İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, ticari kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında ödeme emri düzenlenmediğinden dava şartı yokluğundan verilen usulden ret kararını inceledi.
Özet: Bir ticari kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi, borçlunun yetki itirazı üzerine dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi sonrası usulüne uygun ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmediği ve bu nedenle geçerli bir takibin ve dolayısıyla itirazın iptalini gerektirecek bir durumun mevcut olmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir; davacı tarafın borçlunun takipten haberdar olduğu iddiasıyla yaptığı istinaf başvurusunda ise, kanuni düzenlemeler uyarınca usulüne uygun ödeme emri olmadan geçerli bir takipten ve buna yapılan itirazdan bahsedilemeyeceği vurgulanmıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026NUMARASI: ███████ Esas - ███████ KararDAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin davalı ile taksitli ticari kredi sözleşmesi imzalandığını borçluya kredi kullandırıldığını davalının sözleşme yükümlülüklerine uymadığını açılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davacı- alacaklı vekili tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takibinde davalı borçlu tarafından yetki itirazında bulunulduğu, alacaklının işbu itirazın kabulüne ilişkin beyanda bulunulması akabinde dosyanın .... İcra Müdürlüğüne gönderildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacı alacaklı icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı kabul ettiğinden ve talebi doğrultusunda takip dosyasının yetkili Bakırköy İcra müdürlüğüne gönderilerek takip borçlularına bu icra müdürlüğünce yeniden ödeme emri düzenlenerek borçlulara tebliğe çıkarılması gerekir. Yetkili icra müdürlüğünce usulüne uygun ödeme emrinin düzenlenmediği, bu haliyle takip borçlusuna ödeme emrinin de gönderilmediği dikkate alındığında yetkili icra müdürlüğünde yapılan takibe usulüne uygun itirazlarından ve takibin durmasından söz edilemeyeceğinden, itirazın iptali davasının görülmesine olanak bulunmamaktadır. Bu minvalde yetkili icra dairesinde usulüne uygun başlatılmış ve kesinleşmiş bir takip yahut geçerli itirazın bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme her ne kadar ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediğinden bahisle geçerli bir itiraz ve dolayısı ile de duran bir takip olmadığından bahisle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermiş olsa da borçlu tarafından yapılan itiraz ile açıkça "takipten haberdar olunduğu" ve borca itiraz ettikleri beyan edildiğini ve İcra Müdürlüğü tarafından işbu itirazın usulüne uygun olduğu değerlendirilerek takibin durdurulduğunu, İtirazın iptali ve duran takibin devamı için müvekkili kurum tarafından itirazın iptali davası açmak dışında bir hukuki yol kalmamış olup, verilen hatalı kararın takip sürecini sürüncemede bıraktığını, mahkeme tarafından borçlu, takipten haberdar olduğunu ikrar etmesine karşın ödeme emrinin tebliğ edilmediği gerekçesi ile borca itirazın geçerli olmadığı kanaatine varmak hatalı olup istinaf incelemesi sonucunda işbu kararın kaldırılarak dosyanın esasına girilerek incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ███████ E. ███████ K. sayılı usul ve yasaya aykırılık teşkil eden, işbu haksız kararın kaldırılmasını, dosyanın esasına girerek yargılama yapmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuşturDosya kapsamından, davacı ile davalı arasında taksitli ticari kredi sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının yetkiye ve borca itirazı nedeniyle davacı alacaklının talebi üzerine dosyanın .... İcra Müdürlüğünün ██████████ esasına kaydedildiği, dosyada ödeme emrinin hazırlanmadığı anlaşılmıştır.İİK'nın 60. maddesinde ödeme emri ve itiraz üst başlığı altında ödeme emri ve muhtevası düzenlenmiştir. Maddenin 1.fıkrasında icra müdürünün takip talebinin bu kanunda öngörülen şartları içerdiğine karar vermesi durumunda ödeme emri düzenleyeceğine yer verilmiştir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. 61. maddenin ilk fıkrasında ise ödeme emrinin borçluya takip talebinden itibaren üç gün içinde tebliğe gönderileceği, 62. maddesinde itiraz etmek isteyen borçlunun itirazını ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecbur olduğu; İİK'nın 67. maddenin ilk fıkrasında ise takip talebine itiraz edilen alacaklının itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceğine yer verilmiştir. İcra tebligatları, İİK'nın 21. maddesinde düzenlenmiş, ilk fıkrasında icra dairesince yapılacak tebliğlerin yazı ile ve Tebligat Kanunu hükümlerine göre olacağı, bu tebliğlerin makbuz karşılığında doğrudan doğruya tevdi sureti ile yapılabileceği belirtilmiştir. Ödeme emrine itiraz, süreye bağlıdır. Bu süre, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar. Ödeme emri tebliğ edilmeden icra takip işlemlerine girişilemez. Aksi halde borçluya borcunu ödeme olanağı tanınmadığı gibi itiraz fırsatı da verilmemiş olur. Bunun içindir ki borçluya usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmeden icra takip işlemlerinin sonraki aşamalarına geçilecek olursa, yapılan bu işlemler batıldır. Takip hangi aşamada ise bu işlemlerin geçersizliği, süresiz şikâyet yoluyla ileri sürülebilir. Yargıtay 22. HD'nin ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı konuya dair emsal ilamında, alacaklı tarafın icra takip dosyasının yetkili icra dairesine intikalini sağladıktan sonra borçluya yeni bir ödeme emri tebliğ ettirmeden ortada mevcut ve geçerli bir icra takibi olmaması sebebiyle itirazın iptali davasının koşulları oluşmadığı ve davanın dinlenmesinin mümkün bulunmadığına karar vermiştir.Yargıtay 19.HD'nin 28.05.2001 tarih, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı emsal ilamında da ödeme emri tebliğ edilmeden açılan itirazın iptali davasının dinlenemeyeceği belirtilmiştir. (Yargıtay 11.HD'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı)İİK'daki yasal düzenlemelerle yukarıda açıklanan emsal yargı kararları ışığında somut olaya gelindiğinde davalı tarafından yetkili yer icra dairesinde borca itiraz dilekçesi sunulmuş ise de davalı borçlu hakkında ödeme emri düzenlenmemiş olduğu gözetildiğinde mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026