İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinde, müflis şirketle organik bağ iddiasıyla haciz ve baskı altında imzalanan kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istinaf kararı.
Özet: Davacı taraf, 15 yıl önce iflas eden bir şirkete ait olduğu iddia edilen borç nedeniyle, işyerlerindeki malların haczedilerek üretimlerinin durdurulacağı tehdidi ve baskısı altında, davalı şirket tarafından kendilerine ait olmayan bir borcu üstlenmek üzere protokol ve bono imzalamak zorunda bırakıldıklarını ileri sürerek, aralarında organik bağ bulunmadığını, borçlu olmadıklarının tespitini ve baskı altında ödedikleri 74.000 TLnin iadesini talep ederken; davalı şirket ise davacıların protokol ve bonoyu serbest iradeleriyle imzaladıklarını ve taahhütlerini yerine getirmediklerini iddia etmektedir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2024NUMARASI:███████ ESAS, ████████ KARARDAVANIN KONUSU :Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından müflis .... A.Ş. ile ... aleyhine İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında █████/2022 tarihinde takip başlatıldığını müflis şirket hakkında İzmir 5. ATM 'nin █████/2008 tarih, ████████ esas ████████ karar sayılı iflas kararı bulunduğunu, kararın █████/2009 tarihinde kesinleştiğini, İzmir 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı talimat dosyası ile müvekkili davacı şirketin iş yerinde haciz işlemi uygulandığını, diğer müvekkiller tarafından davaya konu █████/2023 tarihinde 50.000TL ve █████/2023 tarihinde 290.000TL ödeneceği şeklinde protokol ve █████/2023 vadeli 340.000TL bedelli bono imzalandığını, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından 50.000TL ödeme yapıldığını, haciz masrafı olarak 9.000TL ve icra masrafı olarak 15.000TL ödeme yapıldığını,Davalı şirket tarafından kaynağı belli olmayan bir alacak iddiası ile müflis aleyhine icra takibi başlatıldığını, dosya borçluları ile alakası bulunmayan 3.kişi müvekkili şirketin taşınır malları, arada organik bağ bulunduğundan, müflis şirketin faaliyetlerinin davacı şirket üzerinden yürütüldüğünden, her iki şirketin de muvazaalı iş ve işlemlerde bulunduğundan bahisle █████/2023 tarihli haciz esnasında haczedildiğini, yediemin olarak kendisine bırakıldığını, ardından alacaklı şirket tarafından █████/2023 tarihinde ise haczedilen menkullerin muhafazası için tekrardan... isimli müvekkili şirketin işyerine gidilerek, haciz ve muhafaza işlemlerinin tamamlanmasının ardından taşınır eşyaların paraya çevrileceği ve üretimin durdurulacağı manevi yükü ve zorlaması ile adeta müvekkillerinden şirketin, şirket yetkilisi ...'ın, ...'in ve ...'ın üzerinde korku ve baskı yaratılarak davacının ''dosya borcunu üstlenmek'' olarak bahsettiği davaya konu protokol ve bono imza altına alındığını, ... A.Ş. hakkında kesinleşmiş iflas kararı mevcut olduğunu ve bu kararın yaklaşık 15 yıl önce verildiğini, İzmir 11. İcra ve İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyası tahtında iflas ve tasfiye işlemleri yürütüldüğünü ve işlemlerin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, müflis şirketin ticari faaliyetlerinin uzun yıllar önce son bulduğunu, Davacı müvekkili şirketin, 2021 yılında, müflis şirketin iflasının kesinleşmesinden tam 12 yıl sonra kurulduğunu, her ne kadar haciz tutanağında müflis şirket ile müvekkilleri arasında organik bağ bulunduğu iddia edilmiş olsa da tüm bunların gerçek dışı olduğunu, İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyasında müvekkili ... borçlu olarak yer almaktaysa da iddia edilen alacak ile bağlantısı anlaşılamadığını, Söz konusu takip dosyasında herhangi bir ayrıntı da bulunmadığını, Ortada ''borçlu şirket'' denilebilecek bir tüzel kişilik de kalmadığını, Kaldı ki iddia edildiği üzere müflis şirketin ticari faaliyetlerine tam 12 yıl geçtikten sonra başlamış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından █████/2023 tarihinde İstanbul 26. İcra Hukuk Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyası ile istihkak davası ikame edildiğini, davalı şirket tarafından İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 290.000TL senet bedeli, 5.712,61TL işlemiş faiz, 870,00TL bono komisyonu olmak üzere toplamda 296.582,61TL tutarında takip başlatıldığını, öncelikle İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... ve İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyaları hakkında teminatsız olarak durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, mahkeme aksi kanaatte olur ise teminat karşılığında tedbir kararı verilmesine, icra dosyalarına istinaden takip konusu bonoya ve protokole ilişkin olarak davalı şirkete karşı müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine, müvekkilleri tarafından haciz esnasında davalı şirkete dosya borcuna ve masraflarına mahsuben yapılan 74.000TL tahsilatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile taraflarına ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu protokol ve ödeme aracı olan bononun İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosya borcunun ödenmesine ilişkin düzenlendiğini, davacı borçlular tarafından serbest iradeleri ile imzaladıklarını, borçlular tarafından protokol hükümlerine uyulmadığını ve bonoya ait 2. taksitin vadesinde ödenmediğini, bu nedenle İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, haciz işlemleri uygulanmak üzere gidilen adreste borçlu şirket yetkilisi ve şahsen de borçlu olan ... bulunduğunu, davacı şirket yetkilisi ...'ın borçlu ...'ın torunu olduğunu, borçluların serbest irade ile imzaladıkları protokolün borcun üstlenilmesi niteliğinde olduğunu, ödeme aracının ise dava konusu takibe dayanak bono olduğunu, ödeme aracı olarak düzenlenen 340.000TL bono için borçlular tarafından 50.000TL ödeme yapıldığını, kalan 290.000TL tutarı için İstanbul 29. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, tedbir ara kararından rücu edilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise teminatın bono miktarının tamamı %20 kötüniyet tazminatı toplamı kadar yükseltilmesine, tedbir kararına ilişkin teminatların davacı tarafından icra dosyasına ve mahkeme veznesine depo edilmesi bakımından davacı tarafa kesin süre verilmesine, İstanbul 36. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyasında davacı tarafların 3. kişi durumunda olduğu, dosyada borçlu sıfatların bulunmadığı ve bu nedenle borcu ödeyen 3. kişi istirdat talebini alacaklıya karşı yöneltemeyeceği ve bu husustaki Yargıtay içtihatleri gözetilerek öncelikle işbu davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davacılar aleyhine %20' den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ███████ Esas ████████ Karar 16.10.2024 Tarih:"... Davalı ... A.Ş. İle dava dışı ... Mamülleri-... firması arasında imzalanan Finansal Kiralama Sözleşmesi çerçevesinde, kiracı şirketin borcuna istinaden İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile █████/2022 tarihinde ...-... Mamülleri hakkında icra takibi başlatıl akabinde İzmir 3. İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyası ile █████/2023 tarihinde haciz işlemi uygulanmış olduğu ve aynı gün taraflarca imzalanan dava konusu protokol ve 27.11.2023 tanzim-ödeme tarihli 340.000,00 TL bedelli bononun davacılar tarafından imzalanarak davalı şirkete teslim edilmiş olduğu, protokolde bononun nasıl ödeneceğinin açıkça yazıldığı, █████/2023 tarihinde 50.000,00 TL tutarının davacı ... banka hesabından ödenmiş olduğu tespit edilmiştir. █████/2023 tarihinde ödenmesi kararlaştırılan 290.000,00 TL tutarının davalı şirkete ödenmemiş olduğu, akabinde Davalı şirket tarafından █████/2024 tarihinde İstanbul 29. İcra müdürlüğünün .... sayılı dosyası ile ..., ..., .... Şti. ve ... hakkında; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve İstanbul 36. İcra Müd. .... sayılı dosyasından tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bonodan bakiye kalan 290.000,00 TL'nin tahsili amacıyla yasal takibe geçildiği, protokolün incelenmesinde icra takibine istinaden yapılacak ödeme ve miktar hususunda, açıklamaların ve şartların belirlenmiş olduğu görülmekte olup, davacıların korku ve baskı altında protokol ve bonoyu imzaladıkları yönünde dosya kapsamında bir delil bulunmadığı, davalı şirkete yapılmış olan ödemelere ait makbuzlar incelendiğinde herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği bu hali ile davacılardan ...'ın İstanbul 36. İcra Müd. .... Sayılı dosyasından borçlu olmadığına dair dosya kapsamına herhangi bir delil sunamadığı, borçlu olduğunun bilirkişi raporu ile ortaya konulduğu, yine protokole konu borçtan ve bu protokol kapsamında ödeme amacıyla verilen hem bonodan hem de İstanbul 29. İcra müdürlüğünün .... Sayılı dosyasındaki borçtan dolayı tüm davacıların sorumlu olduğunun da bilirkişi raporundaki tespitler ile ortaya konulduğu, davacıların protokolün haciz baskısı altında düzenlendiği yönündeki savunmalarına itibar edilemeyeceği, davalının kötü niyetle hareket ettiğinin sabit olmadığı, davacılar tarafça açılan davanın haksız olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar tarafından açılan davanın REDDİNE,..." karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Öncelikle ... A.Ş.'nin iflas etmiş olması ve müflis bir şirketin borcundan kaynaklı yapılan takip ve icraların usulsüzlüğüne ilişkin itirazlarının yerel mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, İİK m.193'te iflasın açılması ile borçlu aleyhine olan takiplerin duracağı, iflasın kesinleşmesi ile de bu takiplerin düşeceği hüküm altına alındığını, İflasın açılması ile borçlu şirketin malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisi kalktığını, Alacaklılar kanunda sayılan haller ile sınırlı olmak üzere takip yapmak istiyorsa bunu ancak iflas masasına yöneltebileceğini,Dolayısı ile müflis şirket aleyhine takip başlatılmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı şirket tarafından kaynağı belli olmayan bir alacak iddiası ile müflis aleyhine icra takibi başlatıldığını, dosya borçluları ile alakası bulunmayan 3.kişi müvekkili şirketin taşınır malları, arada organik bağ bulunduğundan, müflis şirketin faaliyetlerinin davacı şirket üzerinden yürütüldüğünden, her iki şirketin de muvazaalı iş ve işlemlerde bulunduğundan bahisle █████/2023 tarihli haciz esnasında haczedildiğini, yediemin olarak kendisine bırakıldığını, Ardından alacaklı şirket tarafından █████/2023 tarihinde ise haczedilen menkullerin muhafazası için tekrardan... isimli müvekkili şirketin işyerine gidilerek, haciz ve muhafaza işlemlerinin tamamlanmasının ardından taşınır eşyaların paraya çevrileceği ve üretimin durdurulacağı manevi yükü ve zorlaması ile adeta müvekkillerinin üzerinde korku ve baskı yaratılarak davacının ''dosya borcunu üstlenmek'' olarak bahsettiği davaya konu protokol ve bono imza altına alındığını, İzmir 3. İcra Dairesinin ... sayılı talimat dosyası ile █████/2023 ve █████/2023 tarihinde iki kere müvekkil şirketin iş yerine hacze gidildiğini, muhafaza ve satış korkusu yaratıldığını, saatler süren haciz süreçleri ve işlemleri ile hem dosya taraflarında hem de çevredeki esnafta tedirginlik, korku yaratılmış ve ayrıca tarafların itibarının zedelenmesine neden olunduğunu, haciz mahalline çekici, kamyon, hamal getirerek eşyalar yüklenmeye başlandığını, davaya konu protokol ve senet imzalanmazsa haciz mahallinin terk edilmeyeceği, üretim için gerekli olan tüm taşınırların haczedileceği uyarıları ve söylemleri neticesinde tüm müvekkillerine 340.000,00-TL bedelli bono ve bononun ödenme şeklini düzenleyen protokol imzalatıldığını ve ayriyeten toplamda 74.000,00-TL paranın ödenmesi sağlandığını, Yine aynı gün haciz esnasında müvekkili ....Şti. yetkilisi ... tarafından ''İstabul 36. İcra Müdürlüğü .... ... rücu borç ödemesi'' açıklaması ile kurum vekili ... adına mahcuzların muhafazasına engel olmak saiki ile korku ve tehdit altında 50.000,00-TL ödeme yapıldığını, Yine haciz mahalline gelen çekici - calaskar masrafının da müvekkilleri tarafından yapılması gerektiği ifade edilerek ... hesabından ...'a 9.000,00-TL; haciz esnasında kurum vekilinin ''icra masraflarına mahsuben'' talep ettiği 15.000,00-TL ödeme de nakit olarak elden verildiğini, toplamda yapılan 74.000,00-TL ödeme manevi cebir, korku, haciz ve muhafaza yapılacağı tehdidi altında asıl dosya borçlusu ile ilişkileri ve bağlantıları bulunmayan müvekkilleri tarafından ödenmek zorunda bırakıldığını, davaya konu protokol ve bononun, taraflara zorla ve manevi cebir altında imzalatıldığını,Yerel mahkemece icra takibinin usulsüzlüğüne ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadan bilirkişi raporundaki genel geçer değerlendirmeler ile haksız bir şekilde müvekkillerin borçlu olduğu tespitine vardığını, Bir kimseye kambiyo senedinin korkutma yoluyla imzalatılması ve böylece borç altına sokulması, kambiyo senedinin geçersizliğine ilişkin mutlak def’i olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE:Dava; menfi tespit ve ödenen bedelin iadesi talebidir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı finansal kiralama şirketi tarafından dava dışı ... Mamülleri-... aleyhinde İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün .... sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinde davacı işyerinde █████/2023 tarihinde haciz işlemi uygulandığı, 27.11.2023 tarihli protokol yapıldığı ve 340.000,00 TL bedelli bononun davacılar tarafından imzalanarak davalı şirkete teslim edilmiş olduğu, █████/2023 tarihinde "İstanbul 36. İcra .... ... rücu borç ödemesi" açıklaması ile 50.000,00 TL tutarının ödendiği, davalı şirket tarafından İstanbul 36. İcra Müd. .... sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bonodan bakiye 290.000,00 TL'nin tahsili amacıyla icra takibine geçildiği, yapılan protokolde bono ödeme usulünün belirlendiği, ödemelere ait makbuzlarda herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmediği, irade fesadına iddialarının ispatına ilişkin dosya kapsamında somut delil bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, davacılar vekilinin istinaf talebinin reddi gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.█████/2026