Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari satımdan kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında, bilirkişi raporuyla borcun ve mal tesliminin sabit görüldüğü yargılama sürecidir.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, davacı şirket, davalıya ticari satışlardan kaynaklanan 338.355,16 TL tutarındaki fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep ederken, davalı ise mal tesliminin gerçekleşmediğini ve faturaların içeriğine itiraz ederek davanın reddini istemiştir; bilirkişi raporu ise davacının ticari defterleri, faturalara itiraz edilmemesi, BA-BS formları ve imzalı teklif fişleri ışığında mal tesliminin gerçekleştiğini ve davacının alacaklı olduğunu tespit ederek, davacının taleplerini destekler nitelikte bulgular sunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile Davalı Borçlu Aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından █████/2024 tarihi itibarıyla 338.355,16 TL tutarındaki ana alacak, işleyecek faiz, icra harç ve masrafları ile vekalet ücretinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine borçlunun itiraz ettiğini, bu itirazın kötü niyetli ve takibi uzatmaya yönelik olduğunu, müvekkil firma tarafından davalıya satılan mallar karşılığında 02.03.2024,13.03.2024,14.03.2024,18.03.2024 ve 30.03.2024 tarihlerinde 338.355,16 TL tutarında 7 adet fatura düzenlendiğini, fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız itirazda bulunduğunu, dava şartı arabuluculuk sürecinden olumlu sonuç alınamadığını, davalı şirketin merkez adresinin ... Mahallesi ... Sokak No: ... İç Kapı No: .... ..../... olarak değişmesi nedeniyle yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, borçlunun borcun kendisine ait olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, faturalara konu malların teslim alındığına dair davalı çalışanlarının imzalı formlarının mevcut olduğunu, teslimatın şantiye arazisi ve yolundaki kamera kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkil şirketin ticari defterleri, faturaları ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacağın varlığının ortaya çıkacağını, davalının icra takibine haksız ve kötü niyetli itiraz ettiğini, bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, ayrıca İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile müvekkili aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ...E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine konu faturaların müvekkilin aldığı hizmetin karşılığı olmadığını, fatura içeriklerinin muhtelif inşaat malzemesi şeklinde belirsiz olduğunu, söz konusu malların teslim edilmediğini, müvekkil tarafından imzalanmış herhangi bir irsaliyenin bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan teklif formlarının irsaliye niteliği taşımadığını ve bu belgelerdeki imzalara açıkça itiraz ettiklerini, davacının takip aşamasında sunmadığı belgeleri dava aşamasında dosyaya sunmasının hukuken mümkün olmadığını, taraflar arasında akdi bir ilişki bulunmadığını ve mal tesliminin ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, e-arşiv faturaların tek başına teslimi kanıtlamadığını, müvekkil tarafından yapılan ödemelere ilişkin dekontlar ve cari hesap dökümlerinin incelendiğinde müvekkil şirketin davacıdan 129.795,78-TL alacaklı olduğunun görüldüğünü, davacının müvekkil aleyhine kötü niyetli icra takibi başlattığını ve bu takibe yasal süresi içerisinde itiraz ettiklerini, davacının haksız ve kötü niyetli olarak açtığı davanın esastan reddini, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından davalıya satılan ürünler nedeniyle düzenlenen fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile Silivri Vergi Dairesi, .... Vergi Dairesi müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır.
█████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusunun davacının davalı şirket ile olan ticari ilişkisinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının usul ve yasaya uygun tutulan ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretini haiz olduğu, davacının kendi ticari defterlerinde davalıdan 735.764,40 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, davacının kredi kartı ile tahsil ettiği 378.000,00 TL tutarının bu miktardan düşülerek 338.355,16 TL üzerinden dava açıldığı, dava konusu fatura içeriği malzemelerin, faturaya itiraz edilmemesi ve Ba-Bs formlarıyla beyan edilmesi ile imzalı teklif fişleri dikkate alındığında mal tesliminin gerçekleştiğinin kabul edildiği, mahkemeye veri olması amacıyla temerrüt faizi hesaplamalarına yer verildiği, 30.04.2024 vade tarihi ile 09.08.2024 takip tarihi arasında 338.355,16 TL tutar üzerinden 8 ay 8 gün süreyle 18.020,89 TL faiz tutarı hesaplandığı kanaatine varıldığı tespit edilmiştir.
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat edilebilir. Mahkememiz tarafından tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup taraflara ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verildiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelendiği ancak davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği yalnızca cari hesap ekstresi sunulduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirkete ait ticari defterler bilirkişi incelemesine sunulmuş ve üzerinde takip konusu faturalara ilişkin inceleme yapılmıştır. Davacının kendi ticari defterlerinde davalıdan 735.764,40 TL alacaklı olduğunun belirlendiği, davacının kredi kartı ile tahsil ettiği 378.000,00 TL tutarının bu miktardan düşülerek, 338.355,16 TL üzerinden dava açılmış olduğu, dava konusu fatura içeriği malzemelerin faturalara itiraz edilmemesi ve her iki tarafın da BA-BS Formlarıyla beyan edilmiş olması ile imzalı teklif fişleri dikkate alındığında mal tesliminin gerçekleştiği anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre;“ (2) Bir fatura alan kişi
aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda
bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” TTK nın 21. maddesine göre davalı
tarafından davacının düzenlediği faturalara karşı yasal 8 günlük süre içerisinde itiraz edildiğine dair herhangi bir itiraz belgesi dosyaya sunulmamıştır.
Davacı ve davalının bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS bildirim formları celp edilmiş olup yapılan inceleme neticesinde, davacının 2024 yılında 363.177,63 TL tutarında davalıya satış yaptığı hususunda BS bildiriminde bulunduğu
tespit edilmiştir. Davalı taraf ise yine aynı şekilde 2024 yılında davacıdan 363.177,63 TL tutarında alım yaptığı hususunda BA bildiriminde
bulunduğu belirlenmiştir. Tarafların 2024 yılı BA-BS bildirim formlarında mutabık
oldukları anlaşılmıştır.
Davalı tarafın verilen kesin sürede inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini sunmadığı, cari hesap dökümü sunmuş olduğu, bu kapsamda davacıya ait usulüne uygun tutulmuş ticari defterlerin incelenmesi neticesinde davacının davalıdan 338.355,16 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalının düzenlenen faturalara yönelik itiraz ettiğine dair delil bulunmadığı, tarafların BA-BS formlarının birbirleri ile uyumlu olduğu göz önüne alındığında davacının alacaklı olduğu ispatlandığından davanın kabulüne karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 338.355,16 TL alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA,
2-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 67.671,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 23.113,10 TL harçtan peşin alınan 3.765,02 TL peşin harcın mahsubu ile 19.348,08 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 3.765,02 TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.467,92- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 54.136,83 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 8.091 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.833,33 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!