Danıştay, TÜİK sözleşmeli anketörünün Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla yetersiz delille iptal edilen memuriyetten çıkarma cezasının temyizini inceliyor.
Özet: Türkiye İstatistik Kurumunda sözleşmeli anketör olarak görev yapan bir personelin, Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla devlet memurluğundan çıkarılması ve hizmet sözleşmesinin feshedilmesi işlemi, tanık beyanlarındaki çelişkiler ve isnat edilen fiilin somut, inandırıcı delillerle sübut bulmaması gerekçesiyle idare mahkemesi ve bölge idare mahkemesi tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiş; davalı idarenin bu iptal kararına karşı yaptığı temyiz başvurusunda Danıştay tetkik hakimi, bölge idare mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek onanması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Başkanlığı (...)
VEKİLİ : Hukuk Hizmetleri Daire Başkanı ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Manisa Bölge Müdürlüğünde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde anketör olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ve hizmet sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin TÜİK Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesinden; davacının Cumhurbaşkanına hakaret ve küfür ettiği iddiasına ilişkin olarak yapılan soruşturma sırasında, ifadelerine başvurulan tanıkların beyanlarının birbiriyle açık bir şekilde çelişmesi, bunun yanı sıra tanıklardan Y.G.'nin farklı tarihlerde alınan ifadelerinin de kendi içerisinde çelişkiler barındırması karşısında, davacının soruşturma konusu eyleminin, hukuken kabul edilebilir nitelikte her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delillerle ortaya konulamadığı, bu haliyle de davacıya isnat edilen fiilin sübuta ermediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından savunmaya cevap dilekçesinde, meslekten çıkarıldığı tarih ile tekrar göreve başladığı tarih arasında geçen maaş, sigorta primleri ve ilave parasal-özlük haklarının tarafına verilmesi talebinde bulunulmuş ise de; dava dilekçesinde talep edilmeyen söz konusu talebin, davanın genişletilmesi ve değiştirilmesi sonucunu doğuracağı açık olduğundan, idari yargıda uygulanan davayı genişletme yasağı yönündeki genel kural nedeniyle, davacının söz konusu istemine ilişkin ayrıca hüküm kurulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Cumhurbaşkanına, çalışma arkadaşlarına ve amiri olan bölge müdürüne sinkaflı şekilde küfreden davacının, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilini işlediği, bu hususun da tanık ifadeleriyle sabit olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin iptalini gerektirecek herhangi bir yönünün bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Manisa Bölge Müdürlüğünde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde ... olarak görev yapan davacı hakkında, TÜİK Balıkesir Bölge Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, F.N. isimli personelin şikayeti üzerine, Cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddiasıyla inceleme başlatılmış, inceleme neticesinde düzenlenen rapordaki tespitlerden hareketle söz konusu iddiayla ilgili disiplin soruşturması açılmış, soruşturma sonucunda düzenlenen raporda; Cumhurbaşkanına sinkaflı şekilde alenen küfür ettiğinin sabit görüldüğü belirtilerek, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi gereğince Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması ve hizmet sözleşmesinin feshedilmesi yönünde teklifte bulunulmuş, dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla da, 657 sayılı Kanun'un anılan maddesi uyarınca davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ve hizmet sözleşmesinin feshedilmesine karar verilmiş, bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinde, kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtilmiş olup, maddenin (B) fıkrasında; sözleşmeli personel; "kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri" olarak tanımlanmış; yine anılan fıkrada, sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnalarının, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarının, kullandırılacak izinlerin, pozisyon unvan ve niteliklerinin, sözleşme hükümlerine uyulmaması hallerindeki müeyyidelerin, sözleşme fesih hallerinin, pozisyonların iptalinin, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin Cumhurbaşkanınca belirleneceği kural altına alınmıştır.
█████/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'ın 1. maddesinde, bu Esaslar'ın, █████/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanacağı belirtilmiş; "Sözleşmenin Feshi" başlıklı Ek 6. maddesinde ise, sözleşmeli personelin sözleşmesinin feshedilmesini gerektirecek nedenler, maddeler halinde sayılmış olup, "Personelin;
a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması,
b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi,
c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi,
ç) (Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2014 tarihli ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararı ile iptal edilmiştir.)
d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması,
e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması,
f) (Ek: █████/2017-█████████) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkan ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması,
hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir." düzenlenmesine yer verilerek sözleşmenin feshi sebepleri bentler halinde sayılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" başlıklı 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren haller arasında sayılmıştır.
Öte yandan, 15/7/2018 tarih ve 30479sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin (4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi) 603. maddesinde, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanının, Başkan yardımcıları dışındaki personeli atamaya yetkili olduğu belirtilmiştir.
█████/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin "Yüksek disiplin kurullarının görev ve yetkileri" başlıklı 18. maddesinde; (1) Yüksek disiplin kurulları;
a) Amirlerin bu yoldaki isteği üzerine Devlet memurluğundan çıkarma cezasını vermeye,
b) Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yapılan itirazları değerlendirmeye,
yetkilidir.
(2) Yüksek disiplin kurullarının ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri çerçevesinde öncelikle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında sözleşmeli personel olarak görev yapan davacı hakkında, disiplin hükümlerinin nasıl uygulanacağının ortaya konulması gerekmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde, sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin usul ve esasların Cumhurbaşkanınca belirleneceği hükme bağlanmış olup; bu hüküm uyarınca, █████/1978 tarih ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar'da, disiplin suç ve cezaları hakkında herhangi bir düzenlemeye yer verilmemiş; sözleşme fesih sebepleri ise, Ek 6. maddesinde sayılmıştır.
Davacının üzerine atfedilen eylemler, Ek 6. maddede sayılan sözleşme fesih sebepleri arasında sayılmamış ise de, 657 sayılı Kanun'da yer alan disiplin hukukuna ilişkin düzenlemelerin, Kanun'un 4/B maddesi kapsamında görev yapan sözleşmeli personel hakkında referans norm olarak uygulanabilmesi mümkündür.
Nitekim, dava konusu işlemin tesis tarihinden sonra yürürlüğe girmesi nedeniyle uyuşmazlığa uygulanma imkanı olmasa da, █████/2023 tarih ve 7433 sayılı Kanun'la 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesine eklenen ek paragrafta; kademe ilerlemesinin durdurulması ve üstü ceza verilmesini gerektiren fiil ve hâllerde disiplin kurulunun kararı alınarak sözleşmeli personelin görevine atamaya yetkili amirin onayı ile son verileceği hükmü getirilmiştir.
Dava konusu Yüksek Disiplin Kurulu kararının, davacı hakkında Devlet memurluğundan çıkarılma ve hizmet sözleşmesinin feshedilmesi şeklinde iki ayrı hukuki sonuç doğuran işlemleri ihtiva ettiğinden, bu işlemlerin ayrı ayrı irdelenmesi gerekmektedir.
Temyize konu karar, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında sözleşmeli personel olarak istihdam edilen davacının, sözleşme imzalayarak kamu görevine girdiğinden, Devlet memuru olmadığı ve dolayısıyla disiplin cezası gerektiren eylemi nedeniyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının statüsüne uygun bulunmadığından, görevine son verilmesine ilişkin işlemin de sözleşmesinin feshedilmesi şeklinde uygulanması gerekmektedir.
Anılan karar, davacının hizmet sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Yüksek disiplin kurullarının, personelin sözleşmesini feshetme yetkisinin bulunmadığı, söz konusu yetkinin, idare hukukunun yerleşik ilkelerinden olan usulde paralellik ilkesi uyarınca atamaya yetkili amire ait olduğu, bu nedenle somut olayda sözleşme fesih işleminin yüksek disiplin kurulu tarafından tesis edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Bakılan uyuşmalıkta, mahkeme tarafından, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde görev yapan davacı hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilip verilemeyeceği; davacının sözleşmesinin Yüksek Disiplin Kurulunca feshedilip feshedilemeyeceğine ilişkin hususlarla ilgili bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı; bu inceleme ve değerlendirme yapılmadan iptali istenilen işlem hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre, Mahkemece yukarıda belirtilen hususlar hakkında hüküm kurulmaksızın, davacının eyleminin sübuta ermediği gerekçesiyle işi esasına girilerek verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ...- TL yürütmeyi durdurma harcının davalı idareye iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4. maddesinde, kamu hizmetlerinin memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürüleceği belirtilmiş olup, maddenin (B) fıkrasında; sözleşmeli personel; "kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Cumhurbaşkanınca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde, ihdas edilen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri" olarak tanımlanmış; yine anılan fıkrada, sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnalarının, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarının, kullandırılacak izinlerin, pozisyon unvan ve niteliklerinin, sözleşme hükümlerine uyulmaması hallerindeki müeyyidelerin, sözleşme fesih hallerinin, pozisyonların iptalinin, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usullerinin Cumhurbaşkanınca belirleneceği kural altına alınmıştır.
15/7/2018 tarih ve 30479sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin (4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi) 603. maddesinde, Türkiye İstatistik Kurumu Başkanının, Başkan yardımcıları dışındaki personeli atamaya yetkili olduğu belirtilmiştir.
█████/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği'nin "Yüksek disiplin kurullarının görev ve yetkileri" başlıklı 18. maddesinde; (1) Yüksek disiplin kurulları;
a) Amirlerin bu yoldaki isteği üzerine Devlet memurluğundan çıkarma cezasını vermeye,
b) Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yapılan itirazları değerlendirmeye,
yetkilidir.
(2) Yüksek disiplin kurullarının ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Manisa Bölge Müdürlüğünde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde anketör olarak görev yapan davacı hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde TÜİK Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının hem 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ve hem de hizmet sözleşmesinin feshedilmesine karar verilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Bakılan uyuşmazlıkta; 657 sayılı Kanun'un 4. maddesinin (B) fıkrası kapsamında sözleşmeli personel olarak istihdam edilen davacının, sözleşme imzalayarak kamu görevine girmiş olması nedeniyle, Devlet memuru statüsünde olmadığı; dolayısıyla disiplin cezası gerektiren eylemi nedeniyle Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasının statüsüne uygun bulunmadığı dikkate alındığında, görevine son verilmesine ilişkin işlemin de sözleşmesinin feshedilmesi şeklinde uygulanması gerektiği açık olup; bu itibarla, dava konusu işlemin, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.
Dava konusu işlemin, davacının hizmet sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin kısmına gelince, yüksek disiplin kurullarının, personelin sözleşmesini feshetme yetkisinin bulunmadığı, söz konusu yetkinin, idare hukukunun yerleşik ilkelerinden olan usulde paralellik ilkesi uyarınca atamaya yetkili amire ait olduğu, bu nedenle somut olayda sözleşme fesih işleminin yüksek disiplin kurulu tarafından tesis edilmesi hukuken mümkün olmadığından, dava konusu işlemin, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin reddiyle, Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçelerle onanması gerektiği görüşüyle; "Mahkeme tarafından, 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli statüde görev yapan davacı hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilip verilemeyeceği; davacının sözleşmesinin Yüksek Disiplin Kurulunca feshedilip feshedilemeyeceğine ilişkin hususlarla ilgili bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğu" gerekçesiyle verilen bozma kararına katılmıyoruz.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!