Antalya Bölge Adliye Mahkemesinden ölümlü trafik kazasında %75 kusurlu sürücüden talep edilen maddi ve manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, bir kamyon şoförünün neden olduğu ölümlü trafik kazasında, şoförün %75 oranında kusurlu bulunduğunu, ölen motosikletlinin ise fren ve direksiyon tedbiri almadığı gerekçesiyle %25 kusurlu olduğunu; motosikletteki kişi sayısı ve kask takmama iddialarının kazaya etkisinin olmadığından müterafik kusur olarak değerlendirilmediğini; bu nedenle davacı anne, baba ve kardeşin maddi ve manevi tazminat taleplerinin kabul edildiğini ve sigorta şirketinin önceki kısmi ödemesinin yetersiz bulunduğunu belirten bir istinaf kararıdır.

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2023
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ:█████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ:█████/2026
Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ... Şirketi adına kayıtlı davalı ...' e sigortalı diğer davalıya ZMMS sigortası ile sigortalı ... plaka numaralı aracın 24.12.2020 günü müvekkilleri ... ve ...' nin oğlu, ...' ın ise kardeşi ...'a çarparak ölümüne neden olduğunu, ... ve ... için 100.000,00 TL, ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı araç sürücüsü ve araç malikinden tahsiline, davacı ... ve davacı ... için 1.000,00 er TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte üç davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olduğunu, 17.03.2021 tarihinde davacı anne ve baba için %20 müterafik kusur indirimi uygulanarak ödeme yapıldığını, talep edilebilecek fark tazminat tutarı bulunmadığını, müvekkiline sigortalı araç sürücüsünün kusuru olduğunun ispatlanması gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ...... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Meydana gelen kazada müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını, müteveffa ...' ın sevk ve idaresindeki motosiklette 3 kişi olduklarını ve hiç kimsenin kaskının bulunmadığını, istihap sınırı aşılarak ve kask kullanılmayarak meydana gelen kazada müteveffanın müterafik kusurlu olduğunu, müteveffanın ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle ‘’ Alınan ... tarihli rapor denetime açık mevzuata uygun olmakla hükme esas alınmıştır. Buna göre ... günü davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonun seyiri sırasında olay mahalli ... kavşaktan sola dönüşü esnasında kamyonun sağ ön kısımlarına karşı yönden seyreden müteveffa ...' ın idaresindeki ... plaka sayılı motosikletin ön kısımları ile çarpışması neticesinde ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, somut olayda davalı sürücünün meskun mahal yolda seyiri sırasında olay mahalline gelerek sinyalini verip motosikletin geçişini bekledikten sonra dönüşünü gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek kontrolsüzce sola dönüş yaptığı olayda geçiş hakkı kurallarına riayet etmeyerek %75 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın ise etkin fren ve direksiyon tedbiri almadığı olayda %25 oranında kusurlu olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Müterafik kusur yönünden yapılan değerlendirmede kazanın meydana geliş şekli itibariyle istihap haddine ilişkin her ne kadar motosiklette 3 kişinin bulunduğu sabit ise de kusur raporunda da belirtildiği üzere müteveffaya yüklenen kusurda direksiyon hakimiyetinin de doğru kullanılmamasının kazaya sebebiyet vermesi karşısında istiap haddinin aşılması nedeniyle frenin etkisiz kaldığından söz edilemeyeceğinden bu yönde müteveffaya müterafik kusur verilmemiştir. Yine müteveffanın kask takıp takmadığı yönünden yapılan incelemede trafik tespit tutanağında bu hususta bir delil olmaması, yine ceza dosyasında ... ' nın kollukta vermiş olduğu ifade de müteveffanın başında kaskı bulunduğuna ilişkin samimi ifadesi dikkate alındığında müteveffanın kask takmadığı iddiasının ispatlanamadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Alınan ... tarihli rapor denetime açık mevzuata uygun olmakla hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporuna göre ödeme yapılan tarih itibariyle müterafik kusur uygulandığı takdirde davacıların maddi zararı karşılandığından maddi tazminat talep edemeyecekleri belirtilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere müteveffaya müterafik kusur verilmediğinden davacılar ... ve ...' nin hüküm fıkrasında belirtilen şekilde ... tarihli rapor doğrultusunda maddi tazminat davalarının kabulüne karar verilmiştir.
Manevi tazminat davası açısından yapılan yargılamada:
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK █████/2004, ██████-370)
Bu ilkeler dikkate alınarak özellikle de davalının %75 oranında kusurlu olması ve davacıların olay neticesinde desteklerini kaybetmeleri dikkate alınarak davacılar lehine hüküm fıkrasında belirtildiği manevi tazminat takdir edilip aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ...' ın maddi tazminat davasının KABULÜ ile; 238.504,09 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 24.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ( davalı sigorta şirketi yönünden 85.888,28 TL poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ve 17.03.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' a verilmesine,
2- Davacı ... ' ın maddi tazminat davasının KABULÜ ile; 236.627,41 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihi olan 24.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ( davalı sigorta şirketi yönünden 84.953,23 TL poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere ve 17.03.2021 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' a verilmesine,
3-Davacıların manevi tazminat davasının KABULÜ ile; davacı ...' için 100.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL ve davacı ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 24.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sanayi Ltd. Şti' den müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine ‘’ karar verilmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesini tekrarla ve özetle, olay tarihinde davalılardan ...'in sevk ve idaresinde bulunan çalıştığı firma olan diğer davalı ... Ve Sanayi Ltd. Şti.'ye ait ... plaka sayılı kamyon ile ... Caddesini takiben ... istikametinde seyri sırasında ... numaralı sokağa gelerek sola dönüş yaptığı esnada karşı istikametten hızlı bir şekilde gelen müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarının çarpışması neticesinde kaza gerçekleştiğini, müvekkilinin yavaşlayarak sokağa 2-3 metre giriş yaptığı sırada, sürücü ve plakasını kazadan sonra öğrendiği müteveffa ...'ın kullandığı ... plakalı motosiklet müvekkilin kullandığı aracın sağ dikiz aynasının alt kısmına çarptığını, aracın bu kısmının bilindiği üzere kör noktası olduğunu, müvekkil aracından inince kamyona çarpan motosikletin devrilmiş olduğunu, motosikletin sürücüsü ve 18 yaşından küçük olduğunu tahmin ettiği iki kız çocuğunun da yerde olduğu, yerde bir kaskın bulunduğunu gördüğünü, müteveffanın olay anında dönüş yapan kamyonu görebilecek bir açıdan gelmiş olmasına rağmen hızını azaltmayarak isitab haddinden fazla yolcuyla ara sokaktan yüksek hız ile gelerek kazanın oluşumuna dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranıp sebebiyet verdiğini, kask takmadığını ve istiap haddi aşıldığından müterafik kusur indirimi yapılmadığını, yapılmış olsa idi ödemeye göre bakiye borç kalmayacağını belirterek istinaf kanun yoluna savunmuştur.
Davalı ... sigorta vekili özetle, ödeme tarihindeki verilere göre müterafik kusur indirimi yapıldığında maddi zararlarının kalmayacağını, müteveffanın kafa bölgesinden yaralanıp kask takmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini yine istiap haddinin aşıldığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Dava, haksız fiil nedeniyle maddi- manevi tazminat istemine ilişkindir.
Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.
Buna göre;
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kaza tespit tutanağı, ceza mahkemesince alınan rapor ve mahkemece alınan rapora göre davalının olayda % 75 kusurlu olduğu, davalı ...’in olay yerinde bir tane kask olduğunu gördüğü, dava dışı ... ...’nın hazırlık ifadesinde otostop çektiklerini başında kask’ı bulunan bir erkek şahsın durduğunu söylediği, kaza tespit tutanağında kaska ilişkin tespit yapılamadığı, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada müteveffaya hızını azaltmadığı yanında yolcularına kask taktırmadığı içinde tali kusur verildiği, müşteki ...’a kask takmadığından tali kusur verildiği bunun da maddi vakıa olup kaskın en azından ...’ın takmadığına ilişkin maddi vakıa olduğu, belirtilen nedenlerle müteveffanın kask takmadığına ilişkin bir belirleme olmayıp tanık beyanına göre kaskı bulunduğu, istiap haddinin de mahkemece değerlendirildiğinin anlaşılmasına, usule ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle kanıtların toplanması ve değerlendirilmesinde bir usulsüzlük görülmemesine, mahkemenin ilamda yazılı şekilde ortaya koyduğu takdirine, mahkemenin değerlendirmesi ve vardığı neticede istinaf nedenleri yönüyle usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalılar vekilinin istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davalı ... Sigorta ile davalılar ... ve ... Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Davalılar ... ve ...'ten alınması gereken 48.167,53 TL istinaf karar harcından peşin alınan 12.042,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 36.125,53 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalılar ... ve ... tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına,
4-Davalılar ... ve ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... Sigortadan alınması gereken 11.670,18 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.918,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.752,18 TL'nin bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davalı ... Sigorta tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına,
7-Davalı ... Sigorta tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
8-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince temyizi kabil olan kararın dairemiz yazı işleri müdürlüğünce resen tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, █████/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 361/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!