İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde, ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasının zorunlu arabuluculuk eksikliği nedeniyle usulden reddi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasında, davacı şirket teslim edilen ürün bedellerinin ödenmediğini ileri sürerken, davalı ilgili işletmeyi kendisinin değil başka birinin işlettiğini ve faturaların kendisine tebliğ edilmediğini savunmuş; ilk derece mahkemesi ise, davanın kanunen zorunlu arabuluculuk şartı tamamlanmadan, dava ilk olarak görevsiz bir mahkemede açılmış olsa bile, süresinde arabuluculuk başvurusunun yapılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı şirket ile ... (Esnaf işletmesi) arasında 19.05.2023 tarihli ve 6.971,73-TL bedelli, 24.05.2023 tarihli ve 11.583,23-TL bedelli, 26.06.2023 tarihli ve 9.112,50-TL bedelli ve 31.05.2023 tarihli ve 12.645,75-TL bedelli fatura kesildiği ve faturada belirtilen ürünlerin teslimi faturada belirtildiği şekilde yerine getirilmiş olduğu, bakiye borcun ödenmemesinden bahisle başlatılan icra takibine davalının vaki itirazı ile borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemesine ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava şartı ve görevli mahkeme itirazları ile avacı tarafın fatura kestiğini iddia etmiş olduğu esnaf işletmesini müvekkilim değil Bahtiyar Ersöz adında birinin işlettiği, işleri iyi gitmeyen bu şahıs işletmeyi yürütemeyince işletmenin tamamen kapatıldığı, davacı tarafından iddia edilen ticari alışverişte müvekkilimin hiçbir sözleşmede imzasının bulunmadığı, Kaldı ki doğrudan müvekkilime tebliğ edilen herhangi bir fatura da bulunmayıp buna ilişkin herhangi bir tebliğ şerhi de sunulmuş olmadığından davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Dava, 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. Dosya Mahkememize İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından █████/2024 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar sayılı ilamıyla verilen görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakip gelmiştir. Mahkememizce tensip zaptı hazırlanarak taraf vekillerine davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmış ve duruşmaya katılan taraf vekillerinin beyanları dinlenmiş; 6100 sayılı HMK'nin 114, 115.137,138,140 maddelerinde bulunan düzenlemeler kapsamında dava şartlarına yönelik (arabuluculuk dava şartı) yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda aşağıdaki hüküm sonuca ulaşılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinde Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Yukarıdan beri gösterilen yasal düzenlemeler ve yapılan hukuki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dava 2004 Sayılı İİK'nin 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali, takibin devamı ve tazminat istemine ilişkindir. Dava, görevsizlik kararı veren İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinde █████/2023 tarihinde açılmış olup işbu tarih itibarıyla yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu tartışmasızdır. Davanın önce görevsiz mahkemede açılmış olması bu sonucu değiştirmemektedir. Bu cümleden olmak üzere işbu davanın ilk açılışında dava dilekçesine arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği eklenmediği gibi dava dilekçesinde bu yönde hiçbir açıklama da yapılmamıştır. Bununla birlikte Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararının █████/2024 tarihinde kesinleştirme işleminin yapıldığı, dosyanın Mahkememize █████/2024 tarihinde tevzi edildiği ve Mahkememizce █████/2024 tarihinde tensip zaptı hazırlandığı, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağına göre █████/2024 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu ve arabulucunun █████/2024 tarihinde görevlendirildiği, arabuluculuk son tutanağının ise █████/2024 tarihinde düzenlenerek █████/2025 tarihinde duruşma öncesinde dosyaya ibraz edildiği tespit edilmiştir. Açıklanan süreçten görüldüğü üzere davanın görevsiz Mahkemede ilk açıldığı █████/2023 tarihinden önce davacı tarafça arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmıştır. Böylece eldeki olayda 6325 sayılı HUAK'nin 18/A ve 18/A(2) hükümleri gereğince arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusundaki emredici ve özel nitelikteki düzenleme dikkate alınarak herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh; 6102 sayılı TTK'nin 5/A, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Bendinin son cümlesi ve HMK'nin 114/(2) ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, " karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinin yerine getirildiğini, huzurdaki davanın 26.12.2023 tarihinde İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas no ile ikame edildiğini, 17.07.2024 tarihinde İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi ████████ Esas, ████████ Karar nolu kararı ile mahkemenin görevsizliğine karar verildiğini,12.08.2024 tarihinde davaya konu uyuşmazlık için arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve 22.08.2024 tarihinde anlaşamama son tutanağı tutulduğunu, 08.11.2024 tarihinde görevsizlik kararının kesinleşmesi ile dosya İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosya olarak yargılamaya devam edildiğini, 02.10.2025 tarihinde mahkeme tarafından dava şartı arabuluculuk yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiğini, Görevsizlik kararı kesinleşmeden ve dosya İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmeden evvel arabuluculuk dava şartı tamamlandığını, dava şartı eksikliğinden bahsemenin mümkün olmadığını, mahkeme kararında bahsedilen Yargıtay HGK. ███████-2695 E.-████████ K. ilamı incelendiğinde huzurdaki dava ile alakası olmadığı ve mahkemenin mesnetsiz şekilde karar verdiğinin sabit olduğunu, esnaf kaydı bulunduğunu, tacir kaydı bulunmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, yapılan Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (Mersis) sorgulamasında davalı esnaf olarak görülmekte olup tarafımızca dosya Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame edilmesinde bir kusurlarının bulunmadığı gibi davalının hileli davranışının ve üzerine düşen yükümlükleri yerine getirmemesinin neticesinde huzurdaki davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde ikame edildiğini, davalının hileli davranışları neticesinde davanın usulden reddinin kabulü halinde dahi aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, haksız ve hukuka aykırı İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E., ████████ K. nolu kararının kaldırılması ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; ticari satım ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, dava şartı olan arabuluculuğun dava açılmadan önce yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, somut olayda arabuluculuk dava şartının usulüne uygun şekilde yerine getirilip getirilmediği noktasında toplanmaktadır.7155 sayılı Yasanın 20. Maddesi ile 6100 Sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinde; konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak düzenmiş olup, 7155 sayılı Yasanın 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Kanuna eklenen 18/A maddesinde ise; davacının, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan yasal düzenlemelere göre, arabuluculuk tutanağı aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmemiş olması halinde arabuluculuk son tutanağın mahkemeye sunulması için bir haftalık kesin süre verilmesi gerekir. Somut olayda; davanın İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesinde █████/2023 tarihinde açıldığı, anılan mahkemece görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararının █████/2024 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça görevsizlik kararının kesinleşmesinden önce █████/2024 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, arabuluculuk son tutanağının █████/2024 tarihinde düzenlendiği, dosyanın █████/2024 tarihinde görevli ticaret mahkemesine tevzi edildiği ve arabuluculuk son tutanağının daha sonra dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır."Davacı tarafından, verilen görevsizlik kararı kesinleşmeden arabulucuya başvurulduğu ve son tutanağın bir örneğinin görevli asliye ticaret mahkemesince davacıya gönderilen █████/2024 tarihli muhtıra üzerine davacı vekilince kendisine verilen kesin süre içinde sunulduğu, bu haliyle arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla davanın esasına girilerek yapılacak yargılama sonucunda bir karar verilmesi gerekirken dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ E. █████████ K.)Bu durumda, somut olayda davacı tarafça görevsizlik kararının kesinleşmesinden önce arabuluculuğa başvurulduğu ve anlaşamama son tutanağının düzenlendiği dikkate alındığında, arabuluculuk dava şartının yerine getirildiğinin kabulü ile davanın esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026