İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, finansal kiralama sözleşmesiyle kiralanan geminin geç millileştirilmesi, hatalı ekspertiz raporu ve önceki sahibinin borcu nedeniyle haczi sonucu oluşan tazminat davası istinaf kararı.
Özet: Finansal kiralama sözleşmesi ile kiralanan petrol tankerinin davalılar (leasing şirketi, acente, hukuk bürosu ve ekspertiz şirketi) tarafından geç millileştirilmesi, hatalı ekspertiz raporu sonucu tespit edilen eksikliklerin giderilmesi, eski sahibinin borcu nedeniyle geminin yabancı limanda beş yıl süreyle bağlanması ve limanda yaşanan hırsızlıklar gibi nedenlerle davacı kiralayan şirketin gemiyi kullanamaması ve uğradığı kazanç kaybı ile masrafların tazmini talebiyle açılan davada, davacı müteselsilen tazminat talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:████████ Esas
KARAR NO:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:█████/2024
NUMARASI:████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ:█████/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile davalı ... A.Ş arasında Beyoğlu ... Noterliğinin █████/2007 tarih ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalanarak petrol tankeri/akaryakıt tankeri kiralandığını, Finansal kiralama sözleşmesinde belirtilen geminin millileştirme işlemlerinin finansal kiralama sözleşmesi şartları gereğince müvekkili şirket tarafından yapılacak iken; davalı ... A.Ş'nin yetkilendirdiği acente tarafından gerçekleştirildiğini, ancak bu millileştirme işlemleri sözleşme hükümlerinde belirtilen 60 gün içerisinde gerçekleştirilmediğini, 5 ayda tamamlanabildiğini, geç millileştirme işlemlerinden dolayı müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmamasına rağmen gemiden yararlanamadığını, maddi zarara uğradığını, millileştirilmesi işlemlerinin davalı ... şirketi tarafından yetkilendirilen dava dışı .... Şti. tarafından 60 gün içerisinde millileştirme işlemlerinin sonuçlandırılacağının müvekkili şirkete bildirildiğini, finansal kiralama sözleşmesinin tarihi 04.12.2007 olmasına rağmen geminin 19.12.2007 tarihinde Türkiye'ye geldiğini ancak müvekkili tarafından gerekli sörveyler yetkili acenteye teslim edilmiş olmasına rağmen acentenin 19.02.2008 tarihinde Sertifika ve Belgelendirme Müracaatı yaparak işlemlere başladığını, ... ise survey denetimine tabii olmaksızın alınması gerekirken yetkili acente tarafından ... █████/2008, Tasdikname █████/2008, Denize Elverişlilik Belgesi ise █████/2008 tarihinde alındığını, geminin █████/2008 tarihinde başlayan geminin bağlı olduğu klas sertifika işlemleri █████/2008 tarihinde tamamlandığını, gecikme sebebi ile geminin bu kez de havuz sörveyi geldiğini, yoğunluk nedeniyle ancak █████/2008 tarihinde havuza giren geminin █████/2008 tarihinde, yani sözleşmesinin imzalanmasından sonra 8 aya yakın süre geçtikten sonra havuzdan çıkabildiğini, bu süreç boyunca müvekkili şirketin gemiyi kullanamadığını, zarara uğradığını belirtilerek 14 adet gemi adamının maaşlarının ödenmesi, geminin eksik maddelerinin giderilmesi için yapılan harcamalar, kumanyalar, yakıt ve servis masrafları ve kazanç kayıplarından dolayı zarara uğradığı, zarar talebi ile ilgili davalılardan ... Anonim Ortaklığından hiçbir yanıt alınamadığını, dava konusu geminin alımından önce geminin mevcut durumunun tespiti bakımından ... isimli şirket tarafından gemi üzerinde ekspertiz incelemesi yapıldığını, müvekkili şirket tarafından da gemi üzerinde inceleme yapılması Denizcilik Müsteşarlığı İstanbul Bölge Müdürlüğünden taleplerine istinaden gemide yapılan █████/2008 tarihli incelemede 4 sayfalık bir eksik tespit edildiğini, bu husus yapılan ekspertiz işleminin doğru şekilde yapılmadığını ortaya koyduğunu, ekspertiz raporuna güvenerek gemiyi kiralayan müvekkili şirket geminin ekspertiz raporunda belirtilen özelliklere haiz olmadığını öğrendikten sonra bu eksiklikleri giderdiğini, dava konusu geminin davalılardan ... Anonim Ortaklığı adına alım işlemlerinin yapılması hususunda davalılardan ...'in sahibi olduğu ... Hukuk Bürosunun müvekkili şirket ve ... Anonim Ortaklığı tarafından müşavir olarak tayin edildiğini, dava konusu geminin müvekkili şirket tarafından kullanılmaya başlandıktan sonra henüz ikinci seferinde iken geminin davalılardan ... Anonim Ortaklığı adına alınması işleminden önceki sahibi ...'e ait bir borçtan dolayı ... limanında bağlandığını, bu bağlama işleminin 5 yıl sürdüğünü, bu süre zarfından müvekkili şirketin gemiyi kullanamadığını, müvekkili şirketin uğradığı zararlardan ... Hukuk Bürosunun sahibi durumunda olan ...'in sorumlu olduğunu, Geminin ... limanına bağlanmasının ardından davalılardan ... Anonim Ortaklığı müvekkili şirketle arasında imzalanmış olan finansal kiralama sözleşmesinin fesih edildiğini, belirtilen sebeplerden dolayı geminin takyidat araştırmasının eksik yapılmasından, geminin geç millileştirilip müvekkili şirkete geç tesliminden, gemi hakkında hatalı ekspertiz raporu tanzim edilmesinden, geminin bağlı olduğu limanda güvenlik önlemlerinin alınmaması sebebiyle taşınır malların çalınmasından dolayı müvekkili şirketin uğradığı zararların davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerinin HMK 107 maddesi gereğince belirsiz alacak davası yönünden 10.000TL nin dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ISLAH:Davacı vekili █████/2024 tarihli dilekçesi ile talebini 769.136,87-TL artırarak davasını 779.136,87-TL olarak ıslah etmiş ve harç yatırmıştır.
CEVAP:Davalı ... Anonim Ortaklığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, Davacının “Finansal Kiracı” ve geminin donatanı olduğunu, Finansal Kiralama Mevzuatı ve TTK 1062/2 uyarınca, “kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullandığından”, geminin maliki olmasa da üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayıldığı, Finansal Kiralama Mevzuatı gereği geminin işletmesinden ve bu işletmeden kaynaklı borçlardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, Finansal Kiracı kredi borcunu ödeyip malın mülkiyetini kendi üstine alana kadar, kiralanan malın tüm kullanım hakları Finansal Kiracıda (...’ta) çıplak mülkiyetinin Finansal Kiralayanda olduğunu, davacının kredi borcunu ödeyemediğini, dava konusu taleplerin muhatapların davacının donatanı olduğu geminin satıcısı dava dışı “...” ile Geminin survey raporunu hazırlayan dava dışı “...“ şirketi olabileceğini; çıplak gemi maliki olan müvekkilinin dava konusu taleplerle bir ilgisi olmadığını, davacının zarara uğramadığını ve zararın ispat edilemediğini, hiçbir belgeye dayanmayan tamamen farazi bir zarar iddiası olduğunu, dava konusu geminin millileştirme işlemlerini davalının değil bizzat davacının üstlendiğinin kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla sabit olduğunu, mahkemelerce kesin karara bağlanan hususların, dava konusu geminin millileştirme işlemlerini üstlenen tarafın ... olduğunun kesin ve tartışmasız ispatı olduğunu, müvekkili... A.Ş'nin davacı ...’ın leasing bedellerini ödememesi sebebiyle gemi üzerindeki haksız zilyetliğine son vermek için “mal iade talepli” dava açtığı, mahkemenin “Davalı (...) ayrıca, taahhütname ile sicile tescil işlemini de üstlenmiştir” diyerek, müvekkilinin davasını kabul etmiş ve geminin ... iadesine karar verdiğini ve Yargıtay'ın da “geminin tescil işlemlerini davalının (...) taahhütname ile üstlendiği”ni vurgulamış ve yerel mahkeme kararını onaması ile kararın kesinleştiği, Finansal Kiralama Sözleşmesinden doğan borçlarını ödemediği için açılan itirazın iptali davasında Mahkeme, “davalının (...) Sözleşme kapsamında verdiği taahhütname uyarınca finansal kiralama konusu geminin Türk Uluslararası Gemi Siciline kiralayan (...) adına tescilinin davalı kiracının (...) sorumluluğunda olduğu” belirtilerek ...’ın tescil işlemlerini üstlendiğini hükme bağlamış ve itirazın iptaline karar verdiği ancak, bu borcun halen davacı şirketten tahsil edilemediğini; davacının, müvekkilinin bu davaları takipten vazgeçirmek için bir baskı aracı olarak işbu davayı açtığını, 04.12.2007 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile, dava konusu gemi ile ilgili...’den bir hak talebinde bulunmayacağını kabul ve taahhüt ettiği ve kiralananın parça ve eklentilerinin açık ya da gizli ayıplarından her ne nam altında olursa olsun kiralayan’ın hiçbir sorumluluk ve yükümlülüğünün bulunmadığı, kiralananın Türk uluslararası gemi siciline kiralayan adına tescili ... tarafından vekil tayin edilmesi istenen kişi tarafından yapılacağından kiralananın takyidatsız olarak tescilinin sağlanamaması durumunda bütün sorumluluğunun ...’a ait olacağı ve her ne nam altında olursa olsun doğmuş/doğacak her türlü sorumluluğun davacı ...’a ve müşterek müteselsil borçlulara ait olduğununun taahhüt edildiği, Geminin tutulmasının müvekkille ilgisi olmadığı ve gemi dava dışı ...’e ait borçtan dolayı ... limanına bağlandığı ve davacı tarafından kaderine terk edildiğini, zarar iddiasına ilişkin dayanak bir belge sunulmadığını, geminin takyidatsız millileştirildiği, bir geminin Türk Siciline tescil edilebilmesi için üzerinde herhangi kayıtlı hiçbir takyidatın olmaması zaruri olduğu, davacının sunduğu delillerden de gemi ...’ın donatanlığında deniz ticaretini kullanılmak üzere satın alınırken üzerinde takyidat olmadığının anlaşıldığını, geminin Gürcistan/... limanında seferden men edilmesiyle müvekkilinin hiç bir ilgisi olmadığını, geminin 2013 yılında davacıya satıldığı ve davalı ... gemi ile tüm ilişiğinin kesildiği, geminin sertifikalarının süresinin dolmuş olması, sigortalarının bitmesi ve mürettebatının bulunmaması nedeniyle müvekkili tarafından Türkiye’ye getirilemediğini, davacının talebi üzerine dava konusu geminin 10.09.2013 tarihli Gemi Satış Sözleşmesi ile tekrar davacıya satıldığını, satış sözleşmesi uyarınca geminin incelediğini, kabul ettiğini ve “tüm kusur ve ayıpları ile birlikte” satın aldığını kabul ettiğini, davacının tüm iddialarının asılsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tacir değil sadece Avukatlık Kanununa göre hareket eden bir avukat olduğu, hiçbir zaman vekilliğini yapmadığı bir şirket tarafından bir “ticari zarar” davasına maruz bırakılmasının hiçbir hukuki izahı olmadığını, TTK’ya göre ticareten kar amacı güden bir şirket ile, Avukatlık Kanunu’na göre hareket eden bir avukatın aynı dosyada Ticaret Mahkemesi önünde yargılanması, istenmeyecek hukuki sonuçlar doğurabildiği, aynı yargılama sürecine mahkum edilmesi hem HMK’ya hem usul ekonomisine hem de hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının, tam olarak nereden kaynaklandığı anlaşılamayan talepleri, müvekkilinin hiçbir ticari faaliyeti olmayan bir avukat olduğu düşünüldüğünde vekalet akdine dayanıyor olması gerektiği ve davacının dava dilekçesinde atıf yaptığı vakaların tarihlerine bakıldığından, 5 yıllık zamanaşımı süresinin uzun yıllar önce dolduğunu, müvekkilinin taraf sıfatı olmadığını ve bir avukata karşı görevi nedeniyle ikame edilen davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğunu, zararın ispat edilemediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı taraf 2007 yılı Aralık ayında davalı şirket ile finansal kiralama sözleşmesi, diğer davalı ile müşavirlik sözleşmesi imzaladığını, 60 günde yapılacağı vaad edilen millileştirme işlemlerinin ve gemide davalıların sorumlu olduğunu iddia ettiği eksik ve ayıplı işlerin yaklaşık 8 ay sürdüğünü, nihayet 18 Ağustos 2008 itibariyle gemiyi kullanmaya başladığı, dolayısıyla davacı şirketin geminin millileştirilmesi ile gemideki eksik/ayıplı işlerin giderilmesi yönünden yaşanan gecikmeler sebebiyle tazminat istemine dair iddiaları 2008 yılına dayansa da, dava dilekçesi içeriğinden gemiye önceki borçları nedeniyle başka bir devlet tarafından el konulduğu, bundan dolayı davacının █████/2013 tarihli e-posta ile taraflar arasında düzenlenen █████/2013 tarihinde imzalanan Gemi Satış Sözleşmesi gereğince geminin satışının bir an önce yapılmasını davalı şirketten talep ettiği, davacının zarar iddiasının davalı ile imzaladığı FKS gereğince millileştirme işlemlerinin davalı tarafından yapılmamasından kaynaklı olduğu, bunu ise gemiye el konulması ile öğrendiği, iddialarının temelinin borca aykırılık olduğu, bu haliyle zamanışımı süresinin davalı şirkete bildirim tarihi olan █████/2013 tarihinde başlayacağı, sürenin ise TBK'nın 146. Maddesi gereğince 10 yıl olduğu görülmekle davanın arabululuculuk ve █████/2022 dava tarihi itibarı ile zamanaşımı süresinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacının, eski ismi ... olan Türk sicilinde kaydolduktan sonraki ismi ... olan, ... Numaralı, ...Tescil Numaralı, ..., 1978 yılında Japonya'da inşa edilmiş ve Çağırma/Tanıtım işareti ... olan ... ...'lik petrol tankeri/akaryakıt tankeri cinsli gemiyi davalı ... Anonim Ortaklığı'ndan Beyoğlu ... Noterliğinin 04.12.2007 tarih ... yevmiye numarası ile tasdikli ... sözleşme numaralı Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi ile kiraladığı, her ne kadar davacı tarafından geminin millileştirme işleminin davalı... tarafından verilecek vekaletle kendileri tarafından yapılacağı, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranarak davalının kendi acentesi .... Şti. üzerinden millileştirme işlerini yürüttüğü, bu nedenle sözleşmede belirtilen 60 günlük süre içinde millileştirme işlerinin yapılamadığı ifade edilmişse de taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve dosya kapsamına göre geminin millileştirilmesi işlerinin davacı tarafından yapılacağı yönünde bir kayıt bulunmadığı, yine bilirkişi tarafından yapılan incelemede █████/2017 tarihli Satış Belgesinde gemi üzerinde bağlanmasını gerektirecek ipotek bulunmadığı ile gemi teknik belgeleri incelendiğinde gemide fiziksel ve belge durumundan dolayı bağlanmasını gerektirecek bir eksik bulunmadığı tespit edildiği görülmekle geminin bağlanmasında davalılardan kaynaklı sorumluluğuna rastlanılmadığı, yine ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davacının davalı şirkete sözleşmeden kaynaklı borcu bulunduğunun tespit edildiği, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ve ████████ Karar içeriğinde geminin millileştirilmesi işleminin gecikmesinde davalı şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığının belirtildiği, iş bu kararın Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin ████████ E. ██████████ K. Sayılı kararı onanarak kararın kesinleştiği, diğer davalı ...'in avukat olduğu, davacı ...’ün vekilliğini üstlendiğine dair dosyada herhangi bilgi ve belge bulunmadığı, bu haliyle ...’e karşı bir avukat olarak sorumluluğunun da olamayacağı, ayrıca dosya kapsamında kendisinden kaynaklı davacı aleyhine zarar oluşumuna sebebebiyet veren herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanmadığı anlaşılmakla
-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE," şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde özetle; Dava dilekçesinin tekrarlayarak █████/2007 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi hükümleri çerçevesinde davalılar tarafından yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, müvekkili şirketin zarara uğradığını,Finansal kiralama sözleşmesinde de ifade edildiği üzere dava konusu geminin millileştirme işlemleri finansal kiralama sözleşmesi şartları gereği müvekkili şirkete vekaletle yetki verilmesi suretiyle müvekkili şirket tarafından yapılacağını, Ancak davalı ... Anonim Ortaklığı sözleşmenin bu hükmünü ihlal ederek millileştirme işlemlerini yetkilendirdiği acente tarafından gerçekleştirildiğini, millileştirme işlemleri sözleşme hükümlerinde belirtilen 60 gün içerisinde gerçekleştirilmediğini, müvekkili şirket yetkilisinin yoğun çabaları sonucu ancak 5 ayda tamamlanabildiğini, geç millileştirme işlemlerinden dolayı müvekkili şirketin hiçbir kusuru olmamasına rağmen gemiden yararlanamamış ve maddi olarak zarara uğramış olduğunu,
Dava konusu geminin alımından önce geminin mevcut durumunun tespiti bakımından ... isimli şirket ekspertiz işleminin doğru şekilde yapılmadığını, ekspertiz raporuna güvenen müvekkili şirketin geminin seyir ve yola elverişli olduğunu düşünerek gemiyi kiralamış ve finansal kiralama sözleşmesini imzalamış oluğunu, Davalı ...'in bu davada müvekkili şirketin eski avukatı sıfatıyla davalı olarak gösterilmediğini, geminin davalılardan ... anonim ortaklığı adına alım işlemlerinin yapılması hususunda davalılardan ...'in sahibi olduğu hukuk bürosunun müvekkili şirket ve ... anonim ortaklığı tarafından müşavir olarak tayin edildiğini, ... hukuk bürosunun müşavir sıfatıyla üstlendiği yükümlülüğün dava konusu geminin takyidatsız şekilde ... anonim ortaklığı adına alınması işlemlerini yürütmek olduğunu, ancak sicildeki takyidatların detaylı şekilde araştırılmadığını,Bilirkişilerin de eksik inceleme yaptığını, geminin eski sahiplerinin işçilerine ait bordroların araştırılmadığını, bu bordrolarda yazılı işçilerin tazminat ve alacaklarının eski sahipleri tarafından ödenip ödenmediği ... tarafından araştırılmadığını, geminin eski çalışanlarının geminin eski sahiplerinden olan alacakları sebebiyle dava konusu gemi'ye Gürcistan'da el konulduğunu, davalı ...'in zararından sorumlu olduğunu, Dava konusu geminin ... limanına bağlanmasının ardından davalılardan ... Anonim Ortaklığı müvekkil şirketle arasında imzalanmış olan finansal kiralama sözleşmesini feshettiğini, ... Hukuk Bürosunun bu fesih durumunu Gürcistan yetkili makamlarına bildirdiğini, müvekkili şirketin dava konusu gemi ile ilişiğinin kalmadığı ifade edildiğini, Gürcistan yetkili makamlarının müvekkili şirket çalışanlarını gemiden çıkardığını, gemiye Gürcistan'da gemiden alacaklı olduğunu beyan eden bir şahıs atandığını, geminin sahipsiz ve güvenliksiz şekilde limanda kaldığını, değerli makine ve teçhizatların çalındığını,Bilirkişi raporunda müvekkili şirketin dava konusu ... isimli geminin bağlanmasından dolayı yaşadığı gelir kaybı hesaplanmadığını, Müvekkili şirketin uğradığı bu gelir kaybının ; geminin bağlandığı tarihten serbest bırakıldığı tarihe kadar geçen süre dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, bilirkişi raporuna karşı itirazların değerlendirilmediğini, raporda eksik inceleme yapıldığını, ... LTD düzenlemiş olduğu belge incelendiğinde satıştan sonra çıkacak takyidat, deniz alacağı teslim anından önce doğmuş bulunan ve gemiye karşı yöneltilebilinecek borçları alıcılara karşı tazmin etmeyi taahhüt ettiğini beyan ettiğin, ... LTD'nin muhatabı ... A.Ş olduğunu, Kiracı durumunda olan müvekkilinin hiçbir şekilde bu taahhütte muhatap olarak gösterilmediğini, Çıkan zararın ... A.Ş. tarafından müvekkiline ödenmesi akabinde ... A.Ş. tarafından ...'den tahsil edilmesi gerekmekte olduğunu, Gemi alınırken geminin bedeli olan 1.030.000 USD Doların ... A.Ş. olarak 745.000 USD Dolarını karşılamış geri kalan 285.000 USD Dolar müvekkili şirket tarafından karşılanmış olduğunu, Müvekkili şirketin harcadığı bedele gemi millileştirme sırasında emanet olarak müvekkili şirkete teslim edilen geminin 5 aya yakın demirdeki tam donanımlı masrafları eklendiğinde günlük 4.500 USD Doları demoraj olarak, bilirkişi raporuna göre 4.500 x 142 gün= 639.000,00 USD Doları ilave edildiğinde Toplam 924.000,00 USD Doları gemi üzerinde müvekkil şirketin alacağı mevcut olduğunu,Geminin önceki sahibinin çalıştırdığı gemi adamlarının alacakları konusunda gemi adamlarından herhangi bir ibraname alınmadığını, Bilirkişi heyetinin dava konusu hususlarla ilgili konularda yeterli ve uzman olmadıklarını, Çalışma Ve Güvenlik Bakanlığı uzman görüşü doğrultusunda ve diğer zarar olan gecikme demoraj bedeli ve geminin alımında davacı müvekkilinin katılımı olmasına rağmen gemideki hırsızlık zararların değerlendirilmesi için, farklı bir bilirkişi heyetine gönderilmesi gerektiğini, mahkemece deliller ve itirazlar yeterince incelenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Davacı, davalı şirket ile akdedilen finansal kiralama sözleşmesine konu geminin millileştirme işlemlerinin geç yapılması, takyidat araştırmalarının eksik ve hatalı yapılması, davalıların edimlerinin gereği gibi yerine getirmemesi nedeni ile uğranılan zararların davalılardan tahsilini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre; "14.12.2007 tarihli satış belgesinde gemi üzerinde ipotek bulunmadığının bildirildiği, 2008 yılında geminin takyidatlardan ari olarak satın alınmış ve millileştirilmiş olduğu, satın alma tarihinde geminin borcu olduğunu gösteren bir kaydın bulunmadığı, geminin satıştan sonra ve satış esnasında bilinmesi mümkün olmayan borç iddilarıyla seferden men edilmiş olduğu, gemi teknik belgeleri incelendiğinde geminin fiziksel ve belge durumundan bağlanmasını gerektirecek bir eksikliğin de bulunmadığı, geminin millileştirilmesi işlemlerinde davalı ...'in davacı ...’ü temsil etmediği, bu işlemler esnasında her iki davalıdan kaynaklı bir gecikme olmadığı, bir gecikmenin varlığı halinde dahi davacı şirketin sözleşme ile bunun sonuçlarını üstlenmiş olduğu" hususlarının tespit edildiği, bilirkişi raporunun yeterli ve hükme elverişli nitelikte olduğu, keza davacı ile davalı şirket arasındaki İstanbul 11.ATM'nin ████████E, ████████ Karar sayılı dosyasında; sicile tescil işlemlerinin ilgili dosyada davalının taahhütname ile üstlendiği de belirtilerek mal iadesi davasının kabulüne karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacı ile davalı şirket arasındaki 10.09.2013 Tarihli satış sözleşmesinde geminin kendi imkanları ile yüzebilir durumda olmadığı, geminin 2008'den itibaren ... Lİmanı'nda olduğu, ticari sertifikası, klası, sigortası bulunmadığı, gemi üzerinde Gürcistan'da yahut sair ülkelerde 3.kişilerin alacak ve hak iddiaları olduğunun, bunlardan bazılarının kayıtlı bazılarının kayıtlı olmadığının açıkça belirtildiği de dikkate alındığında mahkemenin davacının zarar iddiası yönünden davalı şirketin sorumlu tutulamayacağına ilişkin tespiti yerinde görülmüştür.Davacı vekili istinafında; alım işlemlerinde davalı şirket adına davalı ...'in sahibi olduğu hukuk bürosunun müşavir olarak tayin edildiğini, davalının da zarardan sorumlu tutulacağını ileri sürmüş ise de, davalının sorumluluğunu gerektiren bir durum olmadığı bilirkişi raporunda yerinde olarak belirtilmiş olmakla mahkemenin bu yöndeki red kararı da yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
-Davalının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 30TL istinaf masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!