İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin iflas tasfiyesi sıra cetveline itiraz davasında çoklu görevsizlik kararları sonrası yargı yeri belirlenmesi.
Özet: İflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz davasında, davacının tüketici vasfı taşımadığı, taşınmazın aynına ilişkin yetki kuralı, iflas masasına alacak kaydının usulü ve uyuşmazlığın ticari dava niteliği taşımaması gibi farklı gerekçelerle dört ayrı mahkemenin (Tüketici, iki Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemesi) ardı ardına görevsizlik kararı vermesi üzerine, uyuşmazlığın yargı yerinin belirlenmesi gerekliliğini ortaya koyan bir dosya incelemesidir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ37. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: ████████ KARAR NO: █████████KARAR TARİHİ: █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI: █████████ █████████DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))Taraflar arasındaki davada Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi, Büyükçekmece 11.Asliye Hukuk Mahkemesi, Bakırköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesi ve Bakırköy 5.Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:K A R A R Dava, Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235) talebine ilişkindir.Bakırköy 5.Tüketici Mahkemesince,"...davacının, davalı ile farklı tarihlerde yaptıkları toplam 7 adet Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ile dava konusu ''İstanbul ili, ... ilçesi, ... ada ..... parsel,... blok ... nolu, .. blok ... nolu ve ... blok .. nolu" bağımsız bölümlerin satışı konusunda anlaştıklarını, taşınmazların teslim ve tescilinin yapılmadığını belirterek adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde ise rayiç bedellerinin tahsilini talep ettiği, sözleşmede ... blok ... nolu ve ...blok .. nolu taşınmazların dükkan olduğunun belirtildiği, tapu kaydının incelenmesinde de bir kısım taşınmazın dükkan niteliği ile kayıtlı olduğu, kullanım amacının dükkan olarak yer aldığı, her ne kadar diğer 3 taşınmaz konut vasıflı ise de davacının toplam 7 adet taşınmaz satın aldığı, taşınmazların niteliği ve sayısı nazara alındığında davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceği, bu bakımdan uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında kalmadığı anlaşılmış olup, açılan davanın görev yönünden usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleşince ve talep olması halinde görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Bakırköy 2.Asliye Hukuk Mahkemesince,"...davaya konu taşınmazların İstanbul İli, ... İlçesinde olması nedeniyle Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerinin yargı çevresinde bulunduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi olan Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerinin taşınmazın aynına ilişkin iş bu davaya bakmakla kesin yetkili olduğu, (Nitekim emsal İstanbul BAM 7. HUKUK DAİRESİ █████████ E █████████ K sayılı ilamı aynı yöndedir) taşınmazın aynına ilişkin kesin yetki kuralı bulunan iş bu davada HMK 12/1, HMK 114/1-ç,115 maddesi gereğince resen yetkisizlik kararı verilmesi gerekmiştir..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Büyükçekmece 11.Asliye Hukuk Mahkemesince,"...Davacının davasını █████/2023 tarihinde ikame ettiği, davalı şirket hakkında █████/2021 tarihinde iflas kararı verildiği, kararın █████/2022 tarihinde kesinleştiği, 2. Alacaklılar Toplantısının █████/2023 tarihinde yapıldığı, iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklar için doğrudan dava açılamayacağı, iflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi gerektiği, bunun kabul edilmemesi halinde sıra cetveline itiraz davası açması gerektiği, eldeki dosyada 2. Alacaklılar Toplantısının yapıldığı, davacının iflas idaresine talepte bulunmadığı, buna göre açılan davanın iflas masasının olduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinde kayıt kabul davası olarak görülmesinin gerektiği anlaşılmakla; mahkememizin görevsizliğine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesince,"...davanın mutlak yada nispi ticari dava niteliği taşımadığı, dava konusu edilen satış işlemine konu bağımsız bölümün dükkan vasfına sahip olduğu, öncelikli talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmayıp, müflis şirketin aktifinde yer alan bir hakkın masadan çıkartılarak, tapuda adına tescili istemine ilişkindir. Dava konusu edilen satış işlemine konu bağımsız bölümün dükkan vasfında olduğu hususu nazara alındığında davacının tüketici sayılamayacağı ve uyuşmazlığın niteliği gereği davanın genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşılmakla ticari olmayan davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dosyada Büyükçekmece 11. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen█████/2025 tarih ████████ esas ████████ karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş olduğundan, görev hususunda merci tayini için dosyanın İstanbul Bölge İstinaf Mahkemesi ilgili dairesine gönderilmesine..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Ticaret Mahkemesinin iflasa karar vermesi anında borçlu hakkında iflas açılmış olur. Bundan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıntıya uğrar ve masaya geçer (İİK md. 184/I). Müflis masaya giren bir mal veya hak üzerinde tasarrufta bulunmuşsa bu işlem geçersizdir. İflas kararından önce müflisin temlik sözleşmelerinden doğan borçları taşınmazın tapu kaydı henüz müflis üzerinde bulunduğundan masaya geçmekle iflas nedeniyle asıl akit (satım akti) yapılamamaktadır.Kural olarak sözleşmeler taraflardan birinin iflas etmesiyle son bulmazlar. Bu halde iflas etmemiş olan taraf sözleşmenin ifasını isteyebilir. Ancak sözleşmenin ifasını talep hakkı bir iflas alacağıdır. Davaya konu sözleşme iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerdendir. Bu bakımdan sözleşmenin alacaklısı olan taraf iflastan önce yapılan sözleşmedeki bütün borçlarını müflise karşı yerine getirmiş ise alacağı para borcundan başka bir şey olduğundan alacağını para alacağına çevirerek masaya yazdırabilir.(İ.İ.K. m.198)İflâsın açılması ile henüz vadesi gelmemiş olan alacaklar da, iflâs kararı ile birlikte talep edilebilir hale gelir. İflâsın açılması gününe kadar işlemiş olan faiz ve takip masrafları ana paraya eklenerek iflâs masasına yazdırılır.Alacağı taliki bir şarta veya belirsiz bir vadeye bağlı bulunan alacaklılar da alacaklarını iflâs masasına kaydettirebilirler. Tasfiye sonunda bu alacaklar için ayrılan pay, ancak şartın gerçekleşmesi veya belirsiz olan vadenin gelmesi halinde ödenebilir.Alacaklılar arası eşitlik ilkesi gereği, para alacağı dışındaki alacaklar, iflâsın açılması ile birlikte konusu olan şeyin iflâs kararı tarihindeki değeri kadar para alacağına dönüşür ve masaya para alacağı olarak yazılır. Ancak iflâs idaresi, masa menfaatine uygun görürse konusu para olmayan alacakları bir iflâs alacağı olarak ödemek yerine, aynen ifa etmeyi tercih edebilir.Adi tasfiyede iflâs idaresi alacaklıların incelemesini yapıp bitirdikten sonra, düzenlediği sıra cetvelini iflâs dairesine verir. Bunun üzerine sıra cetveli ilân edilir ve bu ilânla ikinci alacaklılar toplantısı için davet yapılır. Bu toplantıya kural olarak, alacakları tamamen reddedilmiş alacaklılar katılamaz. İkinci alacaklılar toplantısının yetkileri, birinci toplantıdan daha geniştir. İkinci alacaklılar toplantısı, iflâs idaresinin görevine devam edip etmeyeceğine karar verir ve bu konudaki teklifini icra mahkemesine bildirir. Ayrıca masanın menfaatine gördüğü diğer tüm hususlar hakkında da karar verir(m. 238, II). Somut olayda; dava iflas tarihinden sonra açılmış olup; davacının öncelikli talebi taşınmaz satış sözleşmesinin aynen ifasıyla tapuların iptaline ve davacı adına tescili istemine ilişkindir. Bu durumda asıl talep alacağın masaya kaydedilmesine yönelik olmadığına göre, davanın kayıt kabul davası olarak kabulü mümkün değildir.Kayıt kabul niteliğinde olmayan talepler yönünden İİK’da özel düzenleme yer almadığından, taraflar arasındaki işin niteliğine göre görevli mahkemenin belirlenmesi zorunludur.Davacının yedi adet konut olarak belirlenen taşınmazı satın aldığı, birden fazla konut alması nedeniyle konut ihtiyacını gidermek amacıyla hareket ettiğinden bahsedilemeyeceği ve bu sebeple tüketici konumunda olmadığı, taşınmazların ticari işletme faaliyeti gereği satın alındığına dair dosya kapsamında bir bilgi ve belge de bulunmadığı, buna göre davaya bakmak görevinin Büyükçekmece 11.Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmaktadır.(İstanbul BAM 18. H.D. █████████ E.- █████████ K. Sayılı ilamı; Ankara BAM 13.HD █████████E. █████████K. ve Dairemizin █████████ E.- ████████ K. Sayılı kararı.)SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Büyükçekmece 11.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE █████/2026 gününde oy birliği ile karar verildi.KANUN YOLU: Kesin olmak üzere