunun ibrası (Türk Ticaret Kanunundaki oy yasağına aykırılık iddiasıyla), 2021 karının yedek akçeye aktarılmasıyla kar dağıtımı yapılmaması ve yönetim kurulu üyelerine şirketle iş yapma izni verilmesi kararları başta olmak üzere alınan çeşitli kararların iptali talep edilmiştir; ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, bu karar davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ █████████ Esas ████████ Karar
T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ21.HUKUK DAİRESİESAS NO : █████████ KARAR NO : ████████TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR BAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : █████/2023NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar DAVA : Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2026Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; Hazirun cetveline göre davalı şirketin %60 hissesinin ... A.Ş.'ne, % 10 hissesinin ..., % 10 hissesinin ...'a ait olduğunu, bu haliyle ... ailesinin davalı şirketteki hisseleri toplamının % 80 olduğunu, müvekkillerinin davalı şirketin %10 hissesine sahip olduklarını, %10 hissenin ise ... A.Ş.'ne ait olduğunu, ... ailesi üyelerinin █████/2007 tarihin den beri davalı şirketi yönetmekte olduklarını, şirket kaynaklarını ... A.Ş.'ne kullandırıldığını, emsallerinin altında kiralama yapıldığını, bir takım masraf kalemlerinin davalı şirkete ödettirilmiş olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin fahiş huzur hakkı aldıklarını, şirkete ait araçların ... ailesi ve ... A.Ş.'e ait işlerde kullanılması, bu eylemleri ile şirketi zarar uğratmış olduklarını, davalı şirketin son yıllarda yatırım yapmayan, önceki yıllarda edinilmiş taşınmazları kiraya veren bir şirket konumunda olduğunu, █████/2022 tarihli genel kurul gündeminin 3. maddesinde finansal tabloların tasdikine ilişkin karara, gündemin 4'ncü maddesinde yönetim kurulunun ibrasına ilişkin karara, gündemin 5'nci maddesinde 2021 yılı karının yedek akçeye eklenmesine ilişkin karara, gündemin 7'nci maddesinde yönetim kurulu ücretleri hakkında alınan karara, gündemin 8'nci maddesinde yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396 maddeleri uyarınca şirketle iş yapma izni verilmesi kararına itiraz ettiklerini, müvekkillerinin şirket ile ilgili bilgi alma haklarının ihlal edilmiş olduğunu, gündemin 3'ncü maddesi ile alınan kararın iptalini talep ettiklerini, Genel Kurul toplantı tutanağının 4'ncü maddesine göre; yönetim kurulunun ibrasına ilişkin oylamanın 38640 adet olumsuz oya karşılık 115920 adet olumlu oy ile yapıldığını, yönetim kurulundaki ... Ailesinin sahibi olduğu ve aynı ortaklara ait ... ibra oylamasında oy kullandığından ibranın usulsüz olduğunu, TTK 436/1'den kaynaklanan oy kullanma yasağının ihlal edilmiş olduğunu, gündemin 5. maddesiyle 2021 yılında elde edilen karın tamamının yedek akçeye ayrılması ve kar dağıtımı yapılmaması hakkında alınan kararın iptalini talep ettiklerini, kar dağıtımı yapılmaması için hukuki bir gerekçe gösterilmemiş olduğunu, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E sayılı dosyasında görülen davada; müvekkillerinin ortaklıktan çıkma paylarının ödenerek şirketten çıkmalarına karar verilmiş olduğunu, genel kurul tutanağında ortaklıktan çıkma nedeniyle kar dağıtımının engellenmiş olduğunu, █████/2021 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyelerine aylık 27.500 TL fahiş huzur hakkı ücreti ödenmesine karar verilmiş olduğunu, bu karara Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ████████ E sayılı iptal davası ikame edilmiş olduğunu, dava konusu edilen genel kurulda da aylık 27.500 TL huzur hakkı verilmesi kararlaştırılmış olduğunu, davalı şirketin 2004 yılından bu yana genel kurullarında alınan tüm huzur ücreti kararlarının ya iptal edilmiş ya da yargılamalarının devam etmekte olduğunu, genel kurullarda alınan huzur hakkı kararlarına göre 2005-2007 yıllarında 15.000 TL, 2007-2010 yıllarında 19.500 TL, 2011-2012 22.500 TL, 2012-2013 23.500 TL, 2014-2020 27.500 TL kararlaştırılmış olduğunu bildirerek, █████/2022 tarihli genel kurulda gündemin 3, 4, 5, 7 ve 8'nci maddeleri ile alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 1966 yılında kurulan şirketin 1985 yılından 2007 yılına kadar arada geçen 22 yıllık süreçte ... Ltd. Şti. müdürü, 2000 yılında nevi değişikliğinden sonra Anonim Şirket Yönetim Kurulu Başkanı olarak şirketi yönetmiş olduğunu, 2000 yılında nevi değişikliği döneminde ...'in % 3 olan hissesi, bila bedel %7 hisse verilerek %10'a çıkarılmış olduğunu, ... %10 olan hissesini diğer aile fertlerine %2 olarak paylaşarak şirket sermeyesi içerisinde 5 ortak olarak yer almış olduklarını, yönetim kurulu başkanı ..., Genel Müdür ..., ... Alışveriş Merkezi Müdürü ... yönetimindeki şirket 2007 yılına kadar, kamu borçlarını süresinde ödeyemeyen, sürekli olarak banka kredisi kullanan, ortaklarından borç alan bir şirket olduğunu, ... yönetimindeki şirket uygulamalarında bir takım olumsuzluklar yaşandığını, sahte fatura kullanımı, şahsına ait taşınmazın şirkete satımında satıcının ödemesi gereken harcın şirkete ödettirilmesi, tek düzen muhasebe sitemine aykırı muhasebe uygulamaları, şahsi cari hesabının kasa hesabı gibi kullanılması gibi hususların tespitinin ardından ...'in yönetimdeki görevlerine son verilmiş olduğunu, davacılar 2007 yılında şirket yönetiminden ayrıldıkları andan itibaren sahip oldukları % 10 hisseyi fahiş fiyatla çoğunluk hisseye sahip ... ailesine satma gayreti içinde olduklarını, davacılar TTK 531. madde hükmünü gerekçe göstererek fesih davası açmış olduklarını, her Genel kurul kararı için iptal davaları açtıklarını, 23.02.2007 tarihli genel kurulda ... ailesi üyelerinin %80 oy hakimiyetini kullanarak yönetime gelmesinden sonra arada uyuşmazlığın başladığı davacıların itiraf etmiş olduklarını, davalı şirket ile ... A.Ş. arasında ... yönetiminde başlayan ve hala süren kiralama ilişkileri bulunduğunu, sözleşmelerin ... tarafından imzalanmış olduğunu, şirket yöneticilerine ücret ödemelerinin ... ve çocukları tarafından da yıllarca alınmış olduğunu, ücretlerin fahiş olmadığını, Şubat 2007; ... ücreti 15.000 TL, ... ücreti 12.000 TL, ... ücreti 5.000 TL olduğunu, bunların dışında şahıslarına tahsis edilmiş lüks binek araçları, ...'den fahiş fiyatla alınan tarlalar, sahte faturalar ve sahte harcamalar, şahsi borçları için şirketi borçlandırmak gibi imkanlardan uzak kaldıkları için çoğunluk hisse sahiplerin husumet beslediklerini, şirketin 2007 yılından itibaren her yıl 3 milyon TL civarında kar dağıtımı yapmış olduğunu, davalı şirket ile ... A.Ş. arasında ... tarafından imzalanan kira sözleşmesinin uzun süreden beri devam ettiğini, kira artışının gündemden kalması için sözleşmede kira bedelinin ABD doları ile belirlendiğini, davacı ... yönetiminde iken başlatılmış olan yönetim kurulu üyelerine ve üst düzey yöneticilere araç tahsisi uygulamasının devam etmekte olduğunu, gündemin 4'ncü maddesinde yer alan Yönetim Kurulunun İbrası oylamasında yönetim kurulu üyeleri kendilerinin ibrasında oy kullanmamış olduğunu, gündemin 5'nci maddesinde yer alan kar dağıtımı konusunda, genel kurul karın yedek akçe olarak ayrılmasına karar vermiş olduğunu, davacıların şirket aleyhine açmış oldukları fesih davası sonucunda ortaklıktan çıkma kararı verilmiş olduğunu, ortaklıktan çıkmasına karar verilen paydaşlara toplamda 42.797.664,00 TL ödenmesine karar verilmiş olduğunu, olası ortaklık payı ödemesi riski nedeniyle dağıtılan karın tamamının yedek akçeye ayrılmasının şirket menfaatine olduğunu, Yönetim Kurulu ücretlerinin reel olarak düzenli şekilde düşürülmüş olduğunu, davacı ...'in 2005 yılında yönetim kurulu üyesi olarak almış olduğu 15.000 TL ücretin TÜİK'in açıkladığı enflasyon verilerine göre 2022 yılına güncellenmesiyle 125.575,72 TL miktarında bir ücret söz konusu olduğunu, Yönetim Kurulu üyelerine ödenen ücretin USD bazında karşılaştırıldığında; 2016 yılında 9.000 USD, 2017 yılında 7.800 USD, 2018 yılında 6.000 USD, 2019 yılında 4.700 USD, 2020 yılında 4.000 USD, 2021 yılında 3.200 USD ve 2022 yılında 1.500 USD ücret ödemesi yapıldığını, gündemin 8'nci maddesinde Yönetim Kuruluna TTK 395 ve 396'ncı maddeler kapsamında izin verilmesi kararının iptali talebinin hiçbir somut zemine oturtulmamış olduğunu, hiçbir maddi vakıa ve delil sunmaksızın iptal talebiyle dava açılmış olduğunu, TTK 445'nci maddede sayılan iptal sebeplerinin gerekçeleri ile ortaya konulması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece; Genel kurul toplantısı █████/2022 tarihinde yapıldığından davanın (3) aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığını, gündemin (3) maddesinde 2021 mali yılına ait finansal tablolar görüşüldüğünü, alınan karar yasa da aranan nisaba uygun olarak alındığını, gündemin (4) maddesinde 2021 yılı faaliyet ve hesaplarından dolayı yönetim kurulunun ibrasına yönelik olup yapılan oylama sonucunda oy çokluğu ile yönetim kurulu ibra edildiğini, gündemin (7) maddesinin yönetim kurulu üyelerinin ücretlerinin belirlenmesine yönelik, yönetim kurulu üyelerinin ücretlerin artırılmayarak 27.500,00 TL olarak belirlendiğini, işbu kararın oy çokluğu ile alındığını, gündemin (8) maddesine yönetim kurulu üyelerine TTK' 395 ve 396.maddelerine göre gerekli izin verilmesine yönelik olup, alınan bu kararında şirket kayıtlarında şirketi zarara uğrattıklarına ilişkin bir işlem tespit edilmediğini, bu kararın da oy çokluğu ile alındığını, alınan kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olmadığı kanaatine varılmakla açılan davanın reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin işbu davanın reddi kararına nasıl vardığının taraflarınca anlaşılamadığını, Mahkemenin gerekçeli kararında da bu husus hakkında yeterli açıklama yapılmadığını, Davalı şirket yöneticilerinin, şirket kaynaklarını kendileri ve hakim ortağı oldukları ... A.Ş. lehine kullandırmalarına ilişkin dürüst hesap verme ilkelerine göre açıklamada bulunulmaması ve yapılan açıklamalardaki bariz hata ve eksiklikler ile şirket kaynaklarının davalı şirket hakim ortakları lehine kullandırıldığına dair kira sözleşmeleri, şirket mali kayıtlarının gerçeği yansıtmaması, fahiş nitelikteki Yönetim Kurulu huzur hakkı, genel müdür ve denetçi ücretleri ile bu kişilere ait özel veya amaç dışı seyahat giderleri, çok sayıda lüks araba giderleri, telefon giderleri, kişisel giderler gibi harcamalar sonucu ... A.Ş.’ye ait giderlerin Mat İnşaat’a yükletilmesi gibi delillerle ilgili bir değerlendirme yapılarak gündemin 3. maddeleri ile alınan kararların iptal edilmesine karar verilmesi gerektiğini, Gündemin 4. maddesi ile alınan yönetim kurulunun ibra edilmesi kararı açıkça TTK. m. 436/1’e aykırı olduğundan dolayı geçersiz olduğunu, █████/2022 Tarihli Olağan Genel Kurulu’nda, 2021 mali yılında elde edilen kârın tamamının tamamının yedek akçeye ayrılması ve kâr dağıtımı yapılmaması kararı alınmış ise de hukuki bir gerekçe sunulmadığından gündemin 5. maddesiyle 2021 mali yılında elde edilen kârın dağıtılmayarak yedek akçeye ayrılması hakkında alınan kararın iptal edilmesi gerektiğini,Kar dağıtımı yapamayacak kadar maddi anlamda zor durumda olan bir şirketin yönetim kurulu üyeleri için bu derece yüksek miktarda huzur hakkı ücreti ödenmesine karar vermesi açıkça dürüstlük kuralına aykırı olup, gündemin 7. maddesiyle alınan fahiş nitelikteki yönetim kurulu ücretlerine ilişkin kararın iptal edilmesi gerektiğini, Gündemin 8. maddesi uyarınca alınan kararın objektif iyi niyet kurallarına açıkça aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİDava; anonim şirket genel kurul kararlarının (█████/2022 tarihli genel kurulda gündemin 3, 4, 5, 7 ve 8'nci maddeleri ile alınan) iptali istemine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı tarafça, davalı şirketin █████/2022 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurulunda alınan kararların iptalini talep ettiği, davalı tarafça davalı şirket genel kurulun usule ve hukuka uygun toplandığı ve kararlar aldığı bahisle davanın reddinin talep edildiği, Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde davacının davasının reddine karar verildiği, ilgili karara karşı davacının istinafa geldiği görülmüştür.Genel kurul kararının iptali davalarını açabilecek kişiler, TTK'nun 446. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan kanuni düzenleme uyarınca, genel kurul kararına karşı iptal davası açabilecek kişiler; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy kullanan ve muhalefetini tutanağa yazdıran veya çağrının usulüne uygun olmadığını, gündemin usulünce ilen edilmediğini, yetkisiz kişilerin toplantıya katılarak oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına haksız olarak izin verilmediğini iddia eden pay sahipleri ile yönetim kurulu ve kararların uygulanmasından kişisel sorumluluğu doğacak yönetim kurulu üyeleridir.Somut olayda davacılar, şirket ortağı (pay sahibi) sıfatıyla eldeki davayı açmış olup, davacıların dava süresince bu sıfatlarını koruması gerekmektedir. Dairemizin █████/2025 tarih, ████████ E ████████ K sayılı ilamı ile , davacı muris ...'in davalı şirketteki 3.864 pay karşılığı 110.500.160,40 TL çıkma payının davacı muris mirasçılarına veraset ilamındaki payları oranında ödenmesi suretiyle davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, davacı ...'in davalı şirketteki 3.864 pay karşılığı 110.500.160,40 TL çıkma payının anılan davacıya ödenmesi suretiyle davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, davacı ...'in davalı şirketteki 3.864 pay karşılığı 110.500.160,40 TL çıkma payının anılan davacıya ödenmesi suretiyle davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, davacı ...'in davalı şirketteki 3.864 pay karşılığı 110.500.160,40 TL çıkma payının anılan davacıya ödenmesi suretiyle davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, davacı ...'in davalı şirketteki 3.864 pay karşılığı 110.500.160,40 TL çıkma payının anılan davacıya ödenmesi suretiyle davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiği ve ilgili kararın Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin █████/2026 tarih ve █████████ E, █████████ K sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesi üzere davacıların davalı şirkette ortaklık sıfatlarının kalmadığı görülmüştür.Hal böyle olunca , davacı yanın dava tarihinde TTK'nun 446/1(b) maddesinde öngörülen ''pay sahiplerinin dava açabileceği '' hükmüne istinaden işbu davayı açtığı, ne var ki davacıların çıkma paylarını alarak davalı şirket ortaklığından çıkmalarına verilen kararın yukarıda belirtilen Yargıtay ilamı ile kesinleştiği, █████/2026 tarihi itibariyle davacıların davalı şirkette pay sahibi sıfatlarının kalmadığı, dava şartının mevcut olup olmadığının yargılamanın her aşamasında resen inceleneceği , HMK'nun 115/1 maddesinin amir hükmü olup davacının şirket ortaklığı son bulunmuş olmakla, davacıların aktif dava ehliyeti kalmadığından, davacıların davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacıların istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek KABULÜ ile, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2023 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca kamu düzeni gözetilerek KALDIRILMASINA, B) Davacıların davasının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Davacılar tarafından yapılan yargılama masraflarının davacılar üzerinde bırakılmasına,4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi karar tarihindeki AAÜT hükümlerine göre taktir ve tayin olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,6-Bakiye gider avansının karar kesiştiğinde ve talep halinde tarafa iadesine,C)1-Davacılar tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,2-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...... ... ... ...