Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, kooperatifin üyesine konut ve kira kaybı tazminatı ödemesi yönündeki ilk derece kararını onayan istinaf başvurusunu reddetti.
Özet: Bir kooperatif üyesinin, yapılan ödemelere rağmen konut tahsis edilmemesi nedeniyle açtığı tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin davacının gerekli ödemeyi fazlasıyla yaptığını, konut tahsisi yapılmadığını ve kira kaybı yaşadığını tespit ederek davayı kısmen kabul etmesi üzerine, kooperatifin üyelik ilişkisinin devam ettiği ve mağduriyetlerin giderilmesi için çalıştığı gerekçesiyle yaptığı istinaf başvurusunun esastan reddedilmesiyle, kooperatifin konut tahsis yükümlülüğünü yerine getirememesi ve bunun sonucunda üyenin uğradığı zararın tazmini gerektiği kararı bir kez daha onanmıştır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - █████████
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)ESAS NO : █████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARIN:MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ : █████/2021ESAS-KARAR NUMARASI : ████████E., ████████K.DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: 2000 yılında 380 ortaklı olarak kurulmuş olan kooperatife dava dışı ...'in 05.10.2009 tarihinde üye olduğunu, bu üyelik nedeniyle ...'e başka ödeme olmaksızın 60.000.-TL karşılığı "... nolu Dairenin verileceğinin kooperatif tarafından kabul ve taahhüt edildiğini ve ödemenin yapıldığını, ...'in üyelik hakkını müvekkili ...'a 68.000 TL bedelle devir ve temlik ettiğini, müvekkili adına konut tahsisinin yapılmadığını, kooperatifin kura çekimi sonucu konut tahsis edilmeyen 174 üyeye bu güne kadar konut tahsis etmediğini, bu üyelerle hesaplaşma yapılmadığını, 2000 yılından bu yana 308 kişiden toplanan aidat, peşinat, şerefiye adı altında toplanan paralarla tanıdık, bildik 206 kişiye kooperatif ana sözleşmesi 61. 62. ve 63 maddeleri ve hukuka aykırı şekilde ödentilerde de eşitlik sağlanmadan konut dağıtılmış olduğunu, 206 üyenin genel kurullarda çoğunluk olması nedeniyle azınlık kalan üyelerin haklarının yerine getirilmesini engellediklerini, azınlık üye haklarının korunması amacıyla yargıya müracaat edildiğini ileri sürerek; davacının uğradığı rayiç kira kaybı zararın tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000,00TL 'nin davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıyla ödenmesini ve davacıya konut tahsisi ile konutun teslim edilmesini, mümkün olmaması halinde konutun rayiç bedelinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TLnin tahsilini talep ve dava etmiştir.Yargılama sırasında davacı ... 'un hissesini ...'e devretmesi nedeniyle, temlikname gereği işlem yapılmıştır.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; müvekkiline konut tahsis edilmemesi nedeniyle 5.000,00 TL tazminat talebini 153.000,00 TL'ye, kira kaybı nedeniyle talep ettikleri 3.000,00 TL tazminat talebini 38.444,91 TL'ye çıkarmıştır.Davalı vekili özetle: Davacının kooperatife her hangi bir ödemesinin bulunmadığını, davayı kooperatife karşı değil, üyeliği devraldığı ...'e karşı açması gerektiğini, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini talep etiklerini, kooperatif kayıtlarında davacının ödeme yaptığını ispatlayacak herhangi bir senet veya ödeme makbuzunun bulunmadığını,kooperatifin ödeme yaptığını ispat eden üyelerin mağduriyetlerini giderilmek amacıyla çalışmalar yaptığını, 23.02.2014 tarihinde yapılan genel kurulda evini alamayan üyelerin mağduriyetlerini giderilebilmesi için ev sahibi olan üyelerin 5.000.- TL ödemesi hususunda karar alındığını ve evini almış olan üyelerden para toplandığını, davacının iyiniyetli olmadığını, müvekkili kooperatif mağdur olan üyelerin mağduriyetlerini gidermeye çalışırken, davacının haksız ve mesnetsiz olarak dava açmış olduğunu savunarak; davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince: "... davacının kooperatif üyesi olduğu ve kooperatife toplam 61.875.-TL ödeme yaptığı , bu ödemenin genel kurulca belirlenen ve ödenmesi gereken miktarın üzerinde olduğu, davacı adına tahsis edilmesi gereken konutun kura çekimi sırasında davacıya tahsis edilmediği ve tapuda da dava dışı kişi adına kayıtlı olduğu ve davacı adına tahsis edilebilecek bir konutun bulunmadığı, tahsis edilmesi gereken konutun dava tarihi itibarıyla değerinin 153.000,00 TL olduğu ve tahsis tarihi dikkate alındığında davacının genel gider borcu düşüldüğünde 38.119,91TL kira kaybının olduğu anlaşıldığından davanı kısmen kabulüne..." karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının davalı kooperatiften istifa etmediği, üyeliğinin devam ettiği, dolayısıyla davacının davalı kooperatif aleyhine dava açmasının, tazminat, kira ve faiz talep etmesinin hukuk ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece bu husus yeterince incelenmeden ve araştırma yapılmadan eksik, yanlış, usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiği, davalının eski yöneticilerinin hataları ve yanlış uygulamalarının nedeniyle iki kez iflasa düştüğü, iflastan kurtularak faaliyetini devam ettirdiği, 14.054.2019 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurulda oy çokluğu ile alınan karar gereği mağdur olan üyelerin mağduriyetlerinin giderilmesi konusunda karar alındığı, mahkemenin bu hususları araştırmadığı, davacıya dava konusu dairenin tapusunun arsa sahibi S.S. ... Kooperatifi tarafından verilmediği, davacı ve diğer üyelerin mağdur edildiği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, kooperatif ortaklığına bağlı konut teslimi, mümkün olmaması halinde tazminatın tahsili ve kira kaybının tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 13.055,40 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 3.263,85 TL harcın düşümü ile kalan 9.791,55 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026 Başkan Üye Üye Katip