Danıştay, taşımacılık faaliyetinin haksız engellenmesinden kaynaklı maddi tazminat isteminin miktar nedeniyle incelenmeme kararını onadı.
Özet: Ulaşım faaliyetleri yürüten bir kooperatif üyesi tarafından, yaklaşık on yıl boyunca haksız yere dolmuşçuluk yapmasının engellenmesi ve bu nedenle uğradığı kazanç kaybı gerekçesiyle başlangıçta 100 TL maddi tazminat talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin idarenin hizmet kusuru olmadığı ve kayıpların spekülatif olduğu gerekçesiyle davayı reddetmesi, ardından bölge idare mahkemesinin dava değerinin istinaf sınırı altında kalması nedeniyle temyiz yolu kapalı olarak davayı incelemeksizin reddetmesi üzerine, bu kararın temyiz edilmesi talebi, istinaf incelemesinin dava değeri nedeniyle mümkün olmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle üst mahkeme tarafından reddedilerek, bölge idare mahkemesinin kararı onanmıştır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dava, Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... Mahallesinde taşımacılık faaliyeti yürüten ve ... Kooperatifine üye olan davacı tarafından, taşımacılık yapmasının █████/2013 ile Kasım 2022 arasında haksız olarak engellendiğinden bahisle 9 yıl 9 ay dolmuşçuluk yapamamasından ve kazanç elde edememesinden kaynaklı maddi zarar karşılığı olarak şimdilik 100-TL maddi tazminatın █████/2013 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı idareden tahsil edilerek tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının üyesi olduğu kooperatifin taşımacılık yaptığı güzergahta bizzat taşımacılık yapmasının .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına istinaden bu kararın uygulanması amacıyla tesis edilen Antalya Valiliği İl Trafik Komisyonu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminden kaynaklandığı, bahsi geçen dava dosyasında ihbar yapılmamış olmasının idarenin hizmet kusuru olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca yine ... İdare Mahkemesinde açılan ... Esas sayılı dosyasının davalı idare aleyhine sonuçlanmasına rağmen idarece temyiz yoluna başvurulmamasının başka bir ifadeyle idarece yargısal sürece ilişkin temyiz hakkının kullanılmamasının da idarenin hizmet kusuru oluşturmayacağı, kaldı ki olayda kusursuz sorumluluk hallerinin de bulunmadığı, bununla birlikte ticari faaliyet çerçevesinde mahrum kalınan kazanç ve muhtemel gelir kayıplarının ticari nitelikte bir zarar olduğu, tazminat istemine konu edilen güzergahta fiilen çalışamamasından kaynaklı zarar ve gelir kayıplarının muhtemel zarar niteliğinde olduğu anlaşıldığından, olayda maddi tazminat ödenmesini gerektirecek koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; miktar itibariyle yasal sınır altında kalan davaya ilişkin istinaf başvurusunun incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddine temyiz yolu kapalı olmak üzere kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafın temyiz dilekçesi üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince isteme konu kararın temyiz edilebilecek kararlardan olmadığı, kesin olduğu gerekçesiyle ...tarih ve E:... sayılı kararıyla temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlık konusu olayda dava değerine ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadığı bu nedenle miktar itibarıyla yasal sınırın altında kalındığından bahsedilemeyeceği iddia edilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar bakımından bölge idare mahkemelerince verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrasında ise; tarafların, sürenin geçmesinden sonra verecekleri savunmalara veya ikinci dilekçelere dayanarak hak iddia edemeyecekleri; ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktarın, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabileceği ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçenin otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edileceği kurala bağlanmıştır.
Buna göre; davacının dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açtığı ve 2577 sayılı Kanun'un 16/4. maddesi gereği miktar artırımında bulunulabileceği dikkate alındığında, aynı Kanun'un 46/1-b bendinde belirtilen parasal sınır dikkate alınmaksızın hükmün denetlenmesini talep etme hakkı çerçevesinde temyiz isteminin esasının incelenmesi gerekirken, istemin incelenmeksizin reddi kararının onanmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!