Geçiş ihlallerinden kaynaklanan alacak sebebiyle itirazın iptali davasında, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemelerinin görevli olup olmadığına ilişkin Türk Ticaret Kanunu madde 4 çerçevesinde yapılan hukuki inceleme.
Özet: Davacı, ticari amaçla kullanılan araçlarla yapılan ücretli geçiş ihlallerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının yaptığı itirazın iptalini talep ederek, davalının şahıs olmasına rağmen geçişlerin ticari faaliyet kapsamında olması nedeniyle ticari mahkemenin görevli olduğunu iddia etmektedir; mahkeme ise, öncelikle ticari davaların tanımı ve asliye ticaret mahkemelerinin görev alanını düzenleyen yasal hükümleri detaylıca inceleyerek, bu davanın kendi görev alanına girip girmediğini değerlendirme sürecindedir; zira mahkemenin görevli olması dava şartıdır.

T.C.
İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında her ne kadar tensip zaptı ile duruşması █████/2026 tarihine bırakılmış ise de dosya resen ele alınarak incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Davalının ... plakalı araç ile 10.10.2020-06.01.2022 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yaptığını, Müvekkil şirketin davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile 21.12.2025 tarihinde icra takibi başlatıldığını, Davalıya ödeme emrinin █████/2026 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini, icra müdürlüğünce de söz konusu itirazın süresinde olmasından dolayı durdurulmasına karar verildiğini, müvekkilin arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu ancak anlaşmanın sağlanılmadığını, davalı gerçek kişi olmasına rağmen ihlalli geçiş yapan araçların ticari araç niteliğinde olduğunu, geçişe konu araçların taşımacılık faaliyetine özgü olduğu ve ihlalli geçiş yapan araçların ticari faaliyeti sırasında geçiş yapıldığından asliye ticaret mahkemeleri görevli olduğunu, araçların çekici niteliğinde olduğunu, davalı tarafın şahıs olmasına rağmen ticari kazanç elde etmek amacıyla kullanıldığını, davalının icra müdürlüğünün yetkili olmadığı yönündeki yetki itirazının yerinde olmadığını, davalının Sorgun İcra dairesinin yetkili olduğunu, Otoyoldaki tüm levha ve uyarılarla araç kullanmak araç sahiplerinin ve sürücülerin kendi sorumluluklarında olduğunu, davalının İşi Gereği Ücretli Otoyolu Kullanmakta Olup, Araçlar Ticari Amaçla Kullanıldığını, Davanın kabulünü, .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, faizin değişen oranlarda kademeli olarak hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak icra takibinin devamını, Davalı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına konu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine arz ve talep etmiştir.Dava, geçiş ihlalinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, bu davanın ticari bir dava niteliği taşımadığı, 6102 sayılı TTK'nun 4 ve 5. maddelerinde tarif edilen ticari davalardan sayılmadığı, davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, görev hususunun re'sen göz önüne alınması gerektiği, dosya içeriğinin incelenmesinde davalının tacir olduğuna dair bilgi ve belge de bulunmadığı, mahkememizce yazılan müzekkere cevaplarında davalının tacir kaydının bulunmadığı, işletme esasına göre defter tuttuğu, Vergi Usûl Kanununun 177. Maddesinde belirtilen limitleri aşmadığı anlaşılmış olup tacir sıfatının bulunmadığı, bu hali ile TTK 4. maddesinde tarif edilen her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili olma şartının bulunmadığından nispi ticari dava olarak da kabulünün mümkün bulunmadığından eldeki davaya bakma görevi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine aittir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına,3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır