İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, çeklerdeki imza sahteciliği ve mal teslimi iddiasına dayalı menfi tespit davasının istinaf mahkemesince bozularak yeniden değerlendirilmesi.
Özet: Davacı, adına sahte imza atıldığını ve marketine mal almak için davalıya verdiği, ancak malların teslim edilmediği çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açmış; davalı ise çekleri ciro yoluyla aldığını, davacının iddialarının çelişkili ve gerçek dışı olduğunu, hak düşürücü sürelerin geçtiğini savunmuştur; ilk derece mahkemesi davacının borçlu olmadığına karar vermiş, ancak istinaf mahkemesi, imzasız çek iddiasının hayatın olağan akışına aykırılığı, çeklerin ciro yoluyla devri ve ceza davası ile imza incelemelerinin sonuçlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek ilk kararı sorgulamış ve yargılamayı sürdürmektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ███████ KARAR NO : ████████DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2015KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ---- şubesine ait olan çekler nedeni ile davalıya herhangi bir borcu olmadığını, müvekkilinin hamiline yazan çekleri zamanında davalıya verdiğini, müvekkilinin market işlettiğini, marketine mal almak için çekleri davalıya verdiğini, ancak daha sonra malları vermediği gibi çekleri de iade etmediğini, müvekkili çekleri ne zaman istese davalıyı oyaladığını, ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyasında yapılan takipten mağdur olduğunu, yaşlı bulunduğunu, kendisi hakkında yapılan tebligatları aldığı halde dava açma süresini geçirdiğini, bunun üzerine evinin satışa çıktığını, bu durumun büyük zararlar meydana getireceğini, takipteki çekte imzasının da bulunmadığını, borçlu davacı adına sahte imza atıldığını, davacının takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bir kısım "çek" hakkında ve bedelsizlik (malların verilmediği nedenine dayalı) dava ikame ettiğini bildirerek borçlu bulunmadığının tespitini talep ettiğini, davacı davasını ikame ederken bir kısım çekten ve takipten söz etmesine karşın, dava değerini göstermediğini, Taraflar arasında alın satım gibi doğrudan bir ilişki olduğunu, davacı, dava dilekçesinde olaylara dair gerçeği gizleyerek ancak olmayan bir takım olayları hikaye ederek haklı çıkma amacı güttüğünü, ancak bu beyanları gerçek olmadığı gibi dava dilekçesindeki iddiaları birbiri ile de çelişkidir. kaldığını ileri sürdüğünü, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili çekleri ciro yolu ile teslim alınıdığını, aralarında doğrudan bir ilişki söz konusu olmadığını, davacının mal karşılığı olmak üzere imzasız çekleri müvekkile verdiği iddiası mahkemeyi yanıltmaya yönelik ve açıkça gerçek dışı olduğunu, davacının çekleri başkasına verdiğinin açık olduğunu, davacı hem çekleri verdiğini kabul etmekte, hem takipten önce bir çek için ödeme yaparak ve böylece çeklerdeki imzasını ikrar ederek müvekkilin vadesi gelmemiş diğer çeklere de güvenmesini temin etmekte, hem 1 yıllık süreden sonra dava açmakta olduğunu, davacının objektif olarak iyiniyetli olmadığı ve borçtan sorumlu olduğunu ancak dolandırma iradesinin mevcudiyeti ayrı bir tartışma konusu olduğunu, icra takibinden sonra açılmış bulunan menfi tespit davalarında borç ödenmedikçe takibin durdurulması yönünde tedbir kararı da verilemeyeceğini, davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davanın çeke dayalı olduğunu bulunduğunu, davacıyı şikayet de ettiklerini, ------ CBS ----- esas sayılı dosyasındaki işlemlerin araştırılması gerektiğini, davalı takip alacaklısının ciranta olduğunu, hak düşürücü sürenin de geçtiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; davacının takibe konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.Dosyanın incelenmesinde, ---. Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Numaralı görevsizlik kararı üzerine dava dosyası mahkememize tevzi edilmiş, mahkememizce yapılan yargılama sonunda, --- Esas ----- karar sayılı █████/2021 tarihli karar ile "Davanın KABULÜ ile, --- İcra Müdürlüğünün ------esas sayılı takip dosyasına dayanak keşidecisi ..., keşide tarihi █████/2014, muhatabı --- Şubesi, ----- çek seri nolu, 95.000,00 TL bedelli ve keşidecisi ..., keşide tarihi █████/2014, muhatabı ----- Şubesi, ------ çek seri nolu, 198.600,00 TL bedelli çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiş, işbu karara karşı yapılan istinaf incelemesi sonunda --- BAM ----Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ve ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı ile " Davacı tarafça çeklerin imzasız olarak mal alımı için davalıya verildiği iddiasında bulunulmuş ise de; çekin ödeme aracı olduğu düşünüldüğünde imzasız çekin kabulünün söz konusu olmayacağı, bunun alacaklı için bir sonuç doğurmayacağı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca çeklerin davacı iddiasının aksine doğrudan davalıya verilmediği, --- ciro yolu ile ---- ondan davalıya geçtiği anlaşıldığındın ciro silsilesi ile davacının beyanı ile çelişmektedir. Ceza davasında tespit edilecek maddi vakıanın sonuca etkili olup olmayacağının değerlendirilmesi, aynı şekilde başka soruşturmaların da olduğu bildirildiğinden bunların akıbetinin de araştırılması, çekteki imzanın davalıya ait olmadığı belirlenmiş ise de; çekleri muhafaza yükümlülüğü davalıya ait olup,çeklerdeki imzanın taklit edilerek atılması durumunda, bunun bilgisi dahilinde yapılıp yapılmadığı,ödenen çekdeki imzanın ,davaya konu çekler ile aynı el ürünü olup olmadığının belirlenmesi, ceza davasında saptanacak maddi vakıa ile davacı ve dava dışı şahısların birlikte hareket ettiğinin saptanması halinde eldeki davaya etkisi konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken salt imzanın davacı eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, istinaf kararı üzerine yeniden yargılama yapılmak üzere dosya mahkememizin ----- Esasına kaydedilmiştir.Dosyanın önceki esasında; davacının mukayeseye elverişli imza örnekleri celbedilerek, dosya imza incelemesi için bilirkişi ----- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi tarafından sunulan █████/2020 tarihli raporda takibe konu yapılan çeklerdeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı belirlenmiş, işbu rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasına dayanan 2 adet çekte bulunan imzaların davacıya ait olup olmadığı, imza itirazının davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tüm dosya kapsamına göre; alacaklısı dosyamız davalısı ..., borçluları ile dosyamız davacısı ... ile birlikte dava dışı ----- isimli şahsın olduğu, dayanağı muhatabı ----Keşidecisi dosyamız davacısı olan hamiline düzenlenmiş, █████/2014 tarihli 198.600,00 TL bedelli ve █████/2014 tarihli 95.000,00 TL bedelli çeklere dair ---- İcra Müdürlüğünün -----Sayılı dosyasına konu borçtan sorumlu olunmadığına ilişkin istemin huzurdaki davada, davacının --- İli ---- İlçesinde market işlettiği, malzeme alımına istinaden söz konusu çekleri davalıya verdiğini belirterek malların teslim edilmediği iddiası ve çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasına dayalı olarak menfi tespit isteminde bulunduğu, her ne kadar dosyamızda alınan ve Prof.Dr. ----- tarafından düzenlenen grafoloji raporunda çekler üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olmadığına yönelik rapor esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu kararın ---- BAM -----.Hukuk Dairesi tarafından " ..ceza davasında tespit edilecek maddi vakıanın sonuca etkili olup olmayacağının değerlendirilmesi, aynı şekilde başka soruşturmaların da olduğu bildirildiğinden bunların akıbetinin de araştırılması, çekteki imzanın davalıya ait olmadığı belirlenmiş ise de ; çekleri muhafaza yükümlülüğü davalıya ait olup,çeklerdeki imzanın taklit edilerek atılması durumunda, bunun bilgisi dahilinde yapılıp yapılmadığı,ödenen çekdeki imzanın ,davaya konu çekler ile aynı el ürünü olup olmadığının belirlenmesi , ceza davasında saptanacak maddi vakıa ile davacı ve dava dışı şahısların birlikte hareket ettiğinin saptanması halinde eldeki davaya etkisi konusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken salt imzanın davacı eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş" gerekçesi ile kaldırılmasına karar verildiği, bu kapsamda bekletici mesele yapılan ----Ağır Ceza Mahkemesinin---. Sayılı ilamında sanıklar ---- beraatlerine karar verildiği, söz konusu dosyanın ---- BAM ----.Hukuk Dairesinin ----- Sayılı █████/2025 tarihli kararı ile kesinleştiği, söz konusu dosyada sanıklar ile ifadesine başvurulan dosyamız davacısının dava konusu edilen çekleri düzenlemediğini, dosyamız davalısı müşteki ve sanıkları tanımadığını imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiş ise de davacının oğlu tanık ---- çeklerin babası tarafından imzalanarak dava dışı ---- verildiğini belirttiği yine sanık ---- yapmış olduğu savunmada ise dava konusu edilen 2 çek ile beraber 105.000,00 ve 108.500,00 TL bedelli toplam 4 çekin dosyamız davalısına ait ---- ile yapılan ticarete istinaden davalıya verilmek üzere ----- tarafından imzalanarak ve kendisini lehtar olarak belirtilmek suretiyle diğer sanık ----- verildiği ve anılan şahsın bu ticari ilişki kapsamında dosyamız davalısına çekleri verdiğini belirttiği, ceza yargılamasında çeklerdeki yazı ve imzaların tanık olarak yer alan dosyamız davacısı ... ve oğlu --- ait olmadığına yönelik rapor alınmış ise de sanıklar ---- ve ----- yönünden verilen beraat kararlarında açıkça dava konusu edilen çeklerle beraber 4 çekin ... tarafından çekte lehtar görünen --- verildiği, ---- ile dosyamız davalısı ----- arasında şirket devri ve şirket envanterinde bulunan makine ve araçların satın alınması kapsamında davalıya verildiğinin belirtildiği, çeklerin sahte olmadığının belirtildiği ve verilen 4 çeke ilişkin olarak dava dışı muhatap banka tarafından gönderilen yazı cevabında diğer çeklerin ödendiği bilgisinin verildiği, bu husus ile ilgili başkaca bir ceza yargılaması olmadığı, hükümsüzlüğe dayalı borçlu olunmadığı isteminde emsal içtihatlar uyarınca yalnızca kambiyo evrakı üzerindeki imzanın keşideci veya lehtara ait olup olmadığının tespitinin yeterli olmadığı, aynı şekilde benzer mahiyette verilen başkaca kambiyo evraklarının da olup olmadığının sorgulanması gerektiği, kaldı ki her hukuki işlemde TMK m.2 hükmü gereğince tarafların dürüst davranma yükümlülüğü altında olduğu, keşideci davacının gerçek kişi tacir olarak çek yapraklarını saklamakla yükümlü olduğu ve basiretli hareket etmek zaruriyetinde olduğu, mahkemeye sunduğu dilekçelerde çekleri hem davalıya taşınır satışına ilişkin verdiğini beyan etmesine rağmen çeklerin takibe konu edilmesi sonrasında hükümsüzlüğe dayalı olarak menfi tespit isteminde bulunmasını dürüst davranma borcuna aykırı olduğu davacının ceza yargılamasındaki beyanları ile toplanan diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde TMK m.6 ve HMK m.190 hükümleri kapsamında borçlu olmadığı iddiasını ispat edemediği kanaatine varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Bunun yanında her ne kadar görevsiz -----.Asliye Hukuk Mahkemesince İİK m.72/3 hükmü uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de, söz konusu tedbirin uygulanmadığı icra işlemlerinin devam ettiği, satışın yapıldığı, mahkememiz dosyasından talep edilen takibin durdurulmasına ilişkin tedbir isteminin ise reddedildiği anlaşılmakla davalı alacaklının alacağına geç ulaştığından bahsedilemeyeceği dolayısıyla şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Şartları oluşmayan tazminat isteminin REDDİNE,3-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 704,30 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Davacı tarafça yapılmış, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 46.976,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,6-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.