Apartman yönetiminde sigortasız kapıcılık ve temizlik hizmeti tespiti davasında, bozma sonrası kısmen kabul edilen ilk derece mahkemesi kararının 5510 sayılı Kanun 53. maddesi kapsamında yapılan temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki belge, bir apartman kapıcısının 2002-2016 yılları arasındaki sigortasız hizmetinin tespiti talebiyle açtığı davada, apartman yönetiminin iddiaları reddetmesi, Sosyal Güvenlik Kurumunun ise ihbar üzerine yaptığı denetimle çalışmanın sadece bir yıllık kısmını tespit etmesi ve davacının farklı sigortalılık statülerinin 5510 sayılı Kanunun 53. maddesi uyarınca çakışması ihtimali gibi karmaşık hukuki meselelerin ele alındığı uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen kararın temyiz edilerek bozulması sonrası yeniden yapılan yargılamada yine kısmen kabul edilmesinin ardından tekrar temyize konu olan süreci özetlemektedir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili Mahkememize verdiği 27.01.2017 havale tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı apartmanın kapıcılık, temizlik, bahçe bakım vs. işlerini 26.04.2002 tarihinden beri yapmakta iken, davalı ... tarafından sigorta primleri yatırılmamış ve çalışan olarak bildirimde bulunmadığını, bu durumun müvekkilin sosyal güvenlik açısından hak kaybına ve emeklilik işlemlerinin aksamasına sebep olduğunu, müvekkilin davalı apartmanda bu işleri yapmış olduğu tüm apartman sakinlerinin beyanları, tanık beyanları, mernis kayıtları vs. her türlü delillerle ispatlanacağını, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulüyle birlikte müvekkilin davalı iş yerinde 26.04.2002 - 31.12.2016 tarihleri arasında sürdürmüş olduğu hizmetinin tespitine, varsa diğer hizmetleriyle birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının davalı site yönetiminin kapıcısı/kalorifercisi olmadığını, davacının esi ile site yönetimi arasında kira sözleşmesi olduğunu, açılan davanın kötü niyetli olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının tetkikinde davacıya ait hizmet cetvelinin incelenmesinde, davacının 07.09.2015 tarihinde ... adına ev hizmetlerinde 10 günden fazla çalışan statüsünde işe alındığı, davacının diğer davalı işyerinde çalıştığını iddia etmiş, ancak sigortalı adına çalıştığını iddia ettiği dönemlere ait herhangi bir bilgi,belge verilmediği tespit edilemediği, Kurumun ... ihbar hattına 28.12.20 15... 72 referans numarası ile yapılan müracaatta ...Apt.No:16 ... adresinde sigortasız işçi çalıştırıldığı bildirilmiştir. İhbara konu kayıt dışı işçi çalıştırılmasına ilişkin gerekli araştırmanın yapılması için 28.12.20 15... 419 sayılı yazımızla işyeri hakkında denetim talebinde bulunulduğunu,Kurumun Sosyal Güvenlik Denetmenliği'nce bahse konu işyerinde 05.10.2016 tarihinde yapılan denetimde 2...2 TC Kimlik numaralı ...'ın çalıştığı tespit edilerek durum tespit tutanağı düzenlenmiş olup yönetici ... imzadan imtina ettiğini, müvekkili Kurum Denetmenince 06.10.20 16... 992 sayılı yazı ile işverenden işyeri kayıtlarının ibrazı talep edilmiş ve 12.10.2016 tarihinde tebliğ yapılmasına rağmen 15 günlük sürede işyeri kayıtları ibraz edilmemiş olup yasal sürenin bitiminden sonra da herhangi bir kayıt ibrazı yapılmadığını, denetmenliğin işyerinde yapılan durum tespiti sonucunda hazırlamış olduğu 29.12.20 16... /112-RC sayılı raporun tetkikinde 5510 sayılı Kanunun 86. maddesi (h) fıkrasına göre tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik 1 yıllık süreye ilişkin kısmı dikkate alınır hükmüne istinaden davacı ...' ın 05.10.2015- 05.10.2016 tarihleri arasında çalıştığı tespit edildiğini, bu tür davaların nedeni esas itibariyle işverenin usulüne uymayan eylemi, davranışı veya bir şeyi yapmamış olmasıdır. Kurumun davanın açılmasına sebep vermemiş olup davaya kanuni taraf olarak katılmakta olduğumuzdan masraf ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, ayrıca davaya feri müdahil olarak katılma talebinde bulunduklarını ve açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.VI. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı Dairece özetle; "...01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren, 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca; sigortalının aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerinden birden fazlasına aynı anda tabi olunmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında sigortalılık yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacaktır. 5510 sayılı Kanun'un anılan 53 üncü maddesi, 6111 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değiştirilmiş; sigortalının 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statülerine aynı anda tabi olunmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (a) ile (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde çalışması halinde ise (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı düzenlemesi getirilmiş; ancak, değişikliğe ilişkin anılan 33 üncü madde de ayrıca söz konusu değişikliğin maddenin yürürlük tarihinden öncesi için uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. 6111 sayılı Kanun'un yürürlüğe dair 215/b maddesiyle; “...33... maddesi yayımı takip eden ayın birinci günü yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. 6111 sayılı Kanun 25.02.2011 tarihinde yayımlanmış olup; bu durumda anılan değişiklikler 01.03.2011 tarihinden itibaren uygulanabilecektir. Başka bir deyişle 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi ve bu maddede yapılan değişikliklerin ancak yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren uygulanabilecekleri dikkate alınmalıdır. 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin olarak bu tür çakışan (ikili) sigortalılığa ilişkin uyuşmazlıkların çözümü için ise gerçek ve fiili çalışmanın, başka bir anlatımla baskın sigortalılık olgusunun hangi Kurum ve Kanun kapsamında gerçekleştiği belirlenmeli, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin sigortalının hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı ortaya konulmalıdır. Şu durumda 506 sayılı (hizmet akdine dayalı olarak işveren/işverenler tarafından çalıştırılma) ve 1479 sayılı (hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma) Kanun'lar kapsamında veya 5510 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri çerçevesinde birleşen (çakışan) zorunlu sigortalılık olgusuna ilişkin olarak; 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden baskın sigortalılığa üstünlük tanınmalı, 01.10.2008 – 01.03.2011 dönemi yönünden 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınmalı, 01.03.2011 tarihinden itibaren ise anılan maddede 6111 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik gözetilerek hizmet akdine dayalı çalışmaya değer verilmelidir. Somut olayda, davalı ... tek blok 22 daireden ibaret olup davacının farazi olarak günlük 4 saat zaman harcadığı soyut olarak ve delillendirilmeden fazla kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuşsa da, Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece yapılacak iş; davacının otopark, bahçe ve apartman temizliği için kaç saat mesai harcadığı, apartmanın kaloriferli olup olmadığı, doğal gaza geçilmişse hangi tarihte geçildiği, kaloriferle ısınmanın söz konusu olduğu dönemlerde davacının kalorifer yakmaya ehil olup olmadığı, ateşçi belgesi bulunup bulunmadığı, tüm tanık beyanları dikkate alınarak belirlemek, davacının sürekli olarak bir günde kaç saat çalıştığı, giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenerek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63. maddesi gereğince 7.5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususu açıkça saptanarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir. Davacının talep ettiği dönemde 2926 sayılı Kanun'a tabi zorunlu sigortalılığı bulunduğundan, 2926 sayılı Kanun'a tabi sigortalılık dosyası da celp edilmeli, davacının 4/1-a ve 4/1-b kapsamında çalıştığı süreler belirlenmeli, her iki sigortalılıkta geçen süreler yönünden çakışma olması halinde yukarıda açıklandığı üzere dönemler itibariyle çakışma durumları incelenerek ve buna göre araştırma yapılarak, geçerli kabul edilmesi gereken sigortalılık statüsü tespit edilmelidir. Kabule göre davacının hangi tarihler arasında çalıştığının hükümde infaza elverişli şekilde gösterilmemesi, isteğe bağlı sigortalı olduğu sürelerin dışlanması hatalı olmuştur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.3.Feri müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeEldeki davada, Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yanılgılı değerlendirme yapılmıştır. Uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere, 01.10.2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren, 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi uyarınca; sigortalının aynı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerinden birden fazlasına aynı anda tabi olunmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında sigortalılık yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılacaktır. 5510 sayılı Kanun'un anılan 53. maddesi, 6111 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değiştirilmiş; sigortalının 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statülerine aynı anda tabi olunmasını gerektirecek şekilde çalışması halinde; öncelikle (c) bendi kapsamında, (a) ile (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde çalışması halinde ise (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı düzenlemesi getirilmiş; ancak, değişikliğe ilişkin anılan 33 üncü madde de ayrıca söz konusu değişikliğin maddenin yürürlük tarihinden öncesi için uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır. 6111 sayılı Kanun'un yürürlüğe dair 215/b maddesiyle; “...33... maddesi yayımı takip eden ayın birinci günü yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. 6111 sayılı Kanun 25.02.2011 tarihinde yayımlanmış olup; bu durumda anılan değişiklikler 01.03.2011 tarihinden itibaren uygulanabilecektir. Başka bir deyişle 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi ve bu maddede yapılan değişikliklerin ancak yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren uygulanabilecekleri dikkate alınmalıdır. 01.10.2008 – 01.03.2011 dönemi yönünden 5510 sayılı Kanun'un 53. maddesi gereğince ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisinin esas alınması gerektiği belirtilmesine rağmen, 29.06.2009-28.02.2011 döneminde davacının 5510 sayılı Kanunun 4/1-b maddesi kapsamında sigortalı olduğunun kabulü isabetsizdir. Mahkemece, belirtilen döneme ilişkin olarak davacının önce başlayan 5510 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı olduğu değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının ilgililere iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.