Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, ek gelir ispatlanmadan net kar payının brüte iblağ edilerek stopaj vergisi matrahı artırılmasını hukuka aykırı buldu.
Özet: Bu hukuki evrak, Danıştay bozma kararı üzerine verilen, birleşen kurumun tespit edilen kayıt dışı hasılatından ödenen kurumlar vergisi düşüldükten sonra kalan "net kar payının" brüte iblağ edilerek ek gelir (stopaj) vergisi matrahı hesaplanmasının hukuka aykırı olduğu yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istemine ilişkindir, zira idare mevcut kayıt dışı hasılata ek olarak, kar payının brüte iblağ edilmesini gerektirecek başkaca bir ekonomik kaynağın elde edildiğini tespit edememiştir.
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU         ████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : ████████
Karar No : ████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı - ...
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Hayvancılık Nakliye Pazarlama
İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun ... tarih ve E:████████, K:████████ sayılı kısmen bozma kararı üzerine verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından birleşme suretiyle devralınan ... Üretim İşleme ve Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2013 yılı hesaplarının incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporunda, birleşen kurumun bir kısım emtia ve hizmet alımlarını gerçeği yansıtmayan faturalarla belgelendirerek kurumlar vergisi matrahını aşındırdığının tespit edilmesi nedeniyle yeniden düzenlenen gelir tablosuna istinaden bulunan mali kârın hesaplanan kurumlar vergisini aşan kısmını kâr payı olarak ortaklara dağıtmasına rağmen tevfikat yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle birleşen kurum adına 2014 yılının Nisan dönemi için resen salınan gelir (stopaj) vergisi ile verginin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
Dava konusu gelir (stopaj) vergisinin ve gelir (stopaj) vergisinin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının vergi tutarının bir katına isabet eden kısmının; gelir (stopaj) vergisi matrahının, inceleme raporunda net kâr payı olduğu tespit edilen (5.945.762,71) tutardan kaynaklanan kısmı, yargılamanın önceki aşamasında kesinleşmiştir. Uyuşmazlık, gelir (stopaj) vergisinin ve gelir (stopaj) vergisinin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının vergi tutarının bir katına isabet eden kısmının; gelir (stopaj) vergisi matrahının, inceleme raporunda net kâr payının brüte iblağ edilmesi suretiyle artırılarak tespit edilen fark tutardan (1.049.252,24) kaynaklanan kısmı ve dava konusu gelir (stopaj) vergisinin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının vergi tutarının iki katına isabet eden kısmıyla sınırlı kalmıştır.
i. Gelir (stopaj) vergisinin ve gelir (stopaj) vergisinin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının vergi tutarının bir katına isabet eden kısmının, gelir (stopaj) vergisi matrahının, inceleme raporunda net kâr payının brüte iblağ edilmesi suretiyle artırılarak tespit edilen fark tutardan (1.049.252,24) kaynaklanan kısmı yönünden yapılan inceleme:
Olayda, dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı vergi inceleme raporunda, kayıt ve beyan dışı bırakıldığı tespit edilen ticari bilanço kârından, resen tarh edilen kurumlar vergisi düşülmüş, bu şekilde saptanan farkın ortaklara fiilen "dağıtılabilir net kâr payı" olduğu kabul edilmiş, "dağıtılabilir net kâr payı" brüte iblağ edilerek gelir (stopaj) vergisi matrahı hesaplanmış ve hesaplanan bu tutar dava konusu cezalı tarhiyata dayanak alınmıştır.
Vergi inceleme raporunda matrahın hesaplanmasında esas alınan yöntem, şirket tarafından kayıt ve beyan dışı bırakıldığı saptanan 7.432.203,39 TL tutarındaki hasılatı, "dağıtılabilir net kâr payı"nın brüte iblağ edilerek bulunan kısım (1.049.252,24) kadar artırıcı bir sonuç ortaya çıkarmaktadır. Olayda ise davalı idarece, 7.432.203,39 TL tutarından daha fazla bir hasılatın elde edildiğine dair yapılmış herhangi bir tespit bulunmamaktadır.
Kâr payının hesaplanmasında dikkate alınacak unsurlar düşüldükten sonra hesaplanan kâr payı, "dağıtılabilir brüt kâr payı" olduğundan, bu şekilde hesaplanan kâr payı gelir (stopaj) vergisi matrahına esas teşkil ettiğinden ve davalı idarece kayıt ve beyan dışı bırakılan hasılata ilave bir ekonomik kaynağın elde edildiğine ve bu kaynağın ortaklara dağıtıldığına dair yapılmış herhangi bir tespit bulunmadığından, tarh edilen kurumlar vergisi düşüldükten sonra bulunan fark kârın "net kâr payı" olduğunun kabulü ile brüte iblağ edilmesi suretiyle tespit edilen matrahın anılan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle dava konusu gelir (stopaj) vergisinin ve verginin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının vergi tutarının bir katına isabet eden kısmının, tarhiyatın dayanağı gelir (stopaj) vergisi matrahının, inceleme raporunda net kâr payının brüte iblağ edilmesi suretiyle artırılarak tespit edilen fark tutardan (1.049.252,24) kaynaklanan kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
ii. Dava konusu gelir (stopaj) vergisinin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının vergi tutarının iki katına isabet eden kısmı yönünden yapılan inceleme:
Olayda, safi kurum kazancı farkından doğan ve fiilen dağıtıldığı kabul edilen kârın üzerinden tevkif edilmesi gereken gelir (stopaj) vergisinin zamanında tahakkuk ettirilmemesi, dava konusu vergi ziyaı cezasının kesilmesine sebebiyet veren eylemdir.
Davacı tarafından devralınan kurumun sahte fatura kullanmak suretiyle kurumlar vergisi yönünden vergi kaybına sebebiyet verilmesi, tek başına, tevkifat yükümlülüğünü yerine getirmeme eyleminin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde sayılan tipiklikte olduğunun ve sahte fatura kullanma eylemi ile gelir (stopaj) vergisinin ziyaa uğratıldığının kabulüne imkân vermemektedir. Zira davacı tarafından sahte fatura kullanma eylemi ile tevkifat yükümlülüğünün yerine getirilmeyerek gelir (stopaj) vergisinin ziyaa uğratılması arasında bulunması gereken illiyet bağı inceleme raporunda somut delillerle ortaya konulamamıştır.
Bu durumda, davalı idarece, davacı tarafından elde edilen kazancın ortaklara dağıtıldığını gizlemek ve kâr dağıtımından doğan tevkifat yükümlülüğünden kaçınmak amacıyla sahte fatura kullanıldığına dair hususun somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından tevkifat yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle ziyaa uğratılan gelir (stopaj) vergisinin üç katı tutarında ceza kesilebilmesi için gerekli yasal şartların oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu nedenle dava konusu gelir (stopaj) vergisinin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının vergi tutarının iki katına isabet eden kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
iii. Karar sonucu:
Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle davacının istinaf istemini kabul ederek mahkeme kararının, gelir (stopaj) vergisinin ve gelir (stopaj) vergisinin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının vergi tutarının bir katına isabet eden kısmının, gelir (stopaj) vergisi matrahının, inceleme raporunda net kâr payının brüte iblağ edilmesi suretiyle artırılarak tespit edilen fark tutardan (1.049.252,24) kaynaklanan kısmı ile gelir (stopaj) vergisinin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezasının vergi tutarının iki katına isabet eden kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasını kaldırmış ve bu yönden davanın kabulüne karar vermiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu vergi ve cezada hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Kurulun bozma kararı üzerine verilen karara yöneltilen temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak verilen kararlara ilişkin temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.
Temyize konu karar Kurulun bozma kararındaki esaslara uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
█████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!