Yabancı bayraklı yatta çalışan kaptanın iş sözleşmesinin feshi, işten ayrılış kodu uyuşmazlığı ve 4857 sayılı İş Kanununa göre işçilik alacakları davası.
Özet: Bu hukuki evrak, yabancı bayraklı bir yatta çalışan yat kaptanının işverenleri aleyhine açtığı kıdem, ihbar, ücret, fazla mesai gibi işçilik alacakları ile işverenlerin kaptanın iş sözleşmesini haksız feshettiği ve kendilerine borçlu olmadığı yönündeki menfi tespit talebinin birleşimini incelemektedir. Kaptan, işverenin sözleşmeyi haksız feshettiğini ve alacaklarını talep ederken, işverenler kaptanın gemiyi terk ettiğini ve çıkış kodunun sehven 04 olarak bildirildiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, yatın yabancı bayraklı olmasına rağmen davalı işçinin 4857 sayılı İş Kanununa tabi olduğuna ve iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bildirilmeden feshedildiğine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.MAHKEMESİ : Antalya 6. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar-birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının davacı ... Ltd. Şti.ne (... Şirketi) ait ... numaralı ... isimli gemide diğer davacı ... Araçları San. ve Tic. Ltd. Şti. ( ... Şirketi) ünvanlı işleten firmada yat kaptanı olarak aylık 3.000,00 USD ücretle 02.08.2019 tarihinden 16.03.2022 tarihine kadar çalıştığını, ancak geminin Bodrum'a sefere çıkacağı sırada davalının gemiyi terk ederek iş sözleşmesini feshettiğini, davacı müvekkili firmalardan ... Şirketi tarafından davalının çıkış bildirgesinde (04) kod gösterildiğini, davalı haksız olarak iş sözleşmesini kendisi sonlandırmış ise de işten çıkış kodunun sehven (04) kodu ile bildirildiğini belirterek dava konusu 52.200,00 USD (824.004,16 TL) işçilik alacağından müvekkillerinin borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.08.2019 tarihinde davalı Şirkette gemi birinci kaptanı olarak çalışmak üzere "Toplu sözleşme" başlıklı sözleşme imzaladığını, 6 aylık belirli süreli sözleşme bitişinde sözleşmenin yenilendiğini ve diğer bireysel iş sözleşmesinin bitişinde müvekkilinin işe devam ettiğini, iş ilişkisi devam ederken davalı tarafından haklı neden bildirilmeden iş sözleşmesinin feshedildiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma ve ücret alacakları ile iş sözleşmesinin 6. maddesine dayanan ikramiye alacağı ile 11. maddesine dayanan her ay ödenecek 7 günlük izin ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı işveren ... Şirketi arasında 02.08.2019 tarihinde .... IMO numaralı ... isimli gemide, gemi birinci kaptanı görevinde çalışmak üzere aylık 3.000,00 USD ve ek ücretler karşılığı toplu sözleşmesi akdedildiğini, 6 aylık belirli süreli sözleşmenin bitişinde sözleşmenin yenilendiğini ve diğer bireysel iş sözleşmesinin bitişinde müvekkilinin işe devam ettiğini, iş ilişkisi devam ederken davalı tarafından haklı neden bildirilmeden iş sözleşmesinin fehedildiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığını, hafta tatillerinde ve genel tatil günlerinde çalıştırıldığını, davacı Şirketler tarafından ibranameler imzalatıldığını, davacıların müvekkiline borçlu olduklarını ve bu borca binaen rehin hakkının olduğunu ileri sürerek davanın reddi ile beraber 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4 hükmü kapsamında davacıların %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine hükmedilmesini talep etmiştir.2. Birleşen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili ... Şirketine ait ... numaralı ... isimli gemide, ... Şirketi ünvanlı işleten firmada yat kaptanı olarak aylık 3.000,00 USD ücretle 02.08.2019 tarihinden 16.03.2022 tarihine kadar çalıştığını, ancak geminin Bodrum'a sefere çıkacağı sırada davalının gemiyi terk ederek iş sözleşmesini de feshettiğini, ... Şirketi tarafından davalının çıkış bildirgesinde (04) kodu gösterilmiş ise de bunun sehven yapıldığını, davacının Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Değişik İş, ████████ Karar sayılı kararı ile davalılardan ... Şirketi aleyhine 53.200,00 USD (780.444,00 TL) ihtiyati haciz kararı aldığını, davalı tarafından müvekkili aleyhine Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Değişik İş, ████████ Karar sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığını, Antalya Genel İcra Dairesinin ██████████ Esas sayılı dosyası ile ihtiyati haczin infazının istendiğini, müvekkiline ait ... Şirketi üzerine ihtiyati haciz işlendiğini, bunun üzerine davalı tarafından taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını ve ödeme emrinin 11.06.2022 tarihinde müvekkillerine tebliğinden sonra 16.06.2022 tarihinde taraflarınca borca ve fer'îlerine itiraz edilmesi üzerine 22.06.2022 tarihli karar tensip tutanağı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2024 tarihli kararı ile, davalı işçinin davacılar yanında kaptan olarak çalıştığı, yatın yabancı ülke bayraklı olduğu, bu nedenle davalı işçinin 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) tâbi olduğu, davalının işten çıkış kodunun (04) olarak bildirildiği, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bildirilmeden feshedildiği, davalının iş sözleşmesi ile 3.000,00 Euro ücret ile çalıştığı, davalının tanık beyanları ile hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ile ikramiye ve ücretli izin alacağına hak kazandığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 18.02.2025 tarihli kararı ile, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.02.2025 tarihli kararının süresi içinde davacılar-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek asıl dava yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiği, taraflar arasında imzalanan 01.01.2019 tarihli toplu sözleşme ile 02.08.2019 tarihinde imzalanan belirli süreli iş sözleşmesinde de açıkça 6 ayda bir davalı işçiye ikramiye ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmadığı, ikramiye, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının reddi gerektiği, ihbar tazminatı hesabına esas alınan giydirilmiş ücret belirlenirken ikramiyenin eklenmemesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar-birleşen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Birleşen davanın itirazın iptali davası olarak değerlendirilmesi gerektiğini,2. Birleşen davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını,3. Davalının birleşen davada talep ettiği alacaklar yönünden hukuki yararının bulunmadığını,4. Birleşen dosya ile asıl dosya arasında hukuki ve fiili irtibat olmadığını,5. Birleşen davada davacının gemiadamı olduğunu iddia ettiğini ve bu nedenle görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu,6. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu,7. Mahkemece davalı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarının esas alındığını, 8. Bilirkişi tarafında hesaplamaya esas alınan ibranameyi müvekkillerinin imzalamadığını, 9. Mahkemece harç ve vekâlet ücretlerinin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; asıl davanın hukuki yarar yokluğundan reddi ile ihbar tazminatının hesaplanması, harç ve vekâlet ücreti hususlarındadır.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar-birleşen davada davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ... Şirketine yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.