Lojistik hizmet sözleşmesi kapsamında ödenmeyen 201.156,40 TL kurye hizmet bedeli ve ticari faiz alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davası.
Özet: Davacı lojistik şirketinin, davalıya 17.12.2024 tarihli lojistik hizmet sözleşmesi kapsamında sağladığı kurye ve lojistik hizmetleri neticesinde cari hesap ilişkisiyle oluşan 201.156,40 TL tutarındaki ana alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan bu davada, davacı, davalının itirazının haksız olduğunu, borcun sözleşme, faturalar ve ticari defterlerle sabit olduğunu belirterek icra takibinin devamına, sözleşmesel ticari faiz ve en az %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:███████ KARAR NO :████████DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ:█████/2025KARAR TARİHİ:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... ... A.Ş’nin ülke genelinde oldukça bilinir ve tanınır konumda olan, lojistik sektöründe hizmet kalitesi ve çalışma ilkeleri doğrultusunda ticari itibarı üst düzeyde bulunan bir kurum olduğunu, kamuoyunda ''... ...'' olarak tanınan müvekkilinin, ülkenin 81 iline hizmet götürdüğünü ve bu hizmetin yürütülmesi açısından kendisinin de birçok farklı firma ile hukuki ilişki içerisine girdiğini, bu ticari ilişki de çoğu zaman diğer tarafa belirli bir marka altında lojistik destek verme, kurye temin etme şeklinde tezahür ettiğini, Sözleşme’nin konusunun, Firma tarafından Müşteri’ye teslim edilmek üzere üretimi ve paketlenmesi tamamlanmış Ürünlerin, ... ...’ye bildirilen Müşteri adreslerine teslimi sağlanmak üzere lojistiğinin gerçekleştirilmesi ve işbu Hizmet karşılığında Sözleşme ile kararlaştırılan Hizmet Bedelinin ... ...’ye ödenmesi olduğunu(17.12.2024 tarihli ... ... Lojistik Hizmet Sözleşmesi, Sözleşmenin Konusu başlıklı 2. Maddesi), bu doğrultuda müvekkili ile davalı arasında gerçekleştirilen akit gereğince müvekkili tarafından davalıya kurye hizmet verildiğini, davalının hizmet karşılığı asıl alacak kaynaklı gereken ödemeyi yapmadığından yine sözleşmeye dayalı taraflar arasında yürürlükte bulunan cari hesap ilişkisine göre cari hesapta 201.156,40 TL alacak bakiye kaldığını, işbu Sözleşmenin aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 89. maddesi anlamında “cari hesap sözleşmesi” niteliğinde olduğunu, anılan Kanunun cari hesaba ilişkin bütün hükümlerine tabi olduğunu, tarafların Sözleşme’ den doğacak alacak ve borçların ... ... nezdinde tutulacak bir cari hesapta takip edilmesini kabul ve taahhüt etiklerini (17.12.2024 tarihli ... ... Lojistik Hizmet Sözleşmesi, Cari Hesap başlıklı 7. Maddesi), akabinde müvekkili şirket alacağın tahsilini teminen cari hesap bakiyesi olan 201.156,40 TL alacak tutarı üzerinden davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini ve borçlunun 18.06.2025 tarihli dilekçesiyle ödeme emrine itiraz ettiğini, iş bu itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerine anlaşamama tutanağı imza altına alındığını, davalının itirazının haksız ve mesnetsiz olduğunu, iş bu dava dilekçesi ile Sayın Mahkemeye sunulan sözleşme, faturalar ve müvekkili şirkete ait ticari defterler incelendiğinde taraflar arasında akdedilen bir sözleşmenin mevcut olduğunu, imzanın kendisine ait olduğunu ve müvekkil şirketin sözleşmeye dayalı gerçekleştirdiğihizmetlere ilişkin alacağının mevcut olduğunun görüleceğini, davalının müvekkili şirketten hizmetaldığını ancak ödemesi gereken tutarları ödemediğini, davalının müvekkili şirketin kesmiş olduğufaturalara ilişkin herhangi bir iade veyahut itirazda da bulunmadığını, dolayısıyla dava konusufaturaların davalı tarafça kabul edildiğini, dilekçe ekinde sundukları faturaların, tarafların ticari defterleri ve ticari ilişkisi incelendiğinde de müvekkilinin davalıya hizmet verdiğinin, davalının söz konusu faturalara itiraz etmediğinin, faturaları kabul ettiğinin davalının müvekkiline takip tarihi itibariyle 201.156,40 TL borcu olduğunun anlaşılacağını, söz konusu asıl alacağa sözleşmesel ticari faiz kapsamında aylık % 5 ve 10 şeklinde faizinde işletilmesi gerektiğini “5.1.4. Ödemenin tam ve zamanında yapılmaması halinde ödenmeyen tutarlara vade tarihinden itibaren ilk ay aylık %5 (yüzde beş), ilk aydan sonra ise aylık %10 (yüzde on) vade farkı uygulanacak olup ödemeler öncelikle vade farkına ilişkin kısım tahsil edilmek suretiyle kabul edilecektir. Taraflar, ... ... tarafından düzenlenen faturaya karşı yapılacak İtirazların ödemeleri durdurmayacağı konusunda anlaşmışlardır. Ancak belirtmek gerekir ki her halükårda tahsil edilemeyen her türlü ödemenin tamamı tüm ferileri ile birlikte işbu Sözleşme'nin 7. maddesi uyarınca cari hesaptan tahsil edilebilecektir. Faturalar, hizmetin verilmesini takip eden ayın 1 (bir)'inde kesilip 7 (yedi)'sinde ödenecektir. Örneğin; Eylül 1-30 arası alınan hizmetin faturası ... ... tarafından 1 Ekim'de kesilecek firma tarafından 7 Ekim'e kadar ödenecektir. (17.12.2024 tarihli ... ... Lojistik Hizmet Sözleşmesi, Mali Hükümler başlıklı 5.1.4 Maddesi)”, bu doğrultuda davalının kötü niyetli olarak, yargılama sürecini uzatmak ve müvekkilinin alacağının tahsilatını güçleştirmek amacıyla hareket ettiğinin açık olmakla davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/.... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazlarının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile imzalana sözleşmenin 17.12.2024 tarihli olarak düzenlendiğini, taraflarınca daha sonra imzalanıp, imzalanmak ve tasdik edilmek üzere firmaya iade edildiğini, davacı vekilinin dosyaya sunduğu sözleşme üzerinde de görüleceği üzere imzalama tarihine dair detayın yer almadığını, çünkü firma talebi ile tarih yazılmadan imzalanıp teslim edildiğini, firmanın sözleşmeyi daha sonra imzalayıp tasdik ettireceğini ve örneğini taraflarına yollayacağını beyan ettiğini, ancak herhangi bir imzalı evrakın taraflarına iletilmediğini, ekte sunulan sözleşmede hizmet alınacak fiyat bilgisinin açık olarak yazdığını, sözleşmenin imzalandığı tarih itibari ile takip eden yılı kapsadığını, bununda takip eden yılda imzalanan fiyatların geçerli olduğunu, firma ile yapılan görüşmelerin de bu durumu teyit ettiğini, bu sözleşmeye dayalı olarak 17.01.2025 tarihinde hizmet alımına başlandığını, anacak daha sonra firma tarafından 23.01.2025 tarihli maille fiyat değişikliğinin taraflarına bildirildiğini, bunun üzerine taraflarınca fiyatların kabul edilmediği ve hizmetin durdurulmasının talep edildiğini, firmanın sözleşmeyi bahane ederek hizmeti hemen durdurmayıp 12.02.2025 tarihinde durdurarak zorlama hizmeti verdiğini, davacının fiyatları ile sorun çıkarttığını, Ocak 2025 için verilen hizmete ilişkin gönderilen mutabakata taraflarınca itiraz edildiğini, davacını bu itirazları reddederek 31.01.2025 tarihli ticari faturayı düzenlediğini, düzenlenen bu ticari faturanın sözleşme fiyatına aykırı olduğu belirtilerek tekrar düzenlenmesi için reddedildiğini, 28.02.2025 tarihli düzenlene faturanın yine sözleşmedeki fiyata uygun olmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, ancak davacının 12.03.2025 tarihinde taraflarına ulaşan 28.02.2025 tarihli ... ve ... numaralı iki adet temel fatura ve bu faturalar baz alınarak iki adet vade farkı faturası düzenlendiğini, ... ve ... faturaların her ne kadar 28.02.2025 tarihli olsa da faturaların 12.03.2025 tarihinde düzenlendiğini, VUK’nun 231/5 inci maddesi gereği faturaların hiç düzenlenmemiş olarak değerlendirileceğini, davacıya borçları olmadığını ayrıca davacıya verilmiş 85.000 tl teminatları olduğunu davanın reddini savunmuştur. DELİLLER :.... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Faturalar, Ticari defter kayıtları, Bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı..... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında toplam 201.156,40TL cari hesaptan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce atanan bilirkişi heyetinin düzenlemiş olduğu █████/2025 tarihli raporda "dava konusu, davacı ... ... A.Ş. tarafından davalı ... Gıda Ve İnşaat Sanayi Ticaret İhr. Ve İth. Ltd. Şti. ile aralarındaki ticari ilişkiye dayalı olarak düzenlenen faturalar ve cari hesap kayıtlarına göre, davacının davalıdan 201.156,40 TL tutarında cari hesap alacağının tahsiline ilişkin talepten ibaret olduğu, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2025 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2025 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2025 yılın ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının ticari defterlerinde davalı ile olan muavin defter kaydının tamamı incelendiğinde; ... ... Anonim Şirketi nezdinde, 120.03.00016 hesap kodu altında, davalı ... Gıda ve İnşaat Sanayi Ticaret İhracat ve İthalat Limited Şirketi ile olan cari ilişkinin fatura düzenlenmesi esasına dayalı olarak yürütüldüğü anlaşıldığı, İnceleme konusu dönemde cari hesap hareketlerinin tamamı satış faturalarından kaynaklanan borç kayıtları niteliğinde olduğu, cari hesaba konu edilen 4 adet faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup, faturaların kapatır nitelikte herhangi bir tahsilat, alacak kaydı, mahsup, iade faturası veya düzeltme kaydının bulunmadığı, cari hesabın inceleme dönemi boyunca yalnızca fatura borçları nedeniyle arttığı görüldüğü, bu itibarla, 21.05.2025 takip tarihi itibarıyla, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde, davacı tarafından düzenlenen ve ödenmediği anlaşılan yukarıda tarih ve numaraları belirtilen faturalar nedeniyle, cari hesabın 201.156,40 TL borç bakiyesi verdiği, dolayısıyla takip tarihi itibarıyla davacının cari hesap alacağının 201.156,40 TL olduğu tespit edildiği, davalı █████/2025 günü saat 15:00'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmamış, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, incelenen vade farkı faturalarının, taraflar arasında yürürlükte bulunan sözleşmenin açık hükümlerine dayanılarak düzenlendiği ve muhasebe kayıtları ile cari hesap hareketleriyle uyumlu olduğu anlaşıldığı, davacının incelenen ticari defterleri, muavin defter kayıtları, e-faturalar ve taraflar arasında akdedilmiş sözleşme hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki ticari ilişkinin fatura düzenlenmesi esasına dayalı olarak yürütüldüğü, davacı ... Lojistik ve Teknoloji Anonim Şirketi tarafından davalı ... Gıda ve İnşaat Sanayi Ticaret İhracat ve İthalat Limited Şirketi adına düzenlenen 28.02.2025 tarihli ... ve ... numaralı nakliye yansıtma faturaları ile 24.04.2025 tarihli ... ve 08.05.2025 tarihli ... numaralı vade farkı faturalarının muhasebe kayıtlarına usulüne uygun şekilde borç kaydedildiği, söz konusu faturaları kapatır nitelikte herhangi bir tahsilat, mahsup, iade veya alacak kaydının bulunmadığı, bu suretle cari hesabın yalnızca fatura borçları nedeniyle arttığı anlaşıldığı, taraflar arasında yürürlükte bulunan sözleşmenin 5.1.4 maddesinde, faturaların süresinde ödenmemesi halinde vade farkı uygulanacağı açıkça düzenlenmiş olup, 24.04.2025 ve 08.05.2025 tarihli vade farkı faturalarının, sözleşmede yer alan bu hükme dayalı olarak düzenlendiği ve cari hesap kayıtları ile uyumlu olduğu tespit edildiği, bu kapsamda, 21.05.2025 takip tarihi itibarıyla, davacı tarafından düzenlenen ve ödenmediği anlaşılan anılan faturalar nedeniyle, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde 201.156,40 TL borç bakiyesi oluştuğu, dolayısıyla takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 201.156,40 TL cari hesap alacağı bulunduğu" şeklinde görüş bildirmişlerdir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇEDava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).Davacı alacaklı taraflar arasındaki ... taksi hizmet sözleşmesi kapsamında kurye hizmeti verdiğini ve ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı taraflar arasındaki ... taksi hizmet sözleşmesi kapsamında kurye hizmeti kapsamında 172.623,40TL cari hesaptan kaynaklanan alacağı ve 28.533,00TL işlemiş faiz alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; davacının incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin bulunduğu, davalının verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda davacı şirket tarafından davalı şirkete takibe konu e-faturaları düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, faturalara itiraz edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, dava konusu faturaların davalı tarafa teslim edildiği ve davalının 8 gün içerisinde itiraz etmediğinin tespiti edildiği faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği ancak bu yönde ispata yarar bir delil sunulmadığı, davalı şirket verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edilebileceğinden mahkememizce verilen kesin süreye rağmen kayıtlar sunulmadığından davacı kayıtları davalı kayıtları ile uyumlu olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve davalının, davacıya toplamda 201.156,40-TL tutarında borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,2- Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 34.524,68TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 13.740,99-TL harçtan peşin olarak alınan 2.429,47-TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.311,52-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,5-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı, peşin harç, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 22.357,37TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereği hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2026 Katip ... Hakim ...