İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin kaçak elektrik kullanım bedeli tahsilatı itirazın iptali davasında, bilirkişi raporundaki tahakkuk süresi ve faiz hesaplama hatalarının istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulüne ilişkin kararına karşı davacının istinaf başvurusunu incelemektedir; davacı, mahkemenin ve bilirkişi raporunun kaçak kullanım bedelinin hesaplandığı dönemin kısalığı (43 gün yerine 12 ay olması gerektiği) ve uygulanacak faiz başlangıç tarihi (fatura son ödeme tarihi yerine haksız fiilin işlendiği tarih itibarıyla gecikme zammı ve KDV ile) konularındaki tespitlerinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmektedir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI : ████████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu ... aleyhine, kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili için İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve tüm ferilerine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini,takibin durduğunu, müvekkili şirket yetkililerince 13.06.2023 tarihinde yapılan kontrollerde kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiş olup, bu hususun ... numaralı kaçak usulsüz elektrik tüketim tespit tutanağı ile kayıt altına alındığını, itirazın haksız olduğunu beyanla ,itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak dava açıldığını, müvekkilinin "Sinanpaşa Mah. ... Sok. No:... Beşiktaş/İSTANBUL" adresinde bulunan ... Restoran adlı iş yerinin işletmecisi olduğunu, söz konusu iş yeri için ... hesap numaralı ... hizmet numarası ile elektrik aboneliğini tahminen 1 sene öncesinde aldığını,davacı şirket tarafından tutulan 13/6/2023 tarih ... seri nolu "kaçak / usulsüz kullanım tespit tutanağı" nın gerçeğe aykırı bir şekilde düzenlenmiş olup tek taraflı bir şekilde tanzim edildiğini, bilimsel veriler ışığında usulsüz kullanım olduğuna dayanak olarak kabul edilemeyeceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İstinaf Konusu Mahkeme Kararı; Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 53.508,20 TL asıl alacak; 466,55 TL işlemiş faiz, 83,97 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 54.058,72 TL yönünden KISMEN İPTALİNE, icra takibinin 53.508,20 TL asıl alacak; 466,55 TL işlemiş faiz, 83,97 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 54.058,72 TL yönünden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi, işleyecek avans faizine %18 oranında KDV uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin 73.624,86 TL yönünden istemin REDDİNE,2-Koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur. İstinaf Başvurusu ; Mahkemece verilen kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle;İlk derece mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporunun hem tahakkuk süresine ilişkin değerlendirmesinin hem de faiz hesabının hatalı olduğunu , öncelikle, davalı hakkında düzenlenen ... sayılı tutanak ve laboratuvar incelemesi ile sayaç üzerinde yüksek frekansla uyutma yapıldığı, ölçümlerin engellendiği ve eksik tüketim kaydedildiğinin sabit olduğu, ne var ki, bilirkişilerin yalnızca 24.04.2023 tarihli ... sayılı önceki tutanağı gerekçe göstererek dava konusu tahakkuku 24.04.2023–08.06.2023 dönemi ile sınırlı tutmuş oldukları ,oysa bu tutanağın sözleşmesiz tüketimle ilgili olduğu, ilgili döneme dair tahakkukun ayrı şekilde yapılmış olduğu, dava konusu ... sayılı tutanağın ise doğrudan sayaç müdahalesine ilişkin olduğu ve 17.08.2022 tarihinden itibaren tüketimlerin tutarsız olduğunun tespit edildiği, bu nedenle müvekkili şirketin , Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 44 ve 45. maddeleri ile EPDK’nın 622 sayılı kararı uyarınca, tespit tarihinden geriye dönük azami 12 ay için hesaplama yapma yetkisini kullanarak 17.08.2022 – 05.06.2023 dönemini esas almış olduğu, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin güncel kararlarında da geriye dönük tahakkukun 12 ayla sınırlı olarak yapılabileceğinin kabul edildiği, buna rağmen bilirkişilerin yalnızca 43 günlük süreyle sınırlı hesaplama yapmasının mevzuata, içtihatlara aykırı olduğu, Diğer yandan yapılan faiz hesabının da hatalı olduğu, bilirkişilerin, faiz başlangıcını fatura son ödeme tarihi olarak esas almış olduğu , oysa kaçak elektrik kullanımı haksız fiil niteliğinde olup faiz haksız fiilin işlendiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı ,arıca güncel Yargıtay kararlarında, kaçak elektrik alacaklarında uygulanacak faizin 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesinde düzenlenen gecikme zammı oranları olduğu ve bu gecikme faizi tutarına %18 KDV’nin de eklenmesi gerektiğinin açıklandığı, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, kamu düzeni yönünden ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda;Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.Davanın dayanağı olan İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; 125.341,77 TL asıl alacak, 1.984,58 TL gecikmiş gün faizi ile 357,23 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 127.683,58 TL alacağın tahsili için ilamsız takip yapılmış, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ; Davacı tarafça, yüksek frekans ile müdahale şüphesi ile sayacın uyutularak tüketimin kayıt etmesinin engellendiği gerekçesi ile sayaç sökülüp laboratuvarda incelemeye almış ve incelenen sayacın "Sayacın hafıza okumalarında yüksek frekans ile uyutularak kayıt yapmasının engellendiği tespit edilmiştir. Bu müdahaleler sonucunda tarih-saat bilgisi geride kalmış ve hafıza pillerinin bittiği görülmüştür. Müdahale olmadığında doğru kayıt yapmaktadır." şeklinde davalı hakkında █████/2023 tarihli ... seri numaralı tutanak tutulmuş olup bu tutanağa istinaden tahakkuk edilen, 121.437,59 TL Kaçak Ek Tahakkuk ve 3.904,18 TL'lik Kaçak Tahakkuku (Toplam: 125.341,77 TL) bedelli faturalar düzenlenerek, takip konusu yapılmıştır.Somut olayda, davacı tarafın faturada son ödeme tarihini belirterek borcun ödenmesi yönünden vade koyduğu,bu sebeple temerrüt olgusu bu tarihte gerçekleşeceğinden, faiz başlangıcının son ödeme tarihleri olarak esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Sözleşmelerde kararlaştırılan gecikme zammı, hukuki niteliği itibariyle bir borcun gününde ödenmemesi halinde alacaklının gecikme zammı süresince borçluya tanıdığı vade karşılığı belirli bir oranda borca yapılan ilave niteliğindedir. Gecikme zammı, gecikme faizi değildir. Gecikme zammında da bir para borcunun geç ödenmesi bahis konusudur. Gecikme faiz talebinde bulunabilmek için borçluyu temerrüde düşürmek gerektiği halde, gecikme zammında buna lüzum yoktur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve Yargıtay 3. H.D'nin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre; abonelik sözleşmesinden kaynaklı ödemelerde gecikme olması halinde, 6183 sayılı Yasada belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, sözleşmede gecikme zammı uygulanacağına dair açık ve anlaşılır bir ifadeye yer verilmesi gerekir. Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde, 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına göre (mesken ise yasal faiz, ticarî ise ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır. (HGK'nın 28.11.2012 tarih ve ███████-624 E., ████████ K., 3. HD’nin █████/2014 tarih, ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)Somut olayda, davacı tarafça bu hususları kapsayan bir abonelik sözleşmesi sunulmadığından, mahkemece gecikme zammı uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle;" Davacı şirket laboratuvar incelemesi sonucunda Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (EPTYH) Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı Md.42/1-c hükmüne göre doğru bir şekilde tespitte bulunmuştur. Kaçak Kullanımı söz konusu olmuştur. Ancak yapılan inceleme neticesinde Davacı ... Şirketi (...) kaçak tahakkuk hesabını hatalı yapmıştır. Şöyle ki; İşbu dava konusu 13.06.2023 tarih ve ... seri numaralı tutanaktan önce 24.04.2023 Tarih ve ... seri numaralı başka bir kaçak tespit tutanağı daha dosyada yer almaktadır. Son tespit tarihindeki (08.06.2023) sayaç değişikliği tarihi ile 24.04.2023 tarihli kaçak elektrik tespiti arasında 43 gün olmasına rağmen davacı , kaçak ve kaçak ek tahakkuk için toplamda 295 gün için geriye doğru tahakkuk hesabı yapmıştır. Halbuki son iki tutanak arasındaki geçen süre toplamı 43 gündür. Dolayısıyla toplam olabilecek maksimum kaçak kullanım gün sayısı 43 günü geçemez. Bundan dolayı Davacı bu süreyi 295 gün alarak hatalı işlem yapmıştır. Bu durum EPTHY Md. 45/1-c aykırıdır. 43 gün üzerinden kaçak tahakkuk hesap yapıldığında tüketim miktarı 7.368,48 kWh olmakta ancak Davacı ise bu hesabı 295 gün x 20,40 kW x 0,6 x14 Saat/Gün = 50.551,2 kWh olarak hesaplamış sayaç üzerindeki yazan endeks değerini (20.085,00 kWh) düşmüş ve toplamda 30.466,2 kWh olarak yaklaşık 4 kat fazladan yapmıştır. Netice itibariyle yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere 43 gün üzerinden tekrardan hesaplama yapıldığında , 53.508,20 TL asıl alacak 254,16 TL Faiz ve 45,75 TL faiz KDV'si olmak üzere toplamda 53.808,11 TL" borç hesaplandığı görüşü bildirilmiştir.Ek raporda itirazlar değerlendirilerek, aynı görüş tekrar edilmiştir.Somut olaya uygulanacak █████/2018 tarihli RG'de yayınlanarak yürürlüğe giren EPTHY olup yönetmeliğin ;"Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri" başlıklı 42.maddesinde;(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak;c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,"Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre" başlıklı 45. maddesinde;(1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır;c) 42.maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez."denilmiştir.Somut olayda ,bilirkişi kurulunca dava konusu 13.06.2023 tarih ve ... seri numaralı tutanaktan önce 24.04.2023 Tarih ve ... seri numaralı başka bir kaçak tespit tutanağı daha bulunduğu, son tespit tarihindeki (08.06.2023) sayaç değişikliği tarihi ile 24.04.2023 tarihli kaçak elektrik tespiti arasında 43 gün olmasına rağmen davacı ..., kaçak ve kaçak ek tahakkuk için toplamda 295 gün için geriye doğru tahakkuk hesabı yapmış olduğu, halbuki son iki tutanak arasındaki geçen süre toplamının 43 gün olduğu, dolayısıyla toplam olabilecek maksimum kaçak kullanım gün sayısının 43 günü geçemeyeceği şeklindeki görüş ile kaçak tüketim hesabı yapmıştır.Bilirkişi kurulunca ,kaçak tahakkuku hesaplanmış ,ek tahakkuk hesabı yapılmamıştır.Oysa ki ,kaçak hesabının başlangıcı olarak ilgili yönetmelik " son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir" düzenlemesi olmasına rağmen, bilirkişi heyeti hatalı olarak önceki tutanak tarihini kaçak tüketim hesabına esas almış, ek tüketim koşullarının oluşup oluşmadığı, doğru bulgu ve belge olup olmadığı yönlerinden inceleme ve değerlendirme yapmamış, 43 günlük sürenin tamamını "kaçak" tüketim hesabına esas almıştır.Bilirkişi kurulu, ek raporlarında itirazları karşılayamadığından,bu sebeple mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu vasıtası ile, kaçak ve doğru bulgu -belgelere dayandırılmak (açıklanmak) suretiyle ek kaçak tüketim bedellerinin hesaplandığı, denetime elverişli rapor alınması gerekilidr.Bu sebeplerle,davacı tarafın istinaf talebinin kabulü ile ,kararın HMK 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.█████/2026