Otoyol işletmecisinin lojistik firmasına karşı araçların ihlalli geçişleri nedeniyle açtığı itirazın iptali davası ve sorumluluk tartışması.
Özet: Bir otoyol işletmecisi, lojistik hizmeti sunan bir şirketin araçlarına ilişkin ödenmemiş ihlalli geçiş ücretlerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep ederek takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini isterken; davalı şirket ise, taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını, ihlalli geçişlerin teknik aksaklıklar, araç mülkiyetindeki değişiklikler ve davacının bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi gibi nedenlerden kaynaklandığını, ayrıca ispat yükünün davacıda olduğunu ileri sürerek davanın reddini ve kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ███████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: ... davacı tarafından işletildiği, davalıya ait plakaları dava dilekçesinde bulunan 51 adet aracın 24.04.2023-10.09.2024 tarihleri arasında ödeme yapmaksızın ihlalli geçiş yaptıkları, bedellerin tahsili amacıyla ... 4. İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 19.12.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının borcun tamamına, faize, yetkiye ve her türlü ferilerine itiraz ettiği takibin durduğu, itirazın haksız ve yersiz olduğu belirtilerek, davanın kabulü, itirazın iptali, takibin devamı, davacı için ihtiyatı haciz kararı verilmesi, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi talep edilmektedir. CEVAP: Huzurdaki dava ve dayanağı icra takibinde ... İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğu, Davacının otoyol işlettiği, davalının ise geniş araç filosu ile lojistik hizmeti verdiği, taraflar arasında yazılı veya sözlü bir akit bulunmadığı, otoyollardan geçen her araç maliki ile sözleşme yapılmasının mümkün verdiği, taraflar ... olduğu, davacının ihtiyati haciz ile dav ikame etmişse de davalıya ait herhangi aracın ilgili tarihlerde ve güzergahta ihlalli geçişinin söz konusu olmadığı, ticari nitelikteki bir kısım aracın sahta plaka kullanmak suretiyle geçiş yaptıklarının basın yayın organlarında ve davalarda göründüğü, ilgili dava ve takipte bahsi geçen araçların birçoğunun satılıp devredildiği, devirden sonra kiralama yoluyla dahi olsa davalı veya sürücüleri tarafından kullanılmadığı, davacı tarafın araçları devralan yeni maliklerin geçişlerini davalıdan talep edemeyeceği, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte ilgili geçişler için bilgilendirme yaptığının da gerçek dışı olduğu, davalının araçlarına verilen bir bilgi fişinin bulunmadığı, davalı şirketin münferit geçiş yapan otoyol kullanıcısı olmadığı, ticari nitelikteki onlarca dorse ve çekiciyle her ay muhtelif otoyollardan binlerce geçiş yaptığı için her daim HGS hesaplarında talep edilen alacak tutarının üzerinde para bulunduğu, zaman zaman aşırı yağış, sis ve yoğun kaza ile teknik aksaklıklar nedeniyle davacı gişelerinde sorun yaşanabildiği, provizyon bakiyesi bulunmasına karşılık çekim yapılamadığı, hatta mükerrer tahsilat yapıldığının da basın yayın kuruluşlarınca yazılmış olduğu, davacının bildirim yükümlülüğü olmadığı hususuna katılmadıkları, davalının onlarca aracının muhtelif otoyollardan binlerce geçiş yapabildiği, ilgili teknik aksaklıklar dikkate alındığında davalının tüm geçişleri kontrol edebilmesinin mümkün olmadığı, teknik ve iklimsel nedenler kaynaklı hususlardan dolayı 1 veya 4 kat tutarında ceza talep edilemeyeceği, davalının kara listede olmadığı gibi HGS hesaplarının aktif olduğu, taraflar arasında bir akit bulunmadığı, ödeme sistemini kuran ve onay verenin bizzat davacı olduğu, bu nedenle asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla geçişlerin yapıldığı tarihte araçların mülkiyetinin davalıda olduğu kabul edilse dahi, her türlü aksaklıktan davacının sorumlu olacağı, böyle bir durum varsa dahi kusur incelemesinin yapılması gerektiği, davacının bizzat sunduğu yüksek mahkeme kararının da kelimesi kelimesine aynı yönde olduğu, davacının sunduğu mahkeme kararlarının mahkemeyi yanıltmak amaçlı olduğu, huzurdaki davanın itirazın iptali olup ispat yükünün davacıda olduğu, davalıya iletilmiş bir muacceliyet ihtarının bulunmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği, alacak davası açmaksızın icra takibine gidilmesinin hukuka aykırı olduğu ifade edilerek; davanın reddi, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesi talep edilmektedir.DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davacının davalı aleyhine ... 4.İcra müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali davasıdır.Davacı ve davalı şirkete usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, icra dosya sureti, PTT ve Karayollarından ilgili araçlara ilişkin bilgi ve belgeler ile araçların tescil bilgileri dosyamız içerisine alınmıştır.Dosyanın rapor alınmak üzere mali müşavire tevdi edildiği ve düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; Davacı tarafından davalıya araçlar için ihlalli geçişler listelenmiş olup, görüntüler dosya muhteviyatındadır. Geçiş yapan araçlardan bir tanesi hariç geçiş tarihlerinde davalıya ait olduğu Sayın Mahkeme tarafından alınan listelerden teyit edilmiştir. Tarafımdan denetime açık faiz hesabı da yapılmış olup, taleple olan farkın nedeni açıklanmıştır. Bu çerçevede; Davacının 13.12.2024 takip tarihi itibarı ile davalıdan davalıya ait araçların ihlali geçişleri kaynaklı geçiş ücreti ve cezalar toplamı olan 335.028,75 TL alacağının bulunduğu, Asıl alacak tutarı olan 224.615,00 TL ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar TCMB tarafından açıklanan değişken oranlarda avans faizi uygulanması gerektiği, Delillerin değerlendirilmesi ve nihai takdiri ile hukuki tavsif 6100 sayılı HMK’nın 266/c.2 hükmü gereği tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu, Tarafların icra inkâr ve diğer tüm taleplerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemenin takdiri olduğu, Hususlarında sonuç ve kanaatine varılmıştır.Davacı vekili tarafından sunulan █████/2026 tarihli sulh protokolü ile; davalı tarafla sulh protokol imzalandığı, protokol uyarınca davalının davayı kabul etmesi sebebiyle davanın tam kabulüne karar verilmesini, protokol uyarınca davalıdan herhangi bir şekilde ilam vekalet ücreti ve icra inkar tazminatı talepleri bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan █████/2026 tarihli sulh protokolü ile; davacı tarafla sulh protokol imzalandığını, işbu protokol uyarınca davayı kabul ettiklerini, protokol uyarınca davacının taleplerinden vazgeçtiğinden, lehlerine icra inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini karar verilmesini talep etmiştir.Sulh 6100 sayılı HMK'nın 313 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre " Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir.Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde tarafların dava konusu hususunda sulh oldukları ve davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettikleri, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığı anlaşılmakla esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.HÜKÜM: : Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın sulh nedeniyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli (2/3 oranına göre) 488,00 TL harcın peşin alınan 4.294,00 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 3.806,00 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,3-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL Başvuru Harcı ve 4.294,00-TL Peşin/nisbi harcı olmak üzere toplam 4.909,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Sulh protokolü uyarınca davacı ve davalı tarafa vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,5-Sulh protokolü uyarınca taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK.'nın yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. █████/2026Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır