İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, otopark abonelik sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, ticari ilişkiyi kira olarak değerlendirip ilk derece ticaret mahkemesinin görevsizliğine karar vermiştir.
Özet: Alacaklının, otopark abonelik ücretleri ve vade farkı alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin asıl alacağı kısmen kabul edip vade farkı alacağını reddetmesi üzerine, alacaklı ticari teamülün varlığına dayanarak vade farkının kabul edilmesi gerektiği yönünde istinaf başvurusu yapmıştır; ancak istinaf mahkemesi, taraflar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve davanın ticari mahkeme yerine sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesinin kararını görevsizlik nedeniyle kaldırmıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
55. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
KARAR KALDIRMA
DOSYA NO: █████████
KARAR NO : █████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026
NUMARASI: ███████ - ████████
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTİNAF TARİHİ: █████/2026
KARAR TARİHİ: █████/2026 Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ;
İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkında düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin ve davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.
İstinaf sebepleri: Davacı vekili, süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkeme, tarafından yapılan yargılamanın neticesinde davalarının tam kabulüne karar vermesi gerektiğini, asıl alacak olarak talep edilen 113.332,53 TL 'nin tamamını kabul etmeyerek taraflar arasında yazılı sözleşme veya teamül bulunmadığı gerekçesiyle 12.182,53 TL vade farkı alacağını reddetmiş olduğunu, bu değerlendirmenin yerleşik Yargıtay içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, Yargıtay’ın istikrar kazanmış taraflar arasında süreklilik arz eden ticari ilişki kapsamında gecikmeli ödemelere vade farkı uygulanması ve buna uzun süre itiraz edilmemesi hâlinin, teamülün varlığına karine teşkil ettiği vurgulanmış olduğunu, huzurdaki uyuşmazlıkta da davalıya e-fatura sistemi üzerinden tebliğ edilen faturaların hiçbirine süresi içinde itiraz edilmediğini, aksine ticari ilişkinin devamı süresince kısmi ödemelerde bulunulmuş olduğunu, bu durumun Yargıtay içtihatları uyarınca vade farkı uygulamasının taraflar arasında zımnen kabul edildiğini ve ticari teamülün fiilen oluştuğunu tartışmasız şekilde ortaya koymakta olduğunu, bu itibarla, mahkemenin ticari teamülün oluşmadığı yönündeki kabulünün, dosya kapsamı ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile bağdaşmamakta olduğunu, vade farkı alacağının reddine ilişkin hüküm kısmının kaldırılması gerekmekte olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı vekili, müvekkil ile davalı arasında 01.01.2022 ve 01.04.2022 tarihlerinde abonelik sözleşmesinin düzenlendiğini, abonelik sözleşmelerine konu otoparkların abonelik bedeli karşılığında davalının kullanımına bırakıldığını, davalı tarafından sözleşmeye konu alanı aylarca kullanılmaya devam ettiğini, bu kullanımında 01.01.2022 - 13.11.2024 tarihleri arasında davalı şirket tarafından bir kısım ödemelerin yapıldığını, bu ödemeleri müvekkili şirketin cari hesap ekstresinde belirttiğini, davalının edimini gereği gibi yerine getirmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası aracılığıyla sözleşme ve faturaya dayalı cari hesap alacağı kapsamında 113.332,53-TL bedelli icra takibinin başlatıldığını ve davalının takibe itirazı sonucu takibin durduğunu, sonuç olarak; davalının itirazının iptali ile takibin devamını ayrıca davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının dava konusu malların davalı şirkete teslimine ilişkin herhangi bir belge sunmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete herhangi bir ürün tesliminin yapılmadığını, icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, sonuç olarak; davanın usul ve esastan reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkeme, yapılan yargılama neticesinde, Davanın kısmen kabulü ile davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin 101.150,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar vermiştir.
Türk Borçlar Kanun'unun 299. maddesinde; "kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.
HMK 4/a maddesi gereğince "kiralanan taşınmazların İcra İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davaların Sulh Hukuk Mahkemesinde" görüleceğinin düzenlenmiştir.
Somut olayda; davaya dayanak otopark abonelik sözleşmesi uyarınca dava konusu alanın, otopark olarak kullanılmak üzere kira bedeli karşılığında zilyetliğinin davalıya devredildiğine göre taraflar arasındaki akdi ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. maddesinde düzenlenen kiralama ilişkisi olduğu, sözleşme içeriğine göre davaya bakma görevinin Sulh Hukuk Mahkemesine aittir.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Asliye Ticaret Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek, dosyanın görevli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesinin hatalı olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeksizin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, davaya bakma görevi kararı veren mahkemeye ait olmadığı halde yargılamaya devam edilerek esasa ilişkin karar verilmiş olmasının hatalı olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusunun HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince değişik gerekçe ile kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının esası incelenmeksizin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Davacının istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile KABULÜNE,
İlk derece mahkemesi kararının esası incelenmeksizin KALDIRILMASINA,
Yargılamanın eksikler tamamlanarak kaldığı yerden devamı için dosyanın ait olduğu Mahkemeye İADESİNE,
Peşin yatırılan istinaf başvuru harcının mahsubuna,
Peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
Gider avansından kalanın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,
İstinaf başvurusu için yapılan harç ve masrafların ilk derece mahkemesince esas hakkında yeniden verilecek hükümle birlikte değerlendirilmesine,
Dair dosya üzerinden, oy birliği ile KESİN olarak karar verildi, açıkça anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!