Mirasın reddi nedeniyle kambiyo senedine dayalı icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti kararına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi istinaf incelemesi.
Özet: Mirasçılar, murisin kambiyo senedinden kaynaklanan borcu nedeniyle aleyhlerine başlatılan icra takibine karşı, mirasın reddi kararı almaları sebebiyle borçlu olmadıklarının tespiti ve takibin iptali istemiyle menfi tespit davası açmış; ilk derece mahkemesi davacıların mirasın reddi nedeniyle borçlu olmadığına ve icra takibinin davacılar yönünden iptaline karar vermiş olup, davalı bu kararı istinaf etmiştir.

T.C.
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO:████████ EsasKARAR NO:████████ KararİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ:█████/2024NUMARASI:████████ E. - ████████ K.DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ:█████/2026İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile müteveffa ... aleyhine 35.000,00 TL tutarındaki çek ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, borçlu ...'ın 30.12.2021 tarihinde vefat ettiğini, bunun üzerine davacı ... ve ... tarafından 11.01.2022 tarihinde mirasın reddinin tespiti davası açıldığını, açılan davada davacı ... için 09.06.2022 tarihinde, ... için ise 24.11.2022 tarihinde mirasın reddinin tespiti kararı verildiğini, alacaklı vekili tarafından 14.09.2022 tarihinde mirası reddeden mirasçılar ... ve ... aleyhine ödeme muhtırası gönderilerek mirasçıların borçlu olarak eklenmesini talep edildiğini, alacaklının talebi doğrultusunda davacılara ödeme emri gönderildiğini, ancak İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi tarafından gönderilen ödeme muhtırasında takibin kambiyo takibi olduğunun belirtilmediğini ve borca itiraz hakkının doğru bir şekilde davacıya bildirilmediğini, dolayısıyla davacıların takibin niteliğinden haberdar olmalarının engellendiğini, bu nedenle 5 gün içerisinde borca itiraz davası açması gereken davacıların davayı süresinde açma imkanı bulamadıklarını, işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, davacının borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibinin davacılar yönünden mirasın reddi nedeniyle iptaline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların kesinleşmiş bir takip sonrası vefat eden borçlunun mirasçıları sıfatı ile icra dosyasına taraf olarak eklendiklerini ve ödeme muhtırası çıkartıldığını, İcra Hukuk Mahkemesinin kararı ile reddi miras sebebi ile takiplerin davalılar yönünden iptal edildiğini, davanın konusu kalmadığı gibi, reddi miras prosedürü düzelenmiş olup, davanın bu davayı açmasında hukuki bir yararının bulunmadığını, mirasın reddi kararının, terekenin açıldığı günden itibaren hüküm doğuran geriye doğru etki eden bir karar olduğu da dikkate alındığında, iş bu menfi tespit davasında hukuki bir yarar bulunmadığının açıkça ortada olduğunu, davacı tarafın iddiası ödeme muhtırasında gerekli bilgilerin verilmediği için borca itiraz edemedikleri şeklinde olup, bu durumun müvekkilinin kusuru olmadığını, söz konusu işlemin İİK'nın 16. maddesi gereği memur işlemini şikayet davasının konusu olduğunu, dolayısıyla iş bu davanın açılmasında müvekkilinin tamamen kusursuz olduğunu savunarak, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine tahmili ile beraber, davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, esasına girilecek olduğunda ise esastan reddine, müvekkilinin de bu davanın açılmasında herhangi bir kusurunun olmaması, davacı tarafın kendi kusurlu ve eksik işlemi, reddi miras prosedürü gereği usulüne uygun yapılan işlemler olması nedeni ile ile taraflarına emek ve mesai gereği vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 11.Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2024 tarihli ████████E. - ████████ K. sayılı kararıyla; "...Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi ███████ Esas sayılı dosyasında davacı ..., █████████ Esas sayılı dosyasında davacı ... vefat eden ...'ın mirasının TMK' nun 605-606. maddeleri gereğince murisin mirasının kayıtsız ve şartsız REDDEDİLDİĞİNİN TESPİTİNE karar verildiği, davaya konu İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasında borçlunun vefat eden ... olduğu, davacıların mirasçılar olarak dosyaya borçlu olarak eklendikleri, mirasın reddi sebebiyle davacıların icra takibinde borçlu olmadıkları, davacılar aleyhine takibin devam ettiği, borçlu olmadıklarının tespitini ve takibin iptalini istemekte hukuki yararları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;1-Davanın KABULÜ İLE,Davacıların İstanbul Anadolu 21. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasında borçlu olmadıklarının TESPİTİNE ve takibin davacılar yönünden İPTALİNE..." karar verildiği görülmüştür.İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacılara gönderilen ödeme muhtırasının,TMK m.606 uyarınca, 3(üç) aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra, borçlunun ölümünden dokuz ay sonrasında gönderildiğini, bu süreçte, muhtırada belirtilen süreler içerisinde icra dosyasına davacıların borçlunun mirasını reddettikleriyle ilgili hiçbir belge sunulmadığını, müvekkilinin, borçlunun mirasçılarının mirası reddettiklerini bilmesinin mümkün olmadığını,Davacıların İcra Hukuk Mahkemesine de süresinde itiraz etmediklerini, davanın bu nedenle reddedildiğini, kusurlu tarafın muhtırada gerekli özeni göstermeyen icra memuru ve itiraz süresini kaçırarak yetkisiz makama itiraz eden davacı taraf olduğunu,Yasal düzenleme gereği, mirasçının mirası reddetmesi ve bu ret kararın kesinleşmesi, icra takibinin kesinleşmesinden sonra olursa mirasçının borçtan sorumluluğunun devam edeceği, yapılan itirazın borca itiraz niteliğini taşımadığı, bu durumda mirasçının kesinleşmiş mirasın reddine dair kararıyla birlikte, İcra Mahkemesi nezdinde şikayet yoluyla İİK.’nın 16. maddesi gereği süresiz şikayet yolu ile kendisi yönünden takibin iptalini talep etmesi gerektiğini,Davacı tarafın mirasın reddi kararıyla beraber İcra Hukuk Mahkemesine takibin iptali talebiyle şikayet yoluna başvurması halinde, takibin kendileri yönünden zaten iptal edileceğini, nitekim Yargıtay kararlarının da şikayet yolunun mirası reddeden mirasçılar yönünden lehe sonuç doğuracağını gösterdiğini, ancak davacı tarafça bu yolun izlenmediğini, hukuki yararı olmamasına rağmen menfi tespit davası açıldığını,Muhtıradaki uyarılara rağmen gerekli işlemleri yapmayan ve veya sonrasında süresiz şikayet yolu ile dava açıp takibini iptal ettirmeyen davacıların, iş bu menfi tespit davasını açmalarında hukuki yararları bulunmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,İlk Derece Mahkemesince, hatalı değerlendirme ile yapılan işlemler ve gelinen nokta itibari ile müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmamasına rağmen aleyhine vekalet ücretine hükmedildiğini,Müvekkili şirketin davacı tarafa gönderilen ödeme muhtırasının yanlış gönderilmesinde hiçbir kusuru bulunmadığından, söz konusu menfi tespit davasının açılarak müvekkili aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,Nitekim davacı tarafça daha öncesinde İstanbul Anadolu 11. İcra Hukuk Mahkemesi ████████ E. ve İstanbul Anadolu 21. İcra Hukuk Mahkemesi ███████ E. sayılı davaları ile başkaca takiplerin iptalinin sağlandığını, hukuki yarar dava şartı olduğundan ve davacıların kamu düzeninden olan şikayet yolunu kullanmak yerine hukuki yararları olmadan menfi tespit davasını açmaları nedeniyle davanın reddedilmesi gerekirken, davanın kabulüne karar verilerek müvekkil şirket aleyhine maktu vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini,Kaldı ki menfi tespit davasında yapılan yargılamada davacıların borçlu olmadığının hiç bir araştırmaya tabi tutulmadığını, sadece mirasın gerçek reddi olmasının yeterli görüldüğünü belirterek, izah edilen ve resen göz önüne alınacak nedenlerle; istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. ve ████████ Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yapılacak yargılama sonunda davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER:İstanbul Anadolu 21. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Şirketi, borçlunun ... olduğu, 33.800,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 37.686,91 TL alacak için █████/2015 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibine başlandığı, takip dayanağının █████/2015 günlü, ... seri numaralı, 35.000,00 TL bedelli çek olarak gösterildiği, alacaklı vekilinin █████/2022 tarihli dilekçesi uyarınca davacılara borçlunun mirasçıları olmaları nedeniyle ödeme emrinin tebliğ edildiği tespit edilmiştir.Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin █████/2022 tarihli, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı incelendiğinde; ... ve ... tarafından █████/2021 tarihinde vefat eden murisleri ...'ın mirasını TMK'nın 605-606. maddeleri uyarınca kayıtsız ve şartsız olarak reddettiklerinin tespitine karar verildiği tespit edilmiştir.G E R E K Ç E:Dava, mirasın reddedilmesi nedeniyle, davacıların murisi hakkında başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti davasıdır.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davalı vekili, davacıların yasal süre içinde icra hukuk mahkemesine yapacakları şikayet ile haklarındaki icra takibinin iptalini sağlayabileceklerini, buna rağmen süresinde şikayet haklarını kullanmadıklarını ve icra hukuk mahkemesince şikayetlerinin reddedildiğini, bu durumun davacıların kusurundan kaynaklandığını ve borçsuzluğun tespiti davası açmakta hukuki yaralarının bulunmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davacılar hakkında icra takibinin devam ettiği, davacının mirasın reddedildiğini öğrendikten sonra icra dosyasında davacılar hakkında işlem yapılmamasını talep etmediği, borçluların icra mahkemesine yapacakları şikayet üzerine verilecek karar kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden, takip borçlularının menfi tespit davası açmalarında hukuki yararlarının mevcut olduğu anlaşılmakla, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde ve yargılama giderlerinin HMK’nın 326/1. maddesi uyarınca davada haksız çıkan davalı tarafa yükletilmesinde usule aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.574,39TL nispi harçtan, peşin alınan 643,60TL harcın mahsubu ile bakiye 1.930,79TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak;a)Davacılar avansından kullanıldığı anlaşılan; 20,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu █████/2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.