Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, şirketler arası danışmanlık hizmeti sözleşmesi kapsamında çek ve senetlerle yapılan haksız ödeme iddiasıyla açılan istirdat davasına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi.
Özet: Davacı, hissedarı olduğu şirket ile davalı şirket arasındaki hizmet ve danışmanlık sözleşmeleri kapsamında, iptal edilen çeklerin karşılığı olarak düzenlenen ve üçüncü şahsa ciro edilen senetler nedeniyle icra tehdidi altında ödediği 192.406,15 TLnin iadesini talep etmiştir. Davacı, senetlerin bedelsiz olduğunu ve şirketleri adına çok sayıda ödeme yapıldığını iddia ederken, davalı ise davacının taraf sıfatı olmadığını, sözleşmelerin şirketler arasında olduğunu, hizmetlerin verildiğini ve senetlerin alacaklıya ciro edildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, taraflar arasında sözleşme ifasına dair bir uyuşmazlık bulunmadığını ve tartışmalı senetlerin, iptal edilen çeklerin kısmi karşılığı olarak düzenlendiğini tespit etmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)ESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ... ...ÜYE : ... ...ÜYE : ... ...KATİP : ... ...İNCELENEN KARARIN:MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret MahkemesiTARİHİ : █████/2021ESAS-KARAR NUMARASI : ████████E., ████████K.DAVA : İstirdat KARAR TARİHİ : █████/2026YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin hissedarı bulunduğu ..., ..., ..., ..., ... Enerji Üretim Pazarlama Anonim Şirketi ile davalı arasında 11.12.2012 tarihinde hizmet ve danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin hissedarı olduğu belirtilen şirketin diğer ortağının sözleşme şartlarını kabul etmemesi nedeniyle 25.12.2012 tarihinde yeni bir sözleşme imzalandığını, davalı şirket müdürünün şartları çok olumlu bulunmaması üzerine 25.12.2012 tarihli ek sözleşme imzalandığını, ek sözleşmede belirtildiği üzere 6 adet 46.000,00-TL tutarındaki çeklerin davalıya teslim edildiğini, değişik tarihlerde davalı yana müvekkiline ait şirketlerden toplamda 94.904-Euro ödeme yapıldığını, davalının sözleşme bedelinin bakiyesi için senet talep ettiğini, bunun üzerine tanzim tarihi 13.10.2013 olan 18.06.2013 vadeli 25.000,00-TL, 18.06.2013 vade tarihli 50.000,00-TL, 30.06.2013 vade tarihli 52.875,00-TL ve 15.07.2014 vade tarihli 25.000,00-TL'lik senetlerin düzenlendiğini, bundan sonra da davalıya 50.373 Euro karşılığı toplam 132.228,00-TL ödeme yapıldığını ancak davalı yanın söz konusu senetleri dava dışı ...'a ciroladığını, ihtiyati haciz kararı sonrasında müvekkilinin icra tehdidi altına 192.406,15-TL ödeme yapmak zorunda kalındığını, takip konusu senetlerin bedelsiz olduğunu öne sürerek; 192.406,15-TL'nin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili özetle: Davacı ...’in söz konusu davada taraf sıfatı bulunmadığını, davacının iddiasının hissedarı olduğu şirket ile müvekkili şirketin bir sözleşme yaptıkları, bu sözleşmeye karşılık kendisinin bono tanzim ederek müvekkile verdiği ve bu bonoların haksız olarak tahsil edildiğine yönelik olduğu, dolayısıyla sözleşmeden kaynaklanan borç-alacak ilişkisinin şirketler arasında olduğunu, dava dışı ... Enerji Ltd.Şti. ile müvekkili şirket arasında sözleşme yapıldığı, daha sonra davacı ...’in ricası ile ... şirketinin ortakları arasında gelişen olumsuzluklar ve sözleşme konusu her istasyon için ayrı şirket kurulması nedeniyle yeniden her bir şirket için ayrı ayrı ve birlikte olmak ve fakat ... şirketi ile yapılan ilk sözleşmedeki müvekkil şirketin hakları saklı kalmak kaydı ile, ... A.Ş. (26MW) , ... A.Ş. (18 MW) , ... A.Ş. (9MW) , ... A.Ş. (27MW), ... A.Ş. (22MW) olmak üzere toplam 102 MW’lık sözleşmeler imzalandığı ve müvekkili şirket bu sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, karşı taraf sözleşme gereği yapması gereken ödemeleri zamanında yapmadığını, davacının vermiş olduğu senetler müvekkili şirketin borcuna karşılık ciro yolu ile devredilmiş senetlerin tahsili dava dışı ... tarafından yapıldığını, davacının senetlerin müvekkilim şirket tarafından vadeden sonra ciro edildiğini iddia etmekte ise de gerçeği yansıtmadığını, senetlerin tahsili dava dışı ... tarafından yapıldığından davanın bu kişiye yöneltilmesinin zorunlu olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince: "... tarafların dilekçeler aşamasında sundukları dava ve cevap dilekçeleri gözetilerek ileri sürülen iddiaları ve savunmaları incelendiğinde yukarıda detayları belirtilen sözleşmelerin ifası nedeniyle taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, davacının şirket yetkilisi olarak davalı şirketle imzaladığı ilk iki sözleşme ve davacının sadece ismen adı ve imzasının bulunduğu davalı şirket ile imzalanan ek sözleşme gereğince sözleşmede belirtilen meblağların yapılan danışmanlık hizmeti kapsamında davalının ortağı olduğu dava dışı şirketlerce ödenmesi gerektiği, ek sözleşmede belirtilen ve davalıya verilen 6 adet 46.000,00-TL'lik çeklerin işleme konulmadığı ve iptal edildiği, takip dayanağı olarak gösterilen ve iptal edilen bu çeklerin bir kısım karşılığı olarak düzenlendiği anlaşılan davacının keşideci, davalının ise lehdar olduğu senetlerin ( 50.000,00-TL miktarlı █████/2013 tanzim tarihli █████/2013 vade tarihli senet, 25.000,00-TL miktarlı █████/2013 tanzim tarihli █████/2013 vade tarihli senet, 52.875,00-TL miktarlı █████/2013 tanzim tarihli █████/2013 vade tarihli senet, 25.000,00-TL miktarlı █████/2013 tanzim tarihli █████/2013 vade tarihli senetler) aksine yazılı bir belge-bilgi olmadığından davaya konu sözleşmelerdeki verilen hizmetin karşılığı ve ifası amacıyla düzenlendiği, davacının verilen senetlerde keşideci olmasının bu durumu değiştirmediği, zira taraflar arasında bu senetlerin düzenlenmesini gerektirir başkaca ticari bir ilişki bulunmadığı ve bu durumun da davada iddia edilmediği, bu sebeplerle █████/2012 tarihli ve █████/2012 tarihli olan davalı ile şirket yetkilisi olarak davacının şirket yetkilisi olarak imzaladığı sözleşmeler dışlanarak █████/2012 tarihli ek sözleşme gereği davacının sadece düzenlenen çek ve senetlerden dolayı sorumlu olacağına ilişkin davalı itirazının yerinde olmadığı, davalı tarafın sözleşme gereği alacağını tahsil için davacı tarafından kendisine verilen senetleri başkasına ciro etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Yukarıda detayları belirtilen sözleşme içeriklerine göre █████/2012 tarihli sözleşmenin 4.2. maddesi uyarınca 50.000-Euro, 4.3. maddesi uyarınca 120.000-Euro (6 adet çek karşılığı), 4.4. maddesi uyarınca lisans alındığında megawatt başına 10,000-Euro artı KDV, 4.5. maddesi uyarınca GES şebekeye bağladığında megawatt başına 5.000-Euro artı KDV, ayrıca ek sözleşme gereğince 18 megawatt üstünde elektrik üretim lisansı alındığında davacının davalıya 75.000-Euro ek ödeme yapılacağının belirtildiği, davacı tarafın ek sözleşme gereğince belirlenen 75.000-Euro olan miktarın taraflarca anlaşılması nedeniyle 25.000-Euro'ya düşürüldüğü, verilen senetlerin bu miktar dikkate alınarak düzenlendiği iddiasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, zira bu iddianın davalı yanca kabul edilmediği gibi bu iddiayı ispat edecek yazılı bir bilgi-belgenin davacı yanca mahkememize sunulmadığı, sözleşmede böyle bir anlaşmaya yer verilmediği görülmüştür. Dosyada bulunan belgeler itibarıyla denetleme ve hesaplama imkanı bulunmayan ve esas itibarıyla tarafların da bu yönde bir belge sunmadığı 4.4. ve 4.5. maddelerinde belirtilen miktarlar hesaba katılmadığı takdirde dahi davalıya ödenmesi gereken toplam meblağın 245,000-Euro olduğu, mahkememizce son alınan euro kuru üzerinden yapılan hesaplamaların isabetli bulunduğu, yargısal denetime elverişli ve hükme esas alınan █████/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda bilirkişiler tarafından dosyada bulunan tüm ödemeler seçenekli olarak hesaplandığında sözleşmenin hizmet alan tarafında bulunan dava dışı şirketlerin yanı sıra icra kanalıyla davacının davalıya yaptığı tüm ödemelerin belirtilen sözleşme gereğince ödenmesi gerekli meblağa ulaşmadığı, davacının mahkememizce son alınan ek bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde yer verilmediğini belirttiği tüm ödemeler eklense dahi sözleşmede ödenmesi gerekli bu tutara ulaşılamadığı, davalının yapılan sözleşmeler gereğince halen alacaklı olduğu ve başkaca bir inceleme yapılması gerekmediği anlaşıldığından davacının davasının reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Delillerin değerlendirilmesinde hata edildiğini, davacı tarafından teminat çeklerinin verildiği, asıl borçlunun şirketler olduğu,şirketlerin imzaladığı sözleşmelerden davacının da sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, bazı miktarların hesaplama dışı tutulduğu, yapılan ödemelerin eksik hesaplandığı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Dava, hizmet alım sözleşmeleri kapsamında düzenlenen çekler nedeniyle yapılan ödemelerin istirdadı istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle davacının taraf olduğu sözleşme gereği verilen çeklerin iptal edilmesi ile ödeme iddialarını davacının ispat edememesine göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın düşümü ile kalan 672,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. █████/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...