İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, trafik kazası sonucu cismani zarar gören yayanın maddi ve manevi tazminat talepli davasının özeti.
Özet: Davacı bir trafik kazasında yaralanan yaya olarak, kazaya neden olan şoför, aracın ruhsat sahibi şirket ve sigorta şirketinden, kazadaki tam kusurluluğu iddia edilen şoförün fiiliyle oluşan kalıcı maluliyet ve diğer zararlar için başlangıçta 1.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminat talep etmiş, daha sonra maddi tazminat talebini yaklaşık 1.8 milyon TLye yükseltmiş; davalı araç sahibi şirket ise şoförün aracı izinsiz kullandığı gerekçesiyle sorumluluğu reddederken, sigorta şirketi ile ilgili kısım sulh protokolü ile karara bağlanmıştır.

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı dava dilekçesinde özetle; 02.09.2022 tarihinde, ... İli , ... İlçesi, ... Mahallesi ... meydana gelen yaralamalı trafik kazasında, davalılardan şoför ...'in sevk ve idaresinde bulunan ve malikinin de diğer davalı ... olduğu ... plakalı araç ile kontrolü kaybederek yaya halinde bulunan müvekkiline çarpması neticesinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında müvekkilinin çarpmanın etkisiyle çeşitli zedelenme ve yaralanmalara maruz kaldığını, kalıcı hasar meydana geldiğini, tek taraflı meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığı veya olamayacağının açık olduğunu, bu nedenle KTK gereği kazanın meydana gelmesinde asıl kusurlu olan araç şoförü ...'in tüm tazminatlardan kusuru gereği sorumlu olduğunu, aracın sigortacısı davalı sigorta şirketi ve araç ruhsat sahibi diğer davalı ... isimli şirketinin de meydana gelen maddi zarardan hukuken müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, ayrıca müvekkilinin bu kazadan sonra halen tedavi gördüğünü, davaya konu kaza neticesinde müvekkilinin ne oranda malul kaldığının adli tıptan alınacak rapor neticesinde belirleneceğini, taleple ilgili olarak davalı kuruma önce 06.10.2022 tarihinde tazminat ödenmesi ile ilgili başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, akabinde yine tüm davalılarla ilgili arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalı ... ve ... ile ilgili olarak sorumlulukları gereği ileride telafisi imkansız zararlar doğmaması bakımından bu davalıların mal varlıklarına ve özellikle dava konusu kazaya karışan araca tedbir konulmasını talep ettiklerini, tüm bu nedenlerden dolayı; söz konusu kazada yaralanan ve malul kalan müvekkili için sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı olarak hesaplanacak maddi tazminat tutarı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren (haksız fiillerde haksız fiil tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca 500.000 TL manevi tazminatın davalı ... ile diğer davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili █████/2026 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile müvekkilinin sürekli iş göremezlik maddi zararına ilişkin olarak dava değerini 1.806.052,74 TL arttırarak toplam 1.806.552,74 TL ile geçici iş göremezlik maddi zararına ilişkin olarak dava değerini 64.135,62 TL arttırarak toplam 64.635,62 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (manevi tazminat talebi ile birlikte) sigorta şirketi dışında kalan davalılardan tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yine aynı davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, tamamlama harcı olan 31.969,00 TL'yi aynı tarihte mahkememiz veznesine yatırmıştır. Davacı vekili █████/2026 havale tarihli dilekçesi ile sulh protokolü gereği davalı sigorta şirketi bakımından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini ayrıca protokol gereği tarafların birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi de bulunmadığını, buna göre karar verilmesini talep etmiş, dilekçe ekinde sulh protokolünü ibraz etmiştir. Davalı ... Şirketi cevap dilekçesinde özetle; davaya konu olan trafik kazasının dava dilekçesinde yanlış anlatıldığını, diğer davalı ve sürücü ...'in müvekkili şirket ...Şirketi ile hiçbir hukuki bağı olmadığını, kendisi başka bir aracın sürücüsü iken müvekkili şirkete ait aracın arıza yapması sebebiyle kendi inisiyatifi ile bindiğini ve yasalara aykırı şekilde izinsiz olarak binerek kazayı yaptığını, bu kişinin müvekkili şirket ile bir bağı olmadığı gibi araca binmesi olayından davalı ... Şirketi'nin haberi ve izni olmadığını, davalı Mehmet'in müvekkili şirketin aracına izin ve rıza dışında binerek hem yayanın yaralanmasına sebep olduğunu hem de aracın maddi hasar görmesine sebep olduğunu, bu nedenle kendisinden şikayetçi olduklarını, kaza sonrasında davacının davalı 'in ve çalıştığı işyeri ... Şirketi'nin olay yerine gelen müdürlerinin kaza ile ilgili maddi ve manevi tüm zararlarının karşılanacağına dair sözleri üzerine şikayetçi olmadığını, kazanın kendi araçlarıyla olmadığını öğrenen şirket yetkililerinin kazayla ve davacı ile ilgilenmediklerini, kazaya karışan aracın her ne kadar müvekkili şirkete ait ise de kazanın şirket çalışanı tarafından ve göreviyle ilgili işi yaparken meydana gelmediğini yani kaza ile müvekkili şirket arasında hukuki bir bağ olmadığını bu nedenle müvekkili şirket aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmadığını, kazanın diğer davalı ...'in %100 hatasıyla meydana geldiğini, müvekkili şirket çalışanı ...'nın kaza sırasında kazaya karışan aracın sorumlusu olduğunu, kendisinin müvekkili şirketin sigortalı çalışanı olduğunu, keza yanındaki ...'un da bir müddet müvekkili şirkette sigortalı olarak çalıştığını, yargılama sonucunda müvekkili şirket aleyhine karar çıkması halinde çalışan-sürücüye rücu edebileceklerinden davanın kendisine ihbar edilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerden dolayı; müvekkili şirket aleyhine açılan maddi tazminat davasının reddini, müvekkili şirket aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddini, müvekkili şirkete ait ... plakalı araç kaydı üzerindeki tedbirin kaldırılmasını, davanın ...'ya ihbarını, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. ...' ya davanın ihbarına ilişkin davalı vekili dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen anılan kişinin herhangi bir beyan sunmadığı anlaşılmıştır. Davalı ...Şirketi cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusur oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalının davacı tarafın zararının meydana gelmesinde kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacı tarafından geçici bakıcı gideri talep edilmiş ise de geçici bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu ve karşılama yükümlülüğünün SGK'ya aktarıldığını, sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılması halinde dahi sürekli iş göremezlik tazminatının davacının geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten başlamak üzere yapılması gerektiğini, aksi halde aynı sürenin hem geçici iş göremezlik tazminatı hem sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından dikkate alınması gibi bir sonuç doğmakta olduğunu, bu hususun davacı lehine haksız sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının kaza nedeni ile malul kalıp kalmadığı ve maluliyet oranının tespiti için dosyanın ATK'ya gönderilerek kaza tarihinde geçerli olan Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmasını talep ettiklerini, manevi tazminata ilişkin taleplerin poliçe kapsamı dışında olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı ve resen gözetilecek sebeplerle herhalde davanın müvekkili bakımından reddini, kusur tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, kusurun ve hak sahiplerinin tespiti halinde alanında uzman hazineye kayıtlı aktüer sıfatını haiz bilirkişilerce azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, bakıcı gideri talebinin reddini, geçici iş göremezlik talebinin reddini, sürekli iş göremezlik talebinin reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'e dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizin █████/2023 tarihli ihtiyati tedbir ara kararı ile davacı iddiası, dosya kapsamı ve sunulan deliller kapsamında telafisi imkansız zararların önlenmesi amacıyla HMK'nın 389. maddesi gereği ihtiyati tedbir talebinin kabulü gerektiği kanaatine varıldığından davacının ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulüne, dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın 3. kişilere devrinin önlenmesi için Trafik Sicil kaydına şerh konulmasına, talep esas dava içinde karara bağlandığından harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir. ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı .... Şirketi'nin sicil kayıtları dosya içine celp edilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı ... Şirketi'nin 2021 ve 2022 yılları kurumlar vergisi beyannameleri ile son yoklama tespit tutanakları celp edilmiştir. ... Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile ... Şehir Hastanesi'nden davacı ...'e ait hasta dosyası celp edilmiştir. ... Polis Merkezi Amirliği'ne müzekkere yazılarak davacı ...yönünden sosyal mali durum araştırması yaptırılmış; mesleğinin ev hanımı olduğu, aylık gelirinin olmadığı, aylık gelirinin haricinde bir gelirinin bulunmadığı, ailesiyle birlikte yaşadığı, üzerine kayıtlı gayrimenkul menkul araç bulunmadığı, eğitim durumunun önlisans olduğu, şahsın fiziksel engeli bulunduğu(ayakta birkaç parmak yok), şahsın bakmakla yükümlü olduğu kişilerin annesi babası ve kardeşi olduğu, şahsın oturduğu evde başka şahısların bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır.Su...Merkezi Amirliği'ne müzekkere yazılarak davalı ... yönünden sosyal mali durum araştırması yaptırılmış; su meşrubat dağıtım yerinde şoför olduğu, 5.500,00 TL gelir elde ettiği, bu iş dışında bir gelirinin bulunmadığı, kirasının 3.500,00 TL olduğu, bakmakla yükümlü olduğu kişinin eşi olduğu, eşinin asgari ücretli çalışan olduğu ve ilkokul mezunu olduğu, üzerine kayıtlı gayrimenkul ve menkul malın ve araç kaydının bulunmadığı, kendisinin ortaokul mezunu olduğu ve evli olduğu, herhangi bir engelinin bulunmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş, tetkikinden; mağdur ...' in alınan ifadesinde olay günü yaya olarak yürüdüğü esnada karşıya geçmek istediği sırada arkası dönükken kamyonun çarptığı ancak şikayetçi olmadığını beyan ettiği, TCK nın 89/1 maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçunun şikayete tabi suç kapsamında olduğu, mağdur ... şikayetçi olmadığı anlaşılmakla şikayet yokluğu nedeniyle olayla ilgili olarak kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası celp edilmiş, tetkikinden; olay tarihinde şüphelinin, aracı kendisinin çalıştırabileceğini düşünerek şirkete ait aracın direksiyonuna geçtiği, aracı çalıştırmayı denediği esnada aracın viteste olması neticesinde şüphelinin kontrolsüz şekilde gaz vermesi sonucu aracın hızla hareket ederek hem aracın zarar görmesine hem de ...isimli şahsın yaralanmasına sebebiyet verdiği olayla alakalı olarak şikayetçi olması üzerine taksirle yaralama iddiası yönünden daha önce soruşturma yürütüldüğü burada aynı olayla alakalı tekrar soruşturma yürütüleceği, kasten mala zarar verme suçuyla alakalı olarak yapılan değerlendirmede ise bu suçun ancak kasten işlenebileceği ancak dosyadaki eylemin kasten meydana getirildiğine dair şüphe bulunmadığı belirtilerek kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiği anlaşılmıştır. Mimarlar Odası'nca; 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanun’la kurulmuş olan Mimarlar Odasınca sadece ücretli çalışan mimarın aylık asgari ücreti belirlendiği, bunun dışında belirlenmiş bir ücretlerinin bulunmadığı bildirilmiş; işbu kuruma yeniden yazılan müzekkere ile, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanun’la kurulmuş olan Mimarlar Odasınca sadece ücretli çalışan mimarın aylık asgari ücreti tavsiye niteliğinde belirlendiği, bunun dışında başka bir meslek disiplini için belirlenmiş bir ücretleri bulunmadığı, dava dilekçesinde belirtilen koşullara yönelik Mimarlar Odasının belirlediği bir ücret bulunmadığının bildirildiği anlaşılmış bununla birlikte davacı ...'in üniversite mezuniyet tarihinin 19.07.20217 tarihi olduğu, kazanın ise mezuniyet tarihinden uzun süre sonra 02.09.2022 tarihinde meydana geldiği, kaza tarihinde çalıştığının iddia edilmediği anlaşılmakla emsal ücret araştırması yapılmasın talebinin reddine , asgari ücret seviyesine göre maddi tazminat hesabı yapılmasına dair aktüerya raporu hükme esas alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve GerekçeDava , trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, 02.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıda yaralanmanın meydana gelip gelmediği, davacının daimi iş gücü kaybına uğrayıp uğramadığı, geçici iş göremezlik süresi bulunup bulunmadığı, kazanın meydana gelmesinde yaya olan davacının herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığı, davalı sürücü, malik ve sigorta şirketinin meydana gelen zararın tamamından müteselsilen sorumlu olup olmadığı, davalılardan ... Şirketi'ne ait aracın şirket çalışanı olmayan davalı ... tarafından sevk ve idare edilmesinin tek başına davalı şirketin sorumluluğunu sona erdirip erdirmeyeceği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının geçici iş göremezlik ve daimi iş gücü kaybından kaynaklı zarar miktarının ne kadar olduğu konularında toplanmıştır. Davacının daimi iş gücü kaybına uğrayıp uğramadığı, varsa daimi iş gücü kaybının ne kadar olduğu, davacının geçici iş göremezlik süresinin ne kadar olduğu hususunda rapor düzenlenmesi için dosya Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesine gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Kurulu'nun █████/2024 tarihli raporunda özetle; davacının 02.09.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak, Gr1 XII (15a……….15) A %19 x2/3= %12.66, E cetveline göre % 10.2(yüzdeonnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği" yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından sunulan Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporunun tarihinin ATK rapor tarihinden önce olduğu ancak bu raporun ATK raporunda değerlendirilmediği anlaşılmakla davacı için düzenlenen █████/2023 tarihli rapor içeriğindeki tespitlerin de değerlendirilmesi suretiyle davacının daimi işgücü kaybı oranının ve geçici iş göremezlik suresinin tespiti için dosyanın ATK Üst Kuruluna gönderilmesine karar verilmiş, dosya adli tıp raporu düzenlenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci Üst Kurulu'na gönderilmiş, ilgili kurulca bila ikmal cevap verilmesi üzerine dosya adli tıp ikinci ihtisas kuruluna gönderilmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Kurulu'nun █████/2025 tarihli ... Karar sayılı raporunda özetle;" 03.04.1997 doğumlu ...’in 02.09.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının ...tarihli ve ... sayılı Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik dikkate alındığında Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %16(yüzdeonaltı) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği" yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2026 tarihli ara kararı ile davacının talep edebileceği geçici işgöremezlik zararı ile sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması için dosya aktüerya uzmanı bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen █████/2026 havale tarihli raporda özetle ; " ... sevk ve idaresindeki ,davalı limited şirket adına tescilli ... Plaka Sayılı 2017 Model ...Marka Kamyonetin, davalı Türkiye Sigorta Anonim Şirketi tarafından ...poliçe numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile 06.11.2021-06.11.2022 teminat altına alınmış olduğu, ilgili poliçede Kişi Başı Sakatlanma ve Ölüm limitinin 430.000,00.-TL, Kaza Başı Sakatlanma ve Ölüm Limitinin 4.300.000,00.-TL, Kişi Başı Tedavi/Sağlık Gideri limitinin 430.000,00.-TL, Kaza Başı Tedavi/Sağlık Gideri Limitinin 4.300.000,00.-TL olduğu,Yargıtay 17. HD. 09.10.2017 T. ... E. , ...K. sayılı emsal nitelikteki kararına göre sigortacının sorumluluk limiti belirlenirken poliçenin düzenlendiği yıl değil kaza tarihinin olduğu yılın dikkate alınması gerektiği buna göre ... Plaka sayılı aracın davalı ... Şirketi tarafından .... poliçe numaralı KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçe limitinin kaza tarihi olan 02.09.2022 tarihinde geçerli Kişi Başı Ölüm Sakatlık limitinin 1.000.000,00.-TL,Kişi Başı Tedavi gideri-sağlık gideri limitinin olarak 1.000.000,00.-TL değerlendirilmesi gerektiği, davacı ...’in 02.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusurunun bulunmadığı, Adli Tıp ... İhtisas Kurulu’nun ...Tarih ... sayılı raporuna göre engellilik oranının %16 (yüzdeonaltı) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, TRH-2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu 11.02.2026 rapor tarihi itibariyle davacı 2.871.188,36.-TL lehine maddi tazminat hesaplandığı, davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 64.635,62.-TL olduğu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 2.806.552,74.-TL olduğu, davacı tarafından 06.10.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, arabuluculuk başvuru tarihinin 26.12.2022, Büro dosya Numarasının ... ve Arabuluculuk dosya numarasının ... olduğu, sürecin 20.02.2023 tarihinde anlaşma olmaksızın bittiği anlaşılmış başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihte davalının temerrüde düşeceği, kazaya karışan aracın kullanım amacının ticari araç olması nedeniyle hükmedilecek tazminata avans faiz işletilmesi gerektiği "yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır.Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır (TBK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (BK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih, ... E. ve ... K. sayılı kararı). Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, TBK'nın 168. maddesi hükmüne göre, rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği açıktır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1.maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Yukarıda açıklanan 2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.02.09.2022 tarihinde ... ili, ... ilçesi ,.... Caddesi üzerinde seyir halindeyken bozulan... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'nın araçtan indiği ve davalı ...'in aracı sevk ve idare etmek istediği sırada aracın viteste olması , davalı ...'in kontrolsüz şekilde gaz vermesi sonucu aniden çalışması ve zıplaması sonucu aracın davacı yaya ...'e çarptığı ve davacının yaralanmasına sebebiyet verdiği, soruşturma dosyası içinde yer alan fotoğraflardan davacının yakınında trafik ışığı veya yaya geçidi bulunmadığının anlaşıldığı, davacının kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, kazanın davalı ...'in kusuruyla meydana geldiği, davacının kaza nedeni ile engellilik oranının %16 (yüzdeonaltı) olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, davalı şirketin araç maliki ve işleteni olarak meydana gelen zarardan sorumlu olduğu , aracın şirket çalışanı olmayan davalı ... tarafından sevk ve idare edilmesinin davalı şirketin davacıya karşı olan tazmin sorumluluğunu sona erdirmeyeceği, davalı sigorta şirketinin ... poliçe limitleri kapsamında maddi zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır.Yargılama sırasında 09.04.2026 tarihinde, davalılardan sigorta şirketinin sorumluluk miktarı bakımından sigorta şirketi ile sulh olunduğu, bu davalı yönünden davanın konusuz kaldığı yönünde karar verilmesi talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.Davalı sigorta şirketinin; sürekli iş göremezlik zararını teminat altına alan sakatlık teminatı limitinin 1.000.000-TL olduğu yine geçici iş görmezlik zararını teminat altına alan tedavi gideri-sağlık gideri teminatı limitinin 1.000.000TL olduğu, davacının ibra beyanının zarardan müteselsilen sorumlu davalıları da poliçe teminatı limiti ile sınırlı olmak üzere borçtan kurtaracağı dolayısıyla davacının talep edebileceği 2.806.552,74.-TL tutarlı sakatlık tazminatından sigorta şirketinin ibra edildiği 1.000.000 TL nin düşülmesi suretiyle davalılardan talep edebileceği zararın tespitinin gerektiği , ibra ve sulh protokolü nedeni ile sigorta şirketi dışındaki davalıların sorumlu oldukları zarar miktarının 1.806.552,74 TL olduğu, davacı tarafından da talebin bu doğrultuda artırıldığı ancak ibra edilen sigorta şirketinin poliçe limitinin içinde kalan 64.635,62.-TL geçici işgöremezlik zararının da karşılanmış sayılması gerektiği, TBK 166/3 maddesi uyarınca zarar görenin sigorta şirketinden talep edebileceği (64.635,62.-TL ) ve karşılandığı kabul edilmesi gereken bu zarar yönünden davanın reddi gerektiği, davacının davalılardan 1.806.552,74 TL sürekli sakatlık tazminatı talep edilebileceği anlaşılmıştır.Manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede, TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesinde ""Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir..” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta davacının uğradığı zararın ağırlığı, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında davacının yaya olması, cadde ortasında bozulan aracın aniden hareket etmesi suretiyle oluşan kazada, davacının engellilik oranı, geçirdiği operasyon sayısı ve tarafların sosyo ekonomik durumları bir arada değerlendirildiğinde davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vermeyecek miktarda olan 400.000 TL manevi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;Davanın KISMEN KABULÜNE,1)Sürekli iş göremezlik zararı 1.806.552,74 TL'nin 02.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Şirketi ile ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,Davacının fazlaya ilişkin ( geçici iş göremezlik zararı 64.635,62 TL) maddi tazminat isteminin reddine, Davalı ... A.Ş yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,2) Manevi zarar 400.000 TL'nin 02.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... Şirketi ile ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,3)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat talepleri nedeniyle tahsili gereken karar harcı 123.405,61 TL olduğundan peşin yatırılan 1.711,17 TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 31.969,00 TL toplamı 33.680,17 TL nin mahsup edilmesi neticesinde eksik kalan 89.725,44 TL harcın davalılar ... Ticaret Limited Şirketi ile ...'ten tahsili ile müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılıp mahsubuna karar verilen harçlar toplamı 33.680,17 TL'nin davalılar ... Limited Şirketi ile ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine,5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat talepleri nedeniyle tahsili gereken karar harcı 27.324,00 -TL'nin davalılar ... Ticaret Limited Şirketi ile ...'ten tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine 6-Davacılar tarafından maddi tazminat nedeniyle yapılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ile posta ve tebligat ücreti 3.379,25 TL, ATK rapor ücretleri 7.700,00 TL olmak üzere toplam 16.079,25 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan 15.523,83 TL'sinin davalılar ... Şirketi ile ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 270.917,38 TL vekalet ücretinin davalılar ... Şirketi ile ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 64.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Şirketi ile ...'ten tahsili ile davacıya verilmesine, 9-Davalı ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, 10-Davalı ... Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat talebi yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine, 11-Talep olmadığından davalı sigorta şirketi yönünden (500 TL+500 TL =1000 TL tutarlı talep yönünden ) vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... Şirketi vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026BAŞKAN ÜYE ÜYE KATİP