Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin, trafik kazası sonucu oluşan araç değer kaybı ve mahrumiyeti tazminatı talebi ile belirsiz alacak davası itirazını değerlendiren istinaf kararı.
Özet: Davalı tarafından istinaf edilen ve haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, davacıya ait park halindeki aracın davalı sürücünün alkollü ve dikkatsiz sürüşü sonucu çarpışmasıyla oluşan maddi hasar, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatının tahsili talep edilmiş; davalı sigorta şirketi ise alacak miktarının belirsiz alacak davası olarak talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

T. C.
KAYSERİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: ████████ Esas, ███████ KararDAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ: █████/2023İSTİNAF KARARININVERİLDİĞİ TARİH: █████/2026YAZILDIĞI TARİH: █████/2026Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarihli, ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı gerekçeli kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla, olmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plaka sayılı ... model ... marka aracın ... tarihinde ...Cadde'de park halinde bulunmakta iken ... plaka sayılı aracın maliki ve sürücüsü olan davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın ... Sokak'tan ... Cadde'ye hızlı ve dikkatsiz bir şekilde çıkarken patinaj çekip aracı kaydırması sonucunda çift taraflı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonrasında düzenlenen maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında davalı sürücü ...'ın alkollü olduğunu, kazanın ardından davacının aracının yetkili serviste bir aydan fazla kaldığını, kaza nedeniyle araçta yüksek miktarda değer kaybı olduğunu, araçtaki değer kaybının tazmini istemiyle ... tarihinde davalı sürücünün sigorta şirketi olan diğer davalı ...A.Ş.'ye mail yoluyla başvuru yapıldığını ve ...nolu değer dosyasının açıldığını, ancak yasal süresi içinde araçta oluşan değer kaybı sigorta şirketi tarafından karşılanmadığını, akabinde █████/2023 tarihinde zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, davalı ...'ın geçerli bir mazeret göstermeksizin toplantıya katılmadığından, yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulacağının ve adı geçen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyeceğinin açık olduğunu, kaza sonrasında davacının aracında değişen bir çok parça olduğunu, bir çok yerinde boya yapıldığını, araçta 123.850,48 TL hasar kaydının oluştuğunu, mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle davacının aracının kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki 2. el değerinin belirlenerek aracın tamir edilmesinden sonra serbest piyasa koşullarında 2. el değerinde ne kadarlık bir azalma olacağının bulunmasıyla davacının aracındaki değer kaybı miktarı tespit edileceğini, davacının kazanın gerçekleştiği ... tarihinden aracın tamir edilip teslim edildiği tarihe kadar geçen bir aydan fazla süre boyunca aracını kullanamadığını, serviste kaldığı süre zarfında herhangi bir araç temin edilmemiş ve aracını kullanmaktan mahrum kalmış olduğunu, mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davacının araç mahrumiyet tazminatı miktarının ortaya konulacak olup, araç mahrumiyet tazminatının davalı sürücü ... tarafından karşılanmasının gerekmekte olduğunu belirterek fazlaya ilişkin dava, talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle tedbir talebinin kabulü ile hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememe riskine karşılık ... plaka sayılı aracın trafik kaydına ve davalı araç sahibi ile sürücüsünün taşınır ve taşınmazlarına kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. şahıslara devri engelleyici nitelikte ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen şimdilik 100,00 TL araç değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte araç sürücüsü ve sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının kaza nedeniyle aracını kullanamamasından kaynaklanan şimdilik 100,00 TL araç mahrumiyet tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte araç sürücüsünden tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... numaralı trafik poliçesi ile sigortalı olduğunu, talep sahibinin belirsiz alacak davası açma hakkı bulunmadığını, davanın husumetten reddnin gerektiğini, davacının iddia ettiği maddi zararın miktarının belirli olduğunu, dava dilekçesinde şartları bulunmadığı halde davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı durumda hukuki yarar yokluğundan davanın reddi yoluna gidilmesi gerektiğini, davacıya teknik bilgiye sahip eksperden tazminat alacağını öğrenme imkânının uygulamada ve mevzuatta tanınmış olduğunu, bunun için davalı yana başvurması veya davalı yandan herhangi bir belge veya bilgiye ihtiyaç bulunmadığını, ekspertiz raporu ile belirlenmiş olmasına rağmen davacının belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilip bilirkişi ataması talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davalı şirket ödeme ile tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, davacının başkaca hak ve alacağı kalmamış olup haksız davanın reddini talep ettiklerini, ihbar sonrası davalı şirketin araçtaki hasara ilişkin kasko şirketi tarafından alınan eksper raporuna göre tespit edilen 100.000,00 TL'yi █████/2023 tarihinde kasko şirketi ...A.Ş. hesabına hasar bedeli olarak rücuen ödenmiş olduğunu, kaza tarihi ... olup kaza tarihi itibarıyla poliçe limiti 100.000,00 TL olduğunu, ödeme ile davayı şirket poliçe limiti dahilinde her türlü hukuki sorumluluğunu yerine getirmiş olduğunu, bu nedenle davanın reddi talep ettiklerini, davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin teminat limiti kapsamında dikkate alınmasını talep ettiklerini, araç mahrumiyet taleplerinin poliçe kapsamında olmaması sebebiyle reddi gerekmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile değer kaybının genel şartlarda yer alan formüle göre hesaplanmasının gerektiğini, değer kaybı değerlendirmelerinde genel şart maddelerinin uygulanması kanuni bir yükümlülük olduğunu, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan değer kaybı hesaplama formülü dışında yapılan hesaplamalara muvafakatleri olmadığını, talepleri kabul görmezse aracın reel değer kaybı zararı belirlenirken aracın kaza tarihinden önceki geçmiş hasar kayıtlarının da göz önüne alınarak kazadan bir gün önceki ve kaza tarihinden bir gün sonraki fiyatları esas alınarak rayiç bedel değerlendirmesi yapılmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yargılama sırasında konusunda uzman bilirkişi eliyle rapor alınmasını, kazadaki kusur oranlarının tespit edilmesi, hesaplamanın kanun yollaması gereği genel şartlarda yer alan formüle göre yapılmasını, aracın rayiç değeri, geçmiş kazaları ve tamir gören kalemlerinin değerlendirmede dikkate alınmasını, hasar kalemlerinin tespit edilmesi ve de kaza ile uyumlu olup olmadığının belirlenmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmeme kaydı ile davalı şirketin temerrüt tarihinin belirtilen esaslara uygun olarak belirlenmesi gerekmekte olduğunu, bu kapsamda Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararının dikkate alınmasının gerektiğini, aleyhe tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğu dava tarihinden itibaren, ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğu ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerekmekte olduğunu, bu kapsamda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-115 Esas ve ████████ Karar sayılı kararının dikkate alınmasının gerektiğini, davalı şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, haksız fiil kaynaklı işbu dosyada yasal faiz dışındaki faiz taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesinin talep ettiği görülmüştür.Davalı ... vekili duruşmaya katılarak müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini istediklerini beyan etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "1-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile,a)Davalı sigorta şirketi hakkında açılan davanın REDDİNE, (100,00 TL ile sınırlı)b)Davalı ...hakkında açılan davanın KABULÜ ile, 45.000,00-TL değer kaybı tazminat bedeli ile 4.000,00-TL ikame araç gideri olmak üzere toplam 49.000,00-TL tazminat bedelinin olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ..." dair karar verildiği görülmüştür.İşbu kararı davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacının dava dilekçesinde ve ıslah/ talep artırım dilekçesinde talep etmiş olduğu tüm alacak kalemlerine karşı zamanaşımı itirazları bulunduğunu, ancak mahkeme tarafından değerlendirmeye alınmadığını, müvekkilinin %100 kusurlu olduğu yönündeki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davacı aracını park etmenin yasak olduğu bölgeye park ettiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin kusurlu olmasının kabul edilemeyeceğini, gerçekleşen kazada yasak yere park nedeniyle davacının tam kusurlu olduğunu, düzenlenen iki farklı bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunduğunu, eksiksiz ve doğru bir bilirkişi raporu alınmadan verilen hükmün hatalı olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığını belirterek arz ve izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarihli, ████████ Esas ve ███████ Karar sayılı gerekçeli kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür.6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince tarafların istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde;İstinaf incelemesine konu dava, maddi hasarlı trafik kazası neticesinde aracı zarar gören davacının araç değer kaybı ve ikame araç zararına ilişkin tazminatın kazaya neden olan karşı aracın sürücüsü ve araç maliki olan davalıdan sürücü ve işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkindir.Bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Bu nedenle aracın eski hale getirilmesi için yapılacak olan onarım giderleri ile aracın ekonomik olarak değerinin azalmasından kaynaklı zarardan, zarar veren sorumlu tutulmaktadır. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanılış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Davacının araç mahrumiyeti ya da ikame araç bedelinden zarar verenlerin sorumlu tutulabilmesi için aracın onarımı ekonomik ise onarım süresince, aracın onarımı ekonomik değil ise davacının aynı model ve yaşta, aynı özellikleri taşıyan yeni bir araç satın alması için geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararı belirlenmesi gerekir. Araç mahrumiyet bedeli, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan bu süre içinde davacının aynı nitelikteki araç için (ikame araç) ödemesi gereken bedeldir (Yargıtay 17. H.D.'nin █████████ Esas - ██████████ Karar sayılı emsal ilamı). Aracın perte ayrıldığının kabulü halinde de yeni bir araç alıncaya kadar geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararının belirlenmesi gerekecektir (Yargıtay 17. H.D.'nin ██████████ Esas - ██████████ Karar sayılı emsal ilamı). Bu durumda mahkemece, araç tamir edilmiş ise tamir süresince araç mahrumiyeti bedelinin, pert kabul edilmiş ise kaza tarihinden yeni bir araç satın alınmasına kadar geçecek makul süre için ikame araç bedelinin hesaplanması yönünden bilirkişi kurulundan rapor alınmalı, araç mahrumiyetine ilişkin belge sunulamaması halinde, TBK'nın 50. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak mahkemece tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir (Yargıtay 17. H.D.'nin █████████ Esas - ██████████ Karar sayılı emsal ilamı). Öte yandan, Yargıtay 17. H.D.'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı, █████/2018 tarihli emsal ilamında vurgulandığı gibi araç değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.-Zaman aşımı def'i yönünden;Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının dava dilekçesinde ve ıslah/talep artırım dilekçesinde talep etmiş olduğu tüm alacak kalemlerine karşı zamanaşımı itirazlarının bulunduğu halde mahkeme tarafından zaman aşımına yönelik itirazlarının değerlendirmeye alınmadığını, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını ileri sürmüştür. 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. Davalı ...'ın yasal süresinde cevap dilekçesi sunarak zaman aşımı def'inde bulunmadığı gibi, dava konusu edilen trafik kazası ... tarihinde meydana gelmiş, eldeki dava ise 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesindeki iki yıllık zaman aşımı süresi dolmadan █████/2023 tarihinde açılmıştır. Dava dilekçesinde davanın HMK'nın 107. maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açıldığı açıkça yazmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır.Somut davada davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. Davalı ...'ın ise yasal süresi içinde davaya cevap vermemesi nedeniyle HMK'nın 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır. Davalı ...'ın yargılama süreci içinde verdiği beyan dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; eldeki davada davacının talep ettiği alacak, taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Tüm bu açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararları vardır ve belirsiz alacak davası şeklinde dava açması hukuken mümkündür. Eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı açıktır. HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda, dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresi kesilmektedir. Belirsiz alacak davasında zaman aşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK'nın 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırması mümkündür. HMK'nın 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi, bu artırım nedeniyle zaman aşımının da gerçekleştiğinden söz edilemez. Bu durumda talep arttırım dilekçesinde talep edilen kısım için de zaman aşımının dolmadığı gözetildiğinde davalı ... vekilinin zaman aşımı def'ine yönelik istinaf itirazının yersiz olduğu görülmektedir (Yargıtay 17. H.D.'nin ██████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilamı). -Kusur yönünden;Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; "Dava konusu... Mahallesi, ...Cadde'de gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı sayılı araç ile yerleşim yeri içi ... (yeni ...) nolu Sokak'tan ... (yeni ...) Cadde'ye dönüşü esnasında park halinde olan davacıya ait ... plaka sayılı araca kontrolsüz bir şekilde aracının ön kısmı ile çarpmak zorunda kaldığı olayda ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın trafiğin hızını ve konumunu dikkate alması gerekirken kontrolsüz bir şekilde aracı ile dönüş eylemini gerçekleştirirken sağa ve sola dönecek olan sürücülerin uygulaması gereken "KTK 53/b1, b2 (Sola dönüşlerde sürücüler; 1- Sola dönüş işareti vermeye, 2- Yolun gidişe ayrılmış olan kısmının soluna yaklaşmaya zorunludurlar 3- Hızını azaltmaya,)" kuralını ihlal ettiği ve meydana gelen trafik kazasında "KTK 84/l (Araç sürücüleri trafik kazalarında; Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma)" gereği asli kusurlu olduğu, davacı ...'un ise olayın oluşumunda kusurunun bulunmadığı" rapor edilmiştir.Bu rapordaki kusura yönelik tespitler, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, ... kayıtları, kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası, ekspertiz raporu ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan davalı ... vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. -Raporlar arasındaki çelişki yönünden;Mahkemece yapılan keşif sonucu Makine Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; "Davacıya ait ... plaka sayılı aracın sol ön kısımdan (ön tampon, ön çamurluk, ve ön teker) hasar aldığı, davacının sunduğu faturada bulunan yedek parçaların bu kaza nedeni ile değişmesi gereken parçalar olduğu ve fatura bedelinin kaza tarihinde piyasa şartlarına uygun olduğu (123.850,48 TL), davalı yan tarafından dosyada mevcut Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ... tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete ile █████/2022 tarihinden itibaren 2022 yılı sonuna kadar devlet tarafından belirlenen bedelin araç başına 100.000,00 TL olduğu olduğu, davalı sigorta firması ...A.Ş'nin hasar tazmini olarak ... plaka sayılı araç için, aracın kasko sigortası firmasına 100.000,00 TL ödediği, poliçeye göre araç başına maddi limit olarak sigortalıya karşı sorumluluğu olan limiti doldurduğu, hasar dolayısıyla oluşan hasardan kaynaklı bakiye alacak, değer kaybı ve ikame araç bedeli tazminatı ödemediği, sorumluluğu olmadığı, bakiye hasar alacağının davalı ...'ın sorumluluğunda olduğunu, değer kaybı hesabında █████/2021 tarihli 7327 sayılı Kanun'un 18. maddesi gereği (kaza tarihinde uygulanan değer kaybı hesabı) kaza öncesi piyasa rayiç değeri ile kaza ve onarımlar sonrası değişen parçalar, araç kullanılmışlık düzeyine göre serbest piyasa ve internet ikinci el araç satış fiyat ortalamalarına göre kaza tarihi itibariyle piyasa rayiç değeri arasındaki farka ve kusur oranlarına göre belirleneceği, dava konusu aracın trafiğe çıkış tarihine göre 5 (beş) yaşında olduğu, geçmiş trafik ve kasko sigortası hasar kayıtları incelendiğinde 3 (üç) adet hasar kaydının bulunduğu, ikisinin ön tampon (ülkemizde ön tampon boya tadilat tespiti plaktik aksam olduğu için yapılamadığından tampon hasar onarımlarının göz ardı edildiği ve araç rayiç değerini etkilemediği), diğerinin ise sağ arka çamurluk kısmında hasara sebebiyet verdiği, araç kullanılmış değeri yönünden kaza tarihinde yaklaşık 45.000 km olduğu, kaza öncesi serbest piyasa rayiç değerinin... Kasko Değer Listesi Arşivi'ne göre 845.282,00 TL olduğu, kazanın gerçekleştiği ... tarihinde model yılı aynı benzer kilometre de aynı tip araçlarda serbest piyasa rayiç bedeline göre fiyatının kaza öncesi 900.000,00 TL olduğu, kullanılmışlık düzeyi benzer araç değişen/ boyanan/ işlem gören kısımların çokluğuna göre dava konusu araç içinde gerçekleşen kaza sonrası yapılan onarımların akabinde piyasa rayiç değerinin 875.000,00 TL olarak değerlendirildiği, (dava konusu araçların alım-satım talebindeki düşüklük de göz önüne alınarak rayiç değerin belirlendiği, kaza tarihine en yakın internet 2. el satış siteleri piyasa fiyatları) dosyada mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu ... plaka sayılı araçta ... tarihli kaza sonrası oluşan değer kaybı = kaza öncesi piyasa rayiç değeri - kaza sonrası piyasa rayiç değeri kaza öncesi piyasa rayiç değeri metoduna göre; kaza öncesi piyasa rayiç değerinin 900.000,00 TL ve kaza sonrası piyasa rayiç değerinin 875.000,00 TL olup değer kaybının 25.000,00 TL olduğu, kusur oranı açısından toplam değer kaybının karşı tarafın kusur oranı x değer kaybı toplam değer kaybı = 1.00 x 25.000,00 TL'den toplam değer kaybının 25.000 TL olduğu, ... plaka sayılı aracın dava konusu kaza sonrası tamir/parça bekleme süresinin 7 gün olacağı, bu nedenle araç mahrumiyet süresinin 5 gün olarak değerlendirildiği, kaza tarihi civarında emsal araç kira bedelinin günlük 400,00 TL olduğu göz önüne alındığında; ikame araç bedelinin 7 x 400 = 2.400,00 TL olduğu, ... tarihli kaza sonrası yapılan onarımların, meydana gelen kaza sonrası değişmesi/onarılması gereken parçalar olduğu ve yapılan faturalandırmaların uygun olduğu değerlendirildiğinden bakiye alacak hasar kaybının 23.850,48 TL olduğu, toplam değer kaybının 25.000,00 TL olduğu ve ikame araç bedelinin 2.400,00 TL olduğu, bakiye alacak kaybı = toplam değer kaybı + bakiye alacak hasar kaybı + ikame araç bedeli bakiye alacak kaybı hesabına göre 25.000,00 + 23.850,48 + 2.400,00 TL'den bakiye alacak kaybının 51.250,48 TL olduğu" kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın ... tarihli raporda özetle; "Aracın yapılan piyasa araştırması, serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değerinin 845.000,00 TL civarında olduğu (... kasko değer listesi), aracın yaşı (6 yaş), markası, modeli, kaza anındaki km'si (...), tespiti yapılan hasar miktarı (121.695,93 TL), değer kaybına konu hasarlı parçaların özelliği (sol ön çamurluk, sol ön kapı), yapılan tamirat, hasarlı araç fotoğrafları da değerlendirildiğinde dava konusu araçta 45.000,00 TL değer kaybı meydana geleceği, hasarlı aracın tamiri için gerekli 10 iş günü süredeki araç mahrumiyet bedelinin 4.000,00 TL olacağı" kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın ...tarihli raporunun benimsenerek hüküm tesis edildiği görülmektedir.Somut dosyamızda; Yargıtay uygulamaları doğrultusunda hükme esas alınan Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının zararının belirlenmesininde (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2017 tarih ve ██████████ E., █████████ K sayılı kararı) ve yine davacının kazada hasar gören aracını makul onarım süresi boyunca kullanamayacağı ve bu nedenle de ulaşım ihtiyacını karşılamak üzere masraf yapıp ek külfete katlanmak zorunda kalacağı değerlendirmesiyle davacının aracı için yapılması gereken onarım, parça değişimi ve benzeri hususlar dikkate alınarak makul tamir süresinin ve buna bağlı olarak araç mahrumiyet (ikame araç) bedelinin belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporun üç kişilik uzman heyeti tarafından düzenlendiği, kazanın oluşumuna tam kusuruyla sebebiyet veren davalının haksız fiil sorumlusu olarak meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, Adli Tıp Kurumu raporunda davacıya ait aracın trafik kayıtları, ekspertiz raporu, hasar dosyası, kaza sonrası araç fotoğrafları ve belgelerinin değerlendirilerek dava konusu zarar kalemlerinin tespit edildiği, mahkemece daha önce makine mühendisinden alınan tek kişilik bilirkişi raporunun üç kişilik uzman heyeti tarafından düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporu ile denetlendiği, bu yönüyle raporlar arasında çelişki olmayıp çelişki olduğunun kabul edilmesinin de usul ekonomisine uygun düşmediği, üç kişilik uzman heyeti tarafından düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda belirlenen araç değer kaybı ve ikame araç bedeli zararının dosya kapsamındaki delilere uygun olduğu, mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu raporunun hükme elverişli, dosyadaki delillere, kazalı aracın mevcut ve eski hasar kayıtlarına uygun olması nedeniyle yeniden rapor alınmasına gerek bulunmadığının da anlaşılmasına göre ayrıntılı ve denetime elverişli olarak alınan bu rapor çerçevesinde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, belirtilen hususlar yönünden davalı ... vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiş ve buna yönelik itirazların reddine karar verilmiştir. Yukarıda izah edilen sebeplerle, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davalı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 3.347,19 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 837,00 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.510,19 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalı ...'dan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,4-)Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,5-)İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine,6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın 302/5 ve 359/3. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026