İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin trafik kazası sonucu oluşan maddi ve manevi tazminat davasında, taraflar arası sulh anlaşması, ibranamenin geçerliliği ve eksik inceleme iddialarının değerlendirildiği istinaf kararı.
Özet: Bir motosiklet kazasında ağır yaralanan davacının açtığı maddi ve manevi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi davacının geçici ve sürekli iş göremezlik ile manevi tazminat taleplerini kabul etmiş; ancak davalılar, yargılama sürecinde davacı ile sigorta şirketi arasında imzalanan sulh ve ibra anlaşmasının tüm haklardan feragati içerdiğini, dolayısıyla davanın reddedilmesi gerektiğini veya mahkemenin bu anlaşmayı doğru değerlendirmediğini, kusur incelemesinin eksik yapıldığını ve manevi tazminatın yüksek olduğunu ileri sürerek kararı istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: █████/2022
NUMARASI : ████████ (E) - ████████ (K)
DAVANIN KONUSU:Tazminat
KARAR TARİHİ:█████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2019 tarihinde davalı sürücü ...'nin idaresindeki ... plakalı aracıyla davacının idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, davalı şirkete dava öncesinde başvuru yapıldığını, davalının müvekkiline ödeme yapmadığını, dava öncesinde dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşmaya varılamadığını, Medeniyet Ünviversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından hazırlanan raporda davacıda oluşan maluliyet oranın %20 olduğunu, davacının kaza nedeniyle tedavi gördüğü için ve yaptığı işin özelliği nedeniyle uzun süre işe başlayamadığını, bu nedenle ciddi anlamda kazanç kaybına uğradığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmakla beraber 2.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işlenecek avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, 40.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işlenecek avans faiziyle beraber davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiş; █████/2021 tarihli talep arttırım dilekçesiyle geçici iş göremezlik zararı için talep ettikleri 1.000 TL tazminat bedelini 21.709,87 TL arttırarak 22.709,87 TL, sürekli iş göremezlik zararı için talep ettikleri 1.000 TL tazminat bedelini 178.202,02 arttırarak 179.202,02 TL talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 22.709,87 TL geçici maluliyet tazminatının ... tarife limitiyle sınırlı sorumlu ... A.Ş'den ve diğer davalı ...'den kaza tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 179.202,02TL sürekli maluliyet tazminatının ... tarife limitiyle sınırlı sorumlu ... A.Ş'den ve diğer davalı ...'den kaza tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...vekili dilekçesinde özetle; yargılama aşamasında davacı vekili ile diğer davalı sigorta şirketi arasında sulh anlaşması imzalandığını, davacı ... vekili Av. ... ile █████/2021 tarihinde sigorta şirketi tarafından sunulan İbraname ve Sulh Anlaşması kapsamında dosyadaki maddi tazminata ilişkin anlaşma sağlandığını, müvekkil ...ve davalı sigorta şirketini tamamen ibra ettiğini, yerel mahkemenin gerekçeli kararında asıl alacak yönünden 280.000 TL ödeme yapıldığı, █████/2021 tarihinde ibraname düzenlenmiş ise de söz konusu ibraname davacının talep etmeye hakkı bulunan tazminat hesabı konusunda mahkemece herhangi bir hesap raporu alınmadan önceki tarihte verilmiş olduğunu, davacının hak edeceği tazminat belirlenmeden önce verilen bu belgenin, henüz belirli hale gelmemiş alacağa ilişkin olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesini gerekçe göstererek müvekkil şirket tarafından yapılan ödemenin mahsup edilerek karar verildiğini, ancak yargılama aşamasında diğer davalı sigorta şirketi tarafından mahkemeye sunulmuş olan ve davacı vekili tarafından imzalanan ibraname ve sulh anlaşmasında İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. sayılı dosyasındaki tüm haklarından feragat ettiği hususunun açıkça görüldüğünü ayrıca yargılama esnasında kusur durumunun tespiti açısından gerek ceza dosyasında gerekse huzurdaki dosyada olaya konu kazanın olduğu esnada olay yerinde bulunup karakol aşamasında ifadesi alınan görgü tanıklarının ifadesine yer verilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu ve bu nedenle verilen hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... Şirketi vekili dilekçesinde özetle: tarafların sulh anlaşması doğrultusunda davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiğini, taraflar arasında imzalanan ibraname ve sulh anlaşmasının yerel mahkemeye sunularak sulhun mahkeme huzuruna taşındığını, kanunun açık hükmünde görüldüğü üzere tarafların bu yönde karar verilmesini talep etmese dahi yerel mahkemece karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usule, yasalara ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, Üsküdar 20. Noterliği'nde █████/2019 tarihinde düzenlenen vekaletname ile ahzu kabz'a ve sulh olmaya yetkili kılınan davacı vekilinin ıslak imzasının yer aldığı ve █████/2021 tarihli "İbraname ve Sulh Anlaşması"nda açıkça mahkeme ismi ve esasa yer verildiğini ve mahkeme huzurunda görülmekte olan derdest bir davaya ilişkin olarak davacı vekilinin açıkça feragat ettiğini, ilk derece mahkemesince dosyaya kazandırılan mezkur evrakın niteliğinin değerlendirilmesi gerekirken ilk derece mahkemesinin yalnızca davacı vekilinin duruşmada şifahen belirttiği talebi ile bağlı kaldığını, zira bu hususun adil yargılamaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davacı vekilinin sulh protolünde yer alan ıslak imzasını inkar etmediğini, açıkça sulh protokolünü ve aldığı ödemeyi kabul ettiğini, ibranamedeki ödemelerin yapıldığının kabul edilip aynı belge içerisinde yer alan ve izah edilen feragat etme iradesini kabul etmemesinin mahkeme kararının hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı sigorta şirketi tarafından dosyaya █████/2021 tarihinde sunulan dilekçe ile davacı ile sulh olunduğunu, sunulan ibraname ve sulh anlaşması içeriğinden; sigorta şirketini ve araç işleteni ile araç sürücüsünü, █████/2019 tarihinde gerçekleşen, dava konusu trafik kazası ile ilgili poliçe teminat tutarına kadar her türlü maddi tazminattan dolayı tamamen ve kendi iradesi ile sorumlu bulunduğu poliçe teminatına kadar borç, yükümlülük, faiz ve taahhütlerinden ibra ederek feragat ettiğini, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosya ile bu davaya konu olayla ilgili yapılabilecek her türlü dava ve takip hakkında sigorta şirketinden yahut sigortalıdan veya sürücüden maddi tazminat, vekalet ücreti, faiz, yargılama giderleri ve tüm ferileri talebinde bulunmayacağını, Sigorta Genel ve Özel Şartları gereği toplam 387.651 TL'nin ödenmesi ile teminatın dava konusu olay için tamamen sona erdiğini kabul ettiğine ilişkin beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda dosyaya sunulan ibraname ile hem davalı sigorta şirketi hem de araç işleten ve sürücüsü yönünden ibra nedeni ile sorumluluğun sona erdiği anlaşılmıştır.
Ödeme ya da ibra borcu sona erdiren işlemlerden olup hüküm kesinleşinceye kadar taraflarca her zaman ileri sürülebilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas, ██████████ Karar sayılı kararında da; bu durumda anılan belge (ve yapılan ödemeler) değerlendirilerek yargılama aşamasında davalı sigorta şirketi tarafından, sulh protokolü neticesinde ödeme yapıldığından davanın konusuz kaldığına ilişkin karar verilmesi gerektiği yönünde karar verilmiştir. (Aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk ██████████ E.- ██████████ K., ██████████ E.- █████████ K., ve ██████████ E. - █████████ K. sayılı kararı).
Bu haliyle dosyaya davalı vekili tarafından sunulan ve davacınında kabulünde olan ibraname ve sulh anlaşması başlıklı belge ile davalılara karşı maddi tazminat talebinden sorumlu olduğu tüm alacak kalemleri bakımından vazgeçtiği anlaşılmakta olup davacı vekilinin de ödeme yapıldığına dair beyanı ile davadan sonra yapılan ibraname nedeniyle KTK'nin 111. maddesi kapsamında uygulama olanağı bulunmadığı da göz önüne alınarak, Mahkemece maddi tazminat kalemleri için davalılar bakımından taraflar arasındaki sulh nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde verilen karar hatalı olmuştur.
Manevi tazminat yönünden ise; tarafların dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, olayın meydana geliş biçimine, kusur oranlarına ve olayın meydana geldiği tarihe göre Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının, TBK'nin 56. maddesinde düzenlenen manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğu anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A-Davalı ...vekili ile davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvuruların kabulü ile,
Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
Buna göre:
1.Maddi tazminat davası yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
2.Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile; 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
3.Maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 732 TL harç ile kabul edilen manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 2.732,40 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 44,40 peşin harç ile 3.414 TL ıslah harcının mahsubu ile 6 TL'nin davalı ...'den tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 44.40 TL peşin harç, 3.458,40 TL ıslah harcının davalı ...'den tahsil edilerek davacıya iadesine,
5.Davacı tarafından ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında sarfedilen 470,70 TL posta ve tebligat gideri ile 900 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.370,70 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
6.İlk derece mahkemesinin bu konudaki hükmü yinelenerek; İlk derece Mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 6.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
7.HMK'nin 333. maddesi uyarınca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının talep halinde ve hüküm kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
B-İstinaf İncelemesi Bakımından:
1.İstinafa başvuranlar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,
2.İstinaf aşamasında davalı ...tarafından yapılan 30,60 TL posta ve tebligat gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ...'ye verilmesine,
3.İstinaf aşamasında davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan 30,60 TL posta ve tebligat gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... Anonim Şirketi'ye verilmesine,
4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!