İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, faturaya dayalı alacak ve icra inkar tazminatına hükmedilen ilk derece mahkemesi kararını inceleyen istinaf kararıdır.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davacı, ticari ilişki çerçevesinde sattığı malların bedelini ödemeyen davalı hakkında başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını talep etmiş; davalı ise mal teslimi yapılmadığını ve borcun bulunmadığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi, bilirkişi raporları, davacı defterleri, davalının defterlerini ibraz etmemesi, faturaları vergi dairesine bildirmesi ve aksini kanıtlayamaması dikkate alınarak, davacının alacaklı olduğuna ve icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğuna hükmederek davanın kabulüne karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafından davalıya satılan malların faturalarının adına düzenlendiği ve hesabına borç kaydedildiği, davalının borcunu ödemediği, ....Noterliği'nden keşide edilen 09.09.2024 tarih ve... yevmiye numaralı ihtarname ile muaccel hale gelen borcun ödenmesi talep edildiği, ihtara rağmen davalının borcunu ödemediği, bunun üzerine alacağın tahsili için hakkında 17.09.2024 tarihinde ... İcra Müd. ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, huzurdaki davaya konu ... İcra Müdürlüğü ...E. sayılı dosyasından başlatmış olan icra takibi ise ... İcra Müdürlüğü... esas sayılı icra takibine ek olarak bakiye cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatıldığı, davalı/borçlunun vaki itirazı neticesinde itirazın durduğu ve huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığını, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davalının ... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama ve vekalet ücretlerinin borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesi dava ve talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının dava konusu alacağı faturaya dayandığı, dava konusu malların davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, ticari defter ve kayıtlarda davacıya borcun bulunmadığı, işlemiş faiz türü ve başlangıcının belirsiz olduğu, davacı tarafından davalı herhangi bir mal teslimi yapılmadığı, teslimin gerçekleştirildiği davacı tarafından fatura haricinde başkaca belgeler ile kanıtlanması gerektiği, re'sen dikkate alınacak sebeplerle, tüm itirazları saklı kalmak kaydıyla; haksız ve hukuki mesnetten yoksun huzurdaki davanın reddine, davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 457.594,48 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davalı tarafa 7251 Sayılı Kanun ile değişik HMK'nın 222. Maddesi gereği "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" halinde ibraz eden tarafın ticari defter ve kayıtlarının aleyhe delil sayılacağının ihtar edildiği, BA formlarına göre davalının davacının düzenlediği faturaları alım olarak vergi dairesine bildirdiği, davalının aksini iddiaya elverişli delili bulunmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 457.594,48 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, takip öncesi davacının davalıya ihtarname gönderdiği, e- tebliğ yapıldığı kanaati ile (█████/2024 ile █████/2024 takip arası avans ve yasal faizin resen hesaplamada dahi daha fazla olarak bulunduğu) talep edilen faiz talebinin yerinde olduğu, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair davacının davasının kabulü ile; ... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında davalının takibe itirazının iptali ile, takibin 457.594,24 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi işletilmek suretiyle devamına , hükmolunan alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;dosya kapsamında alınan 04.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda da açıkça görüleceği üzere, malların teslim edildiğine dair dosyada hiçbir sevk irsaliyesi, teslim tutanağı veya müvekkil şirket çalışanlarına ait imzalı bir belge bulunmadığını, davacının ispat yükü kendisinde olmasına rağmen, malların müvekkil şirkete teslim edildiğini gösterir hiçbir yasal ve geçerli delil sunamadığını, yerel mahkemenin ispat yükünü tersine çevirerek karar vermesinin HMK kurallarına açık aykırılık teşkil ettiğini, fatura düzenlenmesi ve davacının ticari defterlerinin tek başına teslimi ispatlamayacağını, BA formlarının vergi dairesine bildirilmesinin, teslimin ispatı için yeterli olmadığını, somut olayda malın teslim edilip edilmediği dahi ispatlanamamış, yargılamayı ve kapsamlı hukuki değerlendirmeyi gerektiren bir durum söz konusu olduğunu, teslim olgusunun tartışmalı olduğu bir senaryoda alacağın likit olduğundan söz edilemeyeceğini, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu beyanla istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.12.2025 tarihli, ████████ E. ve ████████ K. sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden yapılacak yargılama neticesinde haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddine, haksız ve kötü niyetli takip başlatan davacı aleyhine, takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,ilk derece mahkemesi ve istinaf aşamasındaki tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE: Dava; açık hesap alacağından kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispat edilip edilmediği, icra inkar şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 457.594,24 TL asıl alacak, 2.595,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 460.189,36 TL alacağın tahsili istemiyle 04.10.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İlk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun █████/2018 Tarih, ███████-915 Esas ve █████████ Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder.Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, ██████████ E., █████████ K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup, davacı yararına oluşan bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.Mahkemece taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesine yapılmasına karar verilmiş, davacı tarafından ibraz edilen defterler üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 457.594,48 TL alacaklı bulunduğu , davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, tarafların BA/BS formlarında yapılan incelemeye göre davacı tarafından davalıya verilen mal ve hizmet karşılığı 2024 yılında 5 adet ve 1.771.845,52 TL+KDV e-fatura düzenlediği, karşılaştırmalı mal ve hizmet satışlarına/alışlarına ait BS/BA formunda aynı tutarın beyan edildiği tespit edilmiştir.Somut olayda, taraflar arasında ticari satım ilişkisi bulunduğu açık olup, tarafların BA ve BS formlarında bir kısım açık hesaba konu faturaların vergi dairesine bildirilmekle davalının teslim almadığı fatura, mal veya hizmet için vergi dairesine beyanda bulunması düşünülemeyeceği gibi fatura içeriği malları teslim aldığının da kabulü gerekir. Dosya kapsamına göre davalı tarafça BA formlarının aksi ispatlanmamıştır. Davalının 2024 yılında bildirdiği 1.771.845,52 TL+KDV tutarındaki BA formundan sonra davacı ticari defterinde kayıtlı davalı ödemeleri düşüldükten sonra dahi usulüne uygun tutulan ve HMK'nun 222. maddesine göre esas alınan davacı ticari defterlerine göre davacının davalıdan 457.594,48 TL alacaklı olduğu gözetildiğinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. İİK'nın 67/2. maddesi, itirazın iptali davasında, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu (...) diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir, şeklinde düzenlenmiş olup; eldeki davada, dava konusu alacağın faturalara dayalı likit (belirlenebilir) bir alacak olmasına ve davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın haksız olmasına göre mahkemece davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 7.858,89 TL harcın, alınması gerekli olan 31.435,53 TL harçtan mahsubu ile bakiye 23.576,64 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.█████/2026