İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi, ayıplı araç nedeniyle açılan tazminat davasında Tüketici ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevsizlik kararları sonrası yargı yerini Asliye Hukuk Mahkemesi olarak belirledi.
Özet: Tüketici ve Ticaret Mahkemelerinin, özel amaçla kullanılan ayıplı bir araç için açılan tazminat davasında görevsizlik kararı vermeleri üzerine, üst yargı organı, davalı tarafın tüketiciyi koruma kanunu kapsamında satıcı sıfatını taşımaması ve işlemin taraflar arasında ticari bir nitelik arz etmemesi nedeniyle, uyuşmazlığa bakmakla görevli yargı yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna hükmetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ37. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: █████████KARAR TARİHİ: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI: ████████ █████████DAVANIN KONUSU: TazminatTaraflar arasındaki davada İstanbul 9. Tüketici Mahkemesi ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:K A R A Rİstanbul 9. Tüketici Mahkemesince, "...Uyuşmazlık konusu ... plakalı (... yeni plaka numaralı) aracın dosya üzerinde yapılan incelenmesinde "..." marka, "..." cinsli olduğu, aracın "..." kullanım amaçlı olduğu, bu haliyle tarafların 6502 sayılı yasa 3. Maddesi anlamında "tüketici" sıfatına haiz olmadığı, taraflar arasında tüketici işlemi sayılabilecek veya tüketici mahkemesinin görev alanına girebilecek bir konunun bulunmadığı,..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...dava konusu aracı hususi amaçla kullanmak için satın aldığı, uyuşmazlığın TKHK’nin 3. maddesi anlamında bir tüketici işlemi olan sözleşmeden kaynaklandığı..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.Dava, 11.04.2025 tarihinde satın alınan ... plakalı ... marka aracın motorundaki hasar ve gizli ayıp nedeniyle oluşan 199.000,80-TL lik hasar bedeli, kazanç kaybı ve sair yargılama giderlerinin davalı satıcıdan tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili dilekçesinde ayıplı ifaya konu aracı hususi amaçla kullanmak için Satın aldığını beyan etmiştir. Davacının bu beyanını araç satış sözleşmesi doğrulamaktadır.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca bir sözleşmenin, tüketici işlemi olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle bu sözleşmenin bir tarafının Kanun'un tanımladığı şekilde tüketici kavramı içerisinde kalması gerekmektedir. Kanun'un 3. maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi; satıcı ise Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi şeklinde tanımlanmıştır. Sözü geçen yasal düzenlemeye göre taraflar arasındaki satış sözleşmesinin tüketici işlemi olabilmesi için aracı satan davalının tüketici yasası anlamında (sözü geçen yasının 3.maddesinin "ı" ve "i" bendinde tanımlanan şekilde) satıcı veya sağlayıcı olması gerekmektedir. Oysa ki, davalının tüketici yasası anlamında satıcı sıfatını sahip kişi olduğu yönünde dosya kapsamında bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Tam aksine, davalının meslek bilgisi GİB araştırmasında, araç satış işiyle ilgisi bulunmayan şekilde "Hane halkları tarafından kendi kullanımlarına yönelik olarak üretilen ayrım yapılmamış mallar" olarak gözükmektedir.Öte yandan aracın kullanım şekli hususidir.Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 2/e-4 madde bendinde taşıtların bir kazanç kaydı olmaksızın kullanılanlarına “hususi taşıt”, çeşitli şekillerde kazanç sağlamak amacıyla kullanılanlara “ticari taşıt” olarak adlandırılacağı açıklanmıştır.Son olarak, aracın kullanımı hususi olsa da, davaya konu satış işleminin, her iki tarafı tacir olup ticari işletmesini ilgilendirir nitelikte olduğuna dair dosya kapsamında bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Bu durumda, HMK'nın 2. maddesi uyarınca davaya bakmak görevi asliye hukuk mahkemesine aittir Her ne kadar asliye hukuk mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı yoksa da, görev kurallarının kamu düzeninden olması nedeniyle, uyuşmazlık çıkaran mahkemelerce sınırlı olmaksızın yargı yeri belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla, uyuşmazlığın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasına karar verilmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE █████/2026 gününde oy birliğiyle karar verildi.KANUN YOLU: Kesin olmak üzere