Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerini kısmen onarken, bir sanık hakkında etkin pişmanlık araştırması eksikliği nedeniyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılanan sanıklardan bazılarının mahkumiyet hükümleri, yargılama sürecindeki usuli ve esasi işlemlerin hukuka uygunluğu tespit edilerek onanırken; bir diğer sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmü, sanığın etkin pişmanlık kapsamında yetkili birimlere kendi iradesiyle gelip ifade verip vermediği hususunun yeterince araştırılmaması nedeniyle eksik soruşturma gerekçesiyle bozulmuş ve dosya yeniden inceleme yapılmak üzere ilk derece mahkemesine geri gönderilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma... için; 25.08.2016HÜKÜM : Sanıklar ... ve ... hakkında; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63., sanık ... hakkında; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 221/4-2, 62, 53... /9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bozma üzerine ilk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;... vekili tarafından yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;Sanıklara yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmeyen Emniyet Genel Müdürlüğünün davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, anılan kurum vekilinin temyiz isteğinin CMK'nun 298. maddesi uyarınca REDDİNE,Sanıklar müdafileri ile T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin TCK'nın 309. maddesince düzenlenen suça ilişkin temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;1. Sanıklar ... ve .... hakkında yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiileri ile T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,2. Sanık ... hakkında yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;Sanığın yargılama aşamasındaki savunmalarında darbe girişiminden önce istihbarat dairesinde görevli baş komiser....'a örgütle olan geçmişi ve bağlantılı olduğu kişiler hakkında beyanda bulunduğunu beyan ettiği, bunun üzerine mahkemece...'ın tanık sıfatıyla dinlendiği, tanığın beyanında sanığın söz konusu ifadeleri rapor ettiğini belirtmiş olduğunun anlaşılması karşısında; TCK'nın 221/4. maddesi kapsamında sanığın hakkında gözaltı kararı çıkartılmadan önce ilgili birimlere kendiliğinden gelip ifade verip vermediğinin anlaşılması açısından, emniyet birimlerine müzekkere yazılarak söz konusu raporun istenip sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ve T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı, hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.