İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari nitelikli bilişim danışmanlık ve teknik destek hizmet sözleşmesinden doğan ödenmemiş cari hesap alacaklarına ilişkin itirazın iptali davası.
Özet: Bilişim sistemleri danışmanlık hizmeti veren davacı şirket tarafından, davalı şirkete sağlanan 12 aylık teknik destek hizmeti karşılığında tahsil edilemeyen 360.000,00 TLlik cari hesap alacağı için başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız itirazı sonrası takibin durdurulması üzerine, davacının bu itirazın iptalini ve takibin devamını talep ettiği bu davada, davalı tarafın savunma sunmaması ve bilirkişi raporunun davacının ticari defter kayıtlarına göre alacağın varlığını teyit etmesiyle, itirazın iptali talebinin kabulü yönünde karar alınmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket hakkında davacı şirketten olan cari hesap alacağına dayalı olarak --- İcra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin haksız itirazı sonucu takibin durdurulduğunu, davacı şirketin bilişim sistemleri danışmanlık hizmeti verdiğini, davacı şirket ile ----- envanterinde bulunan ana bilişim ürünlerine arıza durumda destek ve müşteri tarafından bildirilen problemlerin tespiti ve parça hariç teknik destek verilmesi hususunda anlaştıklarını, işbu hususta davalı ----- tarafından imzlanan davacı şirketçe sunulan 29.02.2024 tarihli aylık teknik destek fiyat teklif formunun bulunduğunu, işbu teklife göre 1 yıl süre ile davacı şirketin teknik destek vermeyi, davalı şirketin ise KDV hariç aylık 25.000-TL ödemeyi kabul ettiğini, işbu anlaşma akabinde müvekkil şirket davalı şirkete gerekli teknik destek ve hizmeti düzenli olarak verdiklerini ve aylık faturalarını düzenlediklerini, davacı şirketin 12 aylık hizmeti karşılığında 12 adet fatura düzenlendiğini, ancak davalı şirket faturaları iade etmediği yahut itiraz etmediği gibi ödemeleri de çeşitli bahanelerle yerine getirmediğini, 31 Mart 2024 - 28 Şubat 2025 tarihleri arası ekte sunulu cari hesap dökümünden görüleceği üzere davacı şirketin davalı ----- faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının mevcut olduğunu, davacı şirket tarafından gerek e-mail üzerinden gerek --- üzerinden gerekse sözlü olarak cari hesap alacağı bildirilerek talep edilmişse de herhangi bir ödeme yapılmadığını, beyan ederek davalı şirketin --- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı şirket aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği ancak davalı tarafça davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkememizce alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; Davacı şirketin 2024 ve 2025 yılları ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; davacı şirket tarafından ibraz edilen 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, davalı tarafın ticari defterlerini incelemeye ibraz etmediği, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davacı şirketin davalı şirketten kaydi olarak 360.000,00-TL alacaklı olduğu, takip öncesi işlemiş faiz talep edilmediği, itirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde; davacı şirketin davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz tutarının infaz aşamasında İcra Dairesi’nce hesap edilebileceği yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Eldeki dava, açık hesaba dayalı davacı tarafından açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.
----. İcra Müdürlüğü'nün ---- esas sayılı icra dosyası işbu dosya arasına alınmıştır.İcra takibine yapılan itirazın iptali 2004 sy. İİK md. 67'de düzenlenmiştir. Buna göre; "(1)Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
"İşbu davanın yasal bir yıllık süresinde açıldığı anlaşılmakla esastan incelemeye geçilmiştir. Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.Davaya konu takip, açık hesaba dayalı alacağın tahsiline ilişkindir. Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle sözleşmesel ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir. Somut olayda taraflar arasında açık hesabı oluşturan 31.03.2024-28.02.2025 tarihleri arasında olmak üzere toplam 12 adet fatura davacı tarafından dosya arasına sunulmuştur.Davacı tarafından davalı tarafından imzalandığı iddia olunan sözleşme dosya arasına sunulmuştur. Mahkememizce mezkur sözleşme tensip zaptı ile davalıya tebliğ edilmiş, tensip zaptının 10 numaralı ara kararında davalı tarafa beyanda bulunması için 4 haftalık kesin süre verilmiş, aksi halde sözleşme altındaki imza ve kaşenin davalı şirket yetkilisine ait olduğunun kabul edileceği ihtar edilmiştir. Usulüne uygun verilen kesin süreye rağmen davalı tarafından beyanda bulunulmadığından sözleşme altındaki imzanın davalı şirketin yetkilisine ait olduğu kabul edilmiştir. Sözleşme incelendiğinde davacı tarafından davalıya aylık olarak teknik destek verileceği, davalı tarafından da aylık 25.000,00+KDV olmak üzere ödeme yapılacağı kararlaştırılmıştır. Buna istinaden davacı tarafından edimi yerine getirdiği iddiasıyla davaya konu faturalar davalı adına düzenlenmiştir.Mahkememizce tarafların ticari defterlerin incelenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 06.05.2026 tarihli rapor dosya arasına alınmıştır. Davacının 2024 ve 2025 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, kendi adına delil niteliğine haiz olduğu davaya konu açık hesabı oluşturan 12 adet faturanın ticari defterinde kayıtlı olduğu, davacının kendi ticari defterine göre 360.000,00 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından davacıya düzenlenmiş herhangi bir iade fatura ile ayıp ihbarı da bulunmadığı anlaşılmıştır. Davalının ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla belirtilen günde usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafından ticari defterlerin hazır edilmediği anlaşılmıştır. HMK m. 222/3 gereği davalı tarafından da söz konusu ticari defterler mahkemeye ibraz edilmediğinden, davacının sunmuş olduğu defter kaydı lehine delil olarak kabul edilerek 360.000,00 TL asıl alacak üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK'nın 67/2.maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için İİK 67.maddesindeki itirazın iptaline özgü dava şartlarının yanında, davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davaya konu alacak faturadan kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup, davalı tarafından hesaplanabilir olduğundan alacak likittir. Bu nedenle itirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takipte, davalı-borçlunun yaptığı itirazın iptali ile, 360.000,00 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına,
2-İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen alacak miktarının %20'si oranında 72.000,00 TL icra inkâr tazminatının davalı-borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 24.591,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.347,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 20.243,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 4.347,90-TL Peşin nisbi Harcı, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 124,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 13.087,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 57.600,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ----- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca talep halinde yatırana İADESİNE,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!