Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçunda Kamu Davasının Açılmasının Ertelenmesi Kararında İtiraz Kanun Yolu Süresi Bildirim Eksikliği Nedeniyle Mahkumiyetin Kanun Yararına Bozulması İstemi
Özet: Hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen mahkumiyet kararı, sanık hakkında ilk kez tesis edilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz kanun yolunun açıkça gösterilmemesi nedeniyle usulüne uygunluk taşımadığı gerekçesiyle kanun yararına bozulmuştur; zira bu eksiklik erteleme kararının kesinleşmesini engellemiş, sanığın yanıltılmasına yol açarak tedavi ve denetim sürecinin geçerliliğini ortadan kaldırmış ve kovuşturma şartı oluşmadığından kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ███████ E. ████████ K.SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaİNCELEME KONUSU KARAR : MahkumiyetKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıHükümlü hakkında Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2019 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 02.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 03.09.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.09.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre, sanığa yüklenen uyuşturucu madde bulundurmak ve kullanmak suçu nedeniyle Germencik Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraza ilişkin kanun yolu süresinin gösterilmediği anlaşılmakla; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri uyarınca da, bu karara karşı başvurulacak kanun yolu, mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerektiği, hatta Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13.09.2021 tarihli ve █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilen kişilere bu karara 15 gün içinde itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin bildirimi içermeyen tebliğin geçersiz olduğu, bu bağlamda, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesi uyarınca "kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğunun" gösterilmemesi suretiyle sanığın yanıltıldığı, böylece erteleme kararı kesinleşmediğinden usulüne uygun yapılmış tedavi ve denetim faaliyetinden söz edilemeyeceği gibi ihlâl oluşturan eylemden de bahsedilemeyeceği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A.Şüpheli hakkında, 18.09.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Germencik Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2014 tarihli ve █████████ Soruşturma, 2014/7 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği,B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymaması ile erteleme kararının kaldırıldığı, Germencik Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2016 tarihli ve █████████ Soruşturma, ████████ Esas, ████████ sayılı iddianamesi ile Germencik Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin 17.01.2017 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 14.03.2017 tarihinde kesinleştiği,D. Sanığın 21.04.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının ihbarı üzerine hüküm açıklanarak Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2019 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 62/1. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, kararın 02.04.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği,Anlaşılmıştır. E. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda sanığa, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,Sanık hakkında Germencik Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13.10.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, sanığa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından veya erteleme kararını ihlal ettiğinden söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; mahkemesince, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, "kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.III. KARARA. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,B. Germencik Asliye Ceza Mahkemesinin 25.03.2019 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2026 tarihinde karar verildi.