İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin, Sınai Mülkiyet Kanunu 6/1 uyarınca iltibas ve ciddi kullanım defisi değerlendirmesiyle markanın hükümsüzlüğü davası kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalı adına tescilli markanın iltibas nedeniyle hükümsüzlüğünü talep ettiği, davalının ise davacının kendi markasını kullanmadığı savunmasını ileri sürdüğü bir marka hükümsüzlüğü davasına ilişkin olup, bilirkişi raporunda davalı markası ile davacı markaları arasında iltibas bulunduğu tespit edilmekle birlikte, davacının markasını kullanıp kullanmadığına dair lisans sözleşmesi gibi bazı kullanım kanıtlarında eksiklikler olduğu belirtilerek, mahkemenin öncelikle davalının SMK m.25/7 uyarınca ileri sürdüğü davacı markasının kullanılmadığına ilişkin defiyi değerlendirmesi gerektiği üzerinde durulmaktadır.

T.C.

İZMİR FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ███████
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ : █████/2018
KARAR TARİHİ : █████/2020
Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, dosya incelendi:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: davalı adına kayıtlı... nolu ''...'' ibareli markasının 43. sınıfta tescillendiği belirterek, SMK'nun 6/1,3,5,9 ve 25 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın ''...' markasını ilk tescilleyen olmadığı, başka bir kişiden markayı devir aldığını ve markanın kullanılmadığını, iki tarafın markalarının farklı olduğunu, karıştırma riski bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.... isimli klüpten önce marka sahibi olduklarını, ayrıca davacıların markalarını kullanmadıklarını, markaların benzer olmadığını savunmuş, davanın reddini talep etmiştir.
BİLİRKİŞİ RAPORU
Marka Patent vekili bilirkişi heyetinin █████/2019 tarihinde hazırlamış olduğu raporda özetle; davacıların şirketleri adına, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli markalar ile davalı şirket adına tescilli ... nolu marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunduğu, davalının kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği, davacıların ve davalı şirketin dava konusu markalarının aynı sınıfa dahil hizmetlerde tescilli olduklarından davacıların markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkisinin bulunmadığı, bu suretle işbu hususta değerlendirme yapılmadığı, dava konusu...markasının sahibi ... A.Ş. Firması tarafından dava tarihinden 5 yıl geriye dönük olarak kullanımının tespitinde; davacı ... ile A.Ş. arasında 43.sınıfta tescilli ...markasının kullanımına ilişkin lisans sözleşmesi akdedildiği bu kapsamda yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ile konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri bakımından kullanım bulunduğunun görüldüğü, davacılardan... ile ilgili yapılan yerinde incelemede sunulan taraflar arasında akdedildiği ileri sürülen lisans sözleşmesinin dava dosyasında mübrez olmadığı ve TPMK kayıtlarında yer almadığının görüldüğü, davacı...A.Ş. arasında 43. Sınıfta tescilli ... markasının kullanımına ilişkin lisans sözleşmesi akdedildiği, bu kapsamda yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ile konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri bakımından kullanım bulunduğunun görüldüğü, davacılardan...A ile ilgili yapılan yerinde incelemede sunulan taraflar arasında akdedildiği ileri sürülen lisans sözleşmesinin dava dosyasında mübrez olmadığı ve TPMK kayıtlarında yer almadığının görüldüğü, bu suretle dava konusu söz konusu firmanın (...TİK A.Ş) dava konusu markanın kullanımının davacı ...'nın dava konusu markayı kullandığını ispat edemeyeceği, ...e devredilen ...nezdinde tescil edilmiş/başvurusu yapılmış herhangi bir devir evrakı bulunmadığı, işletmenin devri ile birlikte işbu tescilsiz markasal kullanımların malvarlığı değeri olarak kabul edilmesi halinde işbu davanın ikame edildiği tarihe kadar gerçekleştirilen markasal kullanımları...n davaya konu markayı kullandığını tevsik ettiği, ya da işletmenin devri ile birlikte işbu tescilsiz markasal kullanımların malvarlığı değeri olarak kabul edilmesi halinde işbu davanın ikame edildiği tarihe kadar gerçekleştirilen markasal kullanımların...n davaya konu markayı kullanmadığını tevsik etmediği belirtilmiştir.
TESPİT DELİL DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dosyamız kapsamında davacı, davalı adına tescilli ... nolu markanın hükümsüzlüğünü, davalı ise öncelikler SMK m.25/7 kapsamında davacının markalarını kullanmadığı def'isini ileri sürmüş ve davanın reddini talep etmiştir.
Dosyamız kapsamında ilk önce davalının def'isini açıklığa kavuşturmak gerekmiştir. SMK'nın 25/7. Maddesine göre; 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.
Yine aynı yasanın 19/2 maddesine göre; 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.
Markanın kullanılması markanın amacı doğrultusunda tescil edildiği mal ve hizmetler sınıfında diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt edilecek şekilde kullanılmasıdır. Markanın asıl işlevi ayırt ediciliği olduğundan, bir davranışın markayı kullanma olarak kabul edilebilmesi için, ilgili mal ve hizmetle bağlantı kurulmasını sağlaması gerekmektedir. Yine yukarıdaki maddeler dikkate alındığında bu kullanımın Türkiye sınırları içerisinde kullanılması gerekmektedir. Yine bu maddeler uyarınca markanın Türkiye sınırları içerisinde ciddi olarak kullanılması gerekmektedir. Markanın ciddi kullanımı; markanın işlevlerine uygun şekilde tescil edildiği mal ve hizmetler sınıfında ticari bir amaç güdülerek piyasada aktif olarak kullanılmasıdır. Ciddî kullanım değerlendirmesi; kullanmanın süresi, şekli, işletmenin büyüklüğü, mal veya hizmetin türü, satış miktarı, rakip işletmelerin tutumu, müşteri çevresi gibi çeşitli objektif ölçütlere göre yapılmalıdır. Kullanımın, belirli bir pazar yaratmaya ya da mevcut pazarı korumaya yönelik olması gerekmektedir. İşletme içinde kalan kullanımlar ciddî kullanım olarak kabul edilmemektedir. Hukuken birbirinden bağımsız olan işletmeler ekonomik olarak bağımlı iseler (franchise alan ve veren işletme arasındaki ilişki gibi), bu işletmeler arasındaki kullanım da işletme içi kullanım olarak değerlendirilmektedir.
Üçüncü kişilerce gerçekleştirilen kullanımın “kullanma” sayılabilmesi için; ya üçüncü kişi ile marka sahibi arasında (lisans, tek satıcılık, kullanma hakkının ortaklığa sermaye olarak getirilmesi gibi) hukukî bir işlemin olması ya da marka sahibinin üçüncü kişi üzerinde kısmen de olsa kontrol yetkisinin bulunması (yavru ortaklık gibi) gerekmektedir. Bu koşullar bulunmadıkça markanın herhangi bir üçüncü kişi tarafından kullanılmasına sessiz kalınması, kullanıma izin verildiği anlamına gelmemektedir.(Arkan, Sabih. Marka Hukuku, C. II. Ankara: AÜHF Yayınları,1998,s.152) Markanın üçüncü kişi tarafından kullanıldığı durumda marka sahibi bu kullanımın hukukî bir işleme dayandığını, bilgisi dâhilinde olduğunu ispatlamalıdır.
Kullanım için öngörülen hoşgörü süresi tescil tarihinden itibaren işlemektedir. Yine hoşgörü süresin dava tarihinden geriye doğru hesaplanacaktır. Markanın kullanıldığı sahibi tarafından ispatlanmalıdır.
Dosya alınan bilirkişi raporu ve tüm evraklar incelendiğinde Davacı...şletmeciliği ve Yatırım A.Ş'ye ait "..." markasını davacnın son 5 yıl içerisinde ciddi şekilde kullanımına dair bir belge rastlanılmadığı yine davacının bu markayı ...A.Ş. Tarafından lisans ile kullandığını iddia etmiş ise de, buna ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır.
Diğer davacımı... ve Gıda A.Ş.'ye ait ''...' markasını kullanımına ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacının devraldığı... A.Ş'nin markayı tescilsiz kullanımı bulunsa da, bu kullanımın hukuki işlem kapsamında olmadığı anlaşılmakla kullanım olarak sayılmamıştır. Yukarıda saydığımız gerekçelerle davacılarının davasını SMK'nın 25/7 maddesi uyarınca reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davacıların davasının REDDİNE,
Alınması gereken 54,40 TL karar harcının davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 35,90 TL kısmının mahsup edilerek, eksik 18,50 TL karar harcının davacılardan alınarak hazineye irat kaydına,
Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.’ne göre belirlenen 4.910 TL vekâlet ücretinin davacılardan alınarak, davalıya ödenmesine,
Davacılar tarafından yapılan toplam 891,98 TL'nin davacılar üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan toplam 1.548,60 TL'nin davacılardan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine,
Gerekçeli hükmün, tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, İstinaf Kanun yolunun İzmir Bölge Adliye Mahkemelerinin 11. Ve 20. Hukuk İstinaf Daireleri nezdinde açık olduğuna dair verilen karar, yanların huzurunda müflis Bilgesan vekili yokluğunda usulen okunup anlatıldı. █████/2020
Katip ...
E imza
Hakim...
eimza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!