Hizmet tespiti davasında, sigortalılık süresinin saptanmasına ilişkin davaların kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle resen araştırma ve delil toplama yükümlülüğünün vurgulandığı Yargıtay kararı.
Özet: Bu hizmet tespiti davasında, davacı, davalı nezdindeki belirli bir dönemdeki güvencesiz çalışmasının tespitini talep etmiş; ilk derece mahkemesi davayı reddederken, bölge adliye mahkemesi kısmen kabul etmiştir. Bunun üzerine hem davacı hem de feri müdahil kurum kararı temyiz etmiştir. Yüksek mahkeme, hizmet tespiti davalarının kamu düzeninden olup özel bir duyarlılıkla yürütülmesi gerektiğini, mahkemelerin tarafların sunduğu delillerle yetinmeyip resen araştırma yaparak tüm belge ve kayıtları celbetmesi, tanıkları detaylıca dinlemesi ve çelişkileri gidermesi gerektiğini belirterek, sosyal güvenlik haklarının korunması adına titiz bir inceleme yapılmasına vurgu yapmıştır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı yanında 29.01.2015-07.07.2015 tarihleri arasında sekreter olarak, 08.04.2016-27.02.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, bu çalışmalarının 08.04.2016-27.02.2017 tarihleri arasında geçen süresinin Kuruma bildirilmediğini belirterek, müvekkilinin davalı yanında 08.04.2016-27.2.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi vermemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353-(1)-b-2 maddesi gereğince kısmen kabulüne,
B-)I-)Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, Kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmakla HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına,
II-)1-Davanın kısmen kabulü ile davacının davalının ... işyeri numaralı işyerinde 08.04.2016-05.02.2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un █████. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
3. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
4. Eldeki davada, davacı davalıya ait işyerinde güvenlik görevlisi olarak 08.04.2016-27.2.2017 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti talebinde bulunmuş olup Bölge Adliye Mahkemesince, davacının 08.04.2016-05.02.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de verilen hüküm eksik araştırma ve hatalı değerlendirmeye dayalı bulunmuştur.
5. Dosyanın tetkiki neticesinde, 05.04.2016 tarihli ...'u yazısında; davalı şirkete ait ... Merkezinin göre faaliyet gösterdiği binanın depreme dayanıksız olduğu, faaliyetinin durdurulması için Erzurum 1. İdare Mahkemesinin E.█████████ sayılı davasında verilen kararda ... (...) Tıp Merkezinin ön izin belgesi ve ruhsatının bulunmadığı gerekçesiyle faaliyet gösterdiği binada sağlık hizmet sunmasının imkansız olduğu belirtilmiş olup Bakanlık Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 02.03.2016 tarih ve 442 sayılı yazısında faaliyetinin askıya alınması gerektiği, eksikliğin 1 yıl içinde giderilmemesi halinde 1 yıllık ek süre verilmesi hususunun bildirildiği, yazının adı geçen Tıp Merkezine de bildirildiği, faaliyetinin 1 yıl askıya alındığı, eksikliğin 1 yıl içinde giderilmemesi halinde ise 1 yıllık ek süre verilmesi hususlarının belirtildiği; yine Ağrı... Müdürlüğü yazısına göre şirketin bu tarihten itibaren faal olmadığının bildirildiği, Sağlık Bakanlığı tarafından... Müdürlüğüne hitaben yazılan 17.01.2017 tarihli yazıda Tıp Merkezinin bulunduğu binanın kira sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedildiği hususunun ... Belediye Başkanlığı'nın 26.09.2016 tarih ve 310 sayılı yazısıyla bildirildiği, mevcut binada ruhsatlandırma ve faaliyete geçilmesinin mümkün olmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır.
Gelinen aşamada, davacının çalıştığı bu Tıp Merkezinin tam olarak hangi tarihler arasında faaliyette bulunduğu Mahkemece yeteri kadar araştırılmamış, tanıkların bu konuda beyanı alınmamıştır. Mahkemece, o tarihlerde doktor olarak çalışan ve hükme esas alınan tanık ...'in ücret bordroları ve tespit edilecek diğer doktor ve çalışanların banka kayıtları, hangi tarihe kadar ödeme yapıldığı sorulup araştırılmalı, İl ... ve Belediyeden Tıp Merkezinin tam olarak hangi tarihte kapandığı sorulup mühürleme işlemi yapılmış ise mühürleme tutanakları celbedilmeli, elektrik, su, doğalgaz vs. giderleri ile ilgili tüketim miktarları sorularak dava konusu dönem ile önceki dönemler kıyaslanarak faaliyette olup olmadığı denetlenmeli, ... Başkanlığı ile sözleşme imzalamadığı hususu açık olmakla birlikte hangi tür hastaları, ne şekilde kabul ettiği... Müdürlüğü'nden sorulmalı, bu dönemde reçete yazılıp yazılmadığı civardaki eczanelerden ve burada çalışanlardan sorulup belirlenmeli, sonucuna göre belirlenecek dönem içinde davacının çalışıp çalışmadığı konusunda alınan beyanlar ve toplanılan tüm deliller değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!